Dizilerden İlham Aldık, Markanız için Şöhretin Yolunu Aydınlattık!

Sahip olduğunuz işi/ürünü pazarlamanın yolu, iyi bir hikâyeye sahip olmaktan geçer. İnsanlara bir sürü bilgi pompalayabilirsiniz ama sizi hissetmeleri ve benimsemeleri için onları hikayenizin içine çekmeniz gerekir.

Bu işi en güzelinden yapan da tv dizileri değil mi? Asla bitmeyen, bin sezon devam eden dizilerden örnek alınacak ne çok şey var dedim ve delicesine takip edilen, haftanın her günü konuşulan diziler ve TV Showlarını örnek alarak, markalaşma yolunda emin adımlarla ilerlemenin ipuçlarını hazırladım:

Acı, hüzün ve herkesin paylaştığı bir sorunla kurgunuza başlayın:  

Hikâyenize biraz drama serperseniz, daha fazla ilgi çekersiniz. İnsanlar kendilerini daha fazla özdeşleştirirler öyküyle, böylece reytingleriniz artar (Marka farkındalığı) ve evet, sponsorlar (tüketiciler) size daha fazla para ayırırlar.

“Gerçek sorunlarla” konuya girerseniz, ilk andan dikkat çekersiniz. İçinde bulunduğunuz sektörle ilgili, tüketicilerin en rahatsız, en mutsuz olduğu konuyla ilgili konuşmaya başlayın. Size katılacaklar ve daha fazlasını duymak isteyecekler.

“Sorun sende değil… Seni anlamayan markalarda” deyin:

Sektörle ilgili rahatsız oldukları konunun, kendi hataları olmadığını söyleyin. Bu herkesin başına gelebilir, ne yazık ki bu sektörle ilgili böyle dramatik bir durum var. Ama üzülmeyin, sizin için muhteşem bir çözümümüz var.

Gerçekliği pekiştirmek için karakterler, marka geçmişi, başarıya giden yolda çekilen zorlukları da ekleyin:

Markanızı sektörde var etmek için, geçmişten bugüne adımladığınız yolları onlara yaşatın. Üretim süreci, işbirlikleriniz, çalışanlarınız, sorunlara nasıl yaklaştığınız, şirket vizyonunuz… Şimdi daha dikkatli dinlemeye başladılar sizi…

Somut Çıktınızı ve Vaadinizi Ekleyin- Mutlu Bir Sezon Finali İçin Teaser Yapın

Çözüm önerinizi sunun. Tüketiciler, duygusal ve rasyonel beklentilerinin tamamına yanıt veren bir çözüm beklentisindedir. Onlara istedikleri mutlu sonu verin, iletişim tonunuz mutlaka çözüm odaklı olsun. Verilerle, uzmanlarla, fikir liderleri ile bu vaadinizi kanıtlayın.

Gizem perdesini birazcık aralayın…

Elinizdeki ürünü, deneme, onunla ilgili konuşma, fikir üretme, yorumlarını paylaşma imkânı sunun. Günlük hayatlarında konuşmaları için nedenler üretin.

Şehir efsaneleri yayın!

Merak iyidir. Bir sonraki bölümde ne olacağını merak etmezse izleyen, raytingleriniz düşer. Yeniliklerle, el altından haberlerle, Pr, WOM, sosyal medya içerikleri ile sürekli “acaba yine ne yapacaklar?” hissini hep tetikleyin.

Herkes iyi bir öykü dinlemekten keyif alır. Onlara istedikleri aşk, entrika, hüzün, heyecan, coşku dolu malzemenizi, 12 sezon boyunca, reytingleriniz eksik olmadan izlemeleri için doz be doz verin. Reytinginiz bol olsun.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Esra Baykal; İtalyan Filolojisi, Marmara Üniversitesi MBA mezunu, moderatör ve marka stratejistidir. Leo Burnett, Pars McCANN Erickson gibi uluslararası reklam ajanslarının yanı sıra yerel pek çok reklam ajansı, digital ajans ve kurumsal firmada marka stratejisti ve danışman olarak görev almıştır. 2012 yılından beri sahibi olduğu iletişim ve pazarlama danışmanlığı firması olan GAME KUDRA’da, ölümsüz ve zamana kafa tutan markalar yaratmak için çalışmaktadır. Game Kudra, sadece Türkiye'de değil, Arnavutluk, Azerbaycan ve Rusya'da da tüketici iç görülerine ve pazar bilgilerine hakimdir.

4 Comments

  1. Hikayesi olmayan hiçbir iş iş yapmaz! Güzel,basit,anlamlı,açıklayıcı bir yazı olmuş.Kaleminize sağlık…

  2. Esra hanım elinize sağlık. Farkındalık oluşturan yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum. Ulu şehir Bursa’ dan selamlar…

Bir Cevap Yazın

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Listeli İçerikleri Daha Çok Sevmemizin 5 Nedeni

Son dönem trend içerikler sunan birçok sitenin çok sevilmesinin en büyük nedenlerinden biri, oluşturdukları listeli içeriklerdi. Bu içerikler o kadar popüler hale geldi ki, haber sitelerinde, pazarlama bloglarında vb. birçok yerde bu tarz yazılarda patlama yaşandı.

Etkili başlık oluşturmanızı sağlayan 7S kuralından belki de en önemlisi olan sayıların, listeli içeriklerin başlıklarında mutlaka yer alması da bu içeriklerin başarıya ulaşmasını kolaylaştırdı. Peki nedir bu sayıların sırrı? Neden bu tarz içeriklere daha fazla tıklanıyor?

 

1-) Düzeni Seviyoruz

aa

Blog yazıları için “Yazılarınızı paragraflara ayırın”, “Alt başlıklar kullanın” gibi bazı tüyolar vardır. Bu tüyoların altında yatan ana sebep, düzenli yazıların daha fazla okunabilir olmasıdır. Çünkü insanlar okuması kolay ve bölümleri arasında rahat geçişler yapabileceği yazıları daha çok seviyor. Yazı başlığında listeleme yönteminin işareti olan bir rakam (bu yazının başlığındaki gibi) gördüğümüzde, madde madde düzenlenmiş bir yazının çekiciliği bizi yakalıyor.

2-) Netlik İstiyoruz

150413113851_lists_624x351_bbc_nocredit

İnsan beyni her zaman belirsiz olan yerine net olanı tercih eder. Bu yüzden “Güne zinde başlamak için ipuçları” başlığına sahip bir yazı yerine başlığı “Güne zinde başlamak için 7 ipucu” olan bir yazı daha çok ilgimizi çekiyor. Çünkü nettir, yazıya tıkladığında karşınıza 7 tane madde çıkacağını bilirsiniz. Diğer başlık ise içerikle alakalı herhangi net bir şey vaat etmediği için insanlardaki tıklama dürtüsünü daha zor harekete geçirir.

3-) Merak Ediyoruz

merak

Karşımızda içinde sayı içeren bir başlık gördüğümüzde, ister istemez bilinçaltımızda “Neymiş o 4 ipucu?”, “Acaba 8 başarılı örnek hangisiymiş?” gibi düşünceler oluşuyor. Çünkü sayılar, merak duygusunu tetikliyor. Bu merak duygusu yazıya tıklamayı beraberinde getiriyor. Hatta çoğu web sitesi bu merak duygusunu kullanarak, daha fazla sayfanın görüntülenmesi için listeli içeriklerini adım adım (galeri formatında) veriyor. Adeta “makas kesmiyor” diyerek bizden her seferinde 1 tıklama daha istiyor.

4-) Sınırlandırılmak İstiyoruz

sınır

Bu kötü olarak algılanmasın. Gün içerisinde hepimiz koşuşturma halindeyiz ve bu yüzden zamanımız çok değerli. Vakit bulup da internette dolaştığımız zaman da bir yazıyı okumak için çok fazla zaman ayıramıyoruz (istisnalar dışında). Başlıklarda yer alan sayılar ise o içeriğin kapsamı hakkında bize bilgi veriyor. Tabii ki her yazının bir sonu vardır ancak sınırların baştan çizilmiş olmasıçok uzun olmadığını, uzun olsa bile belirtilen sayı kadar başlık olduğunu

5-) Güven Duyuyoruz

Güven verin

Sayılara; gerek sunumlarda, gerek haberlerde, gerek bir şeyi ispatlamaya çalışırken çok fazla ihtiyaç duyarız. Sayılar ilgi çekicidir ve karşı tarafta güven duygusunu uyandırır. Bu yüzdendir ki “Sosyal mecraların kullanım sayıları” vb. yazılar, geçmişte yüzlerce defa yazılmış olsa bile hala ilgileri toplayabiliyor.

Sayıların yarattığı bu güven duygusu, listeli içeriklerdeki başlıklarda da işe yarıyor. “Gripten korunmanın etkili yolları” başlığı yerine “Gripten korunmanın 9 etkili yolu” başlığı daha çok ilgi çekiyor. Çünkü söz konusu maddelerin belli bir araştırma ve emek sonucunda ortaya çıkarıldığı, bazı ispatlara dayandırıldığı hissiyatı oluşuyor.

Sonuç

Listeli içeriklerin başlığını her gördüğümüzde yukarıdaki 5 psikolojik etkinin hepsinin birden devreye girdiğini iddia edemem. Ama her tıklamamızda bu 5 etkenden bir ve birkaçının bizi harekete geçirdiğini düşünüyorum. Yazımı, listeli içeriklerin ne kadar popüler duruma geldiğini gösteren, Serdar Kuzuloğlu’nun sunumundan bir kare ile sonlandırıyorum. =) (Parantezin içine dikkat)

liste içerik serdar k

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link