Dizilerden İlham Aldık, Markanız için Şöhretin Yolunu Aydınlattık! 4

Sahip olduğunuz işi/ürünü pazarlamanın yolu, iyi bir hikâyeye sahip olmaktan geçer. İnsanlara bir sürü bilgi pompalayabilirsiniz ama sizi hissetmeleri ve benimsemeleri için onları hikayenizin içine çekmeniz gerekir.

Bu işi en güzelinden yapan da tv dizileri değil mi? Asla bitmeyen, bin sezon devam eden dizilerden örnek alınacak ne çok şey var dedim ve delicesine takip edilen, haftanın her günü konuşulan diziler ve TV Showlarını örnek alarak, markalaşma yolunda emin adımlarla ilerlemenin ipuçlarını hazırladım:

Acı, hüzün ve herkesin paylaştığı bir sorunla kurgunuza başlayın:  

Hikâyenize biraz drama serperseniz, daha fazla ilgi çekersiniz. İnsanlar kendilerini daha fazla özdeşleştirirler öyküyle, böylece reytingleriniz artar (Marka farkındalığı) ve evet, sponsorlar (tüketiciler) size daha fazla para ayırırlar.

“Gerçek sorunlarla” konuya girerseniz, ilk andan dikkat çekersiniz. İçinde bulunduğunuz sektörle ilgili, tüketicilerin en rahatsız, en mutsuz olduğu konuyla ilgili konuşmaya başlayın. Size katılacaklar ve daha fazlasını duymak isteyecekler.

“Sorun sende değil… Seni anlamayan markalarda” deyin:

Sektörle ilgili rahatsız oldukları konunun, kendi hataları olmadığını söyleyin. Bu herkesin başına gelebilir, ne yazık ki bu sektörle ilgili böyle dramatik bir durum var. Ama üzülmeyin, sizin için muhteşem bir çözümümüz var.

Gerçekliği pekiştirmek için karakterler, marka geçmişi, başarıya giden yolda çekilen zorlukları da ekleyin:

Markanızı sektörde var etmek için, geçmişten bugüne adımladığınız yolları onlara yaşatın. Üretim süreci, işbirlikleriniz, çalışanlarınız, sorunlara nasıl yaklaştığınız, şirket vizyonunuz… Şimdi daha dikkatli dinlemeye başladılar sizi…

Somut Çıktınızı ve Vaadinizi Ekleyin- Mutlu Bir Sezon Finali İçin Teaser Yapın

Çözüm önerinizi sunun. Tüketiciler, duygusal ve rasyonel beklentilerinin tamamına yanıt veren bir çözüm beklentisindedir. Onlara istedikleri mutlu sonu verin, iletişim tonunuz mutlaka çözüm odaklı olsun. Verilerle, uzmanlarla, fikir liderleri ile bu vaadinizi kanıtlayın.

Gizem perdesini birazcık aralayın…

Elinizdeki ürünü, deneme, onunla ilgili konuşma, fikir üretme, yorumlarını paylaşma imkânı sunun. Günlük hayatlarında konuşmaları için nedenler üretin.

Şehir efsaneleri yayın!

Merak iyidir. Bir sonraki bölümde ne olacağını merak etmezse izleyen, raytingleriniz düşer. Yeniliklerle, el altından haberlerle, Pr, WOM, sosyal medya içerikleri ile sürekli “acaba yine ne yapacaklar?” hissini hep tetikleyin.

Herkes iyi bir öykü dinlemekten keyif alır. Onlara istedikleri aşk, entrika, hüzün, heyecan, coşku dolu malzemenizi, 12 sezon boyunca, reytingleriniz eksik olmadan izlemeleri için doz be doz verin. Reytinginiz bol olsun.

 

Esra Baykal; İtalyan Filolojisi, Marmara Üniversitesi MBA mezunu, moderatör ve marka stratejistidir. Leo Burnett, Pars McCANN Erickson gibi uluslararası reklam ajanslarının yanı sıra yerel pek çok reklam ajansı, digital ajans ve kurumsal firmada marka stratejisti ve danışman olarak görev almıştır. 2012 yılından beri sahibi olduğu iletişim ve pazarlama danışmanlığı firması olan GAME KUDRA’da, ölümsüz ve zamana kafa tutan markalar yaratmak için çalışmaktadır. Game Kudra, sadece Türkiye'de değil, Arnavutluk, Azerbaycan ve Rusya'da da tüketici iç görülerine ve pazar bilgilerine hakimdir.

4 Comments

  1. Hikayesi olmayan hiçbir iş iş yapmaz! Güzel,basit,anlamlı,açıklayıcı bir yazı olmuş.Kaleminize sağlık…

  2. Esra hanım elinize sağlık. Farkındalık oluşturan yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum. Ulu şehir Bursa’ dan selamlar…

Bir Cevap Yazın

Yemek Yerken Sohbet Edin Diye: Mc Donald’s Telefon Kilitleri 0

Akıllı telefonların hepimizi yalnızlaştırdığı şu dönemde aile ve arkadaşlarla geçirilen vaktin kalitesinin de göreceli olarak düştüğünü söyleyebiliriz. Artık arkadaşlarımızla buluştuğumuzda bile telefonumuza gelen o bildirimi kontrol etmek için içimizde önüne geçilemez bir istek duyuyor, yemeklerimizi Twitter eşliğinde yiyor, gittiğimiz konserlerde grubu dinlemek yerine kaydetmeyi tercih ediyoruz.

Peki bu durum nereye kadar sürecek dersiniz? Biz dur diyene, sohbet etmenin keyfine tekrar ihtiyaç duyduğumuz ana kadar sürecek. Evrensel bir nitelikte olan bu probleme fastfood lideri McDonald’s eğlenceli bir şekilde dur demiş.

Mc Donald’s Singapur şubelerinden birisine müşterilerin yemek yemeye geldikleri zaman akıllı telefonlarını kilitleyebilecekleri bir dolap yerleştirmiş. Maksat kişiler yemek yerken telefonlarıyla değil, beraber geldikleri kişilerle vakit geçirsin, sosyalleşsin..

Dürüst olun boş vaktinizi kim daha çok hak ediyor, telefonunuz mu yoksa aileniz mi? Sorusunu soran şirket, mağazasına yerleştirdiği 100 farklı kilitli alanı bulunan bu büyük dolap ile müşterilerine telefondan uzak aile ile geçirilebilecek dolu dolu zamanlar yaratmayı hedeflemiş.

Şirketin ‘Phone Off, Fun On’  kampanyası kapsamında en sevdiklerinizle yemek yerken geçirebileceğiniz eğlenceli vakitler yaratan Mc Donald’s sadece kilitli akıllı telefon dolapları değil, aynı zamanda telefonunuzu masanın en köşesine koyarak muhafaza edebileceğiniz tabiri caizse telefon park alanı gibi bir sistemi de hayata geçirmiş.

Daha öncesinde de Mc Donald’s Hindistan 2015 yılında benzer bir kampanya gerçekleştirerek gençleri telefonlarını yemek yerken bir kenara bırakmaları konusunda desteklemişti. Müşteriler sonrasında ne kadar zaman telefonları ile ilgilenmedikleri ve o süre zarfında ne yaptıklarını tweet atmışlardı. Sonrasında şirket tarafından seçilen tweetin sahibi dört arkadaşı ile beraber bir tatil kazanmıştı.

Ne dersiniz siz telefonlarınızı kilitler miydiniz?

Depresyona Karşı Yeni Terapi Chatbot’u; Woebot 0

Son dönemler de Chatbot terimini sık sık duymaya başlamış olabilirsiniz. Ama asıl konu ne senaryo ne de ara yüz, asıl önemli olan Chatbot’un sahip olduğu zeka. Çoğunluğun yapay zeka olarak açıkladığı bu botlar, bu sefer ete kemiğe bürünerek bir psikoloğun yerine geçiyor.

Bir Stanford araştırmacısı, depresyona nasıl tepki verdiğimiz konusunda, yarattıkları yapay zeka ile çarpıcı bir değişime öncülük ediyor. Bu teknolojilere dayalı tedavilerin en yenisi olan Woebot, bilişsel-davranışçı terapi kullanarak tasarlanmış yapay zeka Chatbot’u, depresyon tedavisinde en yoğun biçimde araştırılan klinik yaklaşımlardan biri oluyor.

Woebot, Stanford’ta klinik psikolog olan Alison Darcy tarafından tasarlandı. Psikolog projenin amacını terapilere parası yetmeyen, insanlara açılmakta zorluk yaşayan kişiler için oldukça tasarladığını söylüyor. Psikolog Alison Darcy ‘insan ilişkilerinde çok fazla karmaşa ‘ olduğunu düşünüyor ve depresyon, anksiyeteye karşı gerçek kimlikli insanlar üzerinde test etmeye başlıyor.

Test için Darcy, depresyon ve kaygı belirtileri yaşadıklarını söyleyen 70 öğrenci ile işe başlıyor ve onları iki gruba ayırıyor. Bir grup iki haftalarını Woebot ile sohbet ederek geçiriyor; diğer grup ise depresyon ile ilgili Ulusal Ruh Sağlığı e-kitapına yönlendirilerek terapi görüyorlar. Woebot grubundaki insanlar iki haftadan fazla bir sürede sadece botla her gün sohbet ediyorlar. Belli bir süre zarfının ardından Woebot ile terapi görenlerin, depresif belirtilerinde önemli bir düşüş olduğu tespit ediliyor.

Woebot, hastalarla konuşmak için bilişsel davranışçı terapi sistemini kullanıyor. Bilişsel davranış terapisi, çocukken başınıza gelen olayların aksine, şimdi hayatınızda olan şeyleri tartışmaya odaklı bir yöntem. Woebot ile annenizle olan ilişkiniz hakkında konuşmak yerine, yakın zamanda yaşanan bir çatışma ya da bir arkadaşınızla yaşadığınız bir tartışma üzerine sohbet etmeniz daha makul görülüyor.

Tabi ki, bir Chatbot’tan umut verici gerçek tıbbi sonuçlar almak yeni yasal ve etik konular getiriyor. Woebot bir kişi gibi görünse de, hastaya aslında “kendi kendine yardım çözümünü’ seçmeyi açıkça belirtiyor. Karşısında ki kişinin duygu durumunu anlamak için çoğunlukla soru sorma yöntemini tercih ediyor. Örneğin; Bugün nasılsınız?, kendinizi nasıl hissediyorsunuz? vb.

Woebot bu metodojiyi, kişinin kendini negatif düşüncelerini daha nesnel bir şekilde yeniden ifade etmesini sağlıyor. Hastalar duygusal zayıflıklarından bahsetmeye ve daha sonra stres, kaygı ve depresyona neden olan psikolojik tuzakları tanımlamaya teşvik ediliyor. Darcy, “İyi bir terapist başkasının sürecini kolaylaştırmalı, onun bir parçası olmamalıdır” diye belirtiyor.

Woebot şu an sadece sizinle Facebook Messenger üzerinden konuşabiliyor. Woebot lisanslı bir terapist değil, onunla yapılan herhangi bir görüşme ilk etapta tıbbi veri gizliliği ve güvenlik yasası tarafından korunmuyor. Ancak Darcy ve ekibi Woebot’un tüm kullanıcılarını gizli tutmak için uğraşmış olsa da, Facebook sizin kim olduğunuzu biliyor. Woebot’un, Facebook’ta yaklaşık 150 uzun vadeli beta kullanıcısı olduğu biliniyor.

Hazır konumuz yapay zeka iken, Pazarlamasyon olarak düzenlediğimiz, Marketing Meetup serimiz de alanında uzman konuşmacılar tarafından anlatıldığı, iş zekasına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanarak pazarlama ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan, Marketing Meetup’ın dördüncü buluşması “Intelligence” yani “Zekâ” temasıyla, 30 Kasım 2017’de İTÜ Ayazağa kampüsü içinde bulunan Süleyman Demirel Kültür Merkezi’inde profesyonellerle buluşacağız. Daha fazla bilgi ve etkinliğe kayıt yaptırmak için Marketing Meetup Intelligence’un sayfasından kayıt yaptırabilirsiniz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

Marketing Meetup Intelligence

Erken Kayıt için Son Tarih: 30 Ekim
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Zekanın Pazarlama ve Teknoloji Dünyasına Neler Getireceğini Konuşuyoruz
close-link