Discount Pazarında Çarşı Karışıyor!

Türkiye’de 1200’ün üzerinde şubesiyle faaliyet gösteren,  %60’ı İspanyol Dia’ya, %40’ı da Sabancı’ya ait olan DiaSA indirim marketinin satışı ile ilgili haberler uzun zamandır gündemdeydi. Son dönemde Yıldız Holding ile görüşmelere başlayan DiaSA, dün Yıldız Holding’in KAP’a (Kamuyu Aydınlatma Platformu) yapmış olduğu duyuru ile satın alma aşamasının tamamlandığını bildirdi. KAP’ta yer alan açıklamaya göre, DiaSA’nın %100’ünü satın alan Yıldız Holding, DiaSA’nın %0.009 hissesine, Şok Marketleri ise 99,991’ine sahip olacak. Yıldız Holding ve Şok, 212 milyon lira ödenmiş sermayesi olan DiaSA için 320 milyon liralık bir bedel öngörmüş. DiaSA’nın devrinin ardından ise operasyonlarına mevcut haliyle devam edeceği belirtildi.

Daha önce 600 milyon liralık bir bedelle Şok’u, Migros grubundan satın alan Yıldız Holding, DiaSA ile şube sayısını artırma yolunda önemli bir adım atarak BİM’in 3500’den fazla mağaza ile lider olduğu pazarda, bu satın alma ile 2500’ü aşan mağaza sayısıyla, yaklaşık 1500 mağazalı  A101’i geçerek ikinci sıraya yerleşti.

magaza

A101 pazarda saldırgan bir strateji izleyerek, hedefinin pazar liderliği olduğunu açıkça belli etmişti. Ancak mağaza sayısı açısından BİM ile aradaki iki kat fark bu hedefin kısa dönemde gerçekleşme ihtimalinin az olduğunu açıkça ortaya koyuyor. BİM ve A101, hard-discount segmentinde çarpışırken, soft-discount diye tabir edilen segmente ŞOK ile hızlı giriş yapan Ülker grubuda stratejilerini biraz daha hard-discount’a yöneltmişti. Son satın alma ile, şube sayısında A101’i geride bırakarak, BİM’e rakip olan ŞOK dengeleri büyük anlamda değişterecek.

A101 ve ŞOK’un mağaza sayısından çok odaklanmaları gereken strateji ise, pazarda tüketiciye yeni bir değer önerisi getirmek üzerine olmalı. BİM’in, 1.2 milyar dolarlık bir marka değeri ile Türkiye’nin en değerli perakende markası olması ve pazarı yaratan marka kimliğiyle tüketicilerin gözünde oldukça güçlü bir yere sahip. A101 ve ŞOK’un aynı yolda giderek müşterileri BİM’den koparması yavaş işleyecek bir politika olarak gözüküyor, zaten BİM’de artık Türkiye’de rakipsiz olduğunu düşünüyor ve yatırımlarını Orta Doğu, Afrika pazarına yaparak global bir oyuncu olma hedefine doğru ilerliyor.

Yabancıların Türkiye Pazarı Sevdası

Yerel markalar arasındaki rekabet yabancı oyuncuların saf dışı kalmasına neden olsa da, pazar hala yabancı markalar tarafından dikkatle izleniyor. Özellikle Lidl’ın Bulgaristan’a kadar şubelerini genişletmesi ile Türkiye pazarına girmek için nabız yokladığı haberleri kulislerde konuşuluyor. Süpermarket tarafında da, Wal-Mart‘ın yıllardır Türkiye’ye gelişi ile ilgili dedikodular yine alevlenmiş durumda, özellikle Migros’un %80 hissesini BC Partners’tan alacağı konuşulan Wal-Mart, ekonomideki iyi gidişat,artan refah seviyesi ve pazarda her yıl gerçekleşen iki haneli büyüme oranları nedeniyle, 1994’ten bu yana ilgilendiği Türkiye pazarına bu yıl sonuna doğru giriş yapabileceği konuşuluyor. Wal-Mart genel olarak orta gelir grubuna hitap ediyor ve bu da discount segmentindeki oyuncuları oldukça zorlayacak global ve güçlü bir rakip anlamına gelecek.

walmart

Özellikle tedarikçileri sıkı fiyat politikası ile etki altına alabileceği belirtilen Wal-Mart’ın piyasaya girişi tüm pazarı baştan aşağı şekillendirecek. Migros dışında zor günler geçiren CarrefourSA‘da Wal-Mart’ın bir diğer tercihi olabilir, hatta Wal-Mart’ın girdiği pazarda alt sıralarda yer almak istemeyeceği için bu iki zinciri birlikte alıp pazarı tamamen domine etme yoluna gidebileceği de söyleniyor. Tabi bundan 5-6 yıl önce ilk kez Almanya’dan girdikleri Avrupa pazarı, yaklaşık 3 milyar dolar kaybederek pazardan çıkmaları ile sonuçlanmıştı. O sebeple, Türkiye’ye girmeden önce grup oldukça temkinli, fakat yüksek potansiyele sahip Türkiye pazarı Wal-Mart’ın Avrupa’ya muhteşem geri dönüşünün ilk aşaması olabilir. 2013 yılı perakende pazarında oldukça hareketli geçecek ve sektör yeniden şekillenecek, önemli satın almaların yaşanacağı daha ilk çeyrekten Ülker hamlesiyle kendisini gösterdi ve 2013’ün sona ermesine oldukça uzun bir vakit var. Artan rekabet, her zaman olduğu gibi yine tüketici ve Türkiye’ye önemli değerler kazandıracaktır.

Paylaş
İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

CEVAPLA