Dillere Pelesenk Olmuş Marka Sloganları!

Bugün her markanın hayalidir akılda kalan bir  marka sloganı, mutlu müşteriler. Ama biliriz ki slogan markalar için değil işin özünde, insanlar için. Öyle ki o sloganlar bir gün dilimize pelesenk olacak, günlük hayatımızda kullanacağız tıpkı gidip peçete almak yerine “selpak” almak gibi.

Bununla da kalmayacak tabi ki markanızın sloganı öyle sıcak ve bizden olacak ki (Türk halkıyız biz sıcak ve içten ama aynı zamanda da komik olacak)  tüketicinin ilgisini markanıza cezbedeceği gibi bazen de tamamen anlamsız söz öbeklerine anlam yükleyecek kadar da kendi şahsına münhasır olacak!  Sonuçta bugün hepimiz “aganigi nagani” ye bir anlam yüklemişizdir ama biri bunu bulmasa aklımıza bile gelmezdi.

Şimdi hep beraber Türk halkı olarak yüreğimize dokunan sloganları bir inceleyelim. Mazi iyidir.

Ali Desidero – Haydi Hayırlı Tıraşlar

Halkı tıraş konusunda bilinçlendiren yerel kahramanımız Ali Desidero ile hayırlı tıraşlar baylar..

Aganigi Naganigi- Özkan Uğur

Vay be bir ara böyle bir şey vardı diyeceğiniz ama unutmadığınız slogan budur. Basit ve akılda kalıcı. Bakın üzerinden beşyüz yıl geçse de unutmaz Türk halkı bu sloganı.

Çakar Çakmaz Çakan Çakmak- Tokai

Bir çakmağı hala nasıl hatırlarsınız ya da bir çakmak markasını, çok basit dilimize plesenk olan “bir berber bir berbere” tadında sloganı ile. Nasıl reklam ama?

Bira Bu Kapağın Altındadır- Efes

Misafirliğe giderken birasını yanında götüren kuşağın insanlarından bu güne gelen marka sloganı. Fazla söze gerekte yok aslında, öyle güçlü bir slogan oldu ki “Bira bu kapağın altındadır” şimdilerde Efes “hayat bu kapağın altındadır” ile hala zihnimize kazıyor sloganını.

Eti, Eti, Eti

Bisküvi denince akla hemen onun adı gelir, Eti , Eti  Eti! (Evet tam bir 90lar çocuğuyum!)

Alırım Anahtarını- Opet

Fazla söze gerek var mı?

Akşama Babacığım Unutma Ülker Getir – Ülker

Akşama babacığından hala çikolata bekleyenlere geliyor son reklamımız.

Benim şimdilik aklımda bunlar kalmış, sizin aklınıza gelenler var mı? Paylaşın, nostalji patlaması yaşayalım ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

İlk Bakışta Hoşlanmadığımız Onca Ürünü Neden IKEA’dan Alıyoruz?

  • Hepimizin kendisinden bir şeyler bulabileceği kocaman mağazaları ile IKEA hepimize mutlaka küçük bile olsa birkaç parça satmayı başarmıştır.
  • Peki, ilk bakışta gözümüze güzel gelmese de mutlaka IKEA’dan bir şeyler almayı nasıl başarıyoruz?
  • Benzeri yazılar içinYaratıcılıkta Çığır Açan 8 IKEA Reklamı

Mutlaka kendisiyle duygusal bir bağ kurduğumuz, bu nedenle atmaya kıyamadığımız birkaç parça vardır değil mi evimizde? Bu sorunun cevabı da tam olarak bu duygusal bağda gizli aslında. IKEA’nın hepimizle kendi dilinde bu duygusal bağı ince ince işliyor olmasında.

Binlerce ürünün arasında hem evimize renk katacağını, hem sade bir stil yaratacağımızı düşündüğümüz hem de aslında o kadar özgün olmayan ve her yerden de alabileceğimiz eşyalar bulunuyor.

IKEA’nın ödüllü ajansı Åkestam Holst ise görece IKEA’nın popüler ürünlerine göre daha az satış yakalamış ürünleri için bu alanda çalışmalar yapıyor; müşterilere bu ürünlerle bağ kurması sağlayacak projeler yaratmak.

Bu örneklerden birisi de kadınların sıklıkla okuduğu bir dergiye kendilerine has bir hamilelik testi yerleştirmek oldu. Bunu deneyen ve sonucun pozitif olduğunu gören kadınlara IKEA aile indirimi ile bebek ürünlerinde daha uygun fiyatlar sunmaları oldu.

Bu konu hakkında Åkestam Holst kreatif direktörü Magnus Jakobsson stratejisini şöyle paylaşıyor;

IKEA ayakkabı değil, parfüm değil, bu eşyalar sizi bir günlüğüne bile olsa kral ya da kraliçe gibi hissettirmeyecek- aşağı yukarı bir çatal, 20 dolara bir sandalye ya da bir ampul olabilir. Ama IKEA ürünlerine olan sevgi yukarı doğru çıkmalı, bu nedenle bizim kreatif stratejimizde tüm bu ürünlere duygusal bir değer eklemek, insanların sevebileceği bir şeyler eklemek, bu beğenilmeyenleri alıp insanların beğendiği bir hale getirmek.”

Aynı zamanda Jakobsson bahsettiği bu ürünleri allayıp pullamadıklarını ya da fiyatları ile oynamadıklarını, sadece bu ürünleri nasıl bizlerin sevebileceği bir hale getirmeye kafa patlattıklarını da ekliyor.

Aslında sokağa çıksak köşe başındaki markette de bulabileceğimiz sıradan ürünleri bizim sevip, onları IKEA’dan almamızı sağlamak için uğraşmak oldukça zor olmalı ama yine de IKEA gibi uluslararası bir dev markaya böylesine bağlanmamızı sağlayacak ayrıntıları keşfetmeye çalışmak biraz da eğlenceli olsa gerek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link