Dijital Pazarlamada Mutlaka Bilinmesi Gereken Metrikler

Özellikle işlerini internet üzerinden yürüten şirketler için dijital pazarlama vazgeçilmez oldu. Dijital pazarlamanın içinde arama motoru pazarlamsından tutun, sosyal medya yönetimine, e-posta pazarlamasına ve son dönemlerin parlayan yıldızı içerik pazarlamasına kadar geniş bir yelpaze var. Peki dijital pazarlamada kampanya yaparken neleri dikkate almak lazım? Bilindiği üzere offline pazarlamada olduğu gibi online pazarlamada da yapılan kampanyaların kendilerine göre hedefleri var. Bu hedefleri online pazarlama için ele alırsak, web sitesine trafik çekme, dönüşüm sayısı ya da gelir elde etmedir. Bu 3 amacın da kendine göre bakılması gereken metrikleri bulunuyor. Bunlar:

1) Trafik çekme için ilk etapta bakılması gereken metrikler

  • Sitenin genel trafiği: Sitenin trafiğine bakarken ne kadar sayfa görüntülenmesi olduğuna bakarak karar vermeyin. Asıl önemli olan haftalık ya da aylık kaç tekil ziyaretçi olduğudur. Bu metrik ile kampanyanızın etkinliğini ölçebilirsiniz.
  • Trafik kaynakları: Google Analytics ya da Yandex Metrica gibi analiz araçlarının kodlarını web sitenize ekleyerek trafik kaynaklarını çok rahatlık görebilirsiniz. Bu sayede trafiğin hangi kaynaktan geldiğini rahatça görüp o kaynağa daha fazla bütçe ya da zaman ayırabilirsiniz.
  • Mobil trafik: Mobil trafik son dönemlerde tablet ve akıllı telefonların yayılmasıyla birlikte çok önemli bir hale geldi. Birçok internet sitesinin buradan ciddi gelirler elde ettiğini düşünürsek, artık mobil trafiğin de bizim için önemli olduğunu söyleyebiliriz.
  • Tıklama oranı (TO): Bu metrik reklamların tıklanma sayısının gösterim sayısına bölümüdür. Eğer tıklama oranı yüksekse,  trafik çekme hedefi doğrultusunda güzel bir kampanya yapıyorsunuz demektir. Eğer düşükse, reklam metnini ya da tasarımını değiştirme vakti gelmiş demektir.
  • Tıklama başı maliyet (TBM): Bir hedefiniz varsa bütçeniz de var demektir ve bu bütçeyi de doğru kullanmak gerekir. Dijital pazarlamanın vazgeçilmez metriği için tıklama başı maliyettir. Nereden daha fazla tıklama geliyorsa yukarıdaki metriklere bakarak ucuza trafik gelen kaynağı bulup o kaynağa yatırım yapabilirsiniz.

2) Dönüşüm sayısını artırmak için ilk etapta bakılması gereken metrikler

  • Dönüşüm oranı: Dönüşüm oranı yukarıda belirttiğim gibi Google Analytics ve Yandex Metrica gibi araçlarla rahatlıkla ölçülebilir. Bu metrik dönüşüm sayısının ziyaret sayısına bölümüdür. Bu sayede sitenize gelen ziyaretçilerin sizin için değerli olup olmadığını ölçebilirsiniz.
  • Dönüşüm başı maliyet: Bu metrik ise, her dönüşüm için harcadığınız paradır. Burada karlılığına göre bir hedef belirleyip o hedefi tutturan kampanyalarla devam etmeniz gerekir.
  • Hemen çıkma oranı: Siteye gelen bazı ziyaretçiler başka sayfalara ihtiyaç duymadan siteden çıkarlar, bu ziyaretler dijital kampanyalar için para kaybıdır. Bu yüzden alakalı insanlara alakalı içerikli sayfalara yönlendirmek gerekir ki hemen çıkma oranı düşük, dönüşümler yüksek olsun.
  • Ziyaret başına ortalama sayfa görüntüleme: Amaç dönüşüm sayısını artırmaksa, yapılması gereken doğru kitleye ulaşmaktır. Doğru kitle de siteyi ziyaret ettiğinde daha fazla sayfayı görüntüler ve bu sayede sadakati artırmış olur. Bu kişilerin de ziyaretlerinin dönüşüme dönmesi yüksektir.
  • Sitede geçirilen ortalama süre: Bu metrik ne kadar yüksekse ziyaretçiler için sitenin içeriğinin o kadar alakalı olduğunu gösterir.  Bu da ziyaretçilerin siteye güvenini artırır ve dönüşüm için puan kazandırır.
  • Geri dönen ziyaretçi oranı: Siteye gelen ziyaretçiler, tekrar siteye geliyorsa markaya olan bağlılık artıyor demektir ve dönüşüm yapan kişiler tekrar dönüşüm yapmaya meyillidirler. Bu metrik eğer düşükse içeriğinizi zenginleştirebilirsiniz, yüksekse normal çalışmalarınızı yapmaya devam edebilirsiniz.

3) Geliri artırmak için ilk etapta bakılması gereken metrik

  • Yatırım getirisi: Özellikle arama motoru pazarlaması (Google Adwords) için bu metrik çok önemlidir. Dönüşüm değerinin yapılan maliyete oranıdır yani kaç lira koyup kaç lira elde ettiğinizdir. Bu oranı kar marjınıza göre belirleyip, YG’yi tutturan kampanyaların harcamalarını artırıp, hedefi tutturmayanların harcamalarını azaltabilirsiniz.

Unutmamak gerekir ki bir dijital kampanyanın iyi gitmesi offline tarafta yapılan kampanyaların ya da online tarafta yapılan ama kötü gittiği düşünülen kampanyaların desteğiyle olabilir. Bu metrikler analiz edilip yatırım analiz sonuçlarına göre yapılmalıdır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link