Türkiye’nin Dijital Haritası

CCS sistemi ile, Dentsu Aegis Network müşterileri için, tüketici ve ürün kategori içgörüleri geliştirmede, bu içgörülerin medya, temas noktası ve diğer pazarlama verileri ile birleştirilerek, veriye dayalı iletişim planları dizayn ediliyor.

CCS sisteminin en önemli veri kaynağını CCS araştırması oluşturuyor. Bu araştırma, hızla değişen medya ortamındaki temas noktası tanımları ve özellikleri ile tüketicilerin yaşam biçimleri, tutumları ve davranışlarını daha derin biçimde anlamak ve bu veriler ışığında Dentsu Aegis Network müşterilerinin iş ve pazarlama hedeflerine uygun iletişim planlarını hayat geçirebilmek için tasarlanmış bir araştırma.

CCS araştırması Türkiye’nin djital mecra tüketimi ve dijital temas noktaları ile ilgili geniş bir yelpazeye yayılan veri içeriyor.

Farklı demografik özelliklere ve yaşam tarzlarına sahip tüketiciler için, internet kullanım alışkanlıkları ve cihaz penetrasyonu gibi bilgiler başta olmak üzere, rutin bir günde tüketicilerin internet ve sosyal medyaya nasıl ve hangi amaçla bağlandığına, ağa bağlı cihazların hangi sıklıkta kullanıldığından, dijital medya formatlarının nasıl tüketildiğine kadar detaylı veri ve içgörüye ulaşma imkanı sunuyor. Ayrıca birçok detaylı dijital temas noktası sorusu ile, tüketicilerin hem bir mecra izleyicisi hem de bir kategori veya marka tüketicisi olarak, dijital mecraların iletişim kampanyalarında hangi farklı fonksiyonları yerine getirdiği, tüketici karar verme ve satın alma yolculuğunda hangi djital temas noktasının nerede rol aldığına ilişkin de ipuçları elde edilebiliyor.

CCS 2016 Türkiye’nin Dijital Haritası’ndan öne çıkanlar:

Türkiye’nin 15-55 yaş grubu ABC1C2 sosyo-ekonomik grubunda yaşayan nüfusun internet kullanım oranı %70 seviyesine çıkmış.

İnternet kullanıcılarının 3 ana büyük kentteki oranları ise şöyle; Ankara, Türkiye ortalamasına yakın bir internet kullanıcısı nüfusa sahipken, İstanbul ve İzmir’de oranın %80’ler seviyesinde olduğunu görüyoruz. Toplam Türkiye internet nüfusunun %40’ından fazlası bu 3 büyük ilde yaşıyor.

En temel ve beklenen trend Türkiye’ de internet popülasyonun artması, ancak bunun yanısıra, CCS’de internet kullanıcılarındaki kadınların oranının artması başka bir önemli veri olarak öne çıkıyor.

2016’da kadınların internet popülasyonundaki oranı 2 sene önceye göre %5 artarak %46 seviyesine gelmiş. Bunda kadınların akıllı telefon ve tablet sahipliklerinin artması ve yeni sosyal medya alternatifleri ile ilk kez internet kullanmaya başlamaları da bir etken.

Kadınların internete bağlanma oranı ve süresini artıran en önemli faktör, akıllı telefon ve tablet sahipliklerindeki artış olarak görülen araştırmada, kadınların akıllı telefon kullanımında ve tabletlerde artık erkeklerin önüne geçtikleri görülüyor.

Türkiye’ de hem daha çok kişi internete bağlanıyor hem de internet artık günlük hayatın her anında daha çok kullanılıyor.

İnternete bağlananların %80’i her gün internete mutlaka bağlanıyor.

Haftada en az 1 kez bağlananlar bazında, cihazlar arasında akıllı telefon, 2 yıl öncesine göre hızlı biçimde penetrasyon kazanarak, ilk sıraya yerleşti. Bunun dışında tablet ve TV üzerinden internete erişim de 2 kat artmış durumda. Bu trend kullanım sıklığındaki artışın yanısıra, çoklu cihaz seçeneklerinin de internet deneyimini zenginleştirdiğini ifade ediyor.

İnternet kullanan nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, 15-24 yaş grubunda, interneti ayda en az 1 kez kullananların %90 seviyesine geldiğini, 2 yıl öncesine göre ise aylık 1 kez kullanımda en çok gelişen yaş grubunun ise 45-55 yaş grubu olduğunu görüyoruz.

Sonuç olarak Türkiye internet popülasyonu profilinin, artık genel nüfus profiline hızla yaklaştığını , kadınlar ya da daha olgun yaş gruplarında da , internetin sık temas edilen bir iletişim ortamı olduğunu söyleyebiliriz.

Dijital medya ile geçirilen zaman ve dijital içerikler de CCS’de sorgulanan konulardan.
CCS 2016 verilerine göre haftada 17 saatimiz internette geçiyor. Mobil ise 13 saate yakın süre ile en çok vakit geçirilen cihaz. Online Videonun izlenme süresi de çok hızlı arttı ve 2016’da günde ortalama 1.5 saati geçti. Online Video içeriği olarak ise en çok tüketilenler, toplam 80 dakika ile TV ve YouTube içerikleri.

Kaynak: NTV

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Barter Sistemi Nedir ?

Barter Nedir?

Eğer daha önce kullanmadığınız ve çok sevmediğiniz oyuncaklarınızı başka oyuncaklarla takas yaptıysanız, siz çoktan barter sistemine dahil olmuşsunuz demektir. Barter para olmadan bir servis karşılığı ya da bir ürün karşılığında yapılan takas sisteminin adıdır. Bu tarz bir takas yöntemi çok eski uygarlıklar tarafından kullanılmış ve hatta hala bazı kültürler tarafından bu sistem kullanılmaktadır. Örneğin pizza malzemelerinden biri olan parmesan peyniri hala Kuzey İtalya ve Romanya’da para alternatifi yerine kullanılıyor yani barter sistemi ile alınıp veriliyor.

Barter sistemini basit bir örnek ile düşünelim; biz bir halı mağazası sahibiyiz ve iş yerimizin ışıklandırmasını değiştirmemiz gerekiyor ancak bunun için bütçemiz yok. Biz ise bir elektrikçiyle anlaşıp bizim ışıklarımızı değiştirmesinin maliyeti karşılığında elektrikçiye aynı değerde iş yerinin halılarını döşemeyi teklif ediyoruz. Sonuç olarak para kullanmadan ticaret gerçekleşmiş oldu yani barter sisteminden yararlanmış olduk.

Dünyada barter örnekleri:

Çay Blokları

 

 

 

 

 

 

Asya ülkeleri tarafından ikinci dünya savaşı sırasında çay blokları para yerine kullanılıyordu. Moğolistan, Tibet ve Sibirya 19. yüzyıldan itibaren 1935 yılına kadar hayvan alımlarında ve vergi ödemelerinde de kullanılıyordu. Çay blokları o dönemde 1 rupi değerine denk gelmekteymiş . Hatta çay blokları bu bahsi geçen ülkelerin paralarından daha değerli bir haldeydi.

Permesan Peyniri

Pizzalardan aşina olduğumuz permesan peyniri hala Kuzey İtalya ve Romanya’da barter yapılarak kullanılıyor. 1 baş permesan peynirinin 300 dolara denk gelmesinden dolayı İtalya’da olan Banco Emiliano Bankası teminat olarak bu peynirleri kabul ediyor. Neden bu kadar değerli olmasının sebebi ise 1 baş permesan peynirinin 2-3 yıl içerisinde oluşmasından kaynaklanıyor. 2009 yılında 187 milyon dolar değerinde peynir rezervine sahip olan bankaya bir çok kez soygun girişiminde bulunulmuştur.

Mobil Dakikalar

2011 yılından itibaren Mısır, Nijerya, Hindistan Güney Afrika ve Gana gibi ulusal para birimi hiperenflasyon etkisinde olan ülke vatandaşları telefon dakikalarını alışverişlerde kullanabiliyor. Yani barter sistemini ülke insanları kontörlerle sağlıyor.

Barter sisteminin avantajları ve dezavantajları:

Avantajlar:

  • Esneklik: Barter sisteminin ilk avantajı esnekliktir. İstediğin ya da satın almayı planladığın ürünü nakit kullanmadan her hangi bir ürün veya servisle temin edebilirsin.
  • Vergiler: Barter sistemi vergilendirilebilir bir sistem olmadığı ya da henüz vergilendirmenin bir yolu bulunmadığı için barter sistemini kullanarak vergi ödemeden muaf olunabilir.
  • Döviz rahatlığı: Uluslar arası her hangi bir barter sistemi ile yapılmış ticarette döviz kaynaklı bir sorunla karşılaşılmaz.
  • Basitlik: Son ama en önemli avantaj barter sisteminin çok basit olmasıdır. Kazan-kazan biçiminde ilerler.

Dezavantajlar:

  • Lojistik sorunları: Barter sistemi kullanılarak yapılmış her hangi bir işlemin (özellikle uluslar arası olanlar) lojistiğinde riskler her zaman olaya dahildir.
  • Vadeli gibi bir alternatif olmaması: Vadeli yapılan işlemlerde çek veya senet kullanıldığından her hangi bir vadeli işlem kabul görmez bu sistemde.
  • Bölünemezlik: Diğer bir dezavanajda bütün ürünler veya servisler bölünebilir olmamasıdır. Örneğin bir galericinin bir araba karşılığında galerisini boyatmasında değer eşliği bulunması çok zordur

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link