Start-Uplar ve Küçük İşletmeler İçin SEO Taktikleri

İster bir start-up olun ya da küçük bir işletme pazarlama bütçenizde SEO’ya yer açmak rakipleriniz arasında öne çıkmanızı sağlayabilir. Ancak gelgelim SEO maliyetleri zaten küçük olan pazarlama bütçenizi sarsmaya adaymış gibi gözükebilir.  Biz de bu yazımızda sıfır maliyetle size ciddi faydalar sağlayacak SEO ipuçlarını bir araya getirdik.

Öncelikle şunu belirtelim; Google’ın giderek daha akıllı hale gelmesi ve kullanıcı deneyimini öne çıkarmasıyla birlikte SEO’da büyük oranda evrim geçirdi. SEO stratejiniz Google için değil insanlar için olsun. Sitenize giren insanlara ne kadar iyi bir kullanıcı deneyimi yaşatırsanız o kadar başarılı olma ihtimaliniz artar.

1-Anahtar Kelimeleri Belirleme

Anahtar kelimenizi belirlerken 2 farklı şekilde analiz ederek duruma olaya yaklaşın. Birincisi içinde bulunduğunuz sektörün anahtar kelimelerini bir iç görüyle az çok tahmin edebiliyorsunuzdur. Bununla yetinmeyip, müşterilerinizden, şirketinizin satış bölümüne bu konu hakkında fikirlerini sorun. Daha sonra bunları herhangi bir kaynağa bakmadan kağıda dökün. İkincisi aşağıda vereceğimiz 3 araçla anahtar kelime araştırması yapın ve elinizdeki kelimelerle karşılaştırın.

1-Google Anahtar Kelime Planlayıcı

2-KwFinder

3-Keywordtool.io

Anahtar kelimenizi belirlerken arama hacminin ve SEO rekabetinin yüksek olduğu kelimelerle değil; satışa dönüşebilecek uzun kuyruklu kelimelerle işe başlayın.  Uzun kuyruklu anahtar kelimelerin geri dönüşüm oranı kısa kuyruklu kelimelere göre 2.5 kat daha fazladır.

Uzun kuyruklu kelimeler toplam arama hacminin
Uzun kuyruklu kelimeler toplam arama sorgularının %70ini oluştururlar.

2-İçerik ve Anahtar Kelimeyi Yerleştirme

Anahtar kelimemizi belirledik. Şimdi sıra içeriğimizi oluşturmada. Peki Google’da daha iyi bir yerde sıralanmak için içeriğimizde nelere dikkat etmeliyim?

  • Yazı başlığında Anahtar Kelimem Geçmeli
  • Url olabildiğince sade olmalı ve anahtar kelimemi içermeli
  • İlk paragrafta anahtar kelimem geçmeli ve Bold ile bu belirtilmeli
  • Yine ilk paragrafa anahtar kelimeye ilgili içeriklerden link çıkışı yapılmalı. Benzer şekilde alt paragrafta ilgili içeriklere link çıkışı yapılmalı (700 kelimelik bir içerik için 2-3 tane yeterlidir.)
  • Anahtar kelimeyi içerecek şekilde H2 ve H3 etiketi kullanılmalı
  • Görsel alt etiketinde anahtar kelimem geçmeli
  • Olabildiğince ilgili içeriğimle multi-medya eklenmeli (video,pdf, slayt vb.)
  • Daha uzun ve kaliteli içerik her zaman daha iyidir
  • Görseller ve sayfa yüklenme hızı optimize edilmeli
  • Konuyla ilgili otoriter sitelere link çıkışı yapılmalı (link çıkışı yapmaktan korkmayın)
  • Meta title 65 karakteri geçmesin, anahtar kelimeyi içersin ve başlıkla aynı olsun
  • Meta description 160 karakterden az olsun ve anahtar kelimeniz olabildiğince solda kalsın
  • Yazınızın sonunda okuyuculara yorum yaptırmaya teşvik edecek sorular olsun
Kaliteli bir içerik üzerine yapılmş sayfa içi SEO optimizasyonu işlerinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır.
Kaliteli bir içerik üzerine yapılmış sayfa içi SEO optimizasyonu, işlerinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır.

3-Etkili Backlink Kaynakları

Kaliteli sitelerden doğrudan backlink elde etmek masraflı bir iş olabilir. Bunun yerine alternatif yolları deneyerek yine sitemiz için kaliteli backlinkler oluşturabiliriz. Bu noktada unutulmaması gereken ise; backlinkleri oluştururken bunu zamana yaymanız ve olabildiğince doğal gözükmenizdir. Bir diğer husus ise aldığınız backlinkleri sadece anahtar kelime odaklı almamanızdır. Backlink çeşitliliğini (ana sayfa, anahtar kelime, tıklayın, daha fazla oku vb) ne kadar sağlarsanız o kadar başarılı olursunuz.

Pdf Backlink

Anahtar kelimenizle ilgili 200-250 kelimelik içerikler oluşturun ve bu içerikler içinde ana sayfanıza ve ilgili içeriğinize link verin. Daha sonra pdf haline getirdiğiniz makalenizi aşağıdaki verdiğimiz sitelerde oluşturacağınız hesaba yükleyin.  Sitenizdeki aynı makaleyi eklemenin bir faydası olmaz. Dikkat etmeniz gereken farklı özgün makaleler yazmanız ve her birini farklı bir siteye yüklemenizdir.

İçerik Backlink

Backlink kazanmanın bir diğer maliyetsiz ve etkin yolu içerik oluşturma sitelerinde kendi içeriklerimizi yaratmanızdır. Bu içerikleri gruplarsak;

İnfografik oluşturun ve aşağıdaki infografik sitelerine bunu ekleyin. İnfografiklerinizde anahtar kelimenizi kullanın ve infografiğin içine hem link olarak hem de içerik olarak sayfa urllerinizi yerleştirin.

Video backlink yine kolaylıkla kullanabileceğiniz bir alan. Videolar oluşturup bu videoların başlık ve tanım kısmında anahtar kelimeniz geçecek şekilde yayınlayın. Yine videonuzda içeriğinizin ve ana sayfanızın linki gözüksün. Etiketleri girerken orijinal kelimeler kullanın. Video ne ekleyeceğim derseniz içeriğinizin görüntüsünü video haline getirebilirsiniz ya da o içerikle ilgili bir sunumu video haline getirebilirsiniz. Aşağıdaki siteleri videolarınızı yayınlamak için kullanabilirsiniz.

Bir diğer kaliteli backlink kazanmanın yolu içerik paylaşım sitelerinde orijinal içeriklerinizi yayınlamaktır. Aşağıdaki siteler için içerikler oluşturup, yayınlayabilir siniz.

Siteleri iyi tanıyarak kendiniz için doğal ve kaliteli backlinkler elde edebilrsiniz.
Siteleri iyi tanıyarak ve analiz ederek kendiniz için doğal ve kaliteli backlinkler elde edebilirsiniz.

4-Sosyal Medya

Sosyal medyadan gelen sinyaller Google için büyük önem taşıyor. Bu nedenle aktif bir şekilde sosyal medya hesaplarını kullanın ve içeriklerinizi paylaşın. Google Plus’ı bu noktada unutmayın. Anahtar kelimenizle ilgili Pinterest, Flickr, Tumbrl gibi aynı zamanda yoğun içerik paylaşımı barındıran sitelerde kategori oluşturup, içeriklerinizi oraya yükleyin.

Kullanıcı deneyiminin giderek daha önemli hale gelmesi sosyal medyanın gücünü ortaya çıkardı.
SEO’da kullanıcı deneyiminin giderek daha önemli hale gelmesi sosyal medyanın gücünü ortaya çıkardı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İTÜ Elektrik Mühendisliği mezunuyum. B2B Pazarlama, Mühendislik ve Marka Yönetimi özel ilgi alanlarım. Şuan Mühendislik firmalarına Pazarlama danışmanlığı yapıyorum.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

2018’de Gerçekleşmesi Beklenen Dijital Pazarlama Trendleri

2017 yılının bitmesine sayılı gün kala, çeşitli sektörlerdeki ve alanlardaki 2018 tahminlerine yönelik birçok araştırma raporu paylaşılıyor. Ascend2 isimli araştırmaya dayalı pazarlama firması da dijital pazarlama alanındaki 2018 öngörülerinin yer aldığı bir araştırma raporu hazırladı. Bu rapor, aralık ayı içerisinde toplamda 217 pazarlama firmasının katıldığı bir araştırma sonucunda elde edilen verilere dayanıyor.

Ascend2 firmasının hazırladığı rapora göre araştırmaya katılan firmaların %93’ü, 2018 yılında dijital pazarlama alanında daha fazla harcama yapmayı planladıklarını belirtti. Firmaların %%52’si, önümüzdeki yıl dijital pazarlama bütçelerinin az bir miktar artmasını beklediklerini dile getirirken %41’i ise dijital pazarlama bütçelerinin önemli ölçüde artmasını ümit ettiklerini söyledi. Araştırmaya katılan firmaların sadece %7’si, gelecek yıl dijital pazarlama bütçelerinin azalmasını beklediklerini ifade etti.

Katılımcıların %18’i, 2018 yılındaki en etkili dijital pazarlama taktiğinin sosyal medya pazarlaması olacağını düşünürken %17’si ise içerik pazarlaması olacağını düşünüyor. 2018 yılındaki en etkili dijital pazarlama taktikleri listesinde, sosyal medya pazarlaması ve içerik pazarlamasının ardından %16 ile pazarlama teknolojisi, %15 ile arama motoru optimizasyonu (SEO), %13 ile e-posta pazarlaması, %11 ile arama ve sosyal reklamlar ve son olarak da %9 ile veri yönetimi yer alıyor.

Araştırmaya katılan firmaların çoğunluğunun görüşüne göre bu dijital pazarlama taktikleri içinde uygulanması en zor olanlar veri yönetimi ve pazarlama teknolojisi olacak. Bu iki taktik de %18 ile 2018 yılında uygulanması en zor olan dijital pazarlama taktikleri listesinin en üst sırasında yer alıyor. Bu ikisinin ardından ise %16 ile içerik pazarlaması ve arama motoru optimizasyonu geliyor. Bunların ardından da %11 ile sosyal medya pazarlaması, %10 ile e-posta pazarlaması ve %9 ile arama ve sosyal reklamlar yer alıyor.

2018 yılında iş dünyasındaki trendlerin neler olacağına dair öngörüler ilginizi çekiyorsa “2018’de Dijital Ajansların Hazırlanması Gereken 5 Trend“, “2018’e Damgasını Vuracak Dijital Trendler Neler Olacak?” ve “2018’de Takip Edilmesi Gereken 4 Mobil Doğal Reklam Trendi” başlıklı yazılarımıza göz atabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markalar İçin Renk Psikolojisini Rekabet Avantajı Olarak Kullanmanın 4 Yolu

Markanızı geliştirerek müşteri ağınızı genişletmek mi istiyorsunuz? O zaman renkleri kullanma şeklinizi bir kez daha gözden geçirmelisiniz.

İnsanoğlu görsel bir varlık ve insan beyni, resimsel verileri yazılı verilere oranla 60 bin kat daha hızlı işliyor. Ayrıca, beynimize giden enformasyonun %90’ı görsel verilerden oluşuyor ve bu verinin önemli bir kısmını renkler teşkil ediyor.

Renklerin insan davranışı üzerindeki etkisini inceleyen bir alan olan renk psikolojisi, oldukça tartışmalı bir konu. Renklerin insanı etkileyip etkilemediği tartışması en az renk kavramı kadar eski bir mesele. Hatta bazı çevreler, renklerin davranışa olan etkilerinin yalnızca kişisel deneyimler ve bireysel algı düzeyinde kişinin geçmiş yaşamına bağlı olduğunu savunarak renk psikolojisi kavramını tümden reddediyor.

Diğer yandan renklerin hayatlarımız üzerinde etkisi olduğu bir gerçek. Pazarlama ve branding faaliyetlerinde renkler, ‘akılda kalıcılık’ açısından oldukça önemli bir rol oynuyor. Örnek olarak Coca-Cola’ya ait kırmızıyı bir düşünün.

Markaların, tüketicide istenen algıyı uyandıracak olan renkleri belirlerken renk psikolojisini dikkate alması, rekabetin çok yüksek olduğu pazarlama dünyasında üstünlük elde etmelerine yardımcı olabilir.

Markaların renk psikolojisini kendi faydalarına kullanabilecekleri alanlardan bazılarına şöyle bir bakalım.

Görsel Kimlik Oluşturma

Daha önce de belirttiğimiz gibi, markaların renk psikolojisini iyi kullanarak rekabet avantajı sağlamalarının yollarından biri markaya ait bir görsel kimlik oluşturmaktır. Görsel kimlik, yalnızca markanın farklılaşarak öne çıkmasını sağlamakla kalmaz; aynı zamanda rakipleri arasında markanın akılda kalıcılığını arttırır.

Peki, markalar görsel kimliklerini nasıl oluşturuyor? Bunu yapmak için atılacak ilk adım, marka kişiliğinin temel bileşenlerini belirlemektir.

Stanford Üniversitesi profesörü psikolog Jennifer Aaker, ‘Dimensions of Brand Personality’ (Marka Kişiliğinin Boyutları) isimli kitabında bir markanın kişiliğinde rol oynayan beş temel boyutu şu şekilde açıklıyor: samimiyet, coşku, güç, zerafet ve sağlamlık.

Markanızın kişiliğinin temel bileşenlerini belirledikten sonra yapmanız gereken bu özellikleri ortaya çıkaran renk şemasını ortaya çıkararak en doğru bileşeni oluşturmaktır.

Belirli Kitlelere Hitap Etme

Renk psikolojisinin en önemli taraflarından biri insanların cinsiyet, yaş ve kültürel geçmişlerine dayalı olarak renklere farklı tepkiler gösterebilmesidir.

Araştırma gösteriyor ki kadınların pembe, erkeklerinse mavi renge yönelme eğilimi var. Büyük markalar bu tip araştırmaları doğru stratejilere dönüştürmeyi iyi biliyorlar. Bunlardan biri Victoria’s Secret. Markanın hedef kitlesini düşünün ve pembe rengini kullanımına bir bakın. Kısacası hedef kitlenizin eğilimini iyi bilmek, renk seçiminde size yardımcı olacaktır.

Markanızı Belirli Bir Ruh Hali ile İlişkilendirme

Renk psikolojisine ait bir diğer önemli ipucu ise, belirli renklerin insanların ruh haline etki edebiliyor olması.

Marka stratejisti Thomson Dawson bu durumu şöyle açıklıyor: “Bütün renkler insanlar için belirli bir zihin çerçevesi yaratıyor; buna da bir ruh hali adı veriliyor. İnsanları kavrama ve algılamaya en açık ruh haline getirmek, markanızla etkileşim kurmaları için birincil şart.”

Bir başka araştırma, kırmızı renginin insanların atletik faaliyetlerde yararlı olabilecek yüksek hız ve kuvvetle ilişki kurmasına neden olduğunu gösteriyor. Ferrari ve Lamborghini gibi araba şirketleri, güçlü ve lüks arasında bir denge kurmak içinse kırmızı ve siyahı birleştiriyor.

Burada anahtar, kitlenizin bir renkle ilgili nasıl hissedeceğini anlamak ve bunu markanızın mesajına uygun hale getirmenin doğru bileşenini bulmaktır.

Geri Dönüş ve Link-Tıklama Oranlanlarını Arttırma

Renk psikolojisinin pazarlamayla özellikle alâkalı olduğu bir başka alan ise: call-to-action butonlarıdır. Call-to-action butonları için en doğru rengin seçilmesinin önemi üzerine çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların temel nedeni, pazarlamanın amacının, tüketicinin istenen hareketi gerçekleştirmesini sağlamak olmasıdır.

Örneğin, Hubspot‘un  gerçekleştirmiş olduğu kırmızıya karşı yeşil buton çalışması, yeşil olan A butonunun kırmızı olan B butonuna karşı ne kadar tercih edilip edilmediğini ortaya koymaktadır.  Yine kırmızının kazandığı araştırmada, kırmızı düğme, yeşil düğmeye karşı %21 daha iyi performans göstermiştir.

Sonuç olarak renkler güçlü birer görsel bileşendir. Renk psikolojisi yalnızca markanın farklılaşarak öne çıkmasına değil, belirli kitlelere hitap ederek istediği geri dönüşleri almasına da yardımcı olur. Akılda tutulması gereken husus, herhangi bir marka için doğru renk kombinasyonunun ancak tutarlı adımlar ve doğru uygulamalarla belirlenebileceğidir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link