Sosyal Mecralara Güven Konusunda Hala Endişelerimiz Var!

Bir çok kişinin günlük hayatının en önemli parçası olan sosyal mecralar aile ve arkadaşlarımızla iletişim kurmanın en önemli yolları olarak görülseler de görünen o ki büyük bir çoğunluğu hala güvenini kazanma konusunda pek iyi karnelere sahip değiller.

Yani güven derken, Environics Communications tarafından Kanada’da yapılan bir anket sonucunda sosyal mecralara duyulan güvenin telekominkasyon firmaları ve ilaç şirketlerinden daha düşük çıkmasından bahsediyorum.

7’li likert ile yapılan güven ölçeğinde cevaplayıcıların sadece %26’sı sosyla medya mecralarının güvenilirliğine 5 ya da üstü puanlar verdiler.

sosyal medya 2

Grafikler incelendiğinde 10 yaşında bir sosyal medya şirketi ile petrol boru hattı şirketlerinin aynı seviyede güvenilirliğe sahip olması olması oldukça şaşırtıcı görünüyor.

Anket sonuçlarına göre kar amaçlı kuruluşlara olan güven genel olarak az. Cevaplayıcıların sadece %44’ü küçük ya da orta seviyedeki şirketlere güvendiğini söylerken büyük şirketler için bu güven oranı %29’a kadar iniyor. Kar amacı gütmeyen kuruluşlara olan güven %59 oranında.

Sosyal mecralarda güvenin düşük olmasının sebebi katılımcıların, sosyal mecralara reklam veren kurumların kendi kişisel bilgilerini toplayarak marka çıkarları için nasıl kullanacaklarını tam olarak bilememelerinden kaynaklanıyor. Yani bizler Facebook’ta gönderi beğenip, Instagram’da fotoğraf paylaşıyor olabiliriz ancak iş kişisel verilerimize geldiğinde hala hiç bir mecraya tam olarak güvenemiyoruz.

Aslında kişisel verilerin gizliliğinin sosyal mecralar tarafından tam olarak korunaması konusundaki endişeler oldukça yaygın. Özellikle son dönemde Apple -FBI arasındaki kişisel verilerin gizliliği meselesi ve bu tarz haberlerin kamuoyunda geniş yankı bulması da tüketici davranışlarını etkilemekte.

Güven meselesi oldukça önemli çünkü bu durum kişilerin sosyal mecralardan aldıkları mesajlara verdikleri tepkileri de etkiliyor. Araştırma sonuçlarına göre kişiler online mecralardan aldıkları reklam mesajlarına güvenmiyor. Cevaplayanların %60’ı bu tip mesajların doğruluğuna güvenmediklerini belirtirken , kişiler kişisel tavsiyelere daha çok önem veriyor. Burada ağızdan ağıza iletişimin ne kadar önemli olduğunu ve firmaların da ağızdan ağıza pazarlama faaliyetlerine daha fazla önem vermeleri gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz.

sosyal medya

Kişisel tavsiyelerden sonra kişiler en çok ürün samplelarını denediklerinde daha fazla güvendiklerini belirtirken, geleneksel reklam kanalları ve sonrasında sosyal mecralarda yayınlanan reklamlara olan güven oldukça düşük seyrediyor.

Hepimizin bildiği üzere kişilerin algıladıkları değer ve markaya duydukları güven markaya saygı duymaları ve markayı sevmeleri ile beraber müşteri sadakatini getiriyor. Ki bu da bir marka için oluşturması gereken temel unsurlardan. Unutmayın, güven inşa etmezseniz, marka sadakati de inşa edemezsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

1 Comment

  1. Yazı için teşekkürler ancak Kanada gibi çok gelişmiş bir ülkede yapılan araştırmanın sonucunu ‘Biz Böyleyiz’ şeklinde yazmak pek doğru gelmiyor. Gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerdeki siber-güvenlik konusundaki bilinç çok düşük. Bunun mutlaka hesaba katılması gerekir diye düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

Coca-Cola Türkiye Fiyatlamayı Nasıl Yapıyor?

Pazarlama konusunda ders alan veya konuya ilgisi olan hemen herkes 4P kavramından haberdardır. Pazarlama karması ile özdeşleşen 4P (price,place,promotion,product) kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve pazar bölümlendirmesine uygun olarak pazara girişlerde özel olarak oluşturulan stratejilerdir.

Yazıya söz konusu olacak “price” yani fiyat ise, tüketicilerin oldukça hassas olduğu olgulardan biri. Tüketicinin rasyonelliğini gösterdiği ve çıkarını en çok koruduğu alanlardan biri olarak fiyatlandırmayı gösterebiliriz. Bu konuya uygun olarak yaşadığım bir örneği sizlerle paylaşmak isterim. Geçen cumartesi Eskişehir’in zincir marketlerden biri olan Çağdaş Market’te Coca Cola Light ürünü almak için dolaba yöneldim. Benim için “kolayda mallar” kategorisinde olan Coca-Cola Light 1 litre ürününü sepete koyarken ürün etiketi satın alma davranışımı tamamen değiştirdi. Söz konusu etiketler:

Fotoğrafta da gördüğünüz üzere 2 farklı ebattaki ürün için aynı fiyat belirlenmiş. Bu etiketlerden sonra tahmin edeceğiniz üzere aldığım ürünü 1.5 litre ile değiştirdim. Burada hem aynı fiyatla daha büyük ürün almış oldum hem de marketin “tuzağına” düşmemiş oldum. Bu fotoğrafları sosyal medya hesaplarımdan paylaşarak Coca Cola’nın ve Çağdaş Market’in ne tepki vereceğini öğrenmeye çalıştım. Coca Cola resmi twitter hesabı detaylı bir cevap vererek fiyatlandırma konusunda önemli bilgiler verdi. Söz konusu cevap:

Açıklamadan da anlaşılacağı üzere, Coca-Cola fiyatlandırma kararını satış noktasına bırakmış görünüyor. Çağdaş Marketin etiketleme veya fiyatlandırma bir hata yaptığı anlaşılıyor. Dağıtım konusunda halen dünyadaki en önemli işletmelerden biri olan Coca-Cola, fiyatlandırma konusunda da mümkün olduğunca standartlaştırılmış fiyat uygulamasına gidebilirse, benzer sorulara muhatap olmaz diye düşünüyorum. 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren kolalı ürünler de dahil birçok içecek çeşidine %10 özel tüketim vergisi (ÖTV) uygulamasına gidilmesi, yeni yılın 2. ayında işletmelerin fiyatlandırma konusunda karar almasını etkilemiş olabilir.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşçakalın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dönüşüm Odaklı Görüntülü Reklamlar Nasıl Oluşturulur?

Google’da Görüntülü reklam ağı kampanyaları eğer yeniden pazarlama reklamları değilse genellikle marka bilinirliği oluşturmak için kullanılır. Bir görüntülü reklam ağı kampanyasının, bir arama ağı kampanyası kadar dönüşüm getirmemesi de gayet doğaldır. Arama ağında hali hazırda ihtiyaç halinde olan kullanıcılara ulaşırken, görüntülü reklam ağında ise elimizdeki hizmeti ya da ürünü ilgi duyabileceğini düşündüğümüz kullanıcılara göstermeye çalışırız.

Görüntülü reklam ağında genellikle ilgi alanı ve konu hedeflemeleri tercih edilir. Kullanıcının geçmiş zamandaki hareketlerine dayanarak google’un ona bir ilgi alanı ataması biz reklam yayınladığımız sırada da ilgisi olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla bu çok keskin bir hedefleme olmayacaktır.

Konu hedeflemesi ise sitelerin içeriklerinin neyi içerdiğini yansıtır. Ama esasında bu da bize çok keskin bir hedefleme sağlamaz. Örneğin kadın gömlekleri satıyorsak ve giyim içerikli siteleri hedeflediysek reklamlarımızın bu sitelerin hangi sayfalarında görüneceğini ön göremeyiz. Erkek gömlek ya da sporcu kıyafetleri ile ilgili bir sayafada göstereceğimiz kadın gömlek bannerları bizim için pek olumlu sonuçlar vermeyecektir.

Görüntülü reklam ağı için en keskin hedeflemeyi anahtar kelime ile içerik hedeflemesi sayesinde yapabiliriz. Bu hedefleme yönteminde google seçtiğimiz anahtar kelimeleri kullanır. Reklamlarımız sadece anahtar kelimelerimizin geçtiği sayfalarda gösterilir. Bu da bize daha dönüşüm odaklı kampanyalar kurma imkanı sağlar. Burada hedeflediğimiz kelimeler arama ağındaki geniş eşleşme gibi çalışacaktır. Yani bu kampanyanın başarılı olmasında detaylı bir negatif anahtar kelime çalışması yapmamız da oldukça önemlidir. Bununla birlikte keskin bir hedefleme yapmış olmamız bize kampanyamızı kendi haline bırakma lüksünü tanımaz. Görüntülü reklam ağındaki tüm kampanyalarda reklamlarınızın gösterildiği yerleşimleri detaylı bir biçimde incelemeniz, size uygun olmayan yerleşimleri hariç tutmanız gerekir.

Kampanyayı oluştururken hedefleme yöntemi olarak “Görüntülü Reklam Ağı anahtar kelimeleri” seçeneğini işaretlemeniz gerekli. Karşımıza Kitle ve İçerik olarak iki farklı seçenek gelecek. Bu kısımda her ne kadar önerilen Kitle olsa da daha kesin bir hedefleme için içerik seçilmeli. Eğer kitleyi seçersek reklamlar sadece hedeflediğimiz kelimelerin geçtiği sayfalarda değil, aynı zamanda bu kelimelerle ilgilenme olasılığı olan kullanıcılara da gösterilecektir. Bu seçenek bizim için erişimi arttırıyor olsa da, dönüşüm odaklı bir görüntülü reklam kampanyası oluşturma hedefimizden de bizi uzaklaştıracaktır.

Hedeflemenizi daha da daraltın kısmından bu hedeflemeyi çok daha keskin bir hale getirebilirsiniz. Ama benim önerim ilk aşamada bunu yapmamanız. Eğer kampanyanızı yayına aldıktan sonra beklediğiniz performansı elde edemezseniz bu seçeneği de tekrar gözden geçirebilirsiniz. Örneğin belirli yerleşimleri hedefleyerek, o sitelerde belirlediğiniz kelimelerin geçtiği sayfaları hedefleyebilirsiniz. Ya da ilgi alanı online alışveriş olan kullanıcılara, sayfada erkek gömlek kelimelerinin geçtiği sayfalarda bannerlarınızı gösterebilirsiniz.

Bugüne kadar ki yazılarımızda Arama Ağı kampanyalarında içerisinde az sayıda ve aynı temaya sahip anahtar kelimenin bulunduğu reklam grupları oluşturmanızı önermiştik. Bunun sebeplerini de detaylı bir şekilde anlatmıştık. Görüntülü reklam ağındaki anahtar kelime hedeflemeleriniz için de benzer bir yol izlemenizi öneririm. Arama ağından farklı olarak ise sadece hizmetiniz ya da ürününüzle ilgili kelimelerden oluşan gruplar oluşturmamalısınız. Bunların dışında hedef kitlenizin ilgili olabileceği anahtar kelimeler üzerinden de hedeflemeler yapmalısınız. Fakat bunları farklı kampanyalar altında oluşturmalısınız.

Bütçeleri kampanya özelinde atayabildiğimiz için daha detaylı hedeflemeler içeren kelimeler ve daha geniş bir hedeflemeye sahip kelimelerimiz ayrı kampanyalar altında gruplanmalı. Örneğin gömlek satıyorsak sadece gömlek kelimelerinden oluşan gruplar değil, erkek modası, erkek kıyafetleri, ya da gömlek markalarını içeren anahtar kelimelerden oluşan daha geniş hedeflemeler de denenmeli.

Anahtar kelime seçiminde mutlaka Arama Ağı kampanyalarınızdan da faydalanın. Buradaki anahtar kelimelerinizin performansını analiz ederek bu doğrultuda aynı kelimeleri görüntülü reklam ağı kampanyanızda da kullanın. Eğer tüm banner ölçülerini hazırlatamayacaksanız envanter kaybı yaşamamak adına responsive reklamları tercih etmenizi öneririm.

Google anahtar kelimelerinizi seçtiğinizde size haftalık olarak alabileceğiniz gösterimlerle ilgili bir tahmin sunacaktır. Hedef odaklı bir çalışmada gruplarınız için bunun çok yüksek rakamlar olmamasına dikkat edin. Eğer rakamlar 5M+ gibi rakamlarsa hedeflemenizi daha küçük gruplar haline getirmeyi ya da daha spesifik anahtar kelimeler seçmeyi düşünebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link