Sadakat mi İstiyorsun? Memnun Et!

İçinde bulunduğumuz yüzyılda gerek teknolojik gelişmeler, gerek arz fazlalığı, gerek tüketicinin bilinçlenmesi ve kendi değerinin farkına varması nedeni ile markalar pazardan pay alabilmek adına kıyasıya mücadele içinde.

Amaç minimum çaba ile maksimum fayda sağlamak olunca, pazarlama aktivitelerinin yönünü belirleyen iki kavram sıkça kulağımıza çalınmakta: Big Data ve CRM…

Hızla dijitalleşen dünyamızda her kanaldan veritabanlarımıza oluk oluk veri akmaktayken! tüketicilerin neredeyse! her adımından haberdarız. Bu bilgileri anlamlı parçalara bölerek, her parça özelinde o parçaya uygun çalışmalar yapmamız gerektiğini vurgulayan söylemlere sıkça denk geliyoruz. Hatta, ‘hizmeti ya da ürünü kişiselleştirin’, ‘her müşteriyi ayrı bir segment olarak kabul edin’ şeklinde demeçler de duymaktayız.

Sistem birey etrafında dönüyorsa, markaya özel değil, kişiye özel çalışmalar hazırlanmalı! Biliyoruz ki fastfood sevmeyen bir bireye ‘çok lezzetli hamburger yapıyorum ve satıyorum’ demek anlamsız olacaktır. İşte o bireyin neyi sevdiğini bilmek için onun satın alma davranışlarını takip etmek, çıktıları kayıt etmek ve kayıtlı datayı doğru analiz etmek zorundayız. Sonuçta müşteri ne kadar iyi tanınırsa, kendisi ile o kadar doğru iletişime geçilebilir ve sunulan hizmet o derecede özelleştirilebilir. Unutmamak gerekir ki bir ilişkinin ömrünü doğru iletişim ve karşılıklı fayda belirlemektedir.

Yukarıda bahsettiğimiz nedenler doğrultusunda hareket eden birçok marka, artık bir sadakat programına sahip.

Markalar sadakat program altyapılarını kurarak,

  • Müşterim kimdir?

  • Ne sıklıkla benden alışveriş yapıyor?

  • Hangi mağazalarımı kullanıyor?

  • Hangi ürünlerimden hoşlanıyor?

  • Hangi kampanyalarımdan faydalanyor?

gibi soruların cevaplarını alabiliyor hale geliyorlar.

Ancak asıl önemli nokta şu: Gerçekten de bu soruların cevabını alabiliyorlar mı? Ya da müşterilerini yalnızca kendi markalarının duvarları içindeki davranışlarıyla ne kadar tanıyabilirler?

Sadakat programlarının en gözde oyuncularından biri olan sadakat kartlardan bahsedelim biraz. Kendi adıma bir dönem sadakat kartların işe yaramaz olduklarını düşünmüştüm. Asla lazım olduğunda yanınızda olmazlar ya da cüzdanınızdaki onlarca kart arasında bulmak işkence olacağından, işinizi hızlandırmak adına onsuz işlem yaparsınız. Sadakat kartını en çok kullananlar markanın kasasındaki çalışanlardır kuşkusuz. Büyük bir yardımseverlikle kendi kartlarını sizinle de paylaşırlar. En kötüsü de her defasında müşteriye yeni bir sadakat kartın verildiği durumlardır. Bir müşteride markanıza ait maksimum kaç sadakat kart bulunabilir gibi trajikomik bir soru çıkar ortaya.

Son dönemlerde bir çok işletme bunun farkına varmış olacak ki kartsız da kart varmış gibi işlem yapabilmek adına kolları sıvamış durumda. Bir yıl önce Turkcell teknoloji zirvesinde Migros CRM Müdürü Kına Demirel müşterilerinin Money Club kart olmadan da karta ve müşteriye özel avantajlardan faydalanabilmeleri için çalışmakta oldukları bilgisini vermişti. Uzun zamandır, Migros’un herhangi bir mağazasında cep telefon numaranızı belirterek Money Club kartınız yanınızda olmasa da kartınızla işlem yapabiliyorsunuz. Hem müşterinin hem de işletmenin kazandığı bu durum sadakat kart sisteminin gerçekten amacına uygun hizmet ettiği bir örnektir.

Bilgi güncelliği ve sadakat kart tekilliği ile ilgili Watsons’un yaptığı son çalışma da oldukça hoşuma gitti. Hızlıca kasada verilen kartı evinizde web sitesinden aktive ederek kullanabiliyorsunuz. Kartla birlikte verilen küçük avantajlar paketi, aktivasyon sırasında sizi tanımak için sorulan soruları hızlıca cevaplayarak kartınızı aktive etmeniz için gerekli motivasyonu da sağlıyor.

Sadakat programları dünyasında sadakat kartlar ya da kartların yerini tutabilecek diğer oyuncular (login sistemli web siteleri, mobil uygulamalar vb.) en nihayetinde hep aynı amaca hizmet ediyor Müşteriyi daha yakından tanıyarak doğru zamanda doğru yerde olup ihtiyacına karşılık verebilmek. Unutmamak gerekir ki sadece memnun bir müşteri, sadık müşteri olabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bahçeşehir Üniversitesi “Stratejik Marka Yönetimi ve Pazarlama” yüksek lisans programını bitiren Hülya Soytürk, Grafik tasarım, front-end & back-end development, Web & Grafik eğitmenliği gibi teknik bir çalışma hayatı arkasından dijital pazarlama ile pazarlama dünyasına giriş yapmıştır. Son iki yıldır CRM ve sadakat programları ile ilgilenmektedir ve profesyonel hayatına Ketchup Loyalty Marketing’de Program Manager olarak devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

Electroneum Nedir ve Nasıl Alınır?

Electroneum‘u henüz duymamış olabilirsiniz ancak yakında epey ismini duyacağız gibi görünüyor. Son zamanlarda bir ‘coin’dir gidiyor, dijital para gün geçtikçe daha çok hayatımıza giriyor. Çoğu kişi bitcoine yatırım yaptı, koltuğunda arkasına yaslandı ve olacakları bekliyor. Fakat kripto paralar üzerine para yatırmak çok da kolay değil. Küsüratlar, hesaplamalar biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. Electroneum biraz daha kolay bir dijital para platformu sunuyor.

Elektroneum Nedir?

Electroneum, kripto para birimlerinin erişilebilirliğini artırmayı vaat eden bir mobil şifreleme hacmidir. Para birimi, mobil oyun ve çevrimiçi kumar pazarlarını yakalama hedefiyle oluşturuldu.

Electroneum‘un asıl hedefi mobil dünya. Mobil uyumlu, hızlı işlemler ve kolay mikro ödemeler için uyumlu. Her türlü bilgisayar ve mobilde desteği var ve telefonunuza indireceğiniz bir uygulama ile telefondan electroneum biriktirebiliyorsunuz.

 

Electroneum’un Farkı Ne?

Electroneum’un kurucusu ve deneyimli teknoloji girişimcisi Richard Els “Daha önce hiç satın almayı denediniz mi bilmiyorum. Herhangi bir alışverişi Bitcoin ile yapmak gerçekten zor! Dünyanın ihtiyaç duyduğu şeyin, erişmesi ve kullanması kolay bir kripto para olduğunu anladım. Sıradan bir mobil kullanıcıyı düşünülerek Electroneum’u geliştirdik.” şeklindeki açıklamasıyla pek çok soruyu cevaplıyor aslında.

Electroneum‘un mobil hedefli olduğunu söylemiştik. En büyük farkı ve kolaylığı burada zaten. Bunun dışında bitcoin’den daha yüksek bir toplam arz ile, daha anlaşılabilir bir işlem sunmayı planlıyor.

Electroneum, hızlı mikro işlemleri mümkün kılar ve farklı oyunlar, uygulamalar, kullanıcılar arasında kolayca aktarılabilir. Android ve Apple tüm telefonlara indirilebilir bir mobil uygulaması mevcut. 

Ethereum gibi mevcut blok zincirleri temel alan birçok şifreli para biriminin aksine, kendi amaçlı blok zinciri mevcut. Blok zinciri orijinal bitcoin eşliğinde kaynak koduna dayanır.

Electroneum Nasıl Alınır?

Cryptopia sitesinden bir hesap açarak işe başlayabilirsiniz. Şimdilik yalnızca Yeni Zelanda bankalarından ödeme aldıkları için bitcoin, litecoin gibi başka bir coin ile sisteme giriş yapabiliyoruz. Günlük sabit bir limiti var. o yüzden kimlik vs. göndermenize gerek kalmadan alım satıma başlayabilirsiniz.

Bitcoin satan herhangi bir borsa veya aracıdan bitcoin alabilirsiniz. Direk bitcoin’in sitesinden, btcturk, paribu vb sitelerden de alım yapabilirsiniz.

Tek yapmanız gereken, satın almadan önce, cryptopia sitesinde sağ üst köşede kullanıcı isminizin yanında yer alan bitcoin simgesine tıklayıp “balance” linkini tıklamak. Oradan “search” kısmına btc (bitcoin) yazıp karşınıza gelen yazılardan “action” kısmının altında yer alan yeşil oka tıklamak ve açılan sayfadaki “deposit address” yazan bölümde yer alan kodu kopyalamak.

Daha ayrıntılı bir şekilde görmek isterseniz görsellerle anlatılan linke tıklayabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Alibaba Otomobil Piyasasına Afili Bir Giriş Yaptı

CNN Türk’ün haberine göre Çin’in ve dünyanın en büyük e-ticaret firmalarından Alibaba, otomat işine giriyor. Ancak firma burada da büyük oynuyor ve bildiğimiz kola / cips aldığımız otomatlardan yukarısını hedefliyor. Firma otomat ile otomobil satmak istiyor. Alibaba, kendi vatanına devasa bir otomat inşa ederek müşterilerine otomat ile araba satmayı hedefliyor.

Firmanın bu hamlesindeki asıl amacı, otomobil alımını “kutu kola alır gibi” kolaylaştırmak. Firma ayrıca ürün gamında da büyük oynayarak lüks otomobiller satmayı planlıyor. Uzun ve büyük bir yapıdan inşa edilmesi düşünülen otomat, lüks otomobiller ile donatılacak.

Müşteriler, Alibaba tarafından geliştirilen Taobao alışveriş uygulamasını kullanarak ilgilendikleri arabaları tarayabilecekler. Uygulamayı oldukça basit bir ara yüzle sunacak olan Alibaba, bununla ile ilgili bir video da yayınladı.

Otomobilleri satın almak isteyen müşteriler ise otomatın mobil uygulamasını cihazlarına indirecek ve satın alma işlemine başlayacak. Beğendiği modeli seçen müşterinin, Alibaba’nın Susamı kredisi iyi durumdaysa yüzde 10 ödeme yaparak aracını otomattan alabilecek. Fiyatın geri kalanı ise aylık taksit şeklinde ödenebilecek. Firma, otomobil otomatını bu yılın sonlarına doğru Çin’de kullanıma sunmayı hedefliyor.

Otomobil ile araba satmanın yeni bir girişim olmadığını belirtelim. Benzer bir uygulama 2013 yılında Amerika’da Carvana tarafından yapılmıştı. Singapur merkezli Autobahn Motors ise 15 katlık dünyanın en uzun otomobil otomatını hizmete sunmuştu. Firmanın sattığı araçlar içerisinde Ferrari, Porsche, BMW ve Bentley gibi büyük markalar bulunuyor.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link