Pazarlamada Hedefleme mi? Üzgünüm Ama o Öldü!

Geleneksel dönemi temsil eden birçok marka yöneticisi ürününün tanıtımı ve tutundurulması için, seçtikleri hedef kitlenin özelliklerine göre stratejiler geliştirir. Haksız da sayılmazlar çünkü ürünü tutundurabilmek için öncelikle tüketicide o ürünle ilgili algının oluşturulması gerekir.

Ürünle ilgili algının her yaş ya da gelir grubunda eşit bir şekilde oluşması neredeyse imkansızdır. Çünkü her grubun ayrı bir düşünce yapısı ve seçim alışkanlığı vardır.  24 yaşında bir lastik tamircisine ürünün dayanıklılığından bahsedilirken, 39 yaşında bir iş adamı ürünün konforu ile ikna edilmeye çalışılır. Bu durumun doğal bir sonucu olarak da hedefte yer alan her kitle grubuna farklı bir ses tonu ile seslenmek durumunda kalınır.

Dijitalin hayatımıza entegre olması ile birlikte oyunun kuralları da, seyri de değişiyor elbette. Gelenekseldeki segmentasyon odaklı çözümler, dijitalde yerini davranış odaklı pazarlamaya bırakıyor.

Peki nedir bu davranış odaklı pazarlama?

Davranış odaklı pazarlama, websitesine giren kullanıcıların hareketlerinin gözlemlendiği ve bu hareketlere göre taktikler üretilerek dönüşümün arttırılmaya çalışıldığı yeni nesil bir dijital pazarlama stratejisidir. Bu stratejinin asıl amacı websitesine giren kullanıcıların potansiyel birer müşteri gibi görülmesi ve bu doğrultuda gerçek zamanlı tekliflerin hazırlanmasıdır.

Ben buradaki metadolojinin 3 basit süreçten oluştuğunu düşünüyorum.

  1. Site Öncesi
  2. Site İçerisi
  3. Site Sonrası

Davranış odaklı pazarlama, websitesini ziyaret eden kullanıcıların siteye girmeden önce yapmış oldukları eylemlerin ve site üzerindeki davranışlarının izlenerek kaydedilmesi ile devreye girer. Kaydedilen bu verilere göre site içerisindeki kullanıcılara en optimum içerik ve tekliflerin gösterilmesi sağlanır. Kullanıcı bu teklifleri beğenmeyip siteden ayrılmış olsa dahi retargeting yoluyla yeniden siteye getirilirinceye kadar devam eder.

Tablo: Davranış Odaklı Pazarlama Evreleri

Site Öncesi Site İçerisi Site Sonrası
Ana Hedef Siteye kullanıcı çekmek (Edinim) Dönüşüm (Conversion) Tekrar kazanım
Ana Araç Arama Motorları, reklam kanalları Website Analiz Uygulamaları Yeniden Hedefleme
Ana Tetikleyici Arama terimleri, kreatifler Site içi davranışlar Reklam kampanyaları

 

Bir e-ticaret sitenizin olduğunu ve bilgisayar sattığınızı hayal edin. Sizce hedef kitleniz, geleneksel pazarlamacıların belirlediği 18-24 yaş arası,  C1 gelir düzeyinde ve bekar erkekler mi yoksa bilgisayar almak için internet üzerinde araştırma yapan kişiler mi?

Aynı şekilde LCD televizyon sattığınızı varsayalım. Hedef kitleniz Google’a, forum sitelerine, sözlüklere girip LCD televizyon hakkındaki yorumları okuyan, LCD televizyonların özelliklerini karşılaştıran bireyler olmalı.

Kullanıcının sitenize girdiğinde yapmış olduğu tıklamalar, site içerisindeki sayfalarda geçirdiği süre, hangi aramaları yaptığı, hangi sayfalarda veya alanlarda daha çok vakit geçirdiği gibi birçok veriyi kullanıcı ile eşleştirip onun tüm davranışlarını içeren bir veri havuzu oluşturabiliyoruz.

Kullanıcının davranışları sonucunda elde ettiğimiz bu verileri ister sitedeyken, istersek de sitemizden çıktığında satın almayı tetikleyecek şekilde aksiyona dönüştürebiliyoruz. O halde neden bir yaş aralığı ya da başka bir demografi belirleyip atacağımız kurşunun menzilini kısaltıyoruz ki?

Websitesini ziyaret eden kullanıcı emekli bir öğretmen de olabilir savaş uçağı pilotu da. Kim olduğu dijital pazarlamacılar için önemli değil; eğer siteye ulaşmışsa o artık potansiyel bir hedeftir ve o andan itibaren tüm davranışlarını kaydederek anlamlı sonuçlar elde etmek ve bu sonuçları satışa dönüştürebilmektir dijital pazarlamacının öncelikli amacı.

Dijital çağ ile birlikte pazarlamayı basite indirgemek gerekiyor. Dijital pazarlamacılar olarak hedefiniz ürününüzü almak için internet araştırması yapan insanlar olmalı. Bırakın diğer kısımları geleneksel pazarlamacılar halletsin.  

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

1 Comment

  1. Bu yazının başlığı geleneksel hedefleme yeterli değil olmalıydı. Yazıda hedeflemenin öldüğünü iddia edip başka türlü bir hedeflemeden bahsediyorsunuz. Davranış odaklı pazarlamanın evrelerinde bile yeniden hedefleme var. Bölümlendirme,hedefleme,konumlandırma pazarlamanın değişmez prensipleridir. Yöntemleri ise herşeyde olduğu gibi değişime açıktır.

Bir Cevap Yazın

Sadakat Programlarında Geçmişten Günümüze Türkiye

Türkiye’ de Sadakat Programlarının temeli, Interlink Şirketler Grubu tarafından 1991 yılında atılmış bulunmakta. 1987 yılında %100 yerli sermaye olarak kurulan Interlink, ilk senelerinde Direkt Pazarlama yöntemiyle çoğunluğu elektronik olan ürünler satmaktaydı. Bu süreçte de Takse, TV Satış Kanalı, Kredi Kartı Taksitlendirme gibi Türkiye’ nin birçok kayda değer ilkini gerçekleştirdi. Bu ilklerden en önemlisi ise Sadakat Programları oldu. O zamanların büyük bankalarından olan Pamuk Bank’ ın Pamuk Para projesi, banka ve Interlink ortak çalışmasıyla hayata geçti. Şimdiki dijital sistemlerin aksine, o günün teknolojisiyle bütün imkanlar kullanılarak yapılan bu projede müşteriler, kredi kartı ekstrelerinin ekinde o ay yapmış oldukları harcamalarından kazandıkları puan miktarlarını görmekteydiler. Kendilerine dağıtılan basılı hediye kataloglarında da hangi hediyenin kaç puan olduğunu görüp, puanları istedikleri hediyenin puanına ulaştığında siparişlerini vermekteydiler. Bu siparişleri katalogların arkasında bulunan Hediye Talep Formlarını doldurup göndererek yapmaktaydılar. Hediyelerin seçilip kataloglara yerleştirilmesinden katalogların oluşturulup basılmasına, hediyelerin tedarik edilip gönderilmesinden ürün veya kargoda çıkan herhangi bir problemle ilgilenmeye kadar Pamuk Para projesinin tamamı Pamuk Bank – Interlink ortak çalışmasıyla yönetilmekteydi. 

Pamuk Para projesinin katkılarını gören diğer bankalar da hemen bu işe girmek istediler. O yıllarda aynı işleyiş içlerinde Garanti Bankası, Yapı Kredi Bankası ve Akbank’ ın da olduğu 22 bankaya daha uygulandı ve Türkiye’ de Sadakat Programları gerçek anlamda ilk bankalar kanalıyla başlamış oldu. Takip eden yıllarda ise farklı sektörlerden firmaların, Puan Sisteminin bankalara yarattığı katma değeri görmesi çok uzun sürmedi. Bankalar kanalıyla onlar da bu sistemi uygulamak istediler ve Puan Sistemi onlara da açıldı. İşte o zaman, Türkiye’ de Sadakat Programları çığ gibi büyüdü. Puan Sistemi her sektörden çeşit çeşit firmaya uyarlandı ve gerek B2B, gerek B2C birçok markanın müşterisi (Bakkallar, Sigorta Acenteleri, Lastik Bayileri, Satış Temsilcileri, Son Tüketiciler, Boya Ustaları vb….) ilgili markalardan yaptıkları alımlar karşılığında puanlarını kazanıp hediyelerini sipariş etmeye başladılar ve bu müşterilerin marka sadakatleri arttı. 

Günümüzde büyük bir marka olmanın ilk kurallarından biri bir Sadakat Programı yürütüyor olmak. Bir marka ne kadar uzun yıllar bir Sadakat Programı yürütüyorsa o kadar fazla ve sağlıklı veriye sahip oluyor. Bu veriler Know – How ve Big Data konularında büyük avantajlar sağlamakta. Günümüzde markalar, hem kendi verilerinden yararlanarak, hem de ilgili kuruluşlardan yardımlar alarak yeni bir programa veya kampanyaya başlamadan onun başarılı olup olmayacağını görebilmekte. Tabii bunun için en başında iyi analizlerle bir yerden başlanması, sonrasında alınacak aksiyonlarda ise bu başlangıçtan yola çıkılması gerekmekte. İlk kampanyanızın başarılı olması tabii önemli ama başarısız olsa bile bir sonraki kurguyu ona göre değiştirmek önemli. 

Peki günümüzde Sadakat Programlarının geldiği son nokta nedir? Aslında Sadakat Programları temelinde bir oyundur. Belli kriterleri yerine getirir ve sondaki havuca ulaşırsınız. Bu havuca ulaşmak için aslında yıllarca kullanılmış tek kriter satın alma işlemiydi. Satın almanı gerçekleştir, puanını kazan ve hediyeni sipariş et. Daha sonralarda teknolojinin de gelişmesiyle araya başka kriterler girdi; İzle Kazan, Oyna Kazan, Kendini Göster Kazan vb. Bu aksiyonların hepsinin de genel adına “Gamificition (Oyunlaştırma) dendi. Oyunlaştırma, şu anda Sadakat Programlarının geldiği son nokta diyebiliriz. Burada kafalar biraz şöyle karışabilir; zaten Sadakat Programlarına temelde bir oyun demiştik, şimdi içindeki modüllere de mi oyun diyoruz? Ben buna aslında Sadakat Programları özünü buldu demek istiyorum. Artık firmalar diledikleri her kritere puan verebilir konumdalar. Buna en iyi örneklerden biri sigara içmeyi bırakan çalışanlarına puan kazandıran Vodafone diyebiliriz. Günümüzde sadece birkaç firma bu bahsettiğim teknolojilerin hepsine sahip, Oyunlaştırmalarla donatılmış portalları oluşturabilmekte. Dilerim ki zamanla eğitim videoları izletip, sorular çözdürüp, anketler doldurup, sosyal medyada paylaşımlar yaptırıp, oyunlar oynatıp puan dağıtılmasını sağlayabilen firma sayısı daha da artar ve Sadakat Programları sektörü artan rekabet sayesinde daha da büyür. Bunu ekonomi mezunu biri olarak gönülden söylediğimden emin olabilirsiniz.  

 

 

 

 

 

 

Bu kadar yaygın olması sebebiyle Türkiye’ de başarılı ticaretin altın kurallarından birinin Sadakat Programı uygulamak olduğunu söyleyebiliriz. Siz de firmanızda bir yenilik yapmak, varsa mevcut sisteminizi iyileştirmek veya son teknolojileri kullanarak Oyunlaştırma Dünyasına girmek istiyorsanız hemen doğru bir partnerle Sadakat Programı uygulamanızı başlatın derim. 

Bu yazı konuk yazarımız Can Taşçıoğlu tarafından yazılmıştır.

Can Taşçıoğlu hakkında:

1992 yılında doğan Can Taşcıoğlu eğitim hayatına Hisar Eğitim Vakfı’ yla başlayıp İstek Atanur Oğuz İlköğretim Okulu ve Lisesi ile devam etti. Lisede bir yaz Londra’ da bulunan Dulwich College’ da dil eğitimine katıldı. Üniversitede Koç’ un Ekonomi bölümünü %25 bursla kazandı. Üniversite yıllarında Koç Üniversitesi’ nin aktif kulüplerinden Pazarlama ve İşletme Kulübü gibi kulüplerinin köklü etkinliklerinde pek çok kez hem görev aldı, hem de katılımcı oldu ve kendini Pazarlama alanında geliştirdi. Gene Üniversite yıllarında Los Angeles’ da UCLA – Koç iş birliğiyle UCLA’ de seçmeli dersler aldı. Okuduğu dönemde MNG Kargo ve INTERLINK ŞİRKETLER GRUBU’ nda staj yaptı. Üniversiteden hemen sonra 1 yıllığına New York’ a yerleşti ve Manhattan Institute of Management’ ta Pazarlama alanında Setifika Programına katıldı. Aynı zamanda Venture X Yatırım Danışmanlığı firmasında staj yaptı. 

Türkiye’ ye döndükten sonra Sadakat Programlarında lider firma olan INTERLINK ŞİRKETLER GRUBU’ nun satış ekibinde Sistem Koordinatörlüğüne başladı. Günümüzde portföyünde AKBANK’ tan UNILEVER’ e, LUFTHANSA’ dan VODAFONE’ a birçok yerli ve çok uluslu firmanın farklı kanallarda Sadakat Programlarını yönetmekte. 

INTERLINK’ in Dijital Hediye Katalogu olan “Kurumsal B2C” ye eklettiği Sosyal Sorumluluk kategorisi sayesinde INTERLINK’ e Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği’ nden 12. Birleşmiş Milletler Global Hedefi olan “Sorumlu Tüketim ve Üretim” dalında ödül aldırdı. Sonrasında ise Loyalty Magazine Awards’ da aynı projeyle bireysel olarak “Sadakat Programlarında Kırk Yaşın Altında Otuz Kişi” den biri seçildi ve son derece prestijli olan bu etkinlikte Tower of London’ da ödülünü aldı. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Avrupa Dijital Reklam Yatırımları 5 Yılda 2 Katına Çıktı

  • Türkiye dijital reklam yatırımları, 2016 yılına göre yüzde 15,5 oranında artarak Avrupa’nın en hızlı gelişen ilk 10 pazarının içinde yer aldı.
  • Mobil display yüzde 40’dan fazla büyüyerek toplam display pazarının yüzde 42’sini oluştururken, video bunun dörtte birinden fazlasını oluşturdu.
  • Dijital reklam yatırımlarında en büyük pazar 15,6 milyar Euro ile İngiltere’de. 
  • İlgili yazı; ABD’de dijital reklam yatırımları, Türkiye’nin toplam reklamlarının 40 katı

Her yıl Interact konferansında açıklanan IAB Avrupa AdExbenchmark raporuna göre dijital reklam yatırımları 2017 yılında yüzde 13,2 oranında artarak 48 milyar Euro’ya yükseldi. 

Geçmişten Günümüze dijital reklam yatırımları

pastedGraphic.png

Toplam yirmi pazar çift haneli büyürken, çalışmaya katılan 27 ülkede Mobil çift haneli büyüme ile dikkat çekti. Mobil display yüzde 40’dan fazla büyüyerek toplam display’inpazarının yüzde 42’sini oluştururken, video bunun dörtte birinden fazlasını oluşturdu. Yüzde 38 büyüyen Sosyal medya,display’deki payını artırırken 4 kat büyüyen videonun yanında non-video display yüzde 35 büyüdü. Videodaki büyüme, yüzde 73,4’lük artış ile out-stream’den gelirken, in-stream’de yüzde 6,9 büyüme yaşandığı görüldü.  

Türkiye dijital reklam yatırımları, 2016 yılına göre yüzde 15,5 oranında artarak Avrupa’nın en hızlı gelişen ilk 10 pazarının içinde yer aldı.

2017 Avrupa Dijital Reklam Yatırımları

Dijital reklam yatırımlarında yüzde14,9’luk bir büyümeyle arama motoru ve ilan sayfaları çok yüksek bir performans gösterdi ve19,3 milyar Euro’ya ulaştı.

Arama motoru reklam yatırımları yüzde 14,4’lük bir büyüme oranıyla yılı 21,9 milyar Euro ile tamamladı ve böylece en büyük online reklam formatı olma özelliğini devam ettirdi.

IAB Avrupa CEO’su TownsendFeehand sonuçları şu sözlerle değerlendirdi:Dijital reklam yatırımları, bu yıl da Avrupa’da içeriğin ve tüketici deneyimlerinin önemini ispatlayarak çift haneli büyüme yaşadı. 3 gün sonra yürürlüğe girecek GDPR sektörümüz için bir dönüm noktası olacak. Kullanıcı deneyimlerini geliştirmeye devam ederek djital reklamcılığın Avrupa ekonomisine sağladığı katkıyı sürdürmeliyiz”.

IHS Technology Reklam Araştırmaları Direktörü Daniel Knapp ise görüşlerini şu cümlelerle paylaştı: “2017’de Sosyal medya, mobil, video ve arama motorureklamcılığı Avrupa online reklam yatırımlarının büyümesinde ana oyuncular oldu.Bağlantı,konum, duygu ve satın alma yolunun gücü dijital reklamları günümüzün markaları için çok yönlü ve vazgeçilmez kılıyor”.

2017’de CEE (Merkez ve Doğu Avrupa) bölgesinde en yüksek büyüme oranı yakalayan 3 ülke:

  1. Belarus – Yüzde 33,9
  2. Sırbistan – Yüzde 23,7
  3. Rusya – Yüzde 21.9

2017’de olgun pazarlarda da büyümenin devam etmesi (Avrupa ortalamasıyla orantılı veya üstünde) pazar doygunluğunun yenilik ve büyümeyi engellemediğini gösterdi. İngiltere (Yüzde 4,3), Norveç (Yüzde16,6), İsveç (Yüzde 18,4), İsviçre (Yüzde 12,5) ve Danimarka (Yüzde 9,7)’da çift haneli büyümeler gerçekleşti.

Dijital reklam yatırımları bakımından en büyük 10 Pazar:

  1. İngiltere – 15,6  milyar Euro
  2. Almanya – 6,6 milyar Euro
  3. Fransa – 5,1 milyar Euro 
  4. Rusya – 3,3 milyar Euro 
  5. İtalya– 2,6 milyar Euro 
  6. İsveç– 1,8 milyar Euro 
  7. Hollanda – 1,8 milyar Euro 
  8. İsviçre – 1,8 milyar Euro 
  9. İspanya – 1,8 milyar Euro 
  10. Belçika – 1 milyar Euro 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link