Online Pazarlamada Tek Bir Doğru Yok 0

Pazarlamada değişkenler çok fazla olduğu  tek bir doğru maalesef bulunmuyor. Aynı durumun daha vahim bir versiyonu dijital pazarlama için de geçerli. Birazdan vereceğim örnek  “doğru”yu bulmaya çalışan bir internet girişimcisi ile alakalı.

Bir yazılım pazarladığınızı düşünün. Bu yazılım için bir landing page’iniz var ve bu sayfadaki “download” butonuna tıklayan kullanıcılar o yazılımı ücretsiz olarak indirebiliyor (hemen aşağıda ekran görüntüsü mevcut).

Üst yönetim sizden bu yazılımı daha çok kişinin indirmesini istedi (Zaten hep böyle olmaz mı?). Bu durumda yol planınız aşağıdakilerden hangisi olurdu?

  • Adwords
  • FB reklamları
  • SEO
  • remarketing
  • seeding

Screen Shot 2014-05-03 at 6.23.34 PM

Yukarıdaki seçeneklerde bulunan yöntemlerin neredeyse tamamı zaman ve bütçe gerektiriyor. Bu yöntemlerin haricinde aklınıza herhangi bir yöntem geldi mi?

Hindistan’da yaşayan Paras Chopra isimli teknoloji girişimcisi, yukarıdaki yuvarlak içine alınmış alanda çeşitli denemeler yaptı. Kimi zaman “Download” yazısını kaldırıp “Download for free” yazdı, kimi zaman da yazının rengini değiştirerek kullanıcıların aksiyonunu ölçtü. Bu ölçümlemelerine de numaralar vererek, yazılımın  hangi kombinasyonda daha çok indirildiğini hesapladı. Toplam 12 farklı versiyon deneyen Chopra’nın denemeleri şu şekilde;

Screen Shot 2014-05-03 at 6.46.57 PM

Default olarak sunulan (1 numara) indirme butonunun dönüşüm oranı %39.4 iken, denemeler sonucunda bu dönüşüm oranının %63.2’ye kadar çıktığını gözlemledi. Yani bu, küçük bir kaç oynama ile %60 civarında bir indirme artışı sağlandığı anlamına geliyor.

Sizce de süper bir rakam değil mi?

Peki sizce yukarıdaki numaralandırılmış versiyonlardan  hangisi, indirme hızını %63.2’ye çıkartmış  olabilir? 

Fazla meraklandırmadan yanıtın olduğu görsele geçelim;

Screen Shot 2014-05-03 at 7.20.57 PM

10 numaralı deneme olan kırmızı puntolu “Download For Free” indirilme sayısını en çok arttıran opsiyon olmuş. Bunun en büyük nedeni ise “for free” yazısının “download“ın sonuna eklenmesi. Çünkü insanları en çok bedava olan şeyler cezbediyor. Etkileşimi en çok arttıran 3 opsiyondan 2’sin de sonunda “for free” olması bunun en büyük kanıtı.

Yazının başında sorduğum “hangi yolu seçerdiniz?” sorusuna  Facebook reklamı, Adwords, SEO, remarketing gibi seçeneklerden birinin yanıtını verdiyseniz, online pazarlama konusunda hala gidecek yolunuz var demektir. “Download butonunun şeklini değiştirirdim” dediyseniz de sevinmenize gerek yok; çünkü belki indirilme sayısını %63.2’den daha yukarı çıkartacak yöntemler vardır. Denemeden kimse bilemez :)

İşte bu yüzden Online pazarlamada tek bir doğru bulmanız çok zor.

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Pazarlamacıların Dikkatine Z Kuşağı En Çok Youtube’da Zaman Geçiriyor 0

Yapılan araştırmaya göre, dijital dünyanın içine doğup yetişen Z kuşağı, yüzde 97 oranı ile en çok YouTube’da varlık gösteriyor.

Z Kuşağının yüzde 97’si YouTube’da

Yapılan araştırmaya göre, dijital dünyanın içine doğup orada yetişen Z kuşağı, yüzde 97 oranı ile en çok YouTube’da varlık gösteriyor. Kendi yaşıtlarının günlük hayatını yakından takip eden bu nesil, günün trendlerine uygun olarak eğlenceli videolar üreten kanallara abone oluyor, sevdikleri oyunların videolarını izliyor.

Dijital dünyada çocukların konuştuğu konuların başında yüzde 38 oranı ile oyun başlığı gelirken, bu oran çocuğun oyun karakterleri ve oynadığı oyunlardan ne kadar etkilendiğinin de göstergesi oluyor. Z kuşağının diğer ilgi alanları ise yüzde 34 ile trendleri ve gündemi takip ettikleri Vlog’lar, yüzde 19 ile yaşıtlarının gündelik aktiviteleri, yüzde 6 ile oyuncaklar ve yüzde 3 ile çocuk kanalları olarak sıralanıyor.

Z kuşağı iletişimde mizahı öne çıkarıyor

Teknosa araştırmasında, Z kuşağının iletişim ve konuşma dilinde öne çıkan özellikleri de ortaya çıkıyor. Fenomenlerin yüzde 35’i spontane ve mizahi bir iletişim tonu tercih ederken, sırasıyla yüzde 28’i heyecanlarını belli eden, yüzde 25’i ikili konuşma şeklinde, yüzde 6’sı bilgilendirici ve yüzde 6’sı ise arkadaşlarıyla konuşur gibi samimi bir dil kullanıyor.

Çocukların iletişim içeriklerini kimin yönlendirdiği konusunda ise bir eşitlik söz konusu. Çocuklar, kendi içeriklerini üretmekte istekli olduğu kadar, aileler de aynı oranda onlara destek oluyor. Çocukların yüzde 37’si içerik konularını kendi üretirken, yüzde 37’si ailesinden destek alıyor. Geriye kalan yüzde 26’sı ise bu işi profesyonel olarak yapan kişiler tarafından yönlendiriliyor.

Dijital dünya gelişimi olumlu etkiliyor

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından birisi ise dijital dünyanın çocukların sosyal hayatına etkisi. Dijitalleşme, davranış biçimlerini değiştiriyor. Yüz yüze iletişimi kısıtlı hale getiren dijital dünya, yüzde 30 oranında çocukların sosyallik durumunu olumsuz etkilerken, çocukların gelişimi ve eğitimine olumlu katkısı ise yüzde 37 olarak belirleniyor. Dijital dünya, okul hayatına yüzde 22 etki ederken, aile içi iletişim ve kültürel değişimlere etkisi yüzde 11 olarak görülüyor.

Dünyayı Değiştiren Reklamlar 1

1941 yılının 1 Temmuz’unda, NBC’de verilen beyzbol maçının devre arasında yayımlanan 10 saniyelik ‘Bulova’ saatleri reklamı, bugün dünyanın ilk televizyon reklamı olarak gösteriliyor. 1941 yılında gösterilen bu ilk reklamın bütçesi ise toplam 9 dolar maliyetindeydi.

Amerika’daki ilk gazete reklamı, satılığa çıkarılan bir daire adına 1704 yılında verilmişti. O günden bu güne reklam sektörünün geldiği nokta gözler önünde. Fakat hızına yetişmekte güçlük çektiğimiz bu gelişim içerisinde öyle reklamlar var ki, gerek yazılı mecrada gerek görsel mecrada dünyada birçok şeyi değiştirme ve dikkat çekme konusunda en başa yazılmayı başardılar.

İşte o reklamlardan bazıları ve dünyayı değiştiren reklamlar :

1942 – We can do it!

we-can-do-it

Dünya savaşı sırasında Westinghouse Electric tarafından, fabrikada çalışan kadın işçilere moral olarak yayınlanan poster, bugün birçok alanda güçlü kadın figürünü yansıtan bir karakter olarak kullanılmaya devam ediyor.

1954 – Marlboro Man

1954-the-marlboro-man

Leo Burnett Corporation tarafından 1955 yılında yaratılmış, Marlboro sigaralarını dönüşüme uğratarak kadın kullanıcı kitlesinden erkek kullanıcı kitlesine geçirmek için tasarlanmış olan Marlboro Man, aynı zamanda dönemin filtre edilmiş tütün endüstrisinin de reklam gücünü ön plana çıkararak dünyada benzer sektör reklamlarının, özellikle sigarada erkek kullanıcı kitlesinin başını çekti.

1959: Think Small

1959-Think-small-campagne-VW-02

Volkswagen’in “Küçük Düşün” kampanyası dönemin reklam ajansı Doyle Dane Bernbach tarafından yaratıldı ve aslen 1950’lerin kitlesel tüketim ile halkın büyüyen hoşnutsuzluğu dile getirilmeye çalışıldı. Rakiplerinin lüks yapısına nazaran, daha basit ve satış odaklı bu dönüşüm özellikle reklamda sadelik gibi kendi tarzındaki reklam furyasının da başını çekmeyi başardı.

1983: Friends Don’t Let Friends Drive Drunk

friends-dont-let-friends-drive-drunk-1983-before-this-ad-it-was-actually-acceptable-to-down-a-few-drinks-and-get-behind-the-wheel

Türkiye’deki kamu spotu tarzı reklam furyasının, dünyada başını çeken ilanlardan biri olan çalışma, 1983 yılında alkollü araç kullanımından doğan ölümleri yüzde 50’den yüzde 31 civarına çekerek döneminde büyük bir başarı elde etmiş. Ardından yarattığı etki alanı ile birlikte, benzer reklam kültürünü de dünyaya kazandırmayı başarmış.

1980: Coca-Cola’nın 1980 Super Bowl Reklamı

Super Bowl’da yayınlanan reklamların tarihte iz bırakıp, uzun süre gündemde kalmaları sık rastlanan bir durum. Coca-Cola’nın 1980 Super Bowl’unda yayınladığı ‘Mean Joe’ Greene reklamı bunların başında geliyor. NFL’in efsane savunma oyuncularından Joe Greene’in soyunma odasına sekerek, sinirli bir biçimde giderken göründüğü sahnede, kendisine çekinerek içeceğini ikram eden çocuğa karşılığında formasını hediye ettiği film hala tüm zamanların en etkili reklam filmlerinden biri olarak anılıyor.

1988: Just do it.

jdi

Bugün 25 yaşında olan slogan, özellikle net aktarımı ile reklam sektörünün en unutulmazları arasında gösterilebilir. Nike’ın ilk olarak bu sloganla çıktığı reklam 80 yaşında spor yapan bir adamı anlatıyordu.

1988: Joe Camel

20060405113952

Camel markasının 1988 yılı yıldönümü kutlamasına özel hazırlanan reklamda canlandırılan deve maskotu, 1970’lerden gelen bir İngiliz Deve reklamında ilham bulundu. Fakat reklamın yayınlanmasının ardından anti sigara savunucuları tarafından açılan dava ile birlikte yüklü bir cezaya çarptırılan reklam, aynı zamanda bugün herhangi bir tütün ürünü reklamında tüm maskot veya karikatür tarzı etkilerin de yayınlanmasına yasak gelmesine sebep olmuştur.

2012: Red Bull Stratos

Red-Bull-Space-Jump

Red Bull’un çılgın Avusturyalısı Felix Baumgartner, 2012 yılında 39,045 metreden atlayarak tarihe geçmişti. Bu etkinlik günlerce tüm dünyanın gündeminde kaldı ve sanırım şimdiye kadar bir marka tarafından yapılmış en başarılı pazarlama faaliyetlerinden de biri oldu. 8 milyon canlı izleme ile, tüm zamanların en çok izlenen etkinliği olmayı da elde etti.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link