Mobilde Kurallar Yeniden Tanımlanıyor: Google AMP

 

Mobilde Daha Hızlı Sayfalar İçin AMP HTML’e Geçiş

Geçtiğimiz yılın Ekim ayında Google kendi blog sayfasında; mobil cihazlar için video, grafik ve diğer multimedya unsurları içermesine rağmen, yüklenmesi son derece kolay olan web sayfalarının yapılmasına olanak tanıyan yeni bir yazılım türünün, AMP Project’in desteklendiğini duyurmuştu.

Haber sitelerinin çeşitli içeriklerle birlikte reklam gösterimleri yapmaya çalışırken, mobil kullanıcılarının uzun süren sayfa yüklemelerine tahammül edememesi ve oluşan reklam geliri & ziyaretçi kaybı bu projenin çıkış noktası olarak belirtiliyor. Günümüzde ise “daha hızlı mobil sayfa” fikri, süratle  haber veya blog siteleri dışında kurumlar için de olmazsa olmaz bir ihtiyaca dönüşmüş durumda. Peki kurumumuzun mobil sayfası için Hızlandırılmış Mobil Sayfalar (Acceleratred Mobile Pages) yani AMP HTML dönüşümü gerekli mi ve eğer gerekliyse bu dönüşüm nasıl yapılmalı?

AMP Project Nedir?

AMP Project; mobil sitelerin daha hızlı yüklenmesini amaçlayan ve HTML kodlar üzerinde çeşitli düzenlemeler veya eklemeler getiren, yeniden yapılandırılmış bir kodlama sistemi. Bir başka deyişle, bazı optimizasyon kurallarının uygulanmasını sağlayan açık kaynak kodlu bir girişim. AMP HTML adı verilen bu evrimleşmiş HTML yazılım dili sayesinde tüm web sayfaları model ayırt etmeksizin mobil cihazlarda çok daha hızlı yüklenmekte ve kullanıcılara sorunsuz bir ziyaret deneyimi sunmaktadır.

Accelerated Mobile Pages (Hızlandırılmış Mobil Sayfalar) projesi, Google tarafından destekleniyor olması nedeniyle hem daha hızlı mobil sayfa yapısına sahip olmak hem de (resmi olarak henüz bunun aksi söylense de) Google mobil arama sonuçlarında daha iyi bir sıralamaya ulaşmak adına önemsenmeyi hak ediyor. Keza bu yapının WebMaster Tools paneli içerisine entegre edilmiş olması, Google’ın da bu projeye ne kadar değer verdiğinin bir göstergesi niteliğinde. Önümüzdeki süreçte Twitter, Linkedin, WordPress, Adobe Analytics ve Pinterest gibi popüler platformların da AMP HTML yapısına geçeceğinin duyurulması, Mobilde kuralların yeniden tanımlanmaya başladığının adeta habercisi oldu.

Nitekim New York Times gazetesinin web versiyonunda yapılan bir değerlendirmede Javascript etiketlemeleri sayıldığında, sitenin hızını yavaşlatan bu etiketlerin AMP’de ne kadar az olduğu ve dolayısı ile bu sistemin site hızına yönelik olarak nasıl bir fayda sunduğu açıkça gözler önüne seriliyor. Zira daha az Javascript etkileşimi, çok daha hızlı web deneyimi demek!:

Sitenin Masaüstü Versiyonu: 100+
Mobil Versiyon: 60
AMP: 21

AMP HTML Şirketim İçin Gerekli Mi?

Bu sorunun cevabı elbette bir şirketin içerisinde bulunduğu sektörle yakından ilgili. Özellikle organik erişim sağlamayı önemseyen ve arama motoru reklamlarını gerek trafik yaratmak gerekse dönüşüm sağlamak amacıyla kullanan işletmelerin, mobil kullanımın giderek arttığı bir ortamda böylesi önemli bir dönüşümü ıskalamaması gerekir.

Günümüzde birçok kurum mobil cihazlar için ayrı bir mobil sayfa tasarlayarak, ziyaretçinin cihaz ve tarayıcı bilgisine göre otomatik olarak mobil sayfa gösterimi gerçekleştirebiliyor. Bu oldukça doğru bir yaklaşım olsa da, mobil sayfanın ne kadar doğru hazırlandığı ve yüklenme hızının ne kadar kısa olduğunu dikkatlice incelemek şart. Zira çeşitli mobil tarayıcılarla uyumsuz boyutlar, çok fazla JavaScript sorguları veya dışarıdan çeşitli CSS yüklemeleri gibi unsurlar, bir mobil siteyi olumsuz etkileyebiliyor.

Bu yüzden AMP HTML ile mobil sayfaların hazırlanması; özellikle web sitesinin herhangi bir mobil versiyonu olmayan işletmeler ile mobil versiyonu olan ancak yeterince iyi performans göstermeyen işletmeler için gereklilik ve önem arz ediyor. AMP HTML kullanılmamış ancak  perfromans ve kullanıcı deneyimi olarak iyi hazırlanmış bir mobil sayfası olan işletmelerdeyse durum farklı. AMP dönüşümü sonrası sonuçlarda çok da fark göremeyecek olmaları nedeniyle söz konusu kurumların böylesi bir dönüşüm ve dolayısı ile iş yükünün altına girmelerine gerek yok.

edenstudios-google-amp

Adım Adım AMP HTML Dönüşümü

Bir web sitesinin Mobil olarak AMP HTML framework’ü (yazılım sistemi) üzerinde hazırlanması 5 farklı aşamadan oluşuyor.

Tasarım: Mobil web sayfasının AMP uyumlu olarak tasarlanması veya mevcut sayfanın bu platformun gerektirdiği spesifikasyonlara göre düzenlenmesi.

Görüntüleme: Siteyi oluşturduktan sonra, bunun web ortamında arama motorlarınca görüntülenebilir, keşfedilebilir olmasını sağlama.

Doğrulama: Sayfanızın AMP HTML disiplinine uygun olarak hazırlandığını doğrulama.

Veri Yapılandırma: Sayfanızın içeriğini, AMP uyumlu olarak çeşitli veriler ve içeriklerle geliştirerek yapılandırma.

Durum: Google Search Console üzerindeki AMP Raporlaması ile sitenizdeki her şeyin doğru ve yerli yerinde olduğunu tespit etme.

AMP HTML Kaynakları ve Dönüşüm Sonrası Sonuçlar

Elbette HTML tabanlı bir yazılımı mobile dönüştüren AMP platformunun bu hızı sağlamasının altında önemli kısıtlamalar ve kurallar bütünü yatıyor. AMP uyumlu bir site yapısal olarak 3 elementten oluşuyor:

  • AMP HTML kodlaması
  • JavaScript (AMP uyumlu)
  • Önbellek Aracı.

Standart HTML kodlarına benzer olsa da, kısıtların başında sitenin AMP HTML olduğunun anlaşılması için bazı yazılımsal gereksinimler yer alıyor. Bununla birlikte dışarıdan herhangi bir JavaScript çağırmak, çeşitli form eklentileri kullanmak veya birden çok CSS dosyası kullanmak AMP kodlama türünde mümkün değil. Hatta resim ve video gibi çeşitli multimedia unsurlarının da AMP standardına uygun olarak hazırlanması, boyutlanması ve kodların içerisinde buna göre tanımlanması gerekiyor. Tüm bu kısıtlar başlangıçta biraz can sıkıcı gibi dursa da; AMP kullanıcılara carousel veya lightbox gibi çeşitli multimedya araçları bile sunacak kadar cömert!

AMP HTML kodlaması ile bir site oluşturulduktan ve Google Search Console üzerinde gerekli kayıt ve kontrolleri yaptıktan sonra, yaklaşık bir hafta içerisinde siteniz indekslenmiş olarak arama motoru sonuçlarında görüntülenmeye başlıyor. Geçmişte Google her ne kadar AMP ile hazırlanan sitelerin Google Arama Sonuçları açısından doğrudan bir avantaja sahip olmayacağını belirtmiş olsa da, bu durumun 2016’nın ikinci yarısından itibaren değişeceği ve 2017’de farklı bir algoritma ile bu girişimin destekleneceği konuşuluyor.

AMP standardı ile web sayfası hazırlamak, temel HTML bilgisine sahip herkes tarafından kolaylıkla yapılabilecek bir iş. Ancak yine de projenin ana sayfasında çeşitli makaleler ve adım adım nasıl AMP HTML tabanlı bir site yapılacağı konusunda yönergeler bulunuyor.

Kaynaklar:

searchenginejournal

google support

amp project

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Üniversitesi Pazarlama Yüksek Lisans, ardından Marmara Üniversitesi İletişim ve Reklam doktora eğitimini tamamladı. Reklam ajanslarında 7 yıl boyunca kreatif reklam yazarlığı ve yöneticiliği yaparak global ve yerel birçok markanın önemli reklam kampanyalarına imza attı. 2004 yılından bu yana dijital pazarlama alanında yer almakta, dijital reklamcılığın ilk profesyonellerinden biri olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

2018’de Gerçekleşmesi Beklenen Dijital Pazarlama Trendleri

2017 yılının bitmesine sayılı gün kala, çeşitli sektörlerdeki ve alanlardaki 2018 tahminlerine yönelik birçok araştırma raporu paylaşılıyor. Ascend2 isimli araştırmaya dayalı pazarlama firması da dijital pazarlama alanındaki 2018 öngörülerinin yer aldığı bir araştırma raporu hazırladı. Bu rapor, aralık ayı içerisinde toplamda 217 pazarlama firmasının katıldığı bir araştırma sonucunda elde edilen verilere dayanıyor.

Ascend2 firmasının hazırladığı rapora göre araştırmaya katılan firmaların %93’ü, 2018 yılında dijital pazarlama alanında daha fazla harcama yapmayı planladıklarını belirtti. Firmaların %%52’si, önümüzdeki yıl dijital pazarlama bütçelerinin az bir miktar artmasını beklediklerini dile getirirken %41’i ise dijital pazarlama bütçelerinin önemli ölçüde artmasını ümit ettiklerini söyledi. Araştırmaya katılan firmaların sadece %7’si, gelecek yıl dijital pazarlama bütçelerinin azalmasını beklediklerini ifade etti.

Katılımcıların %18’i, 2018 yılındaki en etkili dijital pazarlama taktiğinin sosyal medya pazarlaması olacağını düşünürken %17’si ise içerik pazarlaması olacağını düşünüyor. 2018 yılındaki en etkili dijital pazarlama taktikleri listesinde, sosyal medya pazarlaması ve içerik pazarlamasının ardından %16 ile pazarlama teknolojisi, %15 ile arama motoru optimizasyonu (SEO), %13 ile e-posta pazarlaması, %11 ile arama ve sosyal reklamlar ve son olarak da %9 ile veri yönetimi yer alıyor.

Araştırmaya katılan firmaların çoğunluğunun görüşüne göre bu dijital pazarlama taktikleri içinde uygulanması en zor olanlar veri yönetimi ve pazarlama teknolojisi olacak. Bu iki taktik de %18 ile 2018 yılında uygulanması en zor olan dijital pazarlama taktikleri listesinin en üst sırasında yer alıyor. Bu ikisinin ardından ise %16 ile içerik pazarlaması ve arama motoru optimizasyonu geliyor. Bunların ardından da %11 ile sosyal medya pazarlaması, %10 ile e-posta pazarlaması ve %9 ile arama ve sosyal reklamlar yer alıyor.

2018 yılında iş dünyasındaki trendlerin neler olacağına dair öngörüler ilginizi çekiyorsa “2018’de Dijital Ajansların Hazırlanması Gereken 5 Trend“, “2018’e Damgasını Vuracak Dijital Trendler Neler Olacak?” ve “2018’de Takip Edilmesi Gereken 4 Mobil Doğal Reklam Trendi” başlıklı yazılarımıza göz atabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markalar İçin Renk Psikolojisini Rekabet Avantajı Olarak Kullanmanın 4 Yolu

Markanızı geliştirerek müşteri ağınızı genişletmek mi istiyorsunuz? O zaman renkleri kullanma şeklinizi bir kez daha gözden geçirmelisiniz.

İnsanoğlu görsel bir varlık ve insan beyni, resimsel verileri yazılı verilere oranla 60 bin kat daha hızlı işliyor. Ayrıca, beynimize giden enformasyonun %90’ı görsel verilerden oluşuyor ve bu verinin önemli bir kısmını renkler teşkil ediyor.

Renklerin insan davranışı üzerindeki etkisini inceleyen bir alan olan renk psikolojisi, oldukça tartışmalı bir konu. Renklerin insanı etkileyip etkilemediği tartışması en az renk kavramı kadar eski bir mesele. Hatta bazı çevreler, renklerin davranışa olan etkilerinin yalnızca kişisel deneyimler ve bireysel algı düzeyinde kişinin geçmiş yaşamına bağlı olduğunu savunarak renk psikolojisi kavramını tümden reddediyor.

Diğer yandan renklerin hayatlarımız üzerinde etkisi olduğu bir gerçek. Pazarlama ve branding faaliyetlerinde renkler, ‘akılda kalıcılık’ açısından oldukça önemli bir rol oynuyor. Örnek olarak Coca-Cola’ya ait kırmızıyı bir düşünün.

Markaların, tüketicide istenen algıyı uyandıracak olan renkleri belirlerken renk psikolojisini dikkate alması, rekabetin çok yüksek olduğu pazarlama dünyasında üstünlük elde etmelerine yardımcı olabilir.

Markaların renk psikolojisini kendi faydalarına kullanabilecekleri alanlardan bazılarına şöyle bir bakalım.

Görsel Kimlik Oluşturma

Daha önce de belirttiğimiz gibi, markaların renk psikolojisini iyi kullanarak rekabet avantajı sağlamalarının yollarından biri markaya ait bir görsel kimlik oluşturmaktır. Görsel kimlik, yalnızca markanın farklılaşarak öne çıkmasını sağlamakla kalmaz; aynı zamanda rakipleri arasında markanın akılda kalıcılığını arttırır.

Peki, markalar görsel kimliklerini nasıl oluşturuyor? Bunu yapmak için atılacak ilk adım, marka kişiliğinin temel bileşenlerini belirlemektir.

Stanford Üniversitesi profesörü psikolog Jennifer Aaker, ‘Dimensions of Brand Personality’ (Marka Kişiliğinin Boyutları) isimli kitabında bir markanın kişiliğinde rol oynayan beş temel boyutu şu şekilde açıklıyor: samimiyet, coşku, güç, zerafet ve sağlamlık.

Markanızın kişiliğinin temel bileşenlerini belirledikten sonra yapmanız gereken bu özellikleri ortaya çıkaran renk şemasını ortaya çıkararak en doğru bileşeni oluşturmaktır.

Belirli Kitlelere Hitap Etme

Renk psikolojisinin en önemli taraflarından biri insanların cinsiyet, yaş ve kültürel geçmişlerine dayalı olarak renklere farklı tepkiler gösterebilmesidir.

Araştırma gösteriyor ki kadınların pembe, erkeklerinse mavi renge yönelme eğilimi var. Büyük markalar bu tip araştırmaları doğru stratejilere dönüştürmeyi iyi biliyorlar. Bunlardan biri Victoria’s Secret. Markanın hedef kitlesini düşünün ve pembe rengini kullanımına bir bakın. Kısacası hedef kitlenizin eğilimini iyi bilmek, renk seçiminde size yardımcı olacaktır.

Markanızı Belirli Bir Ruh Hali ile İlişkilendirme

Renk psikolojisine ait bir diğer önemli ipucu ise, belirli renklerin insanların ruh haline etki edebiliyor olması.

Marka stratejisti Thomson Dawson bu durumu şöyle açıklıyor: “Bütün renkler insanlar için belirli bir zihin çerçevesi yaratıyor; buna da bir ruh hali adı veriliyor. İnsanları kavrama ve algılamaya en açık ruh haline getirmek, markanızla etkileşim kurmaları için birincil şart.”

Bir başka araştırma, kırmızı renginin insanların atletik faaliyetlerde yararlı olabilecek yüksek hız ve kuvvetle ilişki kurmasına neden olduğunu gösteriyor. Ferrari ve Lamborghini gibi araba şirketleri, güçlü ve lüks arasında bir denge kurmak içinse kırmızı ve siyahı birleştiriyor.

Burada anahtar, kitlenizin bir renkle ilgili nasıl hissedeceğini anlamak ve bunu markanızın mesajına uygun hale getirmenin doğru bileşenini bulmaktır.

Geri Dönüş ve Link-Tıklama Oranlanlarını Arttırma

Renk psikolojisinin pazarlamayla özellikle alâkalı olduğu bir başka alan ise: call-to-action butonlarıdır. Call-to-action butonları için en doğru rengin seçilmesinin önemi üzerine çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların temel nedeni, pazarlamanın amacının, tüketicinin istenen hareketi gerçekleştirmesini sağlamak olmasıdır.

Örneğin, Hubspot‘un  gerçekleştirmiş olduğu kırmızıya karşı yeşil buton çalışması, yeşil olan A butonunun kırmızı olan B butonuna karşı ne kadar tercih edilip edilmediğini ortaya koymaktadır.  Yine kırmızının kazandığı araştırmada, kırmızı düğme, yeşil düğmeye karşı %21 daha iyi performans göstermiştir.

Sonuç olarak renkler güçlü birer görsel bileşendir. Renk psikolojisi yalnızca markanın farklılaşarak öne çıkmasına değil, belirli kitlelere hitap ederek istediği geri dönüşleri almasına da yardımcı olur. Akılda tutulması gereken husus, herhangi bir marka için doğru renk kombinasyonunun ancak tutarlı adımlar ve doğru uygulamalarla belirlenebileceğidir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link