Kaybolmuş Eşyalarınızı Bulan Pixie ile Tanıştınız mı?

 

Öncelikle size AR (Augmented Reality) kavramından bahsetmek istiyorum. Çünkü Pixie bu sefer AR uygulaması sayesinde bizlere etkileyici bir deneyim yaşatıyor.

AR (Augmented Reality), “Arttırılmış Gerçeklik” veya “Zenginleştirilmiş Gerçeklik” anlamına geliyor. Henüz bu uygulamanın akıllı telefonlarda kullanımı çok yaygın olmasa da gelecek vaat ettiğini söyleyebiliriz çünkü bu uygulamanın temel amacı gerçek hayatın ve sanal dünyanın arasındaki duvarları yıkmak ve hissetmenizi sağlamak.

Mesela bir sokakta olduğunuzu ve satılık daire aradığınızı düşünün, kameranızı apartmanlara yöneltip hangi evin kiralık ya da satılık olduğunu size söyleyen bir uygulamanız var. Restaurantları yine kameranız aracılığı ile uygulamaya taratarak yemekleri  ve hizmeti ile ilgili yorumları okuyabiliyorsunuz.

Starbucks markası AR uygulamasını “Starbucks Magic Cup” ile başlattı. Kahvenizi yudumlarken size hissettirdiklerine bir bakın.

Tabii ki bu videodan sonra sizin aklınıza da benim olduğu gibi direkt “Pokemon Go” geldi. Fakat burada avladığımız şeyler bizim yanlış yerlere yerleştirdiğimiz veya sürekli bir gizem içerisinde ortadan kaybolan eşyalarımız. Eminim bir Pokemon bulmak bundan çok daha kolaydır. Çünkü ben eşyalarımın düzenli olarak evimde açılan kara delik tarafından yutulduğunu düşünüyorum.

AR uygulamasından bahsettiğimize göre Pixie nedir biraz göz atalım.

Pixie özellikle sürekli kaybolan eşyalarınızı izlemek için kullanabileceğiniz akıllı telefon uygulamasıdır.  Aslında “Pixie Point” için bir çözüm olarak geliştirilmiştir diyebiliriz. Hatırlarsanız Pixie Point cihazlarını kayıp eşyalarımıza yapıştırarak yer tespit edebiliyorduk, hem suya dayanıklı hem de taşınması çok kolay bir üründü . Şimdi ise AR uygulaması ile basit bir panoramik tarama yaparak ortamı eşleştiriyorsunuz ve kullanıcıya göre ortamda gizli olan ürünleri ortaya çıkartabiliyorsunuz.

Uygulama kayıp olan eşyayı keşfettikten sonra mesafeyi ve öğenin konumunu oklarla bize göstererek bizi eşyaya doğru yönlendiriyor. Etkinliği dışarıda 150 metre, içerde ise 30 – 50 metre arasında değişiyor. Öğeye yaklaştığınızda X işaretleri öğeyi gösteriyor veya yakınlaşıp uzaklaştıkça uygulama ile gerçek zamanlı  sıcak-soğuk oyununu oynayabiliyorsunuz. İşte eğlence burada başlıyor..

Hayır, hayır kastettiğim eğlence tabii ki eşyalarınızı kaybetmeniz değil.  Pixie anahtarlarınızı bulamadığınızda -tamamen beni anlatıyor, genelde kapıda kalırım- size nerede olduklarını söylüyor. Hatta anahtarlarınızın nerede olduğunu sizden daha çok o hatırlıyor.

Cidden,  anahtarlarımı gören var mı?

keys

İşte burdalar!

Peki  hazine avcımıza ne zaman kavuşuyoruz diyenleriniz varsa hemen belirtelim, bu enfes uygulama ile Iphone kullanıcaları 25 Ocak’ta buluşurken Android kullanıcıları biraz beklemek zorunda kalacaklar.

Ücret olarak ise Pixie’nin 4’lü paketi  99.99$. Dilerseniz “Get Pixie” ile 2 paketini 49.99$’a alabilirsiniz. Yanında ücretsiz Iphone kılıfı gönderdiğini de belirtmeden geçemeyeceğim.

Düşünsenize artık hiç kayıp eşyanız olmayacak, belki o kara delik ile bir daha hiç karşılaşmayacaksınız bile. Bence efsane.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Dijital Pazarlamada Yöneticilerin Dikkat Ettiği 5 Metrik

Konu dijital pazarlama olunca, dijital pazarlama uzmanının elinde analiz edebileceği onlarca metrik olur. Web sitesi ziyaretleri, web sitesine gelen kaynaklar, sosyal medya paylaşımları, e-mail tıklamaları ve çok daha fazlası. Patrona bütün bu metrikleri sunmak çok vakit alır ve detaya girer. Bu yüzden şirket için önemli olan metrikleri hap şeklinde göstermeniz gerekir. Patronların dijital pazarlamacıdan beklediği önemli metriklerden bazıları:

  • Kaynak bazlı pazarlama maliyetleri ve ziyaretler: Dijital pazarlama deyince ilk akla gelen pazarlama maliyetleri ve karşılığında gelen ziyaretçi sayıdır. Dijital pazarlamada çeşitli yöntem ve araçlarla hangi kaynağın ne kadar maliyeti olduğunu rahatlıkla basit bir Excel tablosu üzerinde gösterebilirsiniz.
  • Müşteri edinme maliyeti (customer acqusition cost – cac): Bu metrik şirkete yeni gelen bir müşteri için ortalama ne kadar pazarlama bütçesi harcanmasıyla ölçülür. Bu metriği hesaplayabilmek için belirlenen süre zarfında edinilen yeni müşteri sayısını o süre zarfındaki satış ve pazarlama harcamasına bölerek bulabilirsiniz. Örneğin, 1 ay içerisinde satış ve pazarlama için 10.000 TL harcadınız, eğer o 1 ay içerisinde 1000 yeni müşteri getirmişseniz, müşteri edinme maliyetiniz 10 TL’dir.

CAC_Formula

  • Yatırım Getirisi (Return on Investment – ROI): Yaptığınız reklamlar sonucunda elde edilen kârı gösteren bir metrik. Özellikle dijital pazarlamada gösterilen performansı ölçmek için en önemli metriklerden biri. Hesaplanması ise gelir ve maliyetlerin farkının, maliyet bölünmesidir. Örneğin, geliriniz 10.000 TL ve maliyetleriniz 1.000 TL bu durumda (10.000-1.000)/1.000=9 Yani yatırım getiriniz 9’dur.

roi

 

  • Müşteri Yaşam Boyu Değeri (Customer Lifetime Value): Web sitenizi ziyaret eden bir kullanıcının müşteri olduktan sonra bütün hayatları boyunca şirket için olan değeri. Bu metrik diğer metriklere göre daha zor hesaplanır. Bu metriği hesaplayabilmeniz için şirket içinde stratejik bilgileri edinmeniz gerekir.

LTV-CAC

  • Yeni Müşteri Edinme Sayısı: Bu metrik adı üzerinden rapor sunulan periyotta gelen yeni müşteri sayısı. Bu metriği önceki dönemlerle birlikte sunmak pazarlamanın ne kadar etkili olduğunu gösterir.

Yukarıdaki liste patronun davranışına ve karakterine göre değişebilir ama yukarıdakileri bir tablo üzerinde gördüğünde yaptığınız işle ilgili bir fikir edineceği kesin :) iyi analizler!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2030 Yılında Dijital İşletme Olmanın Önündeki 5 Engel

Dell Technologies’in araştırmasında buluşan dünya çapında iş liderleri, 2030 yılı ve sonrasında dijital bir işletme olmanın önündeki engelleri açıklıyor

Dell Technologies tarafından gerçekleştirilen dünya genelindeki araştırmaya göre, geleceğe dair fikir ayrılıklarıyla insan-makine iş ortaklığında yeni bir çağa adım atıyoruz. Çoğu işletme, başarılı bir dijital işletme olarak çalışmanın önündeki yaygın engellerin üstesinden gelmek için yeterince hızlı hareket etmediği gibi yeterince kapsamlı da çalışmıyor. Buna rağmen işletmelerin büyük çoğunluğu karşılaştıkları zorluklara rağmen beş yıl içinde dönüşüm konusunda başarılı olacağını düşünüyor.

Muazzam bir değişim çağına adım attığımızı dile getiren Dell Technologies Pazarlama Kurulu Başkanı Jeremy Burton, “Her ne kadar iş liderleri geleceğe dair birbirleriyle çatışan görüşler savunsa da hepsi dönüşümün gerçekleşmesi gerektiği konusunda hemfikir. Yaptığım pek çok görüşmeyi düşününce önemli bir ana geldiğimize inanıyorum. İşletmeler ya zorluklara göğüs gerip BT iş güçleri ile güvenliklerini dönüştürerek gelecekte belirleyici bir rol oynayacak ya da geride kalacaklar” dedi.

İşletmelerin büyük kısmı değişime ayak uyduramıyor

Çoğu işletme, başarılı bir dijital işletme olarak çalışmanın önündeki yaygın engellerin üstesinden gelmek için yeterince hızlı hareket etmediği gibi yeterince kapsamlı da çalışmıyor. İşletmelerin yalnızca yüzde 27’si diğerlerine öncülük ettiğine ve yaptığı her işte dijital teknolojiden faydalandığına inanıyor. Yüzde kırk ikisi gelecek on yıl içinde rekabet edip edemeyeceğini bilmiyor ve işletmelerin büyük bir kısmı (yüzde 57) değişimin hızına ayak uydurmakta zorlanıyor.

2030 yılında ve sonrasında başarılı bir dijital işletme olmanın önündeki başlıca engeller şu şekilde sıralanıyor:

  • Dijital vizyon ve strateji eksikliği: Yüzde 61
  • İş gücü hazırlığı eksikliği: Yüzde 61
  • Teknolojik kısıtlamalar: Yüzde 51
  • Zaman ve para ile ilgili kısıtlamalar: Yüzde 37
  • Yasa ve düzenlemeler: Yüzde 20

Dönüşüm ihtiyacı doğrultusunda bir arada

Liderler, geleceğe dair fikirlerinde ve değişim önündeki engellerle nasıl yüzleştikleri konusunda birbirlerinden ayrılabilir ancak dönüşüm ihtiyacı doğrultusunda birleşirler. Aslında işletmelerin büyük çoğunluğu karşılaştıkları zorluklara rağmen beş yıl içinde dönüşüm konusunda başarılı olacağını düşünüyor.

Beş yıl içinde büyük olasılıkla elde edilecek başarılar arasında ise şunlar bulunuyor:

  • Etkili siber güvenlik savunmalarını kullanma: Yüzde 94
  • Hizmet olarak ürün teklifi sunma: Yüzde 90
  • Yazılım tanımlı bir işletmeye yapılacak geçişi tamamlama: Yüzde 89
  • AR-GE çalışmalarının kuruluşu ileri götürmesi: Yüzde 85
  • Sanal gerçeklikle (VR) hiper bağlı müşteri deneyimleri sunma: Yüzde 80
  • Müşteri taleplerini önceden karşılamak için yapay zekadan faydalanma: Yüzde 81

Dell Technologies tarafından hazırlanan Müşteriler İçin Faaliyet Raporu‘nu okuyarak Dell Technologies’in müşterilerin en büyük zorluklarını onlarla iş birliği içinde nasıl çözdüğü hakkında bilgi edinebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link