IAB’nin Dijital Reklamın Ekonomiye Katkısı Araştırması Duyuruldu

IAB (Interactive Advertising Bureau) Türkiye’nin, IPSOS ve Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi’nin desteğiyle yürüttüğü “Dijital Reklamın Ekonomiye Katkısı Araştırması” dijital reklamın ekonomiye yarattığı değeri ortaya koydu. Dijital reklamcılık 2015’te ekonomiye 27,5 milyar TL katkı sağlarken 1,26 milyon kişilik istihdam yarattı.

ekran-resmi-2016-12-09-09-29-24Internet World Stats 2016, 3. çeyrek verileri dünyada her iki kişiden birinin internet kullandığını; IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması Raporu Ekim 2016’da 12 yaş üstü 31 milyon aktif internet kullanıcısı olduğunu gösteriyor. İnternet kullanıcı sayısının artması, dijital reklamcılığın gelişmesini sağlayan teknolojiler ve bu teknolojilerin yeni iş dallarında da kullanılmasıyla birlikte, dijital ekonomi olarak tanımlanan kavram ortaya çıktı. Dijital reklamcılığın tetikleyici unsur olduğu dijital ekonomi bu alandaki ürün, hizmet ve teknolojiler bütününün, toplam ekonomiden aldığı pay olarak tanımlanıyor. Dijital ekonominin, dünya ekonomisindeki payı ise %22,5 (Accenture Strategy – Digital Disruption Growth Multiplier).

Araştırmada IPSOS, Genetik Algoritma yöntemiyle,  2012 – 2015 GSYİH verisi, mecra bazında medya yatırımları, nüfus ve işsizlik ile modelleme yaparak dijital reklamın, toplam ekonomiye katkısını hesapladı. Buna göre dijital reklam %1 büyürse, milli gelirde 450 milyon TL’lik bir artış mevcut oluyor.

ekran-resmi-2016-12-09-09-30-39

Bu tablo dijitalin sadece reklam sektöründe yarattığı etkiyi ortaya koyuyor. Araştırmada kullanılan Genetik Algoritma modellemesi ise, dijital reklamın %1 büyümesinin, doğrudan ve dolaylı etkileriyle birlikte milli gelirde 450 milyon TL’lik artışa yol açtığını; dijital reklamın doğrudan ve dolaylı etkileriyle birlikte 2015’de ekonomiye 27,5 milyar TL katkı sağladığını ve 1,26 milyonluk istihdam yarattığını; 1TL’lık dijital reklam yatırımının milli gelire 17,2TL olarak yansıdığını gösteriyor. Bu veriler genç nüfusu istihdam etme potansiyeliyle öne çıkan dijital reklamcılığın ülke ekonomisi açısından öneminin altını çiziyor.

ekran-resmi-2016-12-09-09-33-11
IAB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mahmut Kurşun “Kullanıcı sayısının artması dijital platformların reklam mecrası olarak gücünü arttırıyor. Bunun yansımaları dijital reklam yatırımlarında açıkça görülüyor. Avrupa’da 2015 yılında ilk kez dijital reklam yatırımları 30,7 milyar €’ya ulaşarak televizyonu geride bıraktı. IAB Avrupa’nın IHS’le yapmış olduğu benzer bir çalışma dijitalin doğrudan ve dolaylı etkisiyle Avrupa’da 5,4 milyonluk istihdam, 113 milyar €’luk gayri safi değer yarattığını ortaya koyuyor. Yaptığımız çalışmaya göre, Türkiye’de de dijital 2015 senesinde 1,26 milyonluk istihdam yaratmış ve ekonomiye 27,5 milyar TL’lik katkı sağlamıştır. IAB Türkiye olarak bu araştırmayı iki yılda bir tekrarlamayı ve benzer çalışmalarla dijitalin etkisini daha iyi anlatmayı planlıyoruz.” dedi.

Genelde reklamın, özelde dijital reklamın ekonomiye katkısını irdeleyen araştırmadan hareketle gelecek öngörülerini dile getiren Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker, dijital reklamla tetiklenen dijital ekonomi kavramının işletmelerde köklü değişikliklere yol açacağını vurgulayarak, “Veriyi okuyup analiz edebilen, IT ve pazarlama becerilerine sahip gençlere dijital dünyada daha fazla ihtiyaç duyulacaktır. Üniversite olarak bu ihtiyacı karşılamak için sektörel iş birliklerini önemsiyor ve tüm üniversitelerin, iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik eğitim programları geliştirilmesinin gerektiğine inanıyoruz.” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Dönüşüm Odaklı Görüntülü Reklamlar Nasıl Oluşturulur?

Google’da Görüntülü reklam ağı kampanyaları eğer yeniden pazarlama reklamları değilse genellikle marka bilinirliği oluşturmak için kullanılır. Bir görüntülü reklam ağı kampanyasının, bir arama ağı kampanyası kadar dönüşüm getirmemesi de gayet doğaldır. Arama ağında hali hazırda ihtiyaç halinde olan kullanıcılara ulaşırken, görüntülü reklam ağında ise elimizdeki hizmeti ya da ürünü ilgi duyabileceğini düşündüğümüz kullanıcılara göstermeye çalışırız.

Görüntülü reklam ağında genellikle ilgi alanı ve konu hedeflemeleri tercih edilir. Kullanıcının geçmiş zamandaki hareketlerine dayanarak google’un ona bir ilgi alanı ataması biz reklam yayınladığımız sırada da ilgisi olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla bu çok keskin bir hedefleme olmayacaktır.

Konu hedeflemesi ise sitelerin içeriklerinin neyi içerdiğini yansıtır. Ama esasında bu da bize çok keskin bir hedefleme sağlamaz. Örneğin kadın gömlekleri satıyorsak ve giyim içerikli siteleri hedeflediysek reklamlarımızın bu sitelerin hangi sayfalarında görüneceğini ön göremeyiz. Erkek gömlek ya da sporcu kıyafetleri ile ilgili bir sayafada göstereceğimiz kadın gömlek bannerları bizim için pek olumlu sonuçlar vermeyecektir.

Görüntülü reklam ağı için en keskin hedeflemeyi anahtar kelime ile içerik hedeflemesi sayesinde yapabiliriz. Bu hedefleme yönteminde google seçtiğimiz anahtar kelimeleri kullanır. Reklamlarımız sadece anahtar kelimelerimizin geçtiği sayfalarda gösterilir. Bu da bize daha dönüşüm odaklı kampanyalar kurma imkanı sağlar. Burada hedeflediğimiz kelimeler arama ağındaki geniş eşleşme gibi çalışacaktır. Yani bu kampanyanın başarılı olmasında detaylı bir negatif anahtar kelime çalışması yapmamız da oldukça önemlidir. Bununla birlikte keskin bir hedefleme yapmış olmamız bize kampanyamızı kendi haline bırakma lüksünü tanımaz. Görüntülü reklam ağındaki tüm kampanyalarda reklamlarınızın gösterildiği yerleşimleri detaylı bir biçimde incelemeniz, size uygun olmayan yerleşimleri hariç tutmanız gerekir.

Kampanyayı oluştururken hedefleme yöntemi olarak “Görüntülü Reklam Ağı anahtar kelimeleri” seçeneğini işaretlemeniz gerekli. Karşımıza Kitle ve İçerik olarak iki farklı seçenek gelecek. Bu kısımda her ne kadar önerilen Kitle olsa da daha kesin bir hedefleme için içerik seçilmeli. Eğer kitleyi seçersek reklamlar sadece hedeflediğimiz kelimelerin geçtiği sayfalarda değil, aynı zamanda bu kelimelerle ilgilenme olasılığı olan kullanıcılara da gösterilecektir. Bu seçenek bizim için erişimi arttırıyor olsa da, dönüşüm odaklı bir görüntülü reklam kampanyası oluşturma hedefimizden de bizi uzaklaştıracaktır.

Hedeflemenizi daha da daraltın kısmından bu hedeflemeyi çok daha keskin bir hale getirebilirsiniz. Ama benim önerim ilk aşamada bunu yapmamanız. Eğer kampanyanızı yayına aldıktan sonra beklediğiniz performansı elde edemezseniz bu seçeneği de tekrar gözden geçirebilirsiniz. Örneğin belirli yerleşimleri hedefleyerek, o sitelerde belirlediğiniz kelimelerin geçtiği sayfaları hedefleyebilirsiniz. Ya da ilgi alanı online alışveriş olan kullanıcılara, sayfada erkek gömlek kelimelerinin geçtiği sayfalarda bannerlarınızı gösterebilirsiniz.

Bugüne kadar ki yazılarımızda Arama Ağı kampanyalarında içerisinde az sayıda ve aynı temaya sahip anahtar kelimenin bulunduğu reklam grupları oluşturmanızı önermiştik. Bunun sebeplerini de detaylı bir şekilde anlatmıştık. Görüntülü reklam ağındaki anahtar kelime hedeflemeleriniz için de benzer bir yol izlemenizi öneririm. Arama ağından farklı olarak ise sadece hizmetiniz ya da ürününüzle ilgili kelimelerden oluşan gruplar oluşturmamalısınız. Bunların dışında hedef kitlenizin ilgili olabileceği anahtar kelimeler üzerinden de hedeflemeler yapmalısınız. Fakat bunları farklı kampanyalar altında oluşturmalısınız.

Bütçeleri kampanya özelinde atayabildiğimiz için daha detaylı hedeflemeler içeren kelimeler ve daha geniş bir hedeflemeye sahip kelimelerimiz ayrı kampanyalar altında gruplanmalı. Örneğin gömlek satıyorsak sadece gömlek kelimelerinden oluşan gruplar değil, erkek modası, erkek kıyafetleri, ya da gömlek markalarını içeren anahtar kelimelerden oluşan daha geniş hedeflemeler de denenmeli.

Anahtar kelime seçiminde mutlaka Arama Ağı kampanyalarınızdan da faydalanın. Buradaki anahtar kelimelerinizin performansını analiz ederek bu doğrultuda aynı kelimeleri görüntülü reklam ağı kampanyanızda da kullanın. Eğer tüm banner ölçülerini hazırlatamayacaksanız envanter kaybı yaşamamak adına responsive reklamları tercih etmenizi öneririm.

Google anahtar kelimelerinizi seçtiğinizde size haftalık olarak alabileceğiniz gösterimlerle ilgili bir tahmin sunacaktır. Hedef odaklı bir çalışmada gruplarınız için bunun çok yüksek rakamlar olmamasına dikkat edin. Eğer rakamlar 5M+ gibi rakamlarsa hedeflemenizi daha küçük gruplar haline getirmeyi ya da daha spesifik anahtar kelimeler seçmeyi düşünebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kurumsal Blogun Markalaşmaya Etkisi ve Öneriler

Google’a “kurumsal blog”, “kurumsal blog yönetimi” gibi cümleler yazdığımızda karşımıza yüzlerce makale çıkıyor. Bu yazıların ana fikrine baktığımızda “kurumsal blog önemli” sonucuna ulaşıyoruz. Kurumsal blogun önemi anlatılırken ise genellikle işin “nedir”ine değinilir. Oysa insanlar “kurumsal blog nedir”, “kurumsal blogun faydası nedir?” gibi ifadelerden sıkılmış durumda…

Nedir”leri bırakma vakti geldi. Kitaplarımı, röportajlarımı ve makalelerimi okuyanlar veya konferanslarıma, eğitimlerime katılanlar bilir meselenin “nedir” kısmıyla pek ilgilenmem. Genelde “nasıl” kısmına odaklanırım. Dolayısıyla kurumsal blog konusunda da işin “nedir” kısmıyla değil, “nasıl” kısmıyla daha çok ilgiliyim.

“Nedir” konusuna çok takılmamamın birkaç nedeni var. İlki reklam, pazarlama, iletişim, medya ve bunların alt kategorisindeki tüm kavramlar (dijital pazarlama, yeni medya, PR vs.) sosyal bilimlerin birer ögeleridir. Dolayısıyla bu kavramların her biriyle ilgili yüzlerce farklı tanıma rastlamak mümkündür. Elbette literatüre girmiş ve herkesçe kabul görmüş tanımlar mevcut ama işin özünde örneğin her halkla ilişkiler öğrencisinin veya profesyonelinin kendince bir halkla ilişkiler tanımı olabilir. Kısacası reklam, pazarlama, iletişim, medya ve bunların alt kategorisine ait kavramlarla veya alanlarla alakalı kariyer yapan her birey bu kavramlara veya alanlara yönelik özgün tanım(lar) üretebilir. “Nedir” konusuna takılmamamın ikinci ve daha önemli nedeni ise “nedir”in pratik olmamasıdır. Kurumlar, markalar hatta biraz daha açık konuşayım patronlar sizin uzmanlığınızla ilgili ne kadar çok “nedir” bilmenize değil işleri “nasıl” yapacağınıza odaklanırlar ve size bu yüzden maaş öderler.

“Nedir” – “Nasıl” faslını daha fazla uzatmak istemiyorum. O konuya girme nedenim bu yazının aslında “kurumsal blog yönetimi nedir, niçin önemlidir?” bakış açısını bir kenara bıraktığımız anlatmak içindi. “Kurumsal blog nasıl farklılaştırılır?” konusuna odaklanmamız gerekiyor.

Danışmanlığını yaptığım işletmelerin markalaşma sürecinde kurumsal blog için ayrı bir sayfa açıyorum desem yeridir. Çünkü kurumsal blog, bir işletmenin; kurumsal yapısını, ürünlerini, hizmetlerini vs. ifade etmek için kullandığı en kestirme yoldur.

Kurumsal blog yönetiminde farklılaşmak için unutulmaması gereken önemli bir detay var o da kurumsal blogların dinamik bir yapıya sahip olduğu gerçeğidir. Diğer bir ifadeyle kurumsal bloglar için süreklilik ve etkileşim büyük önem taşır. Bu iki olgu sağlanmadığı müddetçe kurumsal blogun hiçbir anlamı yoktur. Etkileşimi sağlamak içinse iki şartımız var; “içerik” ve “kitle”.

Kurumsal blogdan mahrum bir işletmenin markalaşma süreciyle ilgili bir takım sıkıntılar yaşanması muhtemeldir. Aslında kurumsal blog işin jeneriğidir. Asıl önemli olanın “içerik” olduğunu unutmamalıyız. Kısacası kurumsal blog yönetiminde farklılaşmanın en önemli basamağı içeriktir.

Markalar kurumsal blogları genellikle siteye trafik çekmek için tercih ediyor. O nedenle kurumsal blogda SEO için önem arz eden faktörler çerçevesinde içerik oluşturuyorlar. Bu da blogun soğuk ve samimiyetsiz bir yapıya bürünmesine neden oluyor.  Oysa kullanıcılar, müşteriler veya paydaşlar bir işletmenin kurumsal blogunu işletmeyle ilgili ya da işletmenin ürün, hizmet veya gerçekleştirdiği / gerçekleştireceği aksiyonlarıyla alakalı bilgi edinmek için takip eder. Sırf işletmenin faaliyet gösterdiği alana dair kelimelere yer vermek için yazılan bloglar en kibar tabirle çöptür.

Kurumsal blog yönetiminde benim işletmelere tavsiyem şu şekilde;

  • Blog içeriklerinizi bir profesyonele (blogger, uzman) yazdırın
  • Kurumsal blogda kuru içerik yerine dinamik içeriklere odaklanın
  • Deneyim pazarlaması (ürün incelemesi vs) şeklinde içerikler oluşturun
  • Sektörünüzdeki profesyonellerle röportaj yapıp onların sektörünüz ve markanız hakkında konuşmasını sağlayın
  • İçeriklerinizin sosyal medya kullanıcıları tarafından okunacağını unutmayın ve sosyal medya kullanıcılarının paylaşacağı türde içerikler oluşturmaya odaklanın
  • İçeriklerin ipucu ve pratik bilgi içermesine özen gösterin
  • İçeriklerin anahtar kelime odaklı olduğu kadar bilgi ve deneyim odaklı olmasına da özen gösterin

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link