Facebook’taki Başarılı Türk Sayfaları ve Küçük İşletmelere İpuçları 2

Biliyoruz ki, sosyal medya iletişimi artık her marka için vazgeçilmez bir platform haline geldi. Özellikle Facebook’un geliştirdiği yeni ürün ve reklam modelleri sayesinde sosyal medya pazarlaması farklı bir boyut kazandı. Sadece büyük markaların değil, küçük işletmelerin de vazgeçilmezi durumunda.

Facebook, küçük işletmelerin ana mecrası olmak için büyük yenilikler ve kolaylıklar getiriyor. Bu yeniliklerin nasıl değerlendirileceği ise işletmelere kalmış.
Gözlemlediğim kadarıyla döngü şöyle çalışıyor:
  • Bir sosyal medya kanalı kendi reklam modelini veya ürününü çıkarıyor.
  • Arkasından Coca Cola, Samsung, P&G gibi büyük markalar birkaç deneysel kampanyayla bu yenilikten yararlanıyor.
  • Bu reklam modelleri geleneksel medya ile entegre ediliyor. Etkileşim almak için çeşitli yaratıcı uygulamalar yapılıyor.
  • Onları takip eden, risk alacak imkanı olmayan işletmeler ise onları takip ederek kendi yaratıcı stratejilerine uyarlamaya çalışıyor. (Shazam’la entegre edilmiş TV reklamları, Coca-Cola’nın yeni yayınlanan 360 derece fotoğraf çeken peçetelik uygulaması gibi)
Facebook da bussiness sayfasında tüm işletmelere faydalı olabilecek başarı hikayelerini paylaşıyor. Ben bunların arasında yer alan bazı Türkiye hesaplarını başarı yakaladıkları en önemli sonuçlarla başlıklandırıyorum:
 

1.Pazar Payında Artış- Volkswagen Türkiye

Volkswagen Facebook’taki başarısının en net ölçütü Facebook üzerinden verilen indirim kodu kullanımı: 9923 kişi indirim kodu kullandı ve pazar payında Facebook kampanyalarının da etkisiyle %2’lik artış sağladı.
Ekran Resmi 2016-06-21 10.26.14
Tüm iletişim stratejisinin başarılı bir sonucu olarak araştırmalarda “Türkiye’nin en sevilen otomobili” seçilen Volkswagen, hayranlarına Facebook üzerinden teşekkür etmek ve indirimler vermek istiyordu. Ayrıca marka yetkilileri Facebook’u bir satış kanalı, bir bayi gibi görüyorlardı.
Ekran Resmi 2016-06-21 10.33.08Ekran Resmi 2016-06-21 10.33.18

Ne Yaptılar?

Tüm mecralarda yer alan lovemark reklamları Facebook’ta da yayınlandı ama bir farkla: Burada videonun sonunda indirim kodu veriliyordu.
Araştırma sonuçlarında yer alan “En sevilen otomobil markası” sonucu bu kampanyayla satışa etkisini göstermiş oldu.
Ekran Resmi 2016-06-21 10.31.57

2.Hatırlanma Oranındaki Artış-Arko Nem

 Ekran Resmi 2016-06-21 10.48.25

Online mağaza üzerinden satış yapan bir arkadaşımın bir araştırma sonucunda paylaştığı şöyle bir bilgi var: İnsanlar online satış sitesine gelip satın alma gerçekleştirmesi için en az 4 defa reklamla karşılaşması gerekiyor. Bu bilgi online reklamlarda ve online satın alma için geçerli. Online reklamlarla dışarıdaki mağazalardan satın alma için kaç defa hedef kitlenin karşısına çıkmak gerekiyor varın siz hesap edin. Bunun için Arko Nem’in hatırlanma oranındaki artış başarısı çok önemli.

Arko Nem’in Facebook’taki en önemli başarısı, hedef kitlenin tam %62’sine yani 7,3 milyon kişiye ulaşması. Ayrıca 18-44 yaş arasındaki kadınlarda hatırlanma oranında 6 puanlık artış.
Arko Cilt tarafından kolay emilen Soft Touch kreminin bilinirliğinin artmasını ve daha çok insanın ürünü denemesini hedefliyordu.
 

Ne yaptılar?

“Doğal güzellik” mesajı içeren 30 saniyelik videolarını mobil kanallarda yayınladılar. Daha fazla kişiye ulaşıp kişi başına erişim maliyetini düşük tutmak için bir kişinin en fazla 2,5 defa göreceği şekilde optimize ettiler.
“Doğal güzellik” stratejisi ve kremin “cilt tarafından çabuk emilir” mesajı günlük fotoğraflı içeriklerle desteklendi.
Ekran Resmi 2016-06-21 10.46.22

3.Erişim Başarısı-P&G Türkiye

Ekran Resmi 2016-06-21 12.04.19
Y kuşağını harekete, etkileşime geçiren P&G video içerikleriyle ilk 3 günde 6,3 milyon kişiye erişti. 2,7 milyon izlenme sayısına ulaştı. TV reklam maliyetleriyle kıyasladığımızda bu kadar kişiye ulaşmanın ne kadar uygun olduğunu da anlayabiliriz.

Ne yaptılar?

“Bana bak” kampanyasıyla takipçileri müşteri olarak görmekten öte, insanları olduğu gibi güzel ve mükemmel göründüğünü anlatan videolar ürettiler. Kampanya “ideal görünüşü reddetmek” üzerine kuruluydu ve gençlerin kendilerini oldukları gibi fotoğraflarını çekip #banabak etiketiyle paylaşmalarına teşvik ediyordu. Ekran Resmi 2016-06-21 11.17.49
Gelen fotoğraf ve paylaşımlarla yapay pozlara ve filtrelere karşı bir hareket başlamıştı.
Bu sayede P&G Türkiye sadece erişim başarısıyla kalmadı. Aynı zamanda hatırlanma oranında 7 puan, mesaj ilişkilendirme oranında ise 3 puanlık artış yakaladı.
Ekran Resmi 2016-06-21 11.19.21
 

4.Satın Alma Niyetindeki Artış Başarısı-Nescafé Türkiye

    Ekran Resmi 2016-06-21 12.07.38
Türkiye’de kahve pazarının %70’lik payla lideri olan Nescafé, Facebook’taki kampanyasıyla 18 milyon kişiye ulaştı. TV’ye göre 3 kat maliyet etkinliği yakaladı. Yani TV’deki maliyetin 3’te birini ödeyerek TV ile aynı etkiyi yakaladı. En önemlisi de araştırmalarda satın alma niyetinde 7 puanlık artış olduğu sonucu ortaya çıktı.

Ne yaptılar?

Küresel “Her şey bir Nescafé ile başlar” kampanyasını destekleyen ve sosyal medyada ne kadar çok şey paylaştığımızı gösteren “Sosyal Tat” kampanyasını başlattılar. “Sosyal medyada her şeyi paylaşıyoruz ama gerçekte aslında birbirimizle ne kadar şey paylaşıyoruz?” sorusuna cevap aradılar.
Erdem adında bir kahraman uzun zamandır görüşmediği Facebook arkadaşlarını Go Pro kamerayla kaydederek ziyaret ediyordu.
Ekran Resmi 2016-06-21 11.42.51Ekran Resmi 2016-06-21 11.43.18
Erdem’i ve macerasını tanıtmak için önce 6 video yayınlandı. Arkasından izlenme sayısı arttıkça yeni videolar ortaya çıktı. Erdem uzun zamandır görüşmediği birçok tanıdığına (hatta eski sevgilisine bile) elinde iki kupa Nescafé ile sürpriz yapıyordu.
Bu kampanyayla bir aylık süre içerisinde 18 milyon kişiye ulaştı. Müşterinin satın alma niyetinde 7 puanlık artış yakaladı. %12 yatırımla hedef kitlenin % 48’ine erişti (Bu oran TV’de %54 yatırımla %81 şeklinde)
Ekran Resmi 2016-06-21 11.43.00
Genel anlamda bakıldığında hepsinin ayrı stratejileri var. Ayrı reklam modellerinden faydalanıyorlar ama baktığımızda bir şey önümüze çıkıyor: Hepsi artık bir mesaj ve değeri sahipleniyor ve bunu ürünle ilişkilendiriyor. Olduğun gibi görünmek ve mutlu yaşamak (P&G), doğal güzellik (Arko Nem), “En sevilen olmak” (Volskwagen) veya “Her şeye onunla başlamak” (Nescafé)
Bunun için küçük işletmeler de sosyal medyayı direkt satış kanalı gibi kullanmak yerine, sattıkları ürünle ilişkili stratejiler oluşturabilir. Örnek: Islak mendil üreten bir işletme “Hep yanında olmak” kavramını ele alabilir. Ürünü takipçilerin bir arkadaşı gibi konumlayabilir. Veya bir mutfak atölyesi, “Yaptığımız işin içine sevgi katmak” kavramını ele alarak çok farklı içerikler üretebilir. Böylece mutfağın dört duvarı arasından çıkarak içerik alanını genişletebilir, etkileşim oranını yükseltebilir.
Böylece düşük maliyetli ve ölçülebilir Facebook kanalı, doğru kullanımla, küçük işletmeler için de çok içerik üretilebilir hale gelir.
Yapımcı-Reklam Yazarı @graphxajans

2 Comments

    1. Onun yerine “sosyal medya stratejisi” daha doğru bir terim olur diye düşünüyorum. O stratejinin içinde “Duygusal iletişim kurmak” bir yol olabilir. İlginize teşekkürler

Bir Cevap Yazın

Sanal Gerçeklikle Donatılmış 8 Reklam Filmi 0

Reklam sektörünün yaratıcılığını başka bir boyuta taşıyan sanal gerçeklik teknolojisi son dönemlerde reklam kampanyalarında sıkça karşımıza çıkmaya başladı. Sanal Gerçeklik, bilgisayarlar tarafından taklit edilerek oluşturulan ortamlarda kurgulanıyor. Geçmişte Matrix gibi filmlerde sanal gerçeklik, bilim kurgu ile çok iç içe olsa da artık gündelik hayatın içinde de yer almaya başlıyor. Bu teknolojide, kişi gerçek dünya ile ilişkisini tamamen keserek ana karakterin yerine geçiyor. Donanım olarak Oculus Rift ve Samsung Gear VR gözlükleri şimdilik piyasadaki ilk örneklerden. Biz de reklam sektöründe Sanal Gerçeklik kullanılarak oluşturulmuş 9 reklam kampanyasını derledik.

İşte o yaratıcı gerçeklikle donanımlanmış reklam kampanyaları:

1. Old Irish’in sizi İrlanda’daya taşıyan kampanyası.

2. Knorr müşterilerini Paris’te yemeğe çıkarıyor.

3. Samsung, Deve kuşuna sanal gerçeklik gözlüğü takıyor ve tepkisini kayıt altına alıyor.

4. Samsung Gear VR ve Galaxy S6 tanıtım videosu.

5. View Master

6. Playstation

7. Google Earth VR ile bir şehrin üzerinde uçabilir, bir dağın kenarında durabilir ve hatta uzaya uçabilirsiniz.

8. Ve Bonus. Pepsi Max, Londra’daki New Oxford Caddesindeki bir otobüs durağında ‘inanılmaz’ bir gerçeklik deneyimi yaşatıyor.

L’Oréal’in Ev Laboratuvarından Dünyaya Yayılış Hikayesi 0

L’oreal markasının ne kadar meşhur olduğunu hepimiz biliyoruz. Öyle ki, marka tanınırlığının ardından ürün fiyatlarının pahalılaşmasını da beraberinde getiriyor. Fakat bu markanın ne kadar kaliteli ürünler ürettiğini her kadın bilir.. İşte böyle başarılı bir markanın ortaya çıkışında ilham dolu bir hikaye yatıyor.

1907 yılında Fransız Eugène Schueller, Paris’te okuduğu üniversitesinden kimyager olarak mezun olduktan sonra evinin mutfağında küçük bir laboratuvar yaparak her gece burada çeşit çeşit saç boyası deneyleri yapıyordu ve amacı tamamen doğal görünen bir saç boyası üretmekti.

Evinde ürettiği saç boyalarını küçük şişelere dolduruyor ve şehirdeki kadın kuaförlerini tek tek gezerek onları ikna etmeye çalışıyordu. Uyguladığı taktiklerde başarılı da oldu. Ürettiği boyaları o kadar iyi sattı ki parasız bir şekilde evinin laboratuvarında yaptığı boyalardan biriktirdiği kazançla kendi şirketini açtı ve L’Oreal markasının ilk yapı taşlarını atmış oldu.

Schueller’in işleri iyi gidiyordu fakat o dönemler kadınlar saçlarını sık boyamadıkları için, onlara güven içinde saçlarını boyamaları hakkında bilinçlendirmesi gerekiyordu. Schueller ise çok profesyonelce bir yol izliyordu. O dönemlerde “la coiffure de paris” isimli bir moda dergisi her kadın kuaföründe bulunan popüler bir dergiydi, kadınlar saçlarını yaptırmak için sıra beklerken bu dergiyi okuyorlardı.

Ardından Schueller bu dergide kimyager kimliğiyle makaleler yazmaya başladı. Makalelerin konusu kadınlar için en can alıcı nokta ‘saç boyaları ve boyama teknikleriydi’. Dergiye yazdığı makaleleri okundukça daha fazla ürün satmaya başladı ve kısa süre içinde tüm dergiyi satın alarak kendi ürünlerini belli etmeden öven bir dergi haline geldi.

Schueller yine çok zeki adımlarla kariyerinde ilerlemeye devam ediyordu. Saç boyalarının daha fazla satılması ve tanınması için en önemli unsurun kuaförler olduğunun farkındaydı. Onlarla arasını iyi tutuyor ve mutlu etmek için türlü türlü kampanyalar düzenliyordu. Böylece bir süre sonra Fransa’da bulunan kuaförlerin bir çoğunluğu onun ürünlerini bayanlara ‘şiddetle’ önermeye başladılar.

Ardından Schueller, Paris’in en güzel semtinde L’Oreal markasını tanıtmak için bir ‘saç boyama akademisi’ açtı ve başına Rus çarının sarayında çalışmış aristokrat bir kuaför getirdi. Bununla beraber Fransa’nın dört bir köşesinden gelen kuaförler bu seçkin okulda saç boyamaya dair tüm incelikleri öğreniyor ve tabii ki L’Oreal markasının dünyadaki en iyi boya olduğunu gelen bayanlara överek anlatıyorlardı.

1920’li yıllara gelindiğinde kadınlar çalışma hayatına daha fazla girmeye ve doğal olarak bakımlarına daha çok önem göstermeye başladılar. Bu gelişme Schueller ve L’Oreal için çok önemliydi, artık Fransa sınırlarını aşıp dünyanın dört bir yanına ürün göndermeye başlamışlarıdı.

Bu dönemlerde Schueller koyu saçlı kadınların saçlarını sarıya boyatma isteklerinin arttığını farketti ve çok kısa bir zaman içinde saçların rengini açan yepyeni bir ürünü piyasaya sürdü. O zamanlar Schueller’in ürün şişesini eline alarak etrafındakilere ” Bu minicik şişeden servetler kazanacağız çünkü gün gelecek milyonlarca kadın saçlarını sarıya boyatmak isteyecek” demiştir.

Schueller her defasında profesyonelce bir yol izlemesi, L’Oreal markasının da gelişmesi ve tanınması için bir fırsat olmuştur. Bunun yanında, Fransa’da ilk defa işçilere yönelik ücretli izin kanunu çıktığı zaman Schueller uzun yaz tatiline çıkacak işçilerin plajları dolduracağını düşünerek piyasaya güneş yağı sürmüştür ve tabi ki çuvalla para kazanmıştır.

L’oreal firmasının en büyük başarılarından biri de bilime ve ar-ge çalışmalarına büyük bütçeler ayırmasıdır. Kimyager Schueller’in talimatıyla daha ilk yıllarında koca bir araştırma enstitüsü kurulmuş ve en modern cihazlarla donatılmıştır. Daha kurulduğu ilk senesinde (1950) sadece araştırma departmanında yüz adet uzman kimyager çalışmaktaydı. Buradan bir sonuç çıkaracak o dönemlerden bugüne kadar L’oreal firmasının bir çok yeni ürün keşfedip piyasaya sürmesinin arkasında bilime verilen büyük önem yatmaktadır.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link