E-posta Pazarlaması Stratejinizi Dinozor Çağından Kurtarmanın 5 Yolu 0

Jurassic Park çoğunuzun izlediği bir film serisidir. O seriden akılda kalanlar çoğunlukla farklı türdeki dinozorlardan kaçış sahneleridir. T-Rex’ten kaçarcasına kaçınmanız gereken ve o çağdan kurtulmanız gereken, işiniz ile ilgili bazı alışkanlıklarınız olabilir. Bunların en önemlilerinden biri e-posta pazarlamasıdır. Eğer yöntemleriniz çağ dışıysa, muhtemelen e-posta kampanyalarınıza değer verilmediğini görüyorsunuzdur. Birkaç değişiklikle birlikte stratejinizi dinozor çağından 21. yüzyıla taşıyabilirsiniz.

Aşağıda, bir yerden başlamanıza yardımcı olacak 5 madde derledik:

mobil-trend

Mobilde mutlaka yer edinin

Yırtıcı kuşlar bile kapıları nasıl açacağını öğrendi ve zaman geçtikçe gelişmenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Bugün sürekli hareket halinde olan insanların yaşadığı bir dünyada, mobile hitap etmek için e-posta pazarlaması stratejisi geliştirmek herkesin yapması gereken bir değişikliktir.

Movable Ink adlı bir şirketin yayınladığı araştırma raporunda e-postaların %65’ine erişimin mobil cihazlardan yapıldığı belirtiliyor. Bu sayı giderek büyümeye devam ediyor. E-postalarınızın okunmasını hedef kitleniz için zorlaştırmayın. Yani e-postalarınızı okuyanları o küçücük ekranlarda zoom yapmaya ya da ekranın bir köşesinden diğer köşesine kadar gezinmeye zorlamayın.

Birçok kullanıcı mobil cihazların ekranlarına optimize edilmemiş e-postaları anında siliyor. E-posta pazarlaması için mobile önem vermek sadece mobil dostu olmakla ilgili değil. Ayrıca iyi bir tasarım ve mobil cihazların boyutlarına uygun bir içerik yerleşimi, mesajı tam olarak verebilmek için oldukça önemli. Bunlara el atmışken bir de web sitenizi optimize ederek mobile uygun hale getirirseniz Google sizi sevecektir.

Antisosyal olmayın

İstatistikler yalan söylemez. Markalar artık sosyal medyada olmak zorunda. Müşterilerin her saat markanızla etkileşim halinde olmak ve bir şeyler söylemek isteyeceği bir dünyada yaşıyoruz. Bu yüzden e-posta pazarlaması ve sosyal medya birbirini destekler şekilde el ele olmalı.

Açık bir biçimde, sosyal medya hesaplarınıza yönlendiren ikonları hedef kitlenize her yerde gösterin. Bunu yapmak markanızın imajını ve müşteri ilişkileri yeteneklerinizi kanıtlamanıza yardımcı olur. Ayrıca iletişime geçtiğiniz hedef kitlenizi okuyucu olmaktan eyleme geçmeye itebilir. E-posta içeriğinizi sosyal medya hesaplarında paylaşabilirler ve bu da tıklama oranlarınızı fazlasıyla artırır.

Kampanyalarınızı daha ileriye taşımak için e-posta mesajlarınızın içinde farklı konularda farklı hashtag’ler kullanabilirsiniz. Böylece hedef kitlenizi sosyal medya üzerinde bir farkındalık çalışmasına ve iletişim kurmaya teşvik edebilirsiniz. Bu hashtag’leri ve diğer sosyal medya etkileşimlerini takip etmek kampanyalarınızın nasıl işlediğini ve içeriklerin ne kadar alakalı olduğunu ölçmenize yardımcı olur. Ayrıca gelecek kampanyalarınız için veri elde etmiş olursunuz.

tiklama

Onlara tıklamaları için bir neden verin

Bugünün başarılı e-posta kampanyaları ilgi çekici olmaya ve fayda sağlamaya dayanıyor. Her mesaj harekete geçirici nitelikte olmalı. Bunu basitleştirerek en sade hale getirebilir ve blogunuzda daha fazla içeriğin okunmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca özel teklifler içeren kuponlar ya da buna benzer fırsatların bulunduğu içerikler daha fazla dönüşüm almanızı sağlayacaktır. Eğer bundan sonraki süreçte harekete geçirici mesajlarınızdan hızlı ve etkili şekilde geri dönüşler alıyorsanız hitap ettiğiniz kitle ile ilgili hedeflerinize ulaşmışsınız demektir.

Verileri güncel tutun

The Direct Marketing Association’ın bir araştırma raporunda belirtildiğine göre kuruluşların %32’si müşterilerinin verilerinin hatalı olduğuna veya güncel olmadığına inanıyor. E-posta gönderdiğiniz kişilerin verileri doğru olmayabilir ve bu da sizi hem zaman yönünden hem de maddi yönden sıkıntıya sokabilir. Abone listenizin güncel olduğundan, birbirine bağlı ve gruplandırılmış olduğundan emin olun.

hedef-kitle-1024x449

Hedef kitlenizi tanıyın

Her şeyden önce e-posta pazarlaması sürecinizde dikkat etmeniz gereken en önemli şey iki dinozor türü olan Tyrannosaurus ile bir Diplodocus’u karıştırmamaktır. Veritabanınızı müşterilerinizin ihtiyaçlarına, sevdikleri şeylere ve isteklerine göre düzenlemek hedefleme yaparken size zorluk çıkaracaktır. Belki de hedef kitlenize vermek istediğiniz bir mesaj yanlış kişilere ulaşacaktır.

Eğer e-postalarınızın analiz ve ölçümlemelerini yaparsanız içeriğinizi demografik ve kişilik özelliklerine göre kolayca hedefleyebilirsiniz. Ayrıca e-postalarınızı alan kişilerin birer insan olduklarını da unutmayın. Günümüzde yaygın olarak kullanılan kişiye özel mesajlar büyük önem taşıyor. Eğer hedeflemelerinizi iyi yaparsanız ve kişiye özel içerik sunarsanız müşterileriniz bunu ilginç bulacaktır.

Artık dinozorların olduğu bir dünyada yaşamıyoruz. Örümcek ağıyla kaplanmış e-posta pazarlaması stratejilerinizin tozunu almanın vakti geldi. Müşterilerinizi korkutacak tarih öncesi yaratıklar olmadan tüm eski alışkanlıklardan kurtulun. Zamanı geldiğinde beklediğiniz başarıyı sağladığınızı göreceksiniz.

Bu yazı konuk yazarımız ‘Sadullah Mücahid Bağ’ tarafından kaleme alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Facebook Reklam Gelirlerinde Yeni Bir Rekora İmza Attı 0

Facebook sosyal medyada hala en çok kullanılan platform. Instagram, Snapchat, Twitter gibi platformlar ne kadar kendilerini geliştirseler de Facebook’un her yaş kitlesine hitap edebilme özelliği onu diğerlerinden farklı bir noktada tutuyor. Bu özelliği de Facebook’u işletmelerin sosyal medya reklamlarında hala en çok bütçe ayırdığı platform olarak kalmasını sağlıyor.

2017 yılının üçüncü çeyrek rakamlarını açıklayan Facebook reklam gelirlerinde %49’luk bir artış yakalayarak az önce bahsettiğimiz en çok bütçe ayrılan platform olma özelliğini bir kez daha kanıtladı. Şirketin raporunda bu çeyreğin reklam gelir rakamı 10.1 milyar dolar. İlk defa 10 milyar dolar barajını aşan Facebook reklam gelirlerini artırmak adına geliştirmeler yapmaya da durmaksızın devam ediyor.

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg konuyla ilgili olarak; ”Topluluğuz sürekli olarak büyüyor, bizim görevimiz ise herkes için daha iyisini yapmak. Eko sistemimiz içerisinde bulunan herkesin güvenli bir şekilde işlemlerini gerçekleştirmesi bizim için en önemli konu.” şeklinde açıklamalarda bulunda.

Facebook CEO’su güvenlik konusunda açıklamalarda bulunurken geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan bir iddia ise gündemi oldukça meşgul etmişti. Facebook’un reklam için cihazlarda bulunan mikrofonları kullanarak kişileri dinlediği yönündeki haberlerin üzerine, Zuckerberg’in bu açıklamayı yapması da dikkat çeken bir nokta.

Pazarlamacıların Dikkatine Z Kuşağı En Çok Youtube’da Zaman Geçiriyor 0

Yapılan araştırmaya göre, dijital dünyanın içine doğup yetişen Z kuşağı, yüzde 97 oranı ile en çok YouTube’da varlık gösteriyor.

Z Kuşağının yüzde 97’si YouTube’da

Yapılan araştırmaya göre, dijital dünyanın içine doğup orada yetişen Z kuşağı, yüzde 97 oranı ile en çok YouTube’da varlık gösteriyor. Kendi yaşıtlarının günlük hayatını yakından takip eden bu nesil, günün trendlerine uygun olarak eğlenceli videolar üreten kanallara abone oluyor, sevdikleri oyunların videolarını izliyor.

Dijital dünyada çocukların konuştuğu konuların başında yüzde 38 oranı ile oyun başlığı gelirken, bu oran çocuğun oyun karakterleri ve oynadığı oyunlardan ne kadar etkilendiğinin de göstergesi oluyor. Z kuşağının diğer ilgi alanları ise yüzde 34 ile trendleri ve gündemi takip ettikleri Vlog’lar, yüzde 19 ile yaşıtlarının gündelik aktiviteleri, yüzde 6 ile oyuncaklar ve yüzde 3 ile çocuk kanalları olarak sıralanıyor.

Z kuşağı iletişimde mizahı öne çıkarıyor

Teknosa araştırmasında, Z kuşağının iletişim ve konuşma dilinde öne çıkan özellikleri de ortaya çıkıyor. Fenomenlerin yüzde 35’i spontane ve mizahi bir iletişim tonu tercih ederken, sırasıyla yüzde 28’i heyecanlarını belli eden, yüzde 25’i ikili konuşma şeklinde, yüzde 6’sı bilgilendirici ve yüzde 6’sı ise arkadaşlarıyla konuşur gibi samimi bir dil kullanıyor.

Çocukların iletişim içeriklerini kimin yönlendirdiği konusunda ise bir eşitlik söz konusu. Çocuklar, kendi içeriklerini üretmekte istekli olduğu kadar, aileler de aynı oranda onlara destek oluyor. Çocukların yüzde 37’si içerik konularını kendi üretirken, yüzde 37’si ailesinden destek alıyor. Geriye kalan yüzde 26’sı ise bu işi profesyonel olarak yapan kişiler tarafından yönlendiriliyor.

Dijital dünya gelişimi olumlu etkiliyor

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından birisi ise dijital dünyanın çocukların sosyal hayatına etkisi. Dijitalleşme, davranış biçimlerini değiştiriyor. Yüz yüze iletişimi kısıtlı hale getiren dijital dünya, yüzde 30 oranında çocukların sosyallik durumunu olumsuz etkilerken, çocukların gelişimi ve eğitimine olumlu katkısı ise yüzde 37 olarak belirleniyor. Dijital dünya, okul hayatına yüzde 22 etki ederken, aile içi iletişim ve kültürel değişimlere etkisi yüzde 11 olarak görülüyor.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link