DigitalAge Dijital Dünyadaki Gelişmeleri Derledi [Video]

DigitalAge, 2016’nın geride kalmasına az bir süre kalmışken Türkiye ve dünyada yeni teknolojiler, yeni ürünler, trendler, girişimler ve pazarlama alanlarında yıl boyunca hafızalarda kalan haber ve olayları derledi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Facebook’un ve Markaların Gözünden Dijital Marka İletişiminin Geçmişi ve Geleceği

Marka yöneticileri olarak bizler genelde dijital marka iletişimine kendi penceremizden bakma eğiliminde oluyoruz. Sosyal medya tarafında bir içerik paylaşınca sayfadaki herkesin hemen “like” etmesini, tıklayıp sitemize gelmesini ya da yüklediğimiz videoyu izlemesini bekliyoruz ama bu artık neredeyse hiç böyle olmuyor.

Facebook, Instagram, Twitter, Snapchat vb. tüm sosyal ağların aslında birer ticari ve kar etmesi gereken markalar olduğunu gözden kaçırmayarak konuya girelim.

Türkiye’de sosyal medya odaklı dijital marka iletişimine başladığımız 2009 yılından 2012’li yıllara kadar Facebook’un gelir modeli markalara hayran satmak üzerine kuruluydu. Öyle ki, o yıllarda rakip markalar arasında amansız bir hayran sayısı rekabeti vardı. Erişimi kimse sorgulamıyordu çünkü marka ve bireysel profil sayısı şimdiki kadar fazla değildi. Haliyle erişimde de problem yoktu.

Facebook yıllar geçtikçe, biraz daha olgunluğa erişti ve gelir modelini reach yani erişim olarak değiştirdi. Yani Facebook güncellemeleriyle adeta dedi ki; “Hayran kazanmak için para harcadınız ve kazandınız da. Fakat üzerimde artık çok fazla marka ve bireysel profil iyi – kötü içerik paylaşmaya başladı. Benim kullanıcıları Facebook’ta tutabilmem için gerçekten ilgilenebilecekleri, iyi içerikleri göstermem lazım. Bunun için de artık filtrelemeye gidiyorum. Markalar olarak sizler ya kullanıcılara çok ekstra fayda sağlayan, dikkat çeken sıra dışı içerikler paylaşmalısınız ya da para ödeyip içeriğinize reklam vermelisiniz. Benim amacım insanların mümkün olduğunca Facebook’ta zaman geçirmesini sağlamak. Buna fayda sağlayan en güzel içerik modeli nedir? Video. O halde siz markalar olarak reklam vermek istemiyorsanız en azından kullanıcıların Facebook’ta daha fazla zaman geçirmesine ve dolaylı yoldan benim daha fazla reklam tükettirmeme fayda sağlayacak videolar paylaşırsanız ben de karşılığında videonuzun erişimini artırırım. Böylelikle daha çok kişiye ulaşır, etkileşiminizi artırma şansı yakalayabilirsiniz.”

Geleceği görmeye çalışırsak, şu değişiklik ile birlikte Facebook’un zaten ortalamada %10 – %20’lerde olan organik erişimi tamamen bitirebileceğini tahmin etmek hiç zor değil. Elbette, siz marka veya kişi olarak, insanları Facebook’ta konuşturan, çok sıra dışı içerikler üretebiliyorsanız bunun Facebook tarafında her zaman bir karşılığı olacak. Çünkü dinamikler belli. Facebook sizin sayenizde insanların Facebook’ta daha çok zaman geçirdiğini düşündüğü her an önünüzü açacaktır. Platformdan bağımsız, geçmişte de böyleydi; gelecekte de böyle olacak.

Hali hazırda akıllı telefonlar içerisinde yer alan sosyal medya uygulamaları %60, %70 oranında dış dünya ile ilişkimizi kesiyor ve bu oran, gelecekte takacağımız bir VR gözlük üzerinden Facebook Spaces‘ta %90’lara çıkacak. Şimdilerde bağımlısı olduğumuz akıllı telefonları elimize alıvakit geçirmek bize belki de çok sıkıcı gelmeye başlayacak. Oculus gözlükler olmadan gezemeyeceğiz zamanlar sanıyorum çok uzakta değil. Çünkü inceleyenler bilir, Facebook Spaces ile hem marka tarafında hem bireysel tarafta bilinen tüm alışkanlıklar değişmeye başlayacak. Bu süreçte ise Facebook, Spaces’ın kullanımının yaygınlaşması için ilk etapta birçok kişi ve sonrasında markalara ekstra erişim desteği sağlayacağını tahmin edebiliriz. Reklam satın almaları da bildiğimiz Facebook’tan, Spaces’a doğru kayacaktır. O yüzden markalar; desktop, mobil cihaz tabanlı, alışmış olduğumuz dijital marka iletişiminin belki de bu son evrelerinde organik erişimsiz olmayı kabul edip ya reklam stratejisiyle ya da kullanıcıları Facebook’ta tutmaya fayda sağlayacak videolar ile ilerleyerek Facebook Spaces’ın sunacağı fırsatları şimdiden araştırmaya başlayabilirler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Black Friday Markaların Ağzında Hangi İsimlere Dönüştü?

ABD’de Şükran Günü sonrası tabiri caizse dip indirimlerin yapıldığı ilk Cuma günü olan Black Friday, ülkemizde de bu yıl ağırlığını, (indirim oranları ile olmasa da) daha fazla hissettirmeye başladı. Yani bu sene neredeyse farklı yelpazede birçok markada, hatta mahalle butiklerimiz de bile Black Friday heyecanı yaşamayı başardık aslında.

Markaların en az bir hafta öncesinden başladığı iletişim çalışmaları tüketicileri alışveriş yapma konusunda epey motive etmiş olacak ki e-ticaret sektöründen birçok marka özellikle 24 Kasım’da kendi ciro rekorlarını kırmayı başardılar.

Türkiye’de ise Black Friday, her ne kadar mantığı %70-%90 arası dip indirim olsa da birçok marka tarafından %20 ya da %30 gibi, hatta bazı markalar tarafından yapılan hayali indirimlere sahne oldu. Tüketicinin fiyat hassasiyetinin farkında olmayan ya da tüketici güvenini hiçe sayarak bir ürüne olduğundan daha fazla fiyat koyup “indirim yapmış gibi” davranan markalar tabii ki hiçbirimizin gözünden kaçmadı. Güzide markalarımızı David Ogivly’nin “ Tüketici aptal değildir” sözü ile baş başa bırakırken, gelin biz biraz Black Friday’i markalarımız nasıl lokalleştirmiş ona bakalım;

Hepsi Burada- Efsane Cuma

Kuşkusuz hepimiz tarafından en fazla bilinen Black Friday indirimi ünlü e ticaret sitesi Hepsi Burada’nın Efsane Cuma’sı oldu. Geçen sene ilk Black Friday konseptli indirimini ABD’de olan indirimin Türkiye’de de insanlarda heyecan yarattığını görünce Efsane Cuma adıyla hayata geçiren marka, neredeyse birçok farklı kategoride 6 milyon üründe yaptığı indirime sokarak gerçekleştirdi. Hatta bu indirimlere lansman fiyatının %10 altına satılan bir ev bile dahildi!

Trendyol- Sihirli Günler

Trendyol ise Black Friday indirimlerine 22-26 Kasım tarihleri asında “Sihirli Günler” dediği bir indirimle normalde 1 ya da 3 gün yapılan indirim dönemine toplamda 5 günlük bir indirim ile karşılık verdi.

Kelime anlamıyla “Kara Cuma” olan Black Friday’e esprili bir dille yanıt veren markalarımızda olmadı değil. Ayakkabı ve çanta özelinde bir mağazalar zinciri olan FreewayBizde Cuma’lar Beyaz” diyerek “Beyaz Cuma” hareketini başlatırken, D&R ise “Bu Cuma Başka Cuma” sloganını kullandı.

 

Ünlü elektronik markamız Vestel ise Cuma kavramına daha uhrevi bir pencereden bakarak “Hayırlı Cuma” demeyi daha uygun gördü. Penti ise logosu ve kendisiyle özdeşleşen renk pembeyi kullanarak tüm ürünlerde %40 indirimle kendi “Pink Friday”ini başlattı.

Markaların Black Friday’i yerelleştirme çabalarına bu sene böyle şahit olduk. Umarız seneye markalarımız tüketicilerin karşısına Black Friday isminin hakkını veren indirimler ve daha yaratıcı isimlerle çıkarlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link