Başarıya Giden Yol Sadelikten Geçer

“Odaklanma ve basitlik benim mantralarımdan biridir. Basit olan, karmaşık olandan çok daha zor olabilir. Basitleştirmeyi başarabilmek için düşüncelerinizi arındırabilmeniz onun için de çok çalışmanız gerekir. Ancak kesinlikle buna değer, çünkü sonunda bunu bir kez başardığınızda önünüzde hiçbir engel kalmayacaktır.”

Steve Jobs

***

Steve Jobs’ın Apple’ının, Cupertino’daki küçük ofisinden çıkıp dünyanın en çok kar eden şirketi olmasında tasarıma, teknolojiye ve kişiselleştirmeye verdikleri önemin rolü büyüktü elbet ama kuruldukları günden bugüne hiç taviz vermedikleri bir konu, onları dünya çapında üne kavuşturdu; basitlik.

iPhone’dan iPad’e, Apple Magic Mouse’dan iMac’e kadar Apple’ın elinden çıkan cihazlara bir bakın. Rakip firmaların tuşlarla doldurduğu cihazların yanında ne kadar da sade duruyorlar öyle değil mi? Üzerlerinde cihazların kullanımı ile ilgili yanlızca bir tane işlevsel tuş var.  O da telefonun ya da tabletin modeli ne olursa olsun aynı yerde, aynı işlevde ve aynı şekilde tasarlanıyor.

 

Mitchell_and_Webb_as_Mac_and_PCApple’ın basitliğe verdiği önem sadece ürün tasarımları ile de alakalı değil elbette. 2006 yılında başlatılan ve şimdiye dek onlarcasını gördüğümüz ‘Mac Vs PC’ reklam serisini ele alalım.

Beyaz, sade bir arkaplanın önünde konuşan 2 farklı giyimli adamdan; birisi Mac’i temsil ederken, diğeri de PC’yi temsil ediyor. Ürünün özellikleri yok, fiyat yok, dış ses yok, patlangaç yok; sadece 2 kişi var ve ikisi de tek bir noktayı görmemizi sağlıyor: “Mac, PC’den daha iyidir.

Basitlik ve sadeliği sadece ürün tasarımı, reklam, marka bilinirliği gibi konulara indirgemek de çok doğru değil. Başarıyı yakalamak isteyen tüm markaların, hayatın her alanına entegre etmesi gereken bir felsefedir basitlik. Özellikle de dijital mecralara…

Google’ı gözünüzün önüne getirin…

Adres çubuğunuza Google.com yazıp siteye girdiğinizde karşınıza ekranın ortasında bir logo ve onun altında aramanızı yapabilmeniz için yatay bir çubuk görürsünüz. Daha fazla bilgiye gerek var mı?

Google_web_search

Bing, Yahoo, Yandex gibi muadillerinin arayüzünde haberler, bannerlar, hava durumu verileri gibi birçok element bulunurken Google sadece insanların en basit bir şekilde arama yapmalarına aracılık etti.

Wetransfer’i gözünüzün önüne getirin…

Sitenin kurucusu Nalden, o dönemlerde babasından gelen bir dosyayı açmaya çalışırken yaşadığı kötü deneyim sayesinde araştırmalar yapıyor ve bu alanda birçok websitesi olmasına rağmen hiçbirinin son kullanıcıyı düşünmediğini ve uğraştırdığını fark ediyor.

2015-03-31-shutterstock-wetransfer

tumblr_inline_mvugw62HOa1qjbnol

Bunun üzerine Wetransfer adını verdiği  siteyi hayata geçiren Nalden, siteye gelen kullanıcının birkaç saniye içerisinde, süper kolay bir şekilde dosya gönderip alabilmesine olanak tanıyor. Öyle ki, sitede ne bir banner alanı ne de bir içerik alanı var. Sitedeki tek alan; dosya gönderim alanı.  

2009 yılında kurulan Amsterdam merkezli Wetransfer 2015 itibari ile 25 milyon aktif kullanıcıya sahip. Bir dosya gönderim platformu için inanılmaz bir rakam, öyle değil mi?

Uzun lafın kısası, basitlik ve sadelik bugünün dünyasındaki kalabalıkta ön plana çıkabilmek için kullanılabilecek yegane araç. Çünkü insanların büyük bir kısmının kapasitesi, komplike bir şekilde verilen mesajı anlamakta yetersiz kalıyor. O yüzden tüm projelerin  6 yaşındaki bir çocuğun anlayabileceği şekilde tasarlanması gerekiyor.

Bu arada son bir içgörü :) Google’ı bizim girişimciler yapsaydı sadelik konusunda nasıl aksiyonlar alırlardı hiç düşündünüz mü? Olası yanıtı hemen aşağıda.

10402611_10152939768363168_5189923460583990818_n

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

3 Comments

  1. basitlik veya sadeliği sadece bilinen markalardan öğrenecek değiliz elbette.Fakat yine de güzel bir yaklaşım.Şahsımhayatım boyunca hep sadeliğin daha güzel olduğunu savundum.ÖLÇÜ OLARAK peygam-
    berimizin mekke’yi fethinden sonra medine’deki o iki küçük odalı evini tercih etmesini sade yaşantısını
    örnek edindim.yinede teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Dönüşüm Odaklı Görüntülü Reklamlar Nasıl Oluşturulur?

Google’da Görüntülü reklam ağı kampanyaları eğer yeniden pazarlama reklamları değilse genellikle marka bilinirliği oluşturmak için kullanılır. Bir görüntülü reklam ağı kampanyasının, bir arama ağı kampanyası kadar dönüşüm getirmemesi de gayet doğaldır. Arama ağında hali hazırda ihtiyaç halinde olan kullanıcılara ulaşırken, görüntülü reklam ağında ise elimizdeki hizmeti ya da ürünü ilgi duyabileceğini düşündüğümüz kullanıcılara göstermeye çalışırız.

Görüntülü reklam ağında genellikle ilgi alanı ve konu hedeflemeleri tercih edilir. Kullanıcının geçmiş zamandaki hareketlerine dayanarak google’un ona bir ilgi alanı ataması biz reklam yayınladığımız sırada da ilgisi olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla bu çok keskin bir hedefleme olmayacaktır.

Konu hedeflemesi ise sitelerin içeriklerinin neyi içerdiğini yansıtır. Ama esasında bu da bize çok keskin bir hedefleme sağlamaz. Örneğin kadın gömlekleri satıyorsak ve giyim içerikli siteleri hedeflediysek reklamlarımızın bu sitelerin hangi sayfalarında görüneceğini ön göremeyiz. Erkek gömlek ya da sporcu kıyafetleri ile ilgili bir sayafada göstereceğimiz kadın gömlek bannerları bizim için pek olumlu sonuçlar vermeyecektir.

Görüntülü reklam ağı için en keskin hedeflemeyi anahtar kelime ile içerik hedeflemesi sayesinde yapabiliriz. Bu hedefleme yönteminde google seçtiğimiz anahtar kelimeleri kullanır. Reklamlarımız sadece anahtar kelimelerimizin geçtiği sayfalarda gösterilir. Bu da bize daha dönüşüm odaklı kampanyalar kurma imkanı sağlar. Burada hedeflediğimiz kelimeler arama ağındaki geniş eşleşme gibi çalışacaktır. Yani bu kampanyanın başarılı olmasında detaylı bir negatif anahtar kelime çalışması yapmamız da oldukça önemlidir. Bununla birlikte keskin bir hedefleme yapmış olmamız bize kampanyamızı kendi haline bırakma lüksünü tanımaz. Görüntülü reklam ağındaki tüm kampanyalarda reklamlarınızın gösterildiği yerleşimleri detaylı bir biçimde incelemeniz, size uygun olmayan yerleşimleri hariç tutmanız gerekir.

Kampanyayı oluştururken hedefleme yöntemi olarak “Görüntülü Reklam Ağı anahtar kelimeleri” seçeneğini işaretlemeniz gerekli. Karşımıza Kitle ve İçerik olarak iki farklı seçenek gelecek. Bu kısımda her ne kadar önerilen Kitle olsa da daha kesin bir hedefleme için içerik seçilmeli. Eğer kitleyi seçersek reklamlar sadece hedeflediğimiz kelimelerin geçtiği sayfalarda değil, aynı zamanda bu kelimelerle ilgilenme olasılığı olan kullanıcılara da gösterilecektir. Bu seçenek bizim için erişimi arttırıyor olsa da, dönüşüm odaklı bir görüntülü reklam kampanyası oluşturma hedefimizden de bizi uzaklaştıracaktır.

Hedeflemenizi daha da daraltın kısmından bu hedeflemeyi çok daha keskin bir hale getirebilirsiniz. Ama benim önerim ilk aşamada bunu yapmamanız. Eğer kampanyanızı yayına aldıktan sonra beklediğiniz performansı elde edemezseniz bu seçeneği de tekrar gözden geçirebilirsiniz. Örneğin belirli yerleşimleri hedefleyerek, o sitelerde belirlediğiniz kelimelerin geçtiği sayfaları hedefleyebilirsiniz. Ya da ilgi alanı online alışveriş olan kullanıcılara, sayfada erkek gömlek kelimelerinin geçtiği sayfalarda bannerlarınızı gösterebilirsiniz.

Bugüne kadar ki yazılarımızda Arama Ağı kampanyalarında içerisinde az sayıda ve aynı temaya sahip anahtar kelimenin bulunduğu reklam grupları oluşturmanızı önermiştik. Bunun sebeplerini de detaylı bir şekilde anlatmıştık. Görüntülü reklam ağındaki anahtar kelime hedeflemeleriniz için de benzer bir yol izlemenizi öneririm. Arama ağından farklı olarak ise sadece hizmetiniz ya da ürününüzle ilgili kelimelerden oluşan gruplar oluşturmamalısınız. Bunların dışında hedef kitlenizin ilgili olabileceği anahtar kelimeler üzerinden de hedeflemeler yapmalısınız. Fakat bunları farklı kampanyalar altında oluşturmalısınız.

Bütçeleri kampanya özelinde atayabildiğimiz için daha detaylı hedeflemeler içeren kelimeler ve daha geniş bir hedeflemeye sahip kelimelerimiz ayrı kampanyalar altında gruplanmalı. Örneğin gömlek satıyorsak sadece gömlek kelimelerinden oluşan gruplar değil, erkek modası, erkek kıyafetleri, ya da gömlek markalarını içeren anahtar kelimelerden oluşan daha geniş hedeflemeler de denenmeli.

Anahtar kelime seçiminde mutlaka Arama Ağı kampanyalarınızdan da faydalanın. Buradaki anahtar kelimelerinizin performansını analiz ederek bu doğrultuda aynı kelimeleri görüntülü reklam ağı kampanyanızda da kullanın. Eğer tüm banner ölçülerini hazırlatamayacaksanız envanter kaybı yaşamamak adına responsive reklamları tercih etmenizi öneririm.

Google anahtar kelimelerinizi seçtiğinizde size haftalık olarak alabileceğiniz gösterimlerle ilgili bir tahmin sunacaktır. Hedef odaklı bir çalışmada gruplarınız için bunun çok yüksek rakamlar olmamasına dikkat edin. Eğer rakamlar 5M+ gibi rakamlarsa hedeflemenizi daha küçük gruplar haline getirmeyi ya da daha spesifik anahtar kelimeler seçmeyi düşünebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bill Gates’in Rakibi Apple’a 20 Yıl Önce Verdiği “Hayat Öpücüğü”

1997 yılında Apple’ın iflasın eşiğine geldiğini, Bill Gates’in yaptığı 150 milyon dolarlık yatırım sayesinde kepenkleri indirmekten son anda kurtulduğunu biliyor muydunuz?

Microsoft ve Apple firmalarının rekabeti çok eski zamanlara dayanıyor ve bugüne kadar geçen süreçte bu rekabetin pek de azaldığını söyleyemeyiz. Günümüzdeki tüm popülaritesine rağmen 90’lı yılların ikinci yarısı Apple için zor bir dönemdi. Şirket zarar ediyordu ve büyük bir finansal açmazın içerisindeydi. Aynı dönemde rakip şirket Microsoft ise altın çağını yaşıyordu; 1990 yılında 1.2 milyar dolar olan kârı 2000’lerin başında yaklaşık 23 milyar dolara çıkmıştı.

1997 yılında Apple gerçek anlamda iflasın eşiğindeydi. Şirket son çare olarak 1985’te kovduğu eski CEO’su Steve Jobs’u tekrar işin başına getirdi. Ve bu dönemde yaptıkları anlaşmayla Microsoft, Apple’ın 150 milyon dolarlık hissesini satın alarak bir anlamda şirketin hayatta kalmasını sağladı.

18 Ağustos 1997 tarihli Time dergisinin kapağı. Steve Jobs, Gates’e şükranlarını iletiyor!

Bir sonraki yıl olan 1998’de Apple,  iMac’i piyasaya sürdü. 2001’de ise portatif dijital müzik çalar Ipod’lar satışa çıkarıldı. Şirket bu atılımları sayesinde hızla yükselişe geçti. 2006’da daha önce görülmemiş bir dizüstü bilgisayar tasarımına sahip Macbook’u ve 2007’de de Iphone’u piyasaya sürerek popülerliğini daha da arttırdı.

Şu anki son duruma baktığımızda, Apple 752 milyar dolarlık değeriyle dünyanın en değerli şirketleri listesinin en tepesinde oturuyor. Ezeli rakibi Microsoft ise 507.5 milyar dolarla listenin üçüncü sırasında bulunuyor.

Apple’ın değeri, Microsoft tarafından batmaktan kurtarıldığı dönemde 3 milyar doların altındayken, Microsoft yaklaşık 15 milyar dolar değerindeydi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link