ABD’de dijital reklam yatırımları, Türkiye’nin toplam reklamlarının 40 katı

PwC ABD’nin hazırladığı rapora göre dijital reklam yatırımları 2017’nin ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 büyüyerek 40,1 milyar dolara ulaştı. Raporda küçük ve orta ölçekli firmaların dijital reklam yatırımlarındaki artış dikkat çekiyor.

Mobil reklam yatırımları, toplam Dijital reklam yatırımlarının yüzde 54’ünü oluşturarak web’in öncü reklam platformu olmaya devam etti. Reklamverenler, 2017’nin ilk 6 ayında mobile 21,7 milyar dolar yatırım yaptı. 2016’nın ilk yarısında bu rakam 15,5 milyar dolar iken 2015 yılının aynı döneminde ise 8,2 milyar dolar idi.

Raporun ekinde yer alan çalışmada, ABD’deki yaklaşık 9 milyon küçük ve orta ölçekli işletmenin minimum yüzde 75’inin dijital reklam yatırımı yaptığı görülüyor. Bunların yüzde 80’lik bölümü self-servis platformları (Facebook, Twitter vb.), yüzde 15’i ise programatik satın almayı kullanıyor. Bu bulgular, reklam yatırımlarının önemli bir bölümünün, bu teknik özellikleri sağlayan yayıncılara gittiğini gösteriyor. Ayrıca self-servis platformların ve programatiğin bu işletmeler tarafından kullanılması önemli bir büyüme fırsatı doğuruyor.

Raporda öne çıkan diğer başlıklar şu şekilde:

  • Mobil ve masaüstü de dâhil olmak üzere toplam Dijital Video reklam yatırımları 2016’nin ilk yarısında 3,8 milyar iken yüzde 36 artışla 5,2 milyar dolara ulaştı.
  • Mobil Video, Masaüstü Video’yu ilk defa geride bırakarak 2,6 milyar dolara ulaştı. Display Video ise geçen yılla aynı seviyede seyretti.
  • Sosyal medya reklamları 2016’nın ilk yarısında 7 milyar dolar iken yüzde 37 artışla 9.5 milyar dolara ulaştı.
  • Mobil ve masaüstü de dahil olmak üzere toplam Dijital Ses Reklam Yatırımları 2016 ilk altı ayında 425 milyon dolar iken 2017’nin aynı döneminde yüzde 42 artışla 604 milyon dolara ulaştı.

Yıllara Göre Yarıyıl Yatırım Büyümeleri (Milyon dolar)

Yıl Gelir % Büyüme
2017 İY 40,38$ %22
2016 İY 32,739$ %19
2015 İY 27,481$ %19
2014 İY 23,091$ %15
2013 İY 20,066$ %18
2012 İY 17,028$ %14
2011 İY 14,941$ %23
2010 İY 12,127$ %11
2009 İY 10,900$ %-5
2008 İY 11,510$ %15
2007 İY 9,993$ %26
2006 İY 7,909$ %37
2005 İY 5,787$ %26
2004 İY 4,599$ %40
2003 İY 3,292$ %11
2002 İY 2,978$ %-20
2001 İY 3,720$ %-7
2000 İY 4,013$ %147
1999 İY 1,627$ %110
1998 İY 774$ %125
1997 İY 344$ %320
1996 İY 82$

 

Yıllara Göre Reklam Yatırımları Büyüklük Karşılaştırması  (Milyon dolar)

Masaüstü ve Mobil İlk Yarı
2017
İlk Yarı
2016
% $ % $
Arama motoru 33.4 19,134 49.4 16,160
Banner 30.8 12,361 30.1 9,862
Sponsorluk 1.0 387 0.9 301
Rich Media 2.8 1,129 2.7 875
Bannerlar / display reklamlar 27.0 10,844 26.5 8,686
Dijital Video Reklamları 13.o 5,202 11.7 3,832
Diğer 8.6 3,438 8.8 2,883
İlan Sayfaları 3.8 1,524 3.8 1,248
LeadGeneration 3.2 1,268 3.6 1,184
Ses 1.5 603 1.3 425
Diğer 0.1 42 0.1 25
Toplam 100 40,138 100 32,739

 Gelir Modelleri Karşılaştırması (Milyon dolar)

Format İlk Yarı
2017
İlk Yarı
2016
% $ % $
Etkileşim bazlı 33.4 13,404 33.9 11,112
Performans-bazlı 64.9 26,042 64.6 21,158
Hybrid 1.7 691 1.4 469
Toplam 100 40,138 100 32,739

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz: www.iab.com/adrevenuereport.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Ve Welder Moody, Tahminine Güvenene Gidiyor…

90. Akademi Ödülleri, 4 Mart 2018’de sahiplerine kavuşacak. Welder Watch, dünya çapında tüm filmseverlerin göz diktiği ve sonuçlarını her yıl merakla beklediği bu ödül törenini, Instagram üzerinden gerçekleştirdiği yeni yarışmasına entegre etti.

Markanın yaratıcı ajansı Promoqube tarafından hayata geçirilen yarışmada katılımcılar, yılın “En İyi Film” ödülüne kavuşacak filmi tahmin etmeye davet ediliyor. Yarışmaya katılmak için kullanıcıların Welder Watch’un Instagram hesabını takip etmeleri ve yarışma gönderisinin altına tahminlerini yorum olarak yazmaları gerekiyor.

Oscar ödüllerinin her yıl büyük heyecanla beklenen En İyi Film kategorisinde, ödülün sahibi olacak filmi doğru tahmin edenler arasında gerçekleşecek çekilişte, bir kişi dilediği Welder Moody saatin sahibi olacak! 4 Mart 2018 Pazar günü yerel saatle 23.59’a kadar devam edecek yarışmanın sonucu, 6 Mart 2018 Salı günü markanın Instagram hesabından yayınlayacağı hikaye ile açıklanacak.

Yarışmaya katılmak için aşağıdaki Instagram postunun altına yorumlarınızı yazmanız gerekiyor.

🏆CONTEST🏆 Who will be the winner of The Best Picture category at the 90th Academy Awards? Guess the winner, win a Welder Moody watch! Nominees: 📌#CallMeByYourName 📌#DarkestHour 📌#Dunkirk 📌#GetOut 📌#LadyBird 📌#PhantomThread 📌#ThePost 📌#TheShapeOfWater 📌#ThreeBillboardsOutsideEbbingMissouri Here's what you need to do 👇 ➡ Make sure you follow Welder Watch Instagram account! 😊 ➡ Write your best guess at who will win at The Best Picture category as a comment! ✏ ➡ If your guess is correct, follow our stories! 📍 ➡Be the winner, choose your favorite #WelderMoody watch! 🎁 🔎Check Terms&Conditions from our FB page! ** The contest will end on Sunday, March 4, 2018. We will announce the winners on Tuesday, March 6th at Instastory ** #contest #90thAcademyAwards #oscars #oscars2018 #shareyourmood

A post shared by Welder (@welderwatch) on

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Facebook ve Google’ın Siyasi Reklamlarla Başı Dertte

Facebook

Facebook, Google ve diğer çevrimiçi platformlarda yayınlanan siyasi propaganda içerikli reklamlar, artık Federal Seçim Komisyonu tarafından çizilen çerçeve kapsamında ve daha sıkı kurallarla denetlenmek isteniyor.

Komisyonda Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Demokrat Parti üyesi Ellen Weintraub’un paylaştığı teklif radyoda, televizyonda ve basılı reklamlarda yayınlanan siyasi içerikli reklamlarda olduğu gibi, internette yer alan politik reklamların da kaynağının açıklanmasını şart koşuyor. Kongre, konuyla ilgili ciddi bir düzenleme olarak kabul edilen tasarıyı, 8 Mart’taki halka açık oturumda tartışacak.

Siyasi içerikli internet reklamları ABD’de oldukça popüler durumda.

Hatırlayacağınız üzere, Rusya’nın Donald Trump’ın kazandığı 2016 yılındaki ABD Başkanlık Seçimi‘ni sosyal ağlarda ve dijital ortamlarda manipüle ettiğine, Amerikan halkı üzerinde algı operasyonu yaptığına, hatta belli yöndeki propagandalara seçim sonuçlarını değiştirecek derecede maddi destek verdiğine dair iddialar hâlen sürüyor.

Kongrenin gündemine getirilen tasarı buradan hareketle, hem bu iddiaları daha yakından inceleyebilmek hem de benzer şüphelerin tekrarlanmaması için Facebook ve Google gibi dijital alandaki dev platformların, yayınladıkları siyasi içerikli reklamların sponsorlarının kim olduğu, bu reklamlara ne kadar para harcandığı, reklamların hangi kesimleri hedeflediği ve benzeri birçok noktada hem Beyaz Saray’a hem de Kongre’ye açıklama yapması kuralını getiriyor.

Federal Election Commission
Federal Seçim Komisyonu’nun gündeme getirdiği tasarı, siyasi içerikli internet reklamlarına sıkı denetim getiriyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun teklifi, siyasal propaganda çalışmalarını, siyasi partileri ve teknoloji şirketleri de dahil olmak üzere federal seçimleri etkileyebilecek diğer kurumları kapsıyor. Bu durumda, söz konusu kapsamda faaliyet gösteren taraflara ait platformların ilgili mevzuata uyum sağlayacak hâle gelmesi gerekecek.

Yine de hikâyenin burada başlamadığını, konunun tâ 2011’e kadar uzandığını da belirtmemiz gerekiyor. Facebook o yıl, reklamlardaki “sponsorlu” ifadesinin sponsorun kimliğine dair bilgi vermediğini ve sponsorun internet sitesine yönlendirme yapmadığını belirterek Federal Seçim Komisyonu’ndan bu konuda muafiyet talep etmişti. Konu komisyonda görüşülmüş ama herhangi bir karar bağlanamamıştı.

Vladimir Putin
Rus manipülasyonuyla ilgili başı en çok ağrıyan platformlardan biri de Facebook.

2015 ve 2016 yıllarında Facebook, Google ve diğer bazı önemli internet sitelerinin Ruslar tarafından, Amerikan halkını politik konularda etkilemek amacıyla kullanıldığının ortaya çıkması, doğal olarak bu konunun komisyon tarafından yeniden gündeme getirilmesine yol açtı. Açıkçası komisyon bu sefer, sert kurallar koymakta ve sıkı denetim getirmekte kararlı görünüyor.

Nitekim söz konusu tasarı, internette metin veya görsel grafik biçimindeki siyasi içerikli reklamlarda reklamverenin adının yeterli büyüklükte ve açıkça okunabilir harflerle yazılmasını zorunlu tutuyor. Dijital müzik platformları ve internet radyolarında verilen politik reklamlar da düzenlemeden nasibini alacak. Zira buralarda verilen siyasi reklamlar sözlü feragatnameleri içermek zorunda olacak ve çevrimiçi video ve sesli mesaj yoluyla reklam veren adayların ad ve soyadlarını tam olarak belirterek “Bu mesajı onaylıyorum” ifadesini ekleyecek. Tasarı yasalaşırsa, internetteki ücretsiz içerikleri de etkileyecek. Örneğin YouTube’a ücretsiz bir şekilde video yükleyen siyasi kuruluş veya kişi, içerikten sorumlu olduğunu belirtecek. Mevcut yasada bu durum yalnızca reklamlı olarak paylaşılan politik videolarda sınırlı.

Tasarı yasalaşırsa, yeni düzenlemeden YouTube da derinden etkilenecek. Sponsorlu ya da sponsorsuz her siyasi reklamda yeni kıstaslar aranacak.

Komisyondan geçmesi için Cumhuriyetçi Parti’nin desteği gereken tasarı, sanal ve artırılmış gerçeklik konuları da dahil olmak üzere, teknolojik gelişmelerin yasal çerçevede düzenlenmesi yolunda önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun (FEC) internetteki politik reklamların yasal yönden düzenlenmesine ilişkin ilk girişimi elbette bu değil. Komisyon 2006 yılında Youtube’dan, bu platformda bireyler veya kimi gruplar tarafından satın alınan çevrimiçi siyasi reklamların ne kadara mal olduğuna dair bilgi vermesini istemişti. Hatta bu istek, başka sitelerde banner olarak bulunan ücretli politik reklamların tamamını da kapsar nitelikteydi. Komisyon, blog ve benzeri kişisel görüş içeren bazı dijital iletişim kanallarını ise bundan muaf tutmuştu.

Görünüşe göre, 2011 yılında FEC’in taleplerine direnen Facebook’u bu sefer daha zor bir mücadele bekliyor.

Tasarının yasalaşıp yasalaşmayacağı şimdilik meçhul. Fakat kendi durumumuza dönüp baktığımızda, bilişim hukuku konusunda henüz yeterli sayıda ve nitelikte insan kaynağının bile olmadığı ülkemizde, buna benzer çalışmaları görmek şimdilik yalnızca bir hayal olarak duruyor. Çünkü bilişim hukukunun genellikle sansüre yasal dayanak olarak kullanıldığı ve bunun kanıksandığı bir ortamda, politik reklamların kaynağını sorgulamak üst düzeyde bir şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışı ile özel uzmanlık gerektiren kalifiye insan kaynağına ihtiyaç duyar.

Peki, ABD’de gündeme gelen bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Siyasi amaçla verilen çevrimiçi reklamların kaynağının ayrıntılı bir şekilde sorgulanması ve en derin noktalarına kadar devlet kurumlarına bilgi verilmesi bir şeffaflık göstergesi mi, yoksa siyasi propaganda özgürlüğünü gelecekte kısıtlayabilecek bir düzenleme mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link