9 SEO Ustasından SEO Taktikleri

Dijital Pazarlamada Arama Motoru Optimizasyonu her geçen gün daha yüksek bütçelerin ayrıldığı ama bilen/bilmeyen bir çok kişinin üzerine yorum yaptığı alanlardan birisi. Yolunuza ışık tutması için bu alandaki 9 uzman ismin taktiklerini derledik.

1. John Biggs (TechCrunch Editörü ve Bloggers Boot Camp Eş Yazarı)

Ünlü 9 SEO Ustasından SEO Taktikleri (1)

“Sürekli yazmanız gereklidir, çünkü taze içerik en önemli anahtardır. Web sitesini sürekli güncel tutarak okuyucuların tekrar sitenize uğramasını sağlayın. Unutmayın ki SEO bağlılık ile gelir hile ile değil. “

2. Tim Grice (Search at Branded3 Direktörü)

Ünlü 9 SEO Ustasından SEO Taktikleri (2)

“Link manipülasyonu yavaş yavaş Google tarafından öldürüldükçe, sektörünüzü etkileyebilecek değerli kitleye ulaşmak önemli bir ihtiyaç oluşturmuştur. Google’ın istediği özgün kitlesi olan yayımcı tarzı, ulaştığı ve söz konusu “gerçek” yayımcılarla sıkı bağlar kurduğu tarzdır. E-posta ve telefon bu kitleyle iletişim kurmak adına her zaman olacaktır fakat sosyal medya bu yayımcılarla etkili iletişim kurmak için muhteşem bir yoldur.”

3. Danny Sullivan (Search Engine Land Genel Yayın Yönetmeni)

Ünlü 9 SEO Ustasından SEO Taktikleri (3)

“Arama motorları, zor linkler olarak tanımladığı kazanılması çaba gerektiren linkleri alan siteleri ödüllendirmek istiyor. Yüksek standartlı bir yayımcıda, daha önce başka bir yerde yazılmamış bir misafir postunun yayınlanması bu zor linke örnek olabilir. Link kazanmak için hedefleyeceğiniz siteler, sizin ve potansiyel müşterilerinizin düzenli olarak takip ettiği siteler olmalıdır. Site yöneticileri ile iletişim kurmaya çalışıp onlardan yayımladıkları içerikler ile ilgili şartlar hakkında bilgi almaya çalışın. Aldığınız bu bilgilerle de sitenizi uygun bir şekilde önenerek, site yetkililerine iletin.”

4. Kaan Gülten (SEO Hocası & Webtures Kurucusu)

Ünlü 9 SEO Ustasından SEO Taktikleri (4)

Kendinizi bir aramayı yapan insanların yerine koyarak o arama sonucundan neler beklendiğini değerlendirin. Bu sayede Google’ın bundan sonra gelecek tüm algoritmalarına, en iyi şekilde hizmet etmiş olacak ve sıralamanızı sürekli koruyabileceksiniz. Ürün fiyatı arayan insanlar için oluşturacağınız sayfa, fiyatla ilgili bir makale bulundurursa bu arama motorları tarafından etkili bulunabilir, ama fiyat tablosu olursa veya girilecek özelliklere göre dinamik fiyat hesaplama sistemi olursa bu arama motorlarının algoritmalarından daha üstün ve daha faydalı bir iş çıkardığınız anlamına gelecektir. SEO’daki en önemli kriter = “Faydalı Olmak”tır.

5. Brian Provost (Define Media Group Dijital Strateji Başkan Yardımcısı)

Ünlü 9 SEO Ustasından SEO Taktikleri (5)

Buzzfeed ya da Upworthy gibi sosyal ve tık tuzağı sitelerin, SEO’lar üzerinde nasıl bu kadar etkili olduğunu Brian Provost, şöyle cevaplıyor: “Cevap linklerdir. Sosyal Medya büyük bir kaldıraç oluşturan büyük bir linktir ve backlink profiliniz arama motorlarında bir şeyleri niye sıraladığınıza dair hala en ağırlıklı bileşendir.”

6. Aaron Wall (SEO Blog Kurucusu)

Ünlü 9 SEO Ustasından SEO Taktikleri (6)

“SEO çalışmalarında genelde dikey piyasalar gözden kaçmaktadır. Google optimizasyonunda SEO’nun aksine niçin Google’ın arkasındakileri araştırmamız gerek? Örneğin, Amazon’da online satış yapan bir firmasınız, peki hiç şu soruları kendinize sordunuz mu? Amazon’da güzel bir yer edinmek neler yapılmış, insanlar neler söylemiş, şikayetleri neler, nelerden hoşlanıyorlar, hangi dilleri kullanıyorlar?”

7. Will Critchlow (Distilled Kurucusu)

Ünlü 9 SEO Ustasından SEO Taktikleri (7)

“SEO’daki kilit nokta, şirketinizin doğru altyapıya (CMS), içerik kalitesine ve bunu yürütecek bir ekibe sahip olması ve bunu arama motorlarına kanıtlayabilmesidir. Eğer bu önemli hususlardan herhangi biri eksik olursa, modern online pazarlamada başarılı olamazsınız.

8. Bill Hazelton (Spirecast CEO)

Ünlü 9 SEO Ustasından SEO Taktikleri (8)

“Yeni SEO paradigmasında linklerin inşa edilmesinden ziyade kazanılması gerektiğidir. Kazanılmış linkler ya da kazanılmış medya, geçmişteki yok olan eski içerik modeli ile uyuşmamaktadır. İçerik varlığınız, sonradan akla gelen düşünceleriniz değil SEO stratejinizin en önemli öğelerinden biri olmak zorundadır. Gerçek linkler kazanmak üst kalitede içerik gerektirir. Bu durumda pek çok online işletme için yatırım ve sürekli bir bağlılık gerektirdiği için gerçekleştirilmesi basit olmayacaktır.  Kısacası içeriğe basit bir gider olarak bakılmak yerine markanız için önemli bir yatırım olduğu gözüyle bakılmalıdır.”

9. Brian Dean (Backlinko Kurucusu)

Ünlü 9 SEO Ustasından SEO Taktikleri (9)

“Deneyimlerime dayanarak insanlara vereceğim tavsiye; makale okumakla daha az zaman harcamak ve Google sonuçlarına daha fazla vakit ayırmaktır. Pek çok makale, insanların SEO ile ilgili fikirleri ve bu konudaki çalışmalarından ibarettir. Bunlar gerçek dünyadan elde edilen kanıtın üstüne asla geçemez. Bu yüzden Ahrefs, Majestic SEO gibi araçları kullanarak hangi linklerin gerçekten çalıştığını görün ve bu şekilde linkleri yapmak için de sürekli çalışın.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

Bir Cevap Yazın

Zuckerberg Markalardan Ne İstiyor?

Facebook ya da Instagram sayfanızı her açtığınızda, komşunuzun yaptığı tiramisuyu ya da arkadaşınızın tatil maceralarını fazlasıyla görmekten rahatsız olanlardan mısınız?

Maalesef, bu duruma alışsanız hatta daha fazla benimsemeye başlasanız iyi olur. Çünkü Mark Zuckerberg, geçtiğimiz hafta yeni Facebook ve Instagram algoritmalarını açıklayarak, bir kez daha tüm dünyayı sarsmayı başardı. Bundan böyle, arkadaşlarınızın veya ailenizin içerikleri markalardan çok daha değerli olacak.

Peki, bu durum aslında ne demek oluyor?  Markalardan, Facebook ve Instagram’ın organik içerik üreticisi olan kişilerinin yerine, kullanıcıların ana sayfalarında görünebilmesi için biraz daha cömert olmaları bekleniyor. Yani, artık Instagram ve Facebook üzerinden reklam yapmanın fiyatı biraz daha yükseldi. Bu durumda, markaların Ayşe’nin #tbt (throwbackthursday) etiketli çocukluk fotoğrafından daha değerli olduğunu kanıtlamak için, elini daha fazla cebine atması gerekecek.

Bu durumu biraz daha bilimsel şekilde ifade etmek için, basit bir arz-talep grafiğinden yararlanalım. Değişim öncesi fiyat ve miktar dengesi P1Q1 seviyesindedir. İşleri biraz daha basitleştirmek için, yeni haber kaynağı güncellemelerinin etkisi hakkında üç varsayımda bulunalım.

  • İlk olarak; Facebook reklamlarının kullanıcıların haber kaynağına sunulma şekli değişmeyecektir.
  • İkinci olarak; insanlar platform üzerinde daha az vakit geçirmeye başlayacaklar, bu durum reklamcılık gelirlerinin daha az olacağı anlamına gelmektedir. Sonuçta, S1 arz noktasından sola hareket ederek, S2 noktasına doğru grafiğin kaymasına ve reklam maliyetlerinin artmasına neden olacaktır.
  • Üçüncü olarak; markalar, organik erişimdeki kayıpla mücadele edebilmek için yayınlarını artıracak ya da reklamlara daha fazla yatırım yapacaklardır. Bu durum da reklam taleplerinin daha fazla olması anlamına gelerek, talebin sağa kayıp D1 noktasından D2’ye doğru hareket etmesine yol açacaktır.

Arzın azalması ve talebin artması sonucunda yeni denge noktası, Facebook reklamlarının toplam fiyatının arttığı P2Q2 noktasında oluşmaktadır (diğer faktörler sabit). İşin teknik kısmını atlayarak, bu yeni değişimlerin marka, fenomen ya da pazarlamacılar açısında ekosistemi nasıl etkilediğine göz atalım.

Instagram ve Facebook haber kaynaklarının kronolojik olarak sıralandığı zamanları hatırlayın. Gerçekten merak ettiğiniz insanları, markaları ya da toplulukları takip ediyor ve onların içerikleri paylaşıldıkları zamana göre haber akışınızda gösteriliyorlardı. Stratejiler herkes için çok daha az karmaşıktı ve kontrol tamamen elimizdeydi. Sonra 2016 yılındaki meşhur, algoritmik ilk yenilik gerçekleşti. Sonuçta Instagram, toplam takipçilerin %30 ile sınırlanan ve algoritmanın haber kaynağında sizin görmenizi istediği içerikleri karşınıza çıkardığı şekilde yeniden düzenlendi.  Yani, kontrol her anlamda kullanıcıların elinden alındı.

Sosyal medya, konvansiyonelden farklı olarak marka ve işletmeler için çok kısa sürede “cool” bir imaj yaratacakları fırsatlar havuzunu sunuyor. Doğru strateji ve taktiklerle kısa sürede marka imajını yükseltmek mümkün. Örneğin, Daniel Wellington’u ele alalım. Neredeyse her moda fenomeninin Instagram üzerinden onun reklamını yaptığına şahit olmuşsunuzdur. Bu gibi markalar, Instagram taktikleri, fenomen iş birlikleri ve kusursuz satış stratejileri ile milyon dolarlık işletmelere dönüştüler. Instagram algoritmalarının değişmesiyle birlikte, gerçek kişilerden oluşan organik içeriklerden daha çok, markalardan ise daha az içerik görmeye başlayacağız. Peki bu durumda Instagram üzerinde işler nasıl yürüyecek?

Fenomenlerle çalışmanın maliyeti daha da artacak

Bu durumdan fenomenlerin markalardan daha az olumsuz etkileneceği düşünülmektedir. Nitekim fenomenler, hangi nişte olduğu fark etmeksizin, kendine has içeriklere sahiplerdir ve her koşulda onları takip etmeye hazır bir kitleleri vardır. Bu durumda markalar daha fazla reklam bütçesine para ayıracak ve mega, mikro ve nano fenomenler ile çok daha fazla iş birliği yapmak durumunda kalacaklar.

Markalar yeni bir pazarlama ekosistemi oluşturmak durumunda kalacak

Sosyal medya ile ilgili en iyi şeylerden biri, doğru verilerle ve analizle gerçek hedef kitleyi ve onların nelerden etkilendiğini bulabilmeye olanak tanımasıdır. Markalar için bir fenomenin izleyicisini kullanmak için en iyi yol, hedefi anlamak, hedef kitleyi etkileyen faktörleri öğrenmek ve marka veya ürünün hikayesini harmanlayarak, fenomen ve işletmenin marka değerini eşleştirmek olacak.

Sosyal medya pazarlamasının geleceği Zuckerberg’in fenomenlere olan bakışında

Zuckerberg’in ifadesiyle sahte içerikleri ayıklamak için geliştirilen algoritma sonucunda, daha fazla fenomenle çalışan markaların ve fenomenlerin içerikleri nasıl algılanacak? Yani asıl soru; fenomenlerin içeriği de Ayşe’nin #tbt etiketli çocukluk fotoğrafı kadar değerli olacak mı? Önümüzdeki günlerde neler olacağınız hep birlikte göreceğiz.

Ne de olsa Zuckerberg, hissedarlarının kazancını artırmanın en iyi yolunu elbet bulacaktır!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Amazon’dan Bahçe İşlerinizi Kolaylaştıracak Dijital Bahçe Uygulaması Geliyor

Amazon, yetiştirdiğiniz bitkilerin fotoğraflarını çekip atabileceğiniz ve size bitkilerle ilgili öneride bulunabilecek bir sistemin patentini aldı. Sürdürülebilirlik açısından da oldukça önemli olabilecek bu hizmet bitkilerle ilgili bildiği her şeyi size aktarıyor.

Şirket bu sistemle algoritmaları ve görüntü tanıma yazılımını kullanarak öneriler yapabiliyor. Kendi yetiştirdiği sebzelerle yemek pişirmek istediği için Seattle’da bahçeli bir eve taşınan Evelyn’i örnek olarak gösteriyor. Evelyn bahçesindeki sebzeleri nasıl tanıyacağını ve pişireceğini bilmiyor. Bahçe servisi bu gibi durumlarda kişilere hizmet vererek yetiştirme ve pişirme hizmetleri sağlayacak. 

Örneğin bahçe sistemi, Evelyn’in bahçesinde nane, domates ve salatalık buluyor. (Bahsedilen sebzeler bilindik sebzeler ancak nasıl kullanılacağı bilinmeyen bitkiler için çok daha faydalı bir sistemden söz ediyoruz.) Bulduğu malzemeler ile bir Yunan Salatası tarifi verebiliyor ve böylece Evelyn Amazon’dan salata için gerekli olan diğer beyaz peynir ve zeytinyağı gibi malzemeleri de alabiliyor ve Amazon baştan sona bir hizmet sağlamış oluyor. 

Hizmetin çok daha ilginç kısmı, bahçede büyüyen engeller olduğunu (örneğin bahçenin bir bölümünü gölgeleyen bir ağaç) tanımlayabilmesi ve bu koşullar altında iyi sonuçlar veren bitkiler için tavsiyelerde bulunması. Yani sistem size eğer bahçenizde büyük ağaç varsa bu ağacın gölgesinde zencefil yetiştirebileceğiniz gibi detay bilgileri bile verebilecek!

Coğrafi olarak konumunuza erişebilen hizmet size bahçenizde yetişme potansiyeli en çok ve en az olan bitkileri de gösterebilecek. Yetiştirmek istediğiniz bitkileri bahçenizin neresinde konumlandırmanız gerektiğiyle ilgili bir sanal bahçe uygulaması da sistemin içerisinde olacak. Bunun dışında bahçenizdeki bitkileri ne sıklıkta sulamanız gerektiği gibi detaylarla da size yardımcı olabilecek.

Amazon Whoole Foods’u satın aldığından beri sitede yiyeceğe çok daha fazla yer verirken bu yiyecekleri pazarlamak için de değişik yöntemler uygulamaya çalışıyor. Bu hizmetin ne zaman kullanılmaya başlanacağı ise henüz bilinmiyor.

Emekli olup Güney’e yerleşme hayallerine su serpen bu sistem ile kim kendi meyve ve sebzesini yetiştirmek istemez ki?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link