Deneyim Ekonomisi – 3 [Barselona ve Amsterdam]

Geçen haftalarda yazdığım serinin artık son kısmına geldik. Bu hafta rotamda bulunan diğer iki lokasyonumuz olan Barcelona ve Amsterdam’daki deneyim ekonomisi örneklerinden bahsedeceğim.

Barcelona

İspanya’nın en güzel kentlerinden biri olan Barcelona’da kışın soğunu hiç hissetmediğimiz ve göz alabildiğine gezme şansı bulduğumuz bir altı gün geçirdik. Bu durak süresince birçok deneyimi yaşama şansına da sahip olduk aslında.

538110_10151441119101772_1280574256_nBu deneyimlerin en güzeli Nou Camp idi. Dünyaca ünlü futbol takımı olan Barcelona’nın mabedi Nou Camp gerçekten mükemmel bir atmosfere sahip diyebilirim. Osasuna ile Barcelona arasında geçen maça katılma şansını bulduğumuz için gerçekten çok şanslıydık. Stadı tek başınıza günlük turlar ile de gezebiliyor olmanıza rağmen, İspanyol Ligi’nin bir maçını izleme şansını yakalamak gerçekten de ayrı bir deneyim ayrı bir şanstı bizim için. Barcelona’yı ziyaret etme fırsatınız olursa, maç olmasa dahi, o atmosferi solumanızı sağlayan pazarlama dinamiklerine gerçekten bir teşekkürü borç bilirim buradan.

549341_10151441127641772_287197877_nBaşka bir deneyim durağımız ise La Sagrada Familia oldu, yani başka bir deyişle ‘Bitmeyen Kilise’. Katalan’ların en ünlü mimarı olan Gaudi’nin bir eseri olan bu kilise gotik yapısı ile değil aslında bitmemesi ile ünlü Barcelona’da. 1882 yılında yapımına başlanmasına rağmen, henüz tamamlanamadan mimarı olan Gaudi’nin bir tren kazasında vefat etmesi üzerine yarım bir halde kalmış. Gaudi’nin gotik üslubundan devam eden bir grup mimar tarafından şu anda yapımına devam edilse de ‘Bitmeyen Kilise’ olarak ünlenen bu yapı da size o dönemin tarihini yansıtan en güzel noktalardan biri aslında. Tabi ki giriş her güzel deneyim gibi ücretli ne yazık ki.

Barcelona’daki durağınızda ziyaret edeceğiniz aslında çok fazla yer var. Çünkü şehir tarih üzerine kurulmuş ve her şeyi gözlemleme şansına sahip olabiliyorsunuz. Yüzlerce yıllık tarihi içinize çekme şansı bulabiliyorsunuz.

Amsterdam

Uğradığımız şehirler arasında belki de en fazla deneyimi sunan şehirdi diyebilirim Amsterdam için. Gezme fırsatı bulursanız dikkat edin, elinizi her salladığınızda bir deneyime çarpabilirsiniz.

542603_10151441138666772_1722374667_nBu deneyimlerin başında ‘Heineken Experience’ geliyor tabi ki. Türkiye’de şu sıralar Efes Pilsen’in oturtmaya çalıştığı çalışmanın ana kaynağı olan bu  deneyimde, Amsterdam’ın en ünlü birası olan Heineken’in tarihine bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Bu yolculuk sırasında biranın ana maddesi olan arpa da oluyorsunuz, özel karışımla harmanlanıp şişelenebiliyorsunuz da. Bunların yanı sıra barmenlik sertifikası elde etme şansına bile sahipsiniz. Heineken bardağına birayı uygun seviyede ve uygun prosedürle koyabilirseniz, görevliden aldığınız sertifikayı ömür boyu baş ucunuzda saklama şansınız var elbette. Ayrıca bu güzel deneyime girerken yanınıza fotoğraflarınızı almayı da unutmayın, çünkü her dahil olduğunuz anı ölümsüzleştirmenin zevkini almanız gerekiyor.

Heineken’den çıktığınızda sizi aslında en çok cezbedecek olan şey ilginç ‘Torture Museum’ yani ‘İşkence Müzesi’ olacaktır. Zamanında yapılan işkencelere tanık olurken, bunların artık sadece örnek olarak kaldığını düşünmekten kendinizi alıkoyamayacaksınız.

Burada tadacağınız en önemli deneyim ise aslında kanal turu diyebilirim. Hollanda’nın o kanallar üzerine kurulu en güzel şehirlerinden olan Amsterdam’da bir kanal turunu deneyimlemeden ayrılmak pek yakışık almayacaktır. Şehrin dokusunu en güzel anlatan bu deneyim ise diğerlerine kıyasla ucuz bile sayılabilecek bir etiketle bizi karşılıyor.

Rotamızın son durağı olan Amsterdam’da da artık günümüzde büyük öneme sahip olan deneyim ekonomisi örneklerini görmüş olmaktan dolayı gerçekten mutlu olduk. Pazarlama dünyasının en gözde bebeği olan deneyim ekonomisinin canlı örnekleri önümüzde de duruyor aslında. Türkiye’de de bu tarz deneyimlere şahit olabiliriz. Peri Bacaları, Pamukkale Travertenleri, Sümela Manastırı gibi yapılar bize yapay değil doğal deneyimi sunan yapılar dikkatli bakarsak. Yalnızca bakmasını bilelim yeter.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Abonelik Tabanlı Bir İşi Pazarlamak İçin 5 Anahtar Madde

  • McKinsey’nin yaptığı araştırmaya göre, geçtiğimiz yıl içerisinde ABD’deki online alışveriş yapanların yaklaşık olarak yarısı, abonelik tabanlı bir ürün ya da hizmet satın aldı.
  • Facebook’ta küresel pazarlama çözümleri grup direktörü olarak görev yapan Jennifer Howard, aboneler elde etmeye ve mevcut aboneleri elde tutmaya yönelik olarak öğrendikleri şeyleri 5 maddede özetliyor.
  • İlgili Yazı: Abonelerinin %95’ini Elinde Tutmayı Başaran Abonelik Servisi: Barkbox

McKinsey tarafından son olarak yapılan bir araştırmaya göre, geçtiğimiz yıl içerisinde ABD’deki online alışveriş yapanların yaklaşık olarak yarısı, abonelik tabanlı bir ürün ya da hizmet satın aldı. Facebook’ta küresel pazarlama çözümleri grup direktörü olarak görev yapan Jennifer Howard’ın Adweek’in internet sitesinde yayımlanan yazısında belirttiğine göre, abonelik tabanlı hizmet veren markalar; keşif, sürpriz, ongoing değer ve komünitenin eşsiz bir kombinasyonunu sunuyor.

Jennifer Howard’ın belirttiğine göre, Facebook her gün bu tarz markalarla çalışıyor ve birlikte daha iyi sinyaller ve daha iyi mobil deneyimler aracılığıyla aboneler elde etmek ve bu aboneleri elde tutmak için en etkili yollar hakkında daha fazla şey öğreniyorlar. Howard, Facebook olarak bu alanda öğrendikleri en önemli şeyleri 5 madde ile şu şekilde özetliyor:

Müşterinizin Uçtan Uca Yolculuğunu Anlayın

Bireysel temas noktalarındaki siloya konulmuş konsantrasyon, dikkati müşterilerinizin uçtan uca yolculuklarından başka tarafa çekebilir. Anlamlı deneyimler oluşturmak için rutin olarak kendinizi müşterilerinizin yerine koyun ve her aşamada, cihazda ve kanalda markanızla etkileşime girmek için vakit ayırın. Başarı tüm yolculuğun derin bir anlayışıyla başlar.

Bark, köpeklere yönelik ürünler tedarik eden bir firma ve bu firmanın BarkBox isimli bir abonelik servisi bulunuyor.

Müşterilerinizi Yolculuk Boyunca Taşıyın

Müşteri yolculuğuna dair anlayışınızı doğru hedef segmentlere, yaratıcı formatlara ve ölçüm stratejilerine göre planlayın. Bütün aşamalarda farklı mesajlarla farklı insanlara ulaşarak her zaman açık bir yaklaşımla süreç üzerinden hareket etmelerine yardımcı olun. Örneğin insanları keşiften ilgi grubuna yönlendirmek için “Lider Reklamlar” gibi geniş hedefleme ve eyleme geçirilebilir formatları göz önünde bulundurun. Değerlendirmeyi kolaylaştırmak için hizmetinize ya da benzer hizmetlere ilgi göstermiş kişileri hedefleyin ve “Koleksiyon” reklamları gibi amacın küratörlüğünü yapan formatları seçin.

Mobil Cihazlar İçin Yaratıcı Ögeleri Optimize Edin

Sektörler arası web trafiğinin büyük kısmı masaüstü değil, mobildir. Peki, bu ne anlama geliyor? Mobilde insanların dikkatini hızlı bir şekilde yakalamanız gerekir. Her zaman ses kapalı görüntüleme için tasarlayın. Görsel hikayenizi mobili akılda tutarak meydana getirin. Örneğin dikey video deneyin. Ve ritim, hız, süre ve sesle oynayın. Abonelikler, farklı kişilere farklı nedenlerle farklı şekillerde hitap ediyor. Bu yüzden yaratıcı stratejinin aynı zamanda her şeye uyan mesajlaşmanın ötesine geçmesi gerekiyor.

BMW, Abonelik Sistemiyle Araç Sahibi Olmayı Sağlayan Hizmetini Duyurdu

Kusursuz Bir Alışveriş Deneyimi Sağlayın

Mobilden en iyi şekilde yararlanmak, ilk dokunuştan satın almaya kadar kusursuz bir deneyim gerektirir. Mobil açılış sayfalarına hakim olarak başlayın. Açılış sayfaları, keşif ve satın alma arasında bir köprü görevi görür. Ayrıca açılış sayfalarınızı değerlendirirken şunları da göz önünde bulundurun:

  • Reklam ve açılış sayfası arasındaki tutarlılık
  • Mobil ekran için optimize edilmiş içerik
  • Eyleme ilham veren eyleme çağır butonları

Hız ihtiyacını benimseyin. Bir Aberdeen çalışmasında, tüketicilerin %40’ının 3 saniyelik bir gecikmeden sonra internet sitesini terk ettiği anlaşıldı. Bununla birlikte Akamai de yükleme süresindeki her 100 milisaniyelik gecikmenin, mobil dönüşüm oranlarını %7 oranında azaltabileceğini tespit etti. Olumlu bir deneyim oluşturmaya yardımcı olmak ve ilgili müşterileri devre dışı bırakmaktan kaçınmak için hızlı yüklenen bir mobil internet sitesi meydana getirin.

Son olarak mobilde sürtünmeyi azaltın. Bazı şirketler, müşterileri abone olmaları için 15 adede kadar dokunma ya da adımlara katlanmaya zorlar. Bu yüzden otomatik doldurma özelliğinden yararlanmayı, Facebook Connect oturum açma seçeneğini entegre etmeyi ve ödemeyi hızlandırmak için çeşitli dijital ödeme seçenekleri sağlamayı deneyin.

Müşterilerin Geri Gelmelerini Sağlayın

Yüksek müşteri erime oranlarıyla başa çıkmak için abonelik pazarlamacılarının, geleneksel markalardan farklı bir şekilde düşünmeleri gerekir. İnsanların ürünle ilgili deneyimlerini değerlendirmeye ve geliştirmeye ek olarak güçlü bir müşteriyi elde tutma oranı sağlamak, markaların ilgili reklamlarla potansiyel ve mevcut aboneleri hızlı bir şekilde yeniden hedeflemelerini gerektirir. Onlara daha önce yakından ilgilendikleri ürünleri ya da kişisel ihtiyaçları ile ilgili olanları göstermenin yollarını bulun. Aynı zamanda abonelik paketlerinin ek avantajları konusunda onları eğitin. İçerik açısından konu ile ilgili açılış sayfalarından yararlanın. Bunlar gibi önlemler, aboneleri elde tutma olasılığını artırır ve uzun süreli başarı için hayati önem taşır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2018 İlk Yarı Dijital Reklam Yatırımları Açıklandı

IAB Türkiye’nin yaptığı açıklamaya göre, display reklam yatırımları 2018’nin ilk 6 ayında yüzde 14 büyüyerek 704 milyon TL oldu. Display reklamlar kategorisinde en büyük payı 500 milyon TL ile Gösterim ya da Tıklama Bazlı Reklam Yatırımları aldı. Video reklam yatırımları yüzde 27’lik büyümeyle 156 milyon TL olarak gerçekleşirken, Native 48 milyon TL’ye ulaştı.

Ücretli Sıralama Yatırımlarını içeren Arama Motoru Reklam Yatırımlarının büyüklüğü 444 milyon TL olurken, İlan Sayfaları Reklam Yatırımları 55 milyon TL’ye çıktı. Geçtiğimiz dönemlerde küçülme gözlemlenen E-posta ilk 6 ayda yaklaşık 3 milyon TL’lik yatırımla bir önceki dönemle aynı kaldı. Oyun İçi reklamlar ise 7 milyon TL’lik büyüklüğe erişti.

Mobil reklam yatırımları 621 milyon TL olurken, 205 milyon TL’lik büyüklüğe ulaşan Sosyal Medya reklamlarının %77’si mobil cihazlarda yer aldı.

Programatik satın alma 2018’nin ilk yarısında da artışını sürdürdü ve büyüklüğü 809 milyon TL’ye çıktı. 2018 ilk yarı dijital reklam yatırımlarını değerlendiren IAB Türkiye Başkanı Dr. Mahmut Kurşun, “2017’de küresel ölçekte dijitalin televizyonu geçerek en büyük mecra konumuna ulaştığını biliyoruz. Bu bağlamda ülkemizde ilk 6 ayda yine çift haneli büyüme elde edilmiş olması önemli. İkinci yarıda yaşanan dalgalanma nedeniyle biraz yavaşlama beklenebilir. Ancak bu tür dönemlerde reklam yatırımını durdurmayan markaların orta-uzun vadede kazançlı olacağı bilinen bir gerçek. Dijitalin bu bilince sahip markalar için ideal reklam mecrası olduğu da bir diğer gerçek. IAB Türkiye olarak tüm markaları veriye dayalı satın alma yapmaya, kampanya değerlendirmelerini veriye dayandırmaya, verimli yatırım yaparak ekonomiye katkı sağlamaya davet ediyoruz.” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?