Deloitte Açıkladı: Türk Şirketlerine En büyük İlgiyi ABD’li Yatırımcılar Gösterdi

Türkiye’deki satın alma ve birleşmelerdeki dokuz ayı (Ocak – Eylül 2013) değerlendiren Deloitte Türkiye’nin sonuçlarına göre, değeri açıklanan işlemler 11 milyar dolara ulaşırken, işlem sayısında belirgin bir azalma yaşandı.

Türkiye’de profesyonel hizmetler alanında 27’nci yılını dolduran Deloitte Türkiye, birleşme ve satın almalar alanında mevcut durumu değerlendirdi. Deloitte Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri Mehmet Sami’nin yaptığı değerlendirme, 2013’ün ilk 9 ayında gelinen durumu, son 5 yılın işlem hacimlerini ve bu yıllara ilişkin trendleri ortaya koyuyor.

Global’de 2013’ün ilk 9 ayında 1,7 trilyon dolarlık birleşme ve satın alma

2007 yılında yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık işlem değeri ile zirve yapan birleşme ve satın almalar küresel finans krizinin etkisiyle büyük bir düşüş trendine girerek, 2009 yılında son 10 yılın en düşük seviyesi olan 1,2 trilyon dolar seviyesine geriledi. 2013 yılının ilk 9 ayındaki toplam işlem değeri ise, bir önceki yılın aynı dönemine göre %2 artış göstererek 1,7 trilyon dolara ulaştı.

Bu dönemde, telekomünikasyon, enerji, gayrimenkul, finansal hizmetler ve üretim işlem yapılan ilk beş sektör oldu.  Toplam işlem değeri sıralamasında ise önceki yıllarda olduğu gibi ABD, Avrupa ve Asya-Pasifik öne çıktı.

Türkiye’de ilk dokuz ayda işlemlerin toplamı 11 milyar dolar

Türkiye’de her yıl ortalama 15 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemleri, 2012 yılını 22 milyar dolar işlem değeri ile kapadı. Hem hacim hem de değer olarak son beş yılın rekorunu elinde tutan 2012 yılında, özellikle büyük çaplı özelleştirmelerin toplam işlem değerini, ciddi oranda yükselttiği görüldü.

2013 yılının ilk dokuz ayında ise, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre işlem sayısında belirgin bir azalma gözlemlendi. 2012 yılının ilk dokuz ayında 198 işlem gerçekleştirilirken; 2013’ün aynı döneminde yalnızca 121 işlem gerçekleştirilerek toplamda açıklanan 11 milyar dolarlık işlem seviyesine ulaşıldı.

Türk şirketlerine en büyük ilgiyi ABD’li yatırımcılar gösterdi

2007-2012 yıllarını kapsayan beş yıllık dönemde yatırımcı profili eşit bir dağılım gösterdi. Bu dağılımda yerli yatırıcımlar 554, yabancı yatırımcılar ise 563 birleşme ve satın alma işlemine imza attı.  Ancak, her ne kadar işlem adedi birbirine çok yakın olsa da, yabancı yatırımcıların değer açışından Türk yatırımcılara üstünlük sağladığı görüldü. Üstünlüğü sağlayan bu yabancı yatırımcılar arasında ise Türk şirketlerine en çok ilgi gösterenler sırasıyla ABD, Almanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda merkezli oldu.

2013 birleşme ve satın almalarda adetsel olarak zayıf bir yıl oldu

Her yıl ortalama 1,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen finansal yatırımcı işlemleri; 2008 yılında 4,9 milyar dolar ile en yüksek seviyesine (Migros’un BC Partners, Turkven Private Equity ve DeA Capital konsorsiyumu tarafından 3,1 milyar dolar karşılığında satın alınmasının etkisiyle) erişti. Finansal yatırımcı ilgisinin son üç yılda istikrarlı bir artış göstermesine rağmen, 2013 yılının ilk dokuz ayında gerçekleşen düşük aktivite, 2013 yılının gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemlerinin adetsel anlamda zayıf bir yıl olacağını gösteriyor. Daha çok satın alma ve birleşmeler ile beslenen uluslararası doğrudan yatırımlar ise, küresel krizin de etkisiyle ani bir düşüş göstermekle beraber, henüz 2008 öncesi seviyelerine ulaşamadı.

Önümüzdeki dönemde Asya- Pasifik ülkelerinin Türkiye’ye ilgisi artacak

2013 yılının ilk 8 ayında – küresel ekonomideki belirsizlikler ve yakın coğrafyadaki olumsuz gelişmelerin etkisiyle – Türkiye’ye yalnızca 7,5 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım girişi gerçekleşti. Gelecek dönemde ise yabancı yatırımcıların Türkiye’yi yakından izlemeye devam edeceği, ancak gerek jeopolitik, gerek global ekonomik konjonktürden ötürü ilgilerinin yıldan yıla değişim gösterebilecek. Global sermayenin el değiştirmeye başlamasıyla Asya-Pasifik ülkelerinden Türk şirketlerine olan ilgilinin de önümüzdeki dönemde yoğunlaşması bekleniyor.

Enerji ve altyapı, yatırımcının en çok ilgisini çeken sektör olacak

Yapılan değerlendirmeye göre geçtiğimiz beş yıla ait görünüm, finansal yatırımcıların ekonomik gelişmelere ve sektörel değerlemelere bir hayli duyarlı olduğunu gösteriyor.  Önümüzdeki dönemde, en çok yatırımcı ilgisi yaratacak sektör ve alanların ise başta enerji ve altyapı olmak üzere, gıda, sağlık ve tüketim ürünleri olması bekleniyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye’nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon‘un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

AdWords Kalite Puanı Nedir? Kalite Puanını Nasıl Yükseltiriz?

AdWords hesabı yönetmeye yeni başlayanların en çok merak ettiği konuların başında Kalite Puanı geliyor. Açıkcası bunda pek haksız da sayılmazlar, kalite puanımızı yükseltebildiğimiz sürece, tıklama başı maliyetlerimizi de düşürebiliriz. Bu sebeple yönettiğimiz hesabın başarılı olabilmesi için, kalite puanlarımızı yükseltmemiz kritik bir önem taşıyor.

Adwords kalite puanı nedir?

Adwords Kalite puanı, Google’un hedeflediğimiz anahtar kelimeler için, reklamlarımızın kalite ve alaka düzeyine göre yaptığı bir değerlemedir. Kelimelerimiz için 1 ile 10 arasında bir kalite puanı alırız. Bu kalite puanı esasında küsüratlı bir değer de olabilir, ama AdWords arayüzünde 1 ile 10 arasında değişen tam sayı değerleri görürüz.

Reklam sıralamamız belirlenirken, açık arttırmaya girdiğimiz maksimum tıklama başı teklif ile birlikte kalite puanı en önemli unsurlardandır. Google bu iki değeri çarparak bir puan oluşturur ve buna göre bizi diğer reklam verenlerle birlikte sıralamaya sokar.

Adwords kalite puanı nasıl arttırılır?

Kalite puanını arttırmak için yapabileceğimiz çok sayıda çalışma var. Kalite puanını belirleyen ise temelde 3 farklı unsur var. Bunlar; Beklenen tıklama oranı, reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimidir. Yani sadece tıklama öncesi yaptığımız çalışmalar değil, tıklama sonrası için yaptığımız çalışmalar da kalite puanımız üzerinde etkilidir.

Tıklanma oranınızı arttırmak için gerçekte sitenizde var olmayan %90’a varan indirim gibi bir indirim vurgusu kalite puanınızı arttırmak için yeterli olmayacaktır, tıklama sonrası böyle bir indirim olmadığını gören kullanıcılar sitenizi hemen terkedecek, bu da size düşük bir kalite puanı olarak olumsuz yansıyacaktır. Ya da reklamınız tıklandıktan sonra sayfanız yeteri kadar hızlı açılmıyorsa, Google amcanın sizi yine düşük bir kalite puanı ile cezalandırabileceğini unutmayın.

Verdiğim eğitimlerde yeni yeni AdWords hesabı yönetmeye başlayan kullanıcıların tek bir reklam grubu içerisine 15-20 arasında değişen ve hatta bazen daha da üzerine çıkan sayıda anahtar kelimeyi eklediğini görüyorum. Bu oldukça yanlış bir yaklaşım. Kalite puanımızı etkileyen temel unsurlardan ikisinin reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimi olduğundan bahsetmiştik. Eğer çok sayıda anahtar kelimeyi tek bir grup altında toplarsanız, bu anahtar kelimelere özel bir reklam metni yazmanız ya da düşüş sayfası belirlemeniz mümkün olmaz.

Eğer özel bir reklam metni hazırlayabilecekseniz ya da düşüş sayfasını özelleştirebilecekseniz tek bir kelime için bile ayrı bir reklam grubu oluşturmaktan kaçınmayın.

Örneğin;

iphone 8
en ucuz iphone 8
kırmızı iphone 8
indirimli iphone 8

gibi kelimelerden oluşan tek bir reklam grubu oluşturursanız, bu kelimelerin hepsine ayrı ayrı özel bir metin hazırlayamazsınız. Bildiğiniz gibi reklam metinlerini reklam grupları düzeyinde atayabiliyoruz. İyi bir açılış sayfası deneyimi için de bu kelimelerin düşüş sayfalarını mutlaka aramaya özel belirlemeliyiz.

Eğer kullanıcı Google’da “en ucuz iphone 8” şeklinde bir arama yaptıysa reklam alaka düzeyi açısından metinde bunu görmelidir. Açılış sayfası deneyimi için de iphone 8‘lerin ucuzdan pahalıya sıralandığı bir sayfaya düşmelidir.

“kırmızı iphone 8” şeklinde bir arama için de aynı şeyler geçerlidir. Kullanıcı reklama tıkladıktan sonra, sadece kırmızı iphone 8‘lerin olduğu bir sayfaya yönlenmelidir.

Reklam metnini özelleştirmek ya da düşüş sayfasını farklılaştırmak gibi unsurlardan sadece birini bile gerçekleştirebilecekseniz, o kelimeye özel bir reklam grubu oluşturmalısınız.

Reklamınızın tıklanma oranı, belki de kalite puanını etkileyen en önemli unsurdur. Tıklanma oranını yüksek tutmak için mutlaka iyi bir negatif kelime çalışmamız olmak zorundadır. İyi bir negatif anahtar kelime çalışması için de sattığımız ürün ya da hizmeti çok iyi tanımamız, özelliklerine vakıf olmamız gerekmektedir. Bundan sonrasında da Google Anahtar Kelime Aracı ile birlikte diğer araçları da kullanmak durumundayız.

Google arama barı, ubersuggest, keywordtool.io, kwfinder ve keyword.center gibi araçlar negatif anahtar kelimeleri tespit etmenizde size oldukça yardımcı olacaktır. Bunlara ek olarakta doğru anahtar kelime eşleşme seçeneğini kullanmak, düzenli olarak arama terimlerini analiz etmek, ilgili kelimelere özel reklam grupları oluşturmak ve ilgisiz tetiklemeleri negatiflemek tıklanma oranınızı yükseltecek en önemli çalışmalar arasındadır.

Açılış sayfası deneyimini üst düzeye taşımak için de Google’un araçlarıyla sayfalarınızı mutlaka kontrol etmelisiniz. Açılış hızı kontrolü için PageSpeed Insights, sayfanızın mobile olan uyumunu kontrol etmek için de Mobile-Friendly Test‘i kullanabilirsiniz. Bu araçlar ile yapacağınız analizler, açılış sayfanızda ne tür geliştirmeler yapmanız gerektiği konusunda size ışık tutacaktır.

Son olarakta yine bir kampanya kırılımından bahsetmek isterim. Mobil cihazlar ve desktop’taki aranma hacimleri ve tıklanma oranları oldukça farklılık gösterebilmektedir. Bu sebeple aynı hedeflemere sahip iki kampanya oluşturup mobil ve dekstop için ayrı ayrı hedeflemenizi öneririm. Ayrı bir mobil kampanyaya sahip olduğunuzda, arama uzantısı kullanmak ya da metinlerde mobil cihazlara özel bir iletişim dili kullanmak gibi tıklanma oranlarını arttıracak aksiyonlar alabilirsiniz.

Pek tabii ki kalite puanını arttırmak için yapabileceğiniz tüm çalışmalar bunlarla sınır değil, ama bu değişiklikler puanlarınızı yükseltmeye başlamak için iyi bir ilk adım olacaktır. Sizler de deneyimlerinize dayanan püf noktaları yorum olarak paylaşırsanız çok mutlu olurum.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Mc Donald’s’ın İlk Vegan Burgeri ‘Mc Vegan’ Menüde Yerini Aldı

Veganların yemek yemeyi tercih ettikleri mekanlar arasında pek yeri olmasa da Mc Donald’s vegan burger çıkardı.

İsveç ve Finlandiya’da test etmek için çıkardıkları vegan burgerin müşteriler tarafından olumlu yorumlar olması, menüye vegan burgeri sürekli olarak eklerken, %100 sebze içerikli “Mc Vegan” menünün en fazla isteneni olabilecek mi hep beraber göreceğiz.

İçeriğinde tamamen sebzelerin yer aldığı ifade edilen “Mc Vegan” soya fasülyesinden yapılan bir burger, taze domates, marul yaprakları ve turşudan oluşuyor. Hatta kendisine özel bir sosu bile var: “Vegan Mc Feast”

Şimdilik sadece İsveç ve Finlandiya’da olan bu özel burger, arkadaşlarıyla yemek yerken sadece patates kızartması sipariş etmekten sıkılan vegan bünyelere ilaç gibi gelecek.

Mc Donald’s sözcüsünün Mashable’a verdiği röportaja göre, Mc Vegan’ın diğer ülkelere yayılıp yayılmayacağı konusunun ise ünlü fast food şirketinin ilgili ülkelerdeki yönetimlerinin kararına bağlı olduğu belirtildi. Arz talep esasında ilerlendiği düşünülen bu yeni burgerin ülkemize gelip gelmeyeceği konusu ise şimdilik belirsizliğini koruyor.

Bir fast food şirketinin patates kızartması ve salata dışında farklı bir seçenek oluşturması bakımından oldukça başarılı bulduğumuz “Mc Vegan” sizce Türkiye’ye gelir mi dersiniz?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link