CRM, Pazarlama Dünyası için Ne İfade Ediyor? 0

CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) sisteminin yüksek kar yaratmadaki gücü görüldükten sonra üzerine daha fazla strateji geliştirilmeye başlandı. CRM sisteminin en çok yardım ettiği departmanlardan biri de hiç şüphesiz pazarlama. Sağlık hizmetleri için teknoloji çözümleri sunan CloudWave’in yayınladığı istatistiklere göre güçlü bir CRM sistemi pazarlama giderlerini %23 oranında azaltıyor. Fakat bu başarı bir CRM sisteminden ne beklemeniz gerektiği ile alakalı.

Bir CRM sisteminden neler beklemelisiniz?

– Kesinlikle mobil ile uyumlu olmalı. Aynı araştırma mobil ile uyumlu CRM sistemi kullanan şirketlerin iş veriminde %15, satışlarda ise %24 artış gözlemlendi.

  • Gerçek zamanlı olmalı ki müşteriyle zaman kaybetmeden iletişime geçilebilmeli.
  • Müşterinin iletişim bilgilerinin yanı sıra ona direkt sorular sorabilen bir sistem olmalı. Müşterilerinizin sadece iletişim bilgilerini toplayarak alışveriş alışkanlıklarını öğrenemezsiniz. Müşterilerinizin görüşlerini her daim toplamalı ve bunu CRM sisteminizle koordineli biçimde yapmalısınız.

Tüm bu özellikleri barındıran CRM araçlarını, pazarlama stratejilerinizde doğru yolda olup olmadığınız gösteren bir pusula gibi kullanabilirsiniz.

CRM, potansiyel müşteri kazanma yollarınızı arttırır. Müşterilerinizin her kanaldan bıraktığı ve anında size bildirim olarak ulaşan müşteri bilgileri ile potansiyel müşterilerinizi kazanabilirsiniz. Örneğin, işletmenize ilk defa gelen bir müşteriden alışveriş yaparken iletişim bilgilerini istediniz. O sırada müşterinizin sadece iletişim bilgilerini değil, alışveriş bilgilerini de girdiniz. Bu iki tür bilgi size çok şey anlatır. Bu bilgiler ışığında müşterinin işletmenize tekrar gelmesi için kişiye özel bir kampanya sunabilir, CRM sisteminin anlık bildirimi sayesinde, bunu gecikmeden yapabilirsiniz. Bütçe olarak daha az efor harcarken daha çok müşteri kazanmış olursunuz. Ayrıca online mağazanıza gelen potansiyel müşterilerinizi de aynı şekilde işletmenize tekrar çekebilirsiniz.

CRM stratejileri ile, aynı zamanda, satışlarınızı arttırabilirsiniz. Upsell ve cross-selling imkanları yaratan omnichannel (çok yönlü) satışların güçlü bir CRM sistemiyle daha kolay olduğunu göreceksiniz. CRM sistemi ile müşterinin kim ve neye ihtiyacı olduğunu bildiğiniz için ona yan satış tekliflerini doğru zamanda ve doğru şekilde yapabilirsiniz. Örneğin, erkek müşterilerinize makyaj malzemelerinde indirime girdiğinizi belirten bir mesaj atmanız size hem zaman hem de itibar kaybettiriyor. Bunun yerine sizden daha önce TV almış olan bir müşterinize ses sistemlerinde yaptığınız kampanyayı iletmeniz daha verimli olacaktır.

Potansiyel müşteri sayınızı ve satışlarınızı arttırmanızın doğal sonucu olarak sadık müşteri sayınız da hızla artacaktır. Business Insider’ın “Sadık Müşteri Elde Etmenin 7 Yolu (7 Ways To Generate Real Customer Loyalty)” isimli makalesinde ilk maddede yer alan pazarlamanın kişiselleştirilmesi CRM sisteminizi güçlendirmenizle gerçekleşir.

Güçlü bir CRM sisteminiz varsa müşteri yakalamak için hem beden hem de bütçe olarak daha az çaba sarfadersiniz. Çünkü CRM sisteminiz üzerinden oluşturacağınız pazarlama taktikleri müşterileri size daha hızlı ve kolay şekilde getirecektir.

CRM sistemini güçlendirmenin bir diğer anlamı ise pazarlama uzmanlarının veriyi anlamlandırması için güvenilir bir kaynak oluşturmaktır. Sonuçta anlamlandırılmayan veri ne kadar güçlü olursa olsun işletmeye bir şey katamaz.

31 Mayıs-1 Haziran 2016 tarihinde Pisano bünyesinden düzenlenen Sektör Buluşmaları’nda Danışman Uğur Özmen’in dediği gibi önümüzdeki 10 yıl içerisinde bilgiyi yönetemeyen kişiler pazarlamacı olamayacak.

Pisano mobil odaklı gerçek zamanlı, dijital müşteri etkileşim platformudur. Daha fazla bilgi için pisano.co adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link