Çok Vaktim Yoktu Bu Yüzden Uzun Yazdım!

unnamed1850’li yılların gazeteci yazarı Mark Twain’in ünlü sözü ile başlamak istedim yazıma. Çünkü şu anki dönemde marka yönetimi ve pazarlama iletişiminde dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri “BASİT OLMAK”.

İsterseniz şöyle bir düşünün; evden çıktınız, elinizde bir alışveriş listesi var ve sadece ihtiyacınız olan malzemeleri marketten alıp dönmek istiyorsunuz. Zaten ya yoğun bir gün geçirmişsiniz ya da yetişmeniz gereken işler var, çünkü vaktiniz yok. Örneğin listenizde olan bir reçeli almak için markete girdiniz ve ilgili rafa gittiğinizde aynı reçelin 5 farklı marka tarafından ortalama 3 farklı ambalajda / gramajda, 8 farklı tatta – çilek,kayısı, vişne vs. hatta bir de bunların şekersiz versiyonlarının da olduğunu varsayalım – satıldığını gördünüz. Yani her gün vermeniz gereken yüzlerce basit veya karmaşık karara ek olarak bir de rafın karşısında alabileceğiniz 120 reçel alternatifinden biri için de ayrıca karar vermeniz gerekecek…

1e0fc6a8211f4d09db44574f38313323_Times_Square_New_York_City_HDR-1156-577-c

O kadar çok iletişim karmaşası içindeki bir dünyada yaşıyoruz ki, her gün e-posta hesabınıza gelen onlarca reklam maili, telefonunuza düşen SMS’ler / push notificationlar, yolda yürürken gördüğünüz tabelalar, radyoda bir süre sonra birbirine karışan jingle’lar, markete gittiğinizde birbirine çok benzeyen ambalajlar, ürünler vs vs…

leonardoAslında bütün hikaye bu kadar basit ve bir o kadar zor… İnanılmaz kompleks yapıya sahip olan insan beyni dahi bu kadar karmaşa karşısında ne yapacağını bilemiyor! Marka yönetiminde konumlandırmanın ve tüketici zihninde pay almanın giderek çok daha zorlaştığı bu karmaşık çağda, tüm iletişim faaliyetlerinin basit, dikkat çekici, şaşırtıcı ve bir o kadar da anlaşılır olması lazım. İşte bu yüzden tüketicinin beklemediği bir anda karşısına çıkan ve farklı bir deneyim yaşatan markalar akılda kalıyor, konuşturuyor.

Tüketicinin satın alma kararı sürecini etkilemeye çalışan “shopper marketing” aslında tüm pazarlama faaliyetlerinin merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Bu kadar iletişim karmaşasına rağmen tüketicilerin hızlı tüketim sektöründe raf karşısında ortalama 12 saniye kaldığını ve kararlarını bu süre içinde verdiklerini biliyor muydunuz? Harcanan milyonlarca dolarlık reklam çalışmaları aslında sadece bu 12 saniye için. İnsan beyni karar vereceği zaman en son yaşadığı tecrübeyi referans alıyor. Bu yüzden ne kadar çok akılda kalırsanız satın alma sırasında ilk hatırlanan marka olma şansınız oldukça artıyor. Fakat bu da yetmiyor; aynı zamanda rafta basit ve farklı ambalajıyla rakiplerinden sıyrılan, yaratıcı ve akılda kalıcı iletişim çalışmalarıyla tüketici zihninde belli bir yeri sahiplenen marka da olmak lazım ayakta kalabilmek için.

İnsanlar mantıklarıyla karar verir, duygularıyla satın alırlar.

Bu yüzden ürününüzün gerçek faydasını tüketicilere mantıklı bir şekilde anlatırken; yalın, sade ve yaratıcı iletişim çalışmalarıyla da onlarla duygusal bir bağ kurmanız gerekiyor.

Rakiplerinden ambalaj ve iletişim çalışmalarıyla farklılaşan ve bu işi olabildiğince basit ve anlaşılır bir şekilde yapan bazı örneklerle yazımı tamamlıyorum. Bir sonraki yazımda biraz daha detaya inerek “Beyin Nasıl Karar Veremez” başlıklı bir yazı paylaşacağım.

Görüşmek üzere.

BlaBla Bisküvi                                                                      Missile Enerji İçeceği

thursday_creative_packaging_design_cookie_blabla_1-295x221 Missile-Energy-Drink-2

Trident Sakız

Trident-Gum-Packaging-Design-Concept-2

Vodka

creative-packaging-smirnoff-2

Ahşap Mutfak Malzemeleri

creative-packaging-scanwood

Meyve Suyu

161026_creative-packaging-l4p9yx8rk-87534-450-279

Yaratıcı iletişim çalışmaları

73 63 2 (1)

Paylaş

CEVAPLA