Coca-Cola Türkiye Fiyatlamayı Nasıl Yapıyor?

Pazarlama konusunda ders alan veya konuya ilgisi olan hemen herkes 4P kavramından haberdardır. Pazarlama karması ile özdeşleşen 4P (price,place,promotion,product) kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve pazar bölümlendirmesine uygun olarak pazara girişlerde özel olarak oluşturulan stratejilerdir.

Yazıya söz konusu olacak “price” yani fiyat ise, tüketicilerin oldukça hassas olduğu olgulardan biri. Tüketicinin rasyonelliğini gösterdiği ve çıkarını en çok koruduğu alanlardan biri olarak fiyatlandırmayı gösterebiliriz. Bu konuya uygun olarak yaşadığım bir örneği sizlerle paylaşmak isterim. Geçen cumartesi Eskişehir’in zincir marketlerden biri olan Çağdaş Market’te Coca Cola Light ürünü almak için dolaba yöneldim. Benim için “kolayda mallar” kategorisinde olan Coca-Cola Light 1 litre ürününü sepete koyarken ürün etiketi satın alma davranışımı tamamen değiştirdi. Söz konusu etiketler:

Fotoğrafta da gördüğünüz üzere 2 farklı ebattaki ürün için aynı fiyat belirlenmiş. Bu etiketlerden sonra tahmin edeceğiniz üzere aldığım ürünü 1.5 litre ile değiştirdim. Burada hem aynı fiyatla daha büyük ürün almış oldum hem de marketin “tuzağına” düşmemiş oldum. Bu fotoğrafları sosyal medya hesaplarımdan paylaşarak Coca Cola’nın ve Çağdaş Market’in ne tepki vereceğini öğrenmeye çalıştım. Coca Cola resmi twitter hesabı detaylı bir cevap vererek fiyatlandırma konusunda önemli bilgiler verdi. Söz konusu cevap:

Açıklamadan da anlaşılacağı üzere, Coca-Cola fiyatlandırma kararını satış noktasına bırakmış görünüyor. Çağdaş Marketin etiketleme veya fiyatlandırma bir hata yaptığı anlaşılıyor. Dağıtım konusunda halen dünyadaki en önemli işletmelerden biri olan Coca-Cola, fiyatlandırma konusunda da mümkün olduğunca standartlaştırılmış fiyat uygulamasına gidebilirse, benzer sorulara muhatap olmaz diye düşünüyorum. 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren kolalı ürünler de dahil birçok içecek çeşidine %10 özel tüketim vergisi (ÖTV) uygulamasına gidilmesi, yeni yılın 2. ayında işletmelerin fiyatlandırma konusunda karar almasını etkilemiş olabilir.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşçakalın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Enerji içeceklerinin pazarlaması konusunda blog yazıyorum. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'ndeki görevimin yanı sıra pazarlama alanında doktora programına devam ediyorum.

1 Comment

  1. Teoriniz her zaman geçerli değil. Örneğin, evde teksem 1LT ürünü aynı fiyat da olsa almayı tercih ederim. Çünkü daha iyi bilirsiniz ki kolayı açtığınız gün tüketmediğinizde gazının kaçması hoş olmuyor. Ayrıca bazen sırf tadı hoşuma gittiği için arada 40-50 kuruş fark olmasına rağmen 250ML kola alıyorum.
    Bence burada tamamen stok önemli. Muhtemelen Çağdaş Market’in elinde satabileceğinden fazla 1,5 LT vardı.
    Çoğu gıda maddesinde yapılan anlık indirimler de stok fazlalığından kaynaklanıyor. Yazınız için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Cif’ten Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Vurgu Yapan Proje

  • Bu zamana kadar genelimize dayatılmış ve öğretilmiş olan ”ev işlerini kadın yapar” mottosuna karşı son zamanlarda markaların toplumsal cinsiyet eşitliğine daha fazla değindiği görüyoruz.
  • Cif’te hepimizin elinde projesiyle aslında bu mottoyu yıkmak isteyen markalardan biri.
  • İlgili Yazı: Hornbach’tan Cinsiyetçi Klişileri Yıkan Reklam Filmi

Hepimizin elinde projesi  17 Ekim Çarşamba günü Unilever Ev Bakım Kategorisi Pazarlama Direktörü Duygu Ersoy ve proje elçisi  Arzum Onan’ın katıldığı basın toplantısı ile tanıtılmıştı. Proje ev işlerinin yalnızca kadına ait olmadığı ve aile bireyleri arasında dağılımın yapılması gerektiği vurguluyor. Kadınların iş ve sosyal hayatta daha fazla yer almasını ve bu projeyle bir farkındalık yaratmak Cif markasının ana amaçlarından biri olarak gözüküyor.

Kadının Görevi

Verilere göre insanların yüzde 86’sı ev işlerini, yüzde 77’si temizliği, yüzde 79’u çamaşır yıkamayı, yüzde 69’u bulaşık yıkamayı, yüzde 72’si ise yemek yapmayı ‘kadın görevi’ olarak tanımlıyor.

Kadın, reklamda gerçek dışı bir varlık olarak tanımlanıyor. Ayrıca reklamda bugüne kadar sıkça duyulan ”kadın dediğin parfüm değil, çamaşır suyu kokacak arkadaş”, ” yemek yapmayı,bulaşık yıkamayı bilmeyen kendine kadın demesin” gibi söylemlere ironik bir eleştiri yapılırken, kadın görevi diye adlandırılan, kadınlardan beklenen temizlik işlerinin verileri sıralanıyor. Reklamda gördüğümüz heykel ise,  farkındalık artırmayı hedefleyen bu proje için Arzum Onan tarafından yapılan gerçek üstü kadın heykeli olarak adlandırılan heykel. Altı kolu ve dört bacağı bulunan kadın heykeli, ev işleri konusunda kendisinden beklenen tüm sorumlulukları en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan gerçek üstü güçteki bir  kadını temsil ediyor.

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Denizler ve Okyanuslarda En Çok Plastik Kirliliği Yaratan Şirketler

  • Plastiğin uzun yıllar doğaya karışmayan bir madde olması ve denizlere dökülen plastiklerin üzerinde başka kimyasal maddelerin de bulunması, bu sorunun insan sağlığını da tehdit eder hale gelmesine yol açıyor.
  • Greenpeace, dünyanın farklı köşelerinden elde edilen örneklerle en çok plastik kirliliğine yol açan şirketlerin tespit edildiğini söylüyor.
  • İlgili yazı: Greenpeace’ten Yeni Reklam Kampanyası: Dünyada Bırakmak İstediğiniz İz Bu mu?

Dünya’da her bir dakikada, denizlere ve okyanuslara bir kamyon dolusu plastik dökülüyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun verilerine göre, her yıl ortalama 8 milyon ton plastik okyanus sularına karışıyor.

Dünya Ekonomik Forumu bu trendin sürmesi halinde 2050 yılına gelindiğinde, denizler ve okyanuslardaki plastik oranının, deniz canlılarından daha fazla olacağı uyarısında bulunuyor.

Bilim insanları giderek daha sık plastik parçalarına takılmış kaplumbağalar, balıklar, martılar ve diğer daha küçük deniz canlıları buluyor ve bu hayvanları kurtarmak zorunda kalıyor.

Mikroskobik planktonlardan dev balinalara kadar tüm deniz canlılarını etkileyen plastik kirliliği, doğal yaşam için en büyük tehditlerden birisi haline gelmiş durumda.

Plastiğin uzun yıllar doğaya karışmayan bir madde olması ve denizlere dökülen plastiklerin üzerinde başka kimyasal maddelerin de bulunması, bu sorunun insan sağlığını da tehdit eder hale gelmesine yol açıyor.

Peki her yıl denizlere dökülen tonlarca plastik nereden geliyor?

Uluslararası çevre koruma örgütü Greenpeace, “Plastikten Kurtulun” kampanyası kapsamında 42 ülkeden 10 bin gönüllünün yardımına başvurarak denizlerdeki plastik kirliliğini denetledi.

9 ay süren incelemelerin ardından yapılan 239 deniz temizleme operasyonunda toplamda 187 binden fazla plastik parçası toplandı.

Greenpeace, dünyanın farklı köşelerinden elde edilen örneklerle en çok plastik kirliliğine yol açan şirketlerin tespit edildiğini söylüyor. İşte o şirketlerin sıralaması:

  1. Coca-Cola
  2. PepsiCo
  3. Nestlé
  4. Danone
  5. Mondelez International
  6. Procter & Gamble
  7. Unilever
  8. Perfetti van Melle
  9. Mars Incorporated
  10. Colgate-Palmolive

Greenpeace’in bu çalışmasına göre Coca-Cola, Pepsi Co ve Nestle, küresel plastik kirliliğinin en büyük üç sorumlusu.

Kuruluş, oluşturdukları listede çok sayıda uluslararası şirket bulunduğunu ifade ediyor ve yapılan araştırmanın en olumsuz noktalarından birisinin de bulunan plastik türleriyle ilgili olduğunu vurguluyor.

Greenpeace gönüllülerinin topladığı binlerce plastik parçası içerisinde en çok polistren tipi plastikle karşılaşıldığı ifade ediliyor ve bu plastik türünün geri dönüştürülemediği belirtiliyor.

İkinci sırada ise kısaca PET olarak adlandırılan ve şişe yapımında kullanılan polietilen tereftalat maddesinin yer aldığı vurgulanıyor.

“Plastikten Kurtulun” projesinin küresel koordinatörü Von Hernandez, “Yürüttüğümüz marka denetimi büyük şirketlerin küresel plastik kirliliği üzerindeki yadsınamaz etkisini gösterdi” diyor:

“Geri dönüşümü mümkün olmayan plastik ürünleri paketleme ve ambalajlama için kitlesel biçimde üretmeye ve okyanusları kirletmeye devam ediyorlar.”

Coca-Cola: Greenpeace’in hedeflerini destekliyor ve paylaşıyoruz

Greenpeace’in raporunu yayınlamasının ardından bir açıklama yapan Coca-Cola, “Greenpeace’in okyanus kirliliğini sonlandırma hedeflerini destekliyor ve paylaşıyoruz. Biz de üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Şirketimiz için oldukça iddialı hedefler belirledik. Hedefimiz sattığımız her bir şişe içecek için, bir şişeyi ya geri toplayacağız ya da geri dönüştüreceğiz” dedi.

Coca-Cola yetkilileri, bu hedefi 2030’a kadar yakalamayı amaçladığıklarını söylüyor.

Pepsi Co ise yüzde 100 geri dönüştürülebilen şişe teknolojisi üzerinde çalıştığını ve bu hedefi 2025’e kadar tutturacağını açıkladı.

Kaynak: Bbcturkce

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link