Çikolata Deyip Geçmemek Gerek, Hepsi Servet Değerinde Dünyanın En İyi 7 Çikolata Markası 0

Firmalar, rekabet stratejilerini söz konusu olan eşsiz deneyimler aracılığıyla oluşturmaya çalışıyorlar. Bu bağlamda, deneyimsel tasarımlar ortaya çıkmakta ve işletmeler müşterilerine deneyim yaşatmaya yönelik pazarlama uygulamalarında markalarını da göz önünde bulundurarak rekabet avantajı elde etmektedir. Tüketici deneyimi duyularla, hislerle (duygularla) ilgili olduğunu biliyoruz. Bazen satın aldığımız ürün ya da hizmetleri sadece işlevsel fayda sağlaması için  değil bizi tatmin edecek, imaj değeri yüksek olan ürünlere yöneliyoruz .  Bu tür ürünlerin hatırlanırlığı, müşteriye yaşattığı haz firmaların katma değeri yüksek ürünler üretmesine yardımcı oluyor. Fiyatı ne kadar yüksek olursa olsun müşterileri bu parayı vermeye çekinmiyor.

Çikolata sektörü bu durumu yaşayan en önemli alanlardan biridir. Çikolatanın bilinen tarihi yaklaşık olarak 3 bin yıl gerilere dayanıyor. Kakao tohumlarının işlemden geçirilmesi ile elde edilen bu yiyecek, eski zamanlarda dinsel törenlerde ve şifa için kullanılmış. Diş ve kemik yapımızdan, beyinde nöron gelişimine kadar faydaları olduğu söyleniyor.

Çikolata latincede “tanrıların yiyeceği” anlamına geliyormuş. Rivayete göre çikolata tarihte zaman zaman katı kurallı gruplar tarafından farklı inanışlar nedeniyle yasaklanmış, Aztekler çikolatanın afrodizyak olduğunu düşünmüşler. Bu nedenle, içinde çikolata olan tüm yiyecekleri kesin bir biçimde kadınlara yasaklamışlar. Bu derece bağımlısı olunan dayanılmaz aroması ve eşsiz görüntüsü karşısında çikolataya servet değerinde paralar ödenmekte ve çikolata değil sanki mücevher alıyor hissine kapılırsınız. Bu yazımda National Geographic gezginlerinden Nathaniel Lande ve Andrew Lande‘nin  belirlediği dünyanın en kaliteli ve en iyi tasarımlara sahip çikolatalarından bahsedeceğim.

1.CHOCOPOLOGIE

Fiyatı : 8035 TL

Siparişle hazırlanan bu çikolata %70 oranında Valhrona kakaosuyla yapıldığı için servet değerinde.

pdp-_0011_Chocopologie-Products-26_cf6fe872-5b93-49c9-87f9-f3a22aba4c88_large2.WİSPA ALTIN PAKETLİ ÇİKOLATA

Fiyatı: 4721 TL

Wispa’nın bu denli pahalı olmasının sebebi altın kaplama pakete sahip olmasıdır.

Dishes-and-beverages-which-have-gold-93. KAKAO GURME ROYAL KOLEKSİYONU

Fiyat: 3625 TL

Bu kutuda dünyanın en kıymetli ve en süslü 12 çikolatası bulunmaktadır. 4’ü saf altın, 4’ü saf gümüş, 4’ü de pırlanta kaplıdır.

en-pahali-on-cikolata-bilmiyorsan-64. NOKA

Fiyatı: 2640 TL

Dünyanın 2. en pahalı çikolatası ünvanını elinde bulunduruyor. %75 oranında tek-kaynaklı saf kakao bulunduruyor. Özelliği hiçbir şekilde bir katkı maddesi veya vanilya içermemesi.

noka-riedel-experience_485. DELAFEE

Fiyatı: 1560 TL

Altını seven bayanlar için edial bir çikolata, çünkü 24 ayar yenebilir altın yapraklarından elde edilmiş. İçeriğindeki diğer maddeler şeker, hindistan cevizi yağı, kakao yağı, süt tozu ve vanilya.

delafee-edible-gold-chocolate_1-copy6. RICHART

Fiyatı: 371 TL

Kendisini öncelikle tasarım firması ikinci olarak çikolata firması olarak ilan ediyor.. Tasarıma gösterilen özen tüm pazarlama ve ambalaj malzemelerine ve ürünlerin kendisine gösteriliyor. RICHART, kuyumcuya benzeyen satış yerlerinde satılıyor. Ayrıca RICHART’ın lüks kıyafetleri ve mücevherleri hatırlatan katalogları bulunuyor. Ürünlerin fotoğrafları sanat veya mücevher gibi kataloglarda sergileniyor.

chocolate-vault_1-1-copy7. GODİVA

Fiyatı: Kilosu 362 TL

Menşei Belçikadır. Hatırlatmak gerekir ki 2007 yılı sonunda Godiva, Ülker’in de sahibi olan Yıldız Holding ‘in bünyesine katılmıştır.

godiva_signature_chocolate_truffles_12pc8p3oz__28213.1385073717.1280.1280

 

 

 

 

Uludağ Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi. Çeşitli yurtdışı eğitim danışmanlıkları olan EF Educational First, United Towers gibi şirketlerde proje gönüllüsü olarak görev almaktadır. Pazarlama ve İnsan Psikolojisine karşı ilgisi var. Pazarlama ana bilim dalında akademik kariyer düşünmektedir.

Bir Cevap Yazın

Sanal Gerçeklikle Donatılmış 8 Reklam Filmi 0

Reklam sektörünün yaratıcılığını başka bir boyuta taşıyan sanal gerçeklik teknolojisi son dönemlerde reklam kampanyalarında sıkça karşımıza çıkmaya başladı. Sanal Gerçeklik, bilgisayarlar tarafından taklit edilerek oluşturulan ortamlarda kurgulanıyor. Geçmişte Matrix gibi filmlerde sanal gerçeklik, bilim kurgu ile çok iç içe olsa da artık gündelik hayatın içinde de yer almaya başlıyor. Bu teknolojide, kişi gerçek dünya ile ilişkisini tamamen keserek ana karakterin yerine geçiyor. Donanım olarak Oculus Rift ve Samsung Gear VR gözlükleri şimdilik piyasadaki ilk örneklerden. Biz de reklam sektöründe Sanal Gerçeklik kullanılarak oluşturulmuş 9 reklam kampanyasını derledik.

İşte o yaratıcı gerçeklikle donanımlanmış reklam kampanyaları:

1. Old Irish’in sizi İrlanda’daya taşıyan kampanyası.

2. Knorr müşterilerini Paris’te yemeğe çıkarıyor.

3. Samsung, Deve kuşuna sanal gerçeklik gözlüğü takıyor ve tepkisini kayıt altına alıyor.

4. Samsung Gear VR ve Galaxy S6 tanıtım videosu.

5. View Master

6. Playstation

7. Google Earth VR ile bir şehrin üzerinde uçabilir, bir dağın kenarında durabilir ve hatta uzaya uçabilirsiniz.

8. Ve Bonus. Pepsi Max, Londra’daki New Oxford Caddesindeki bir otobüs durağında ‘inanılmaz’ bir gerçeklik deneyimi yaşatıyor.

L’Oréal’in Ev Laboratuvarından Dünyaya Yayılış Hikayesi 0

L’oreal markasının ne kadar meşhur olduğunu hepimiz biliyoruz. Öyle ki, marka tanınırlığının ardından ürün fiyatlarının pahalılaşmasını da beraberinde getiriyor. Fakat bu markanın ne kadar kaliteli ürünler ürettiğini her kadın bilir.. İşte böyle başarılı bir markanın ortaya çıkışında ilham dolu bir hikaye yatıyor.

1907 yılında Fransız Eugène Schueller, Paris’te okuduğu üniversitesinden kimyager olarak mezun olduktan sonra evinin mutfağında küçük bir laboratuvar yaparak her gece burada çeşit çeşit saç boyası deneyleri yapıyordu ve amacı tamamen doğal görünen bir saç boyası üretmekti.

Evinde ürettiği saç boyalarını küçük şişelere dolduruyor ve şehirdeki kadın kuaförlerini tek tek gezerek onları ikna etmeye çalışıyordu. Uyguladığı taktiklerde başarılı da oldu. Ürettiği boyaları o kadar iyi sattı ki parasız bir şekilde evinin laboratuvarında yaptığı boyalardan biriktirdiği kazançla kendi şirketini açtı ve L’Oreal markasının ilk yapı taşlarını atmış oldu.

Schueller’in işleri iyi gidiyordu fakat o dönemler kadınlar saçlarını sık boyamadıkları için, onlara güven içinde saçlarını boyamaları hakkında bilinçlendirmesi gerekiyordu. Schueller ise çok profesyonelce bir yol izliyordu. O dönemlerde “la coiffure de paris” isimli bir moda dergisi her kadın kuaföründe bulunan popüler bir dergiydi, kadınlar saçlarını yaptırmak için sıra beklerken bu dergiyi okuyorlardı.

Ardından Schueller bu dergide kimyager kimliğiyle makaleler yazmaya başladı. Makalelerin konusu kadınlar için en can alıcı nokta ‘saç boyaları ve boyama teknikleriydi’. Dergiye yazdığı makaleleri okundukça daha fazla ürün satmaya başladı ve kısa süre içinde tüm dergiyi satın alarak kendi ürünlerini belli etmeden öven bir dergi haline geldi.

Schueller yine çok zeki adımlarla kariyerinde ilerlemeye devam ediyordu. Saç boyalarının daha fazla satılması ve tanınması için en önemli unsurun kuaförler olduğunun farkındaydı. Onlarla arasını iyi tutuyor ve mutlu etmek için türlü türlü kampanyalar düzenliyordu. Böylece bir süre sonra Fransa’da bulunan kuaförlerin bir çoğunluğu onun ürünlerini bayanlara ‘şiddetle’ önermeye başladılar.

Ardından Schueller, Paris’in en güzel semtinde L’Oreal markasını tanıtmak için bir ‘saç boyama akademisi’ açtı ve başına Rus çarının sarayında çalışmış aristokrat bir kuaför getirdi. Bununla beraber Fransa’nın dört bir köşesinden gelen kuaförler bu seçkin okulda saç boyamaya dair tüm incelikleri öğreniyor ve tabii ki L’Oreal markasının dünyadaki en iyi boya olduğunu gelen bayanlara överek anlatıyorlardı.

1920’li yıllara gelindiğinde kadınlar çalışma hayatına daha fazla girmeye ve doğal olarak bakımlarına daha çok önem göstermeye başladılar. Bu gelişme Schueller ve L’Oreal için çok önemliydi, artık Fransa sınırlarını aşıp dünyanın dört bir yanına ürün göndermeye başlamışlarıdı.

Bu dönemlerde Schueller koyu saçlı kadınların saçlarını sarıya boyatma isteklerinin arttığını farketti ve çok kısa bir zaman içinde saçların rengini açan yepyeni bir ürünü piyasaya sürdü. O zamanlar Schueller’in ürün şişesini eline alarak etrafındakilere ” Bu minicik şişeden servetler kazanacağız çünkü gün gelecek milyonlarca kadın saçlarını sarıya boyatmak isteyecek” demiştir.

Schueller her defasında profesyonelce bir yol izlemesi, L’Oreal markasının da gelişmesi ve tanınması için bir fırsat olmuştur. Bunun yanında, Fransa’da ilk defa işçilere yönelik ücretli izin kanunu çıktığı zaman Schueller uzun yaz tatiline çıkacak işçilerin plajları dolduracağını düşünerek piyasaya güneş yağı sürmüştür ve tabi ki çuvalla para kazanmıştır.

L’oreal firmasının en büyük başarılarından biri de bilime ve ar-ge çalışmalarına büyük bütçeler ayırmasıdır. Kimyager Schueller’in talimatıyla daha ilk yıllarında koca bir araştırma enstitüsü kurulmuş ve en modern cihazlarla donatılmıştır. Daha kurulduğu ilk senesinde (1950) sadece araştırma departmanında yüz adet uzman kimyager çalışmaktaydı. Buradan bir sonuç çıkaracak o dönemlerden bugüne kadar L’oreal firmasının bir çok yeni ürün keşfedip piyasaya sürmesinin arkasında bilime verilen büyük önem yatmaktadır.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link