Çaykur ‘Didi’ Ama Pazarda Durumu Ne Olacak ? 3

Bundan yaklaşık 3 sene önceydi. Yoğun olarak kola tüketen biri olarak artık kola içmekten sıkılmış, alternatif bir içeçek bulmak için market market dolaşmaya başlamıştım. Çok net hatırlıyorum, o yaz limonata çılgınlığının yaşandığı yazdı. Uludağ yeni ürünü olan limonatayı piyasaya sürmüş, Türkiye’nin dağıtım konusunda en güçlü ağlarından biri olan BİM’le de anlaşarak Türkiye’nin neredeyse tüm noktalarında ürününü tüketiciyle buluşturmuştu. Çoğu tüketicinin hem meraktan hem de toplumun bir anlamda geçmişten beri göbek bağına sahip olduğu böyle bür ürünü içmek istemesinden dolayı yoğun talep gösterdiği bir yazdı.

Bu yaz tamda buna benzer bir senaryo yürürlükte. Çaykur’un piyasaya yeni yeni sürdüğü son ürünü olan soğuk çay (Çaykur ürününü Ice Tea ismiyle nitelemekten kaçınarak var olduğu tüm ortamlarda soğuk çay kavramını kullanıyor) henüz tüm marketlerde yerini almasa da, yavaş yavaş tüketicilerin ellerinde bu ürünü görmeye başladık. Bu yazımda Çaykur’un bu ürünü piyasaya sürerken uygulamış olduğu hedef kitle analizi, marka konumlandırma ve tüm bu kararlara bağlı olarak şekillenen pazarlama stratejisini kendi gözlemlerim ve bakış açıma bağlı olarak yorumlayarak, Çaykur’un soğuk çay(!) pazarındaki şansını değerlendireceğim.

didi2

Marka konumlandırmasıyla başlayalım. İlk olarak ice tea pazarını tüm hatlarıyla görmek için yukarıdan baktığımızda, oyunun eli en kuvvetli iki oyuncusu olan Lipton ve Fuse Tea ile Coca Cola’yı görüyoruz. Nestea’nın Coca Cola’yla yaşadığı dağıtım anlaşmazlığı sonucunda pazardan büyük oranda çekilmesinden sonra yeniden şekillenen bu pazar, bu iki oyuncunun büyük savaşına sahne oluyor. Her ne kadar BİM ve A101 gibi indirim marketleri kendi soğuk çay markalarına sahip olsalar da, pazarda söz sahibi olduklarını söylemek zor. Pazarın tüketici kitlesini analiz ettiğimizde ise karşımıza genel olarak 16-34 yaş aralığına sahip orta ve üst gelire ait tüketici kitlesinin çıktığını söyleyebiliriz. Her ne kadar ice tea, kola ve bu tarz asitli içeçeklerle aynı kategoride olsa da, tüketicilerin gözünde lüks içecek kategorisinde yer aldığını söylemek mümkün.

Ice tea pazarına ait bu bilgiler ışığında Çaykur’un stratejisini ele alalım. Çaykur’un Lipton ve Coca Cola liderliğinde şekillenen soğuk çay pazarında, güçlü bir marka ve iyi kurgulanmış bir strateji olmadan başarılı olması zor. En azından böyle tanımladığımız bir pazarda. Ancak Çaykur’un reklamlarına ve diğer pazarlama hamlelerine baktığımızda, daha farklı bir strateji doğrultusunda hareket ettiğini görüyorum. Peki ne bu strateji ? Çaykur reklamlarında Konyalı Naciye teyzeyi oynatarak kimi hedefliyor ? Büyük boy kutuyla hangi amacın peşinde olabilir ?

Reklam filmiyle devam edelim. Var Mısın Yok Musun’dan tanıdığımız ve o dönemin en popüler isimlerinden biri olan Konyalı Naciye teyze reklam filminin başrol oyuncusu. Kendisine has bir şiveyle ürünü tanıtan Naciye teyze her ne kadar sempatik olsa da, izleyicilerin büyük bir kısmı tarafından antipatik karşılandığını söylemek mümkün. Hem sosyal medyadan hem de yakın çevremden edindiğim izlenimlere göre izleyiciler, Naciye teyzenin söylediklerini takip etmekte güçlük çekiyor. Tüm bunlar bir araya gelince de reklamın başarılı olduğunu söylemek zor. Ayrıca Naciye teyzenin  Lay’s reklamlarından tanıdığımız Ayşe teyzeyle olan benzerliği de göze çarpan diğer detaylardan biri.

Reklamla ilgili büyük bir çatışma da ürünün ismiyle alakalı. Lazca’da büyük anlamına gelen ve kutunun büyüklüğüne vurgu olarak konulduğunu düşündüğüm bu isim, Konya’lı Naciye teyzenin aksanıyla birleşince, gerçekten çok farklı bir durum ortaya çıkıyor. İsmin gerçek anlamı, hedef kitlesine yönelik hazırlanan reklam filmine uydurulan ismin arkasına saklanmışa benziyor. Bu durum her ne kadar didi’nin gerçek anlamını bilmeyenler için bir sorun oluşturmasa da gerçek ismin, reklama uyarlanmış bir başka versiyonunun arkasına saklanması çok sağlıklı bir durum değil.

didi6

( Kaynak: @ozumsenaa )

Gelelim ambalaja. Rakiplerinin kutu ambalajlarında kullandığı sıcak renklerle karşılaştırıldığında biraz daha solgun renklere sahip olsa da dikkat çekicilik noktasında rakipleriyle rekabet edebilir durumda. Ambalaj konusunda asıl önemli olan nokta ise boyutu. Rakiplerine kıyasla %50’den daha fazla hacme sahip olan kutu, diğer tüketicilerin elinde kolaylıkla dikkat çekiyor.

didi7

Kutu ambalajının hem pazarda fark yaratmak adına hem de türk toplumunun taleplerine göre şekillendiğini söylemek mümkün. Yalnızca bazı alkollü içeceklerin sahip olduğu bu boyut, ne gazlı içecek pazarı tarafından ne de ice tea pazarı tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Bu açıdan baktığımızda bu boyutun pazarda fark yarattığını söyleyebilirim. Ayrıca hacimsel boyut ürünün tercihi noktasında kişisel beğenilere bağlı olan bir unsur olsa da, Türk toplumunun genel eğilimlerinden biri de çok olanı almaya yönelik. Kana kana içmek deyimine sahip bir toplum olarak, tüketiciye sunulan fazla miktarın, esnekliğin çok dar olduğu böyle bir pazarda Çaykur’a büyük bir avantaj getirdiğini söyleyebilirim.

Son olarak Didi’ye yöneltilen diğer eleştirilere bir göz atalım. İlk eleştiri Didi’nin internet sitesi üzerine. Didi’yi merak edip internette araştırmaya kalktığınızda karşınıza ilk iki sırada -ilki google reklamı olan- didisogukcay.com.tr ve caykurdidi.com adresleri çıkıyor. Bu adreslere baktığımızda ise yalnızca tek sayfadan oluşan ve içerik olarak yalnızca Didi’ye ait reklam filminin olduğunu görülüyor. Özentisiz ve ürünle ilgili hiçbir bilgiye ulaşılamayan bu sayfalar, pazarlama stratejisinin bütünlüğü noktasında birer eksi olarak karşımıza çıkıyor.

Eleştirilere konu olan bir diğer nokta ise ürünün içeriğiyle alakalı. İçeriğinde glikoz şurubu bulunduran Didi, bilinçli tüketiciler tarafından yoğun eleştirilere maruz kalmış durumda. Lipton Ice Tea haricinde Fuse Tea’de de bulunan bu bileşen, sağlığına dikkat eden tüketiciler tarafından yoğun eleştirilere tabi tutuluyor.

Toparlarsam eğer, Çaykur’un hedef kitle olarak Lipton ve Coca Cola’dan farklı bir hedef kitleye sahip olduğu su götürmez bir gerçek. Reklam filminden ürünün ismine kadar pazarlama stratejisinin tüm bileşenlerinin düşük ve orta gelir düzeyine sahip, 30 yaş üstü tüketicileri hedeflediği aşikar. Bu hedef kitlenin büyük bir çoğunluğunun da ice tea ürününü tüketmediğini ya da bu tarz bir ürünü tüketmeyi alışkanlık haline getirmediğini düşünürsek eğer, Çaykur’un işinin çok daha zor olduğunu söylemek mümkün.

Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’nun yaptığı “Çalışmalarımız sonrası ‘Didi’ adı altındaki soğuk çayımızla piyasadayız. İlk yerli ve milli soğuk çayımızı üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bergomat, limon ve şeftali aromalı olarak ürettiğimiz soğuk çayımızla iç ve dış pazarda liderliği hedefliyoruz” açıklamasına bakarak, Çaykur’un hedeflerinin büyük olduğunu söyleyebiliriz ancak Didi isminden reklam filmine kadar, daha işin başında büyük eleştirilere maruz kalan böyle bir ürünün ne denli başarılı olacağını hep birlikte göreceğiz.

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

3 Comments

  1. Ürünün fiyatını bilmiyorum ama zamanla zam yapmak yerine kutu ölçüsünü küçükltür bu işi ayarlarlar

  2. guclu rakıplere karsı pazar payı alma konusunda yolun cok basında olan didi adı ile gıdecegınız bır restaurantta ya da marketten ıstenebılır mı? Dıger rakıplerın adlarıyla talep ettıgımız urunlerde didi nin sansı yuksek mi gorecegız

  3. Koskoca firmaya böyle iğrenç bir reklam yakışmamış insanın içeceğini bile engelliyor o nasıl gülmek öyle yapmacık zaten oynayan kadında yalak bir şey önceleri içerdim ama şimdi içmiyorum sırf bu reklam yüzünden

Bir Cevap Yazın

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

SOR’UN Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programını Başlattı 0

Chat botları kullanarak şirketler ve müşterilerin iletişimlerini düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlayan SOR’UN, şimdi de platformda sivil toplum destek programını başlattı. Bu program ile sivil toplum kuruluşları platformda bulunan SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini kullanabilecek.

2015 yılında kurulan SOR’UN geçen iki yılda platformda 10 farklı markaya 15 chat botla hizmet vermeyi başardı ve platform üzerinde 750 bin civarı konuşma gerçekleştirildi.

SOR’UN / Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programı

SOR’UN olarak Sivil Toplum Kuruşları Destek Programını başlattık. Bu program çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini tüm süreçlerinde kullanabilecek. Bu desteğimizi ilk olarak Türk Eğitim Vakfı ile başlattık. Onların da platform hakkında görüşlerini rica ettik. Aşağıda yorumları bulabilirsiniz.

TEV SOR’UN Açıklaması

“Çağımızın gerçeği internet devrimi ve dijital platformların kullanımı nasıl bireyler ve markalar için hızlı ve köklü değişimler yaratıyorsa sivil toplum kuruluşlarını da yeniden şekillendiriyor. Online platformlar aynı anda birden fazla kişiye hızlı ve az maliyetle ulaşmak gibi önemli avantajlar sağlıyor. SOR’UN platformu ile vakfımıza sunulan ‘’canlı destek’’ uygulaması bunun en güzel örneklerinden biri. SOR’UN, ayrıntıları iyi düşünülmüş, ara yüzleri oldukça estetik ve kullanıcı dostu olan, raporlama anlamında tüm ihtiyaçlara cevap veren çok kullanışlı bir uygulama. Bursiyerlerimize, bağışçılarımıza ve vakfımızla çift yönlü iletişim halinde olmak isteyen kişilere tek bir çatı altında hizmet verebiliyoruz. “SİZ SOR’UN BİZ CEVAPLAYALIM” mottosu ile sunduğumuz bu platform, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilmemizi ve hedef kitlemize güncel olanı ulaştırmamızı sağlıyor. Vakfımız kadar diyalog sağladığımız kişiler de bu sinerji ile kendilerini en iyi şekilde ifade edebilme fırsatı bularak sorularını açıkça sorabiliyorlar. Faaliyetlerimize ve kurumumuza katma değer yaratan bu uygulama için çok teşekkür ediyoruz.” 

Yeni SOR’UN Ürünleri

SOR’UN Chat, Social & Help SOR’UN olarak kanal sayımızı arttırmaya devam ediyoruz ve yeni entegre kanallarımızı 2 yeni ürün olarak iş ortaklarımızın kullanıma sunduk.

SOR’UN Social & SOR’UN Help: SOR’UN Social iş ortaklarımız bundan sonra Facebook, Twitter ve Instagram kanallarındaki kullanıcı yorum ve taleplerini SOR’UN üzerinden yapabilecek. Sosyal medya kanallarına ek olarak SOR’UN Help ile ise sitelerinde yer alan iletişim formlarını ve e-posta kanallarını da SOR’UN’a entegre edebilecekler. Bunun yanı sıra bu süreçleri SOR’UN AI altyapısı ile entegre edip, mevcut operasyonlarına göre daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekler. Bu iki ürün ile ilgili tüm özellikleri yenilediğimiz internet sitemiz www.sorun.com.tr adresinden inceleyebilirsiniz. Sorularınız için bizimle bu sitede yer alana SOR’UN WebChat üzeriden iletişime geçebilirsiniz

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link