Çarşaf-İş’in Don Kişot Misali Madame Coco ve English Home’a Karşı Savaşı

Don Kişot ile Sanço’yu hatırlarsınız… Don Kişot yolda giderken karşısında 30 kadar yel değirmeni görür ve şöyle der; “Sanço dostum; talih bize dilediğimizden fazla gülümsüyor. Karşıdan bizim gelişimize bakan şu devler alayına bak. Onlarla savaşmak Tanrı yolunda gaza etmektir. Onların sırtlarını yere getirdiğim zaman varlarına yoklarına el koyarak zengin olacağız.

Bizim Çarşaf-İş’in hikayesi de tam olarak Don Kişot ile Sanço’yu anımsatıyor, ancak bir farkla: yel değirmenlerinin yerinde tüm Türkiye’yi yüzlerce mağaza ile kaplamış English Home ve Madame Coco var.

Çarşaf-İş Şişli’de bir küçük ev tekstili mağazası. Tıpkı Türkiye’deki küçük ölçekli binlerce ev tekstili mağazası gibi Çarşaf-İş de kendi başına ayakta kalmaya çalışan samimi bir yer. Ancak onu diğer mağazalardan ayıran şey hemen yanında türeyen English Home ve Madame Coco mağazaları ve buna karşı ürettikleri samimi tepki.

Çarşaf-İş diyor ki; “41 yıllık mağazamızı İngilizlerin, Fransızların arasında yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederiz.” Ben de diyorum ki; “küçük bütçelerle ayakta kalmaya çalışan, fiyatı ile değil; samimiyeti ile, kalitesi ile ön plana çıkmaya gayret eden esnaflara selam olsun. Belki kazanan siz olmayacaksınız ama samimiyetinizle her zaman hatırlanacaksınız”

Bu makaleyi paylaşarak Çarşaf-İş’in duyulmasına yardımcı olabilirsiniz.

Görseller: Pazarlama 3.0’dan alıntıdır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

13 Comments

  1. Bu esnafımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Yalnız yanlış anımsamıyorsam Madame Coco’ da, English Home’ da Türk iş adamlarının kurduğu ve işlettiği bir marka idi.

    Şişli’ li esnafımızı tekrar tebrik ediyorum.

    1. Madam Coco da Englısh Home da Türk markası, çoğu ürünler de Çin malı, adını Fransız koy bir de Fransız madam fotoğrafı koydunmu oldu sana Fransız marka, yabancı marka tutkumuz varya onlarda Milleti isimle sömürüyor, niye bu isimleri koyuyorsunuz diyen varmı? Yok. İkisinin de ürünlerini normal fiyatla gören varmı? Yok. %50 indirim, %50+%20 indirim, %70+ kasada %20 indirim. Bindiriyorlar indiriyorlar. Yıllarca Çarşaf-İş ürünleri kullandım son derece kaliteli ve yerli ürünlerdi, mağaza adetlerinin çok az olması dolayısiyle uzaklık nedenile artık ulaşamıyoruz, internet alışverişini de sevmeyenlerdenim. Genelde süslü çeyiz ağırlıklı çalışan çarşaf iş biraz da normal ihtiyaçlara ağırlık verir dükkan adedini de biraz olsun artırırsa yine tetcihimiz olur.

  2. Yalnız hem adamları samimi görüp destek talebinde bulunup hem de don kişot gibi hayaletlere saldıran birisine benzetmek pek olmamış, çarşaf işle önce dalga geçmişsiniz sonra da “ay canım yazık kıyamam” dercesine bitirmişsiniz, bence yazınıza bi göz atarsanız belki okuyanlar “övdünüz” “sövdünüz” daha rahat anlarla. İyi günler.

  3. Halkın yabancı marka özentisi bu
    ikisi de türk iş adamı tarafından kurulmuş
    tamamen yerli ürün kumaşlar
    aksesuarların bir bölümü ithal

  4. Tamamen Çarşaf-İş’in yaptırdığı, yükselen hamasi milliyetçilik duygularını kaşımaya yönelik bir pazarlama haberi. Şöyle ki;

    English Home, Memorial Hastaneleri, A101 marketleri ve Pizza Lazza lokantalarının da sahibi durumunda olan Turgut Aydın Holding tarafından kurulmuş 100% Türk sermayeli bir şirkettir. İsminin “English Home” olması onu İngiliz şirketi yapmaz. :-) Büyük bir ticari başarıdır. English Home’un kuruluşunda yer alan, hatta şirkette belirli bir miktarda payı da bulunan İlhan Tanacı, grubun dahi çocuğudur. English Home’un belirli bir başarıya ulaşmasından sonra bir takım anlaşmazlıklar çıkmış ve İlhan Tanacı gruptan ayrılarak kendi şirketini kurmuştur. Tahmin edebileceğiniz gibi, yeni şirketinin markası Madame Coco’dur. Madame Coco da 100% Türk sermayeli bir şirkettir. İlhan Tanacı pazarlama dehasını bu markada da göstermiş ve şirket muazzam bir şekilde başarılı olmuştur.

    Şimdi, Çarşaf-İş bunları bilmez mi? Bal gibi de bilir. Ama tipik kasaba kafası böyle işte. Adam gibi çalışıp, doğru düzgün iş yapacağına, böyle kurnazlıklarla işi götürme çabası. Çarşaf-iş’ten çok alışveriş yparız, mağaza ile bir derdim yok. Ama geçen onca yıla rağmen hala niye büyüyemedikleri ortada değil mi?

    Küçük düşünen küçük insanlar her zaman kaybetmeye mahkumdur.

    1. English home, Memorial, pizza lazza, Madame Coco. %100 Türk sermayeli şirketten bir “dahi” nin marka isimleri.

  5. Kalitesiz, zevksiz ve çok pahalı ürünleri yıllarca Türk Halkına pazarladılar. Serbest piyasada tutunamıyorlarsa suçu kendilerinde de arasınlar.

  6. Çarşaf – İş emektar esnaf da Madame Coco durduk yere çıkan bir marka mı ? Marka olmak için harcanan emeklerin hiç mi değeri yok ?

  7. Türkçe isimler bulmak mı zor, bir zincir kurmak sermaye işi, para yoksa pazarlama dehası olmak bir işe yaramaz. Kendi ana dilini kullanamayanlara ya da başka dillerden medet umanlara hayranlık duyamayacağım, desteklemeyeceğim de.

Bir Cevap Yazın

12 Milyar Farklı İçerikte Şampuan Sunan 110 Milyon Dolarlık Girişim

Kozmetik dünyası, tüketicileri her geçen gün yeni ürünlerle tanıştırıyor. Markaların hepsi de en iyi ürünün kendilerininki olduğunu iddia ediyor ve müşterilerinin bugüne kadar yaşadıkları kişisel bakım sorunlarını kökünden çözdüğü konusunda kendisine güveniyor. Fakat adı üstünde, “kişisel” bir bakım söz konusuysa ve her insanın farklı ihtiyaçları olduğunu da kabul etmemiz gerektiğine göre, bireye özel bir çözüm bulunması gerekmiyor mu? Function of Beauty adlı girişim, işte bu noktayı yakalayarak yepyeni bir vaatle tüketicilerin karşısına çıkıyor ve “Kendi şampuanını kendin seç!” diyor.

Geçen yılın ekim ayında kurulan New York merkezli girişim, tüketicilerin saç özelliklerini ve sahip olmak istedikleri saç tipini göz önüne alarak onlara özel formüllü şampuanlar hazırlıyor. Örneğin pürüzsüz ve parlak bir saç istiyorsanız ayrı, önceliğiniz hacimli ve düz bir saç ise ayrı bir formülü size öneriyor.

Girişim hızlandırma platformu Y Combinator’dan çıkarak, bir yıldan da az bir sürede büyük ilerleme kaydeden girişimin son olarak 12 milyon dolarlık bir gelire ulaştığı biliniyor. Hatta şirkete yakın bir kaynak, Function of Beauty’nin piyasa değerinin 110 milyon doları bulduğunu öne sürüyor.

Function of Beauty şampuanları, tüketiciye özel pazarlamanın başarılı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Şirketin CEO’su Zahir Dossa, Function of Beauty’i kurma fikrinin, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT), e-ticaret ve değer zincirinin iyileştirilmesi konularında yaptığı tez çalışması sırasında oluştuğunu söylüyor. Kişisel bakım endüstrisinin çok fazla gündemde olan bir alan olmasına rağmen, değer zincirinin son yüz yıldır neredeyse hiç değişmediğini fark etmesiyle sürecin başladığını belirten Dossa, bu noktadan hareket edip saç bakımına odaklanan ve tüketiciye doğrudan ulaşan bir girişim başlatmaya karar vermiş. Sayısız farklı saç tipinin olduğu günümüz dünyasında tüketicilerin de farklı istekleri olduğunu bilen Dossa, kişiye özel şampuanların bu boşluğu dolduracağını düşünmüş.

Saç bakımı konusunda farklı isteklere cevap veren tam 12 milyar farklı içerikte şampuan sunan şirket aynı zamanda, 5 çeşit renk ve 4 tür koku özelliği de sunuyor. Tüketicilerin kendine özel şampuan sipariş etmeleri süreci ise oldukça basit. Function of Beauty’nin internet sitesini ziyaret eden tüketiciler, burada küçük çaplı bir testle karşılaşıyor. Testte yer alan sorulara cevap vererek saç tipleri, saç yapıları ve saç derisi nemi bilgilerini veren ziyaretçiler ardından hacimli saç, uzunluk vb. noktalardaki isteklerini belirtiyor. Son adımda ise şampuanın rengini ve kokusunu seçiyorlar. İnternet sitesi, bu yanıtları bir algoritma üzerinden değerlendirerek tüketiciye özel formüllü şampuanı belirliyor.

Müşteriler, ihtiyaçlarına özel şampuanı kolayca satın alıyor.

Function of Beauty, satış vaadi konusundaki başarısını müşteri memnuniyeti alanına da taşıyor. Sipariş veren müşteriler, şampuanı deneme olanağına da sahipler. Yani şampuanı deneyip memnun kalmadıklarında ürünü iade edip kendine daha uygun yeni bir formülü ücretsiz olarak alabiliyorlar. Şirketin ayrıca, bir abonelik sistemi de bulunuyor ve yeni ürünler çıktıkça abonelerine, sipariş vermeleri beklenmeden şampuanları gönderiliyor.

Dossa, satın aldıkları şampuanların nasıl yapıldığını görmek isteyen sâdık müşterileri için özel alanlar ayırarak çevrimiçi ortamdaki hızlı büyümeyi, fiziksel ortamda da küçük çaplı bile olsa sürdüreceklerini söylüyor.

Function of Beauty, belki de bireye en çok inmesi gereken ama bugüne dek bu noktada beklenen performansı gösterememiş bir alanda, yani kişisel bakım konusunda dikkat çekici ve günümüz tüketicisini yakalayan bir strateji çizmiş. Bu doğrultuda hazırladığı şampuanlarla da kişiye özel pazarlamada önemli bir başarı yakalamış. Bakalım şirket, gelecek dönemlerde hangi yeni ürünlerle karşımıza çıkacak. Peki sizce, hangi sektörler kişiye özel ürünler çıkarmada yüksek potansiyel taşıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Barter Sistemi Nedir ?

Barter Nedir?

Eğer daha önce kullanmadığınız ve çok sevmediğiniz oyuncaklarınızı başka oyuncaklarla takas yaptıysanız, siz çoktan barter sistemine dahil olmuşsunuz demektir. Barter para olmadan bir servis karşılığı ya da bir ürün karşılığında yapılan takas sisteminin adıdır. Bu tarz bir takas yöntemi çok eski uygarlıklar tarafından kullanılmış ve hatta hala bazı kültürler tarafından bu sistem kullanılmaktadır. Örneğin pizza malzemelerinden biri olan parmesan peyniri hala Kuzey İtalya ve Romanya’da para alternatifi yerine kullanılıyor yani barter sistemi ile alınıp veriliyor.

Barter sistemini basit bir örnek ile düşünelim; biz bir halı mağazası sahibiyiz ve iş yerimizin ışıklandırmasını değiştirmemiz gerekiyor ancak bunun için bütçemiz yok. Biz ise bir elektrikçiyle anlaşıp bizim ışıklarımızı değiştirmesinin maliyeti karşılığında elektrikçiye aynı değerde iş yerinin halılarını döşemeyi teklif ediyoruz. Sonuç olarak para kullanmadan ticaret gerçekleşmiş oldu yani barter sisteminden yararlanmış olduk.

Dünyada barter örnekleri:

Çay Blokları

 

 

 

 

 

 

Asya ülkeleri tarafından ikinci dünya savaşı sırasında çay blokları para yerine kullanılıyordu. Moğolistan, Tibet ve Sibirya 19. yüzyıldan itibaren 1935 yılına kadar hayvan alımlarında ve vergi ödemelerinde de kullanılıyordu. Çay blokları o dönemde 1 rupi değerine denk gelmekteymiş . Hatta çay blokları bu bahsi geçen ülkelerin paralarından daha değerli bir haldeydi.

Permesan Peyniri

Pizzalardan aşina olduğumuz permesan peyniri hala Kuzey İtalya ve Romanya’da barter yapılarak kullanılıyor. 1 baş permesan peynirinin 300 dolara denk gelmesinden dolayı İtalya’da olan Banco Emiliano Bankası teminat olarak bu peynirleri kabul ediyor. Neden bu kadar değerli olmasının sebebi ise 1 baş permesan peynirinin 2-3 yıl içerisinde oluşmasından kaynaklanıyor. 2009 yılında 187 milyon dolar değerinde peynir rezervine sahip olan bankaya bir çok kez soygun girişiminde bulunulmuştur.

Mobil Dakikalar

2011 yılından itibaren Mısır, Nijerya, Hindistan Güney Afrika ve Gana gibi ulusal para birimi hiperenflasyon etkisinde olan ülke vatandaşları telefon dakikalarını alışverişlerde kullanabiliyor. Yani barter sistemini ülke insanları kontörlerle sağlıyor.

Barter sisteminin avantajları ve dezavantajları:

Avantajlar:

  • Esneklik: Barter sisteminin ilk avantajı esnekliktir. İstediğin ya da satın almayı planladığın ürünü nakit kullanmadan her hangi bir ürün veya servisle temin edebilirsin.
  • Vergiler: Barter sistemi vergilendirilebilir bir sistem olmadığı ya da henüz vergilendirmenin bir yolu bulunmadığı için barter sistemini kullanarak vergi ödemeden muaf olunabilir.
  • Döviz rahatlığı: Uluslar arası her hangi bir barter sistemi ile yapılmış ticarette döviz kaynaklı bir sorunla karşılaşılmaz.
  • Basitlik: Son ama en önemli avantaj barter sisteminin çok basit olmasıdır. Kazan-kazan biçiminde ilerler.

Dezavantajlar:

  • Lojistik sorunları: Barter sistemi kullanılarak yapılmış her hangi bir işlemin (özellikle uluslar arası olanlar) lojistiğinde riskler her zaman olaya dahildir.
  • Vadeli gibi bir alternatif olmaması: Vadeli yapılan işlemlerde çek veya senet kullanıldığından her hangi bir vadeli işlem kabul görmez bu sistemde.
  • Bölünemezlik: Diğer bir dezavanajda bütün ürünler veya servisler bölünebilir olmamasıdır. Örneğin bir galericinin bir araba karşılığında galerisini boyatmasında değer eşliği bulunması çok zordur

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link