Burger King, Belçika Kralı ile Krallık İçin Yarıştı

Dünyanın dört bir yanındaki satış noktalarıyla çok büyük bir marka olabilirsiniz. Fakat bir uluslararası zincirseniz küresel ölçekte yansıttığınız imajınızı, bu özelliğinizi kaybetmeden yerelleştirebildiğiniz ölçüde başarınızı sürdürebilirsiniz. Yani, hani o çok sık kullanılan “küresel düşünüp yerel davranma”yı gerçekten becerebiliyorsanız, bu acımasız rekabetin devam ettiği keskin rekabette ayakta kalabilirsiniz. Burger King de son kampanyasında bunu uyguladı ve ilginç bir kampanyayla karşımıza çıktı.

Fakat bu “yerelleşme”, bugüne kadar gördüklerimizden biraz farklı ve markanın büyük risk almasını isteyen türdendi. Zira kampanya için hazırlanan whoistheking.be adresli internet sayfasında ziyaretçilere, “İki kral, bir taç, kim yönetecek? Şimdi oy ver!” ifadesiyle sesleniliyor, Burger King’in maskotu King’i mi yoksa Belçika Kralı Philippe’i mi seçecekleri soruluyordu. Durum, her ne kadar iki şık arasında olsa da işin muzip tarafı, Kral Philippe’i seçenlerin iki kez “Emin misiniz?” sorusuna muhatap olmaları ve ikinci soruda tek cevap şıkkı olan “Hayır” ile karşılaşmalarıydı. Oylamanın 19 Temmuz 2017 tarihine kadar devam edeceği de not edilmişti.

Burger King kampanyada, muhtemelen olası yasal girişimlere ve gelebilecek milliyetçi tepkilere karşı sempati duyan kesimi kalabalık tutmak, kampanya tonunu normal düzeyde tutarak süreci renklendirmek adına Kral Philippe’in fotoğrafını değil, bunun yerine onu andıran bir figür kullandı. Yine de şirket, Belçika Kraliyet Ailesi’nin tepkisinden kurtulamadı. Aile, Kral’ın imajını taşıyan herhangi bir figürün kendilerinin onayı alınmaksızın ticari amaçla kullanılamayacağını ve mevcut durumu da onaylamadıklarını belirten bir açıklama yaptı. Burger King ise kendilerine bu konuda aileden gelen herhangi bir iletişim talebi olmadığını söylemekle yetindi.

Oylamanın sonucunu merak ediyorsunuz değil mi? İnternet oylamasında Kral Philippe’e %51’e %49’luk oranla yenilen maskot King’in yenilgisini ve insanların tercihini kabul etmek zorunda kalan dev fast food zinciri, konuyla ilgili olarak Kraliyet Ailesi ile iletişime geçtikten sonra tanıtım kampanyasına son verdi. Fakat marka, bir anlamda “krizi fırsata çevirme”yi de başardı. Zira, King’in yenilgisi sonrasında kampanya sayfasında “Belçika’da iki krala yer yok.” ifadesi yer aldı ve markanın logosundan “King” sözcüğünün kaldırıldığı görüldü. Bu da kampanyanın başlangıç dönemindeki popülerliği, bitişinde de markaya sağladığını gösterdi. Marka için logosunda geçici değişiklikler yapmak ilk değil. Marka hatırlayacağımız üzere, 3 yıl önce patates kızartmalarını ön plana çıkarmak için adını değiştirmişti.

Marka, oylama sonucunu “Belçika iki krala dar” diyerek yorumladı.

Markanın bu süreçte birlikte çalıştığı ajans Buzzman’ın yürüttüğü kampanya, gelen birtakım tepkilere rağmen genel olarak markadan oldukça bahsettirdi. Öyle ki Mashable ve Fox Business gibi popüler platformlarda çıkan “Burger King Belçika Kralı’nı Kızdırdı.” manşetli haberlerle Burger King hakkında sayısız kişi konuştu, yorum yaptı, markayla etkileşime girdi. Aslında bu konu, bardağın hangi tarafından baktığınızla da yakından ilgili. Burger King ses getirecek, çabuk kavranacak, kısa sürede farklı platformlarda gündeme oturabilecek bir kurgu denedi ve önemli bir risk aldı. Zira işin ucunda, kültürel değerlerinin ciddiye alınmadığını düşünecek insanların, firmanın yeni girdiği bir pazarda olası müşterilerini daha baştan kaybetmesine neden olma ihtimali de vardı.

Yine de kampanyaya baştan sona baktığımda kişisel olarak; Burger King’in gerektiğinde risk alabildiğini, beklediği tepkileri bir futbolcunun havadan gelen topu göğsüyle kontrol edişindeki gibi yumuşattığını, siyasi yorumlar nedeniyle işlerin iyiye gitmeyebileceği ihtimali oluştuğunda kampanyayı en az hasarla ve sempatik bir şekilde bitirebildiğini görüyorum. Bu da esnekliğin bir marka için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

1 Comment

  1. “Belçika’da iki krala yer yok.” ifadesinden sonra logodaki KİNG ifadesi silmesiyle bence rövaşatyla golü atmış. :)

Bir Cevap Yazın

Chatbot Nedir?

Chatbot’lar için  yapay zekanın hayatımıza girmeye başladığı teknolojilerden en önemlisi diyebiliriz. Kelime anlamı olarak chat ve  robotun kısaltmasıdır.  Daha teknik açıdan bakarsak da chatbot pek çok farklı amaç için kullanabileceğiniz algoritma tabanlı bir yazılımdır. Onları insanlara yardımcı olmak için geliştirilmiş basit asistanlar olarak düşünebilirsiniz.

Chatbotları basit bir şekilde hayatımızın her alanına sokmaya başladık aslında. Yaptığımız bankacılık işlemlerinden tutun hotel rezervasyonlarına kadar birçok farklı alanda onların bir versiyonunu kullanıyoruz . Günümüzde daha çok geri bildirim almak, şikayet bildirmek gibi basit çözümler için kullanılsa da bunlar sadece birer adım. Zira toplantı notlarınızı tutmak, mutfak alışverişi listenizi oluşturmak, gelir-gider tablonuzu dolurmak gibi işleri de kolayca yapabilirler. Hatta bazı yerlerde chatbot’lar işe alım konsunda bile insan kaynaklarına destek olabiliyor.

Chatbotlar Nasıl Çalışır ve Neler Yapabilir?

Chatbot teknolojisinin temeli “Natural language processing” yani NLP teknolojisine dayanıyor. Chatbot teknolojisi aynı zamanda  ses  yazılımlarını da kapsıyor. Chatbot’lar kullanıcılar tarafından seslendirilen ve yazılan şeyleri yorumlayıp, kendi algoritmasında  bulunan şekle soktuktan sonra kendisinden istenene en yakın  şeyi sunar. Bu sayede onlarla karşınızda canlı bir insan varmış gibi konuşabilir veya yazışabilirsiniz.

Günümüzde gelişmiş chatbot’lar size şöyle bir hizmet sunabilir: Hava durumunu dolaylı yoldan merak ettiniz ve üzerinize bir ceket  alıp almamanız gerektiğini chatbot’unuza sordunuz. Gelişmiş bir chatbot teknolojisi bu soru karşısında yapması gerekenin hava durumunu kontrol etmek olduğunu ve soğuk-sıcak ayrımı yaparak bu soruya cevap vermesi gerektiğini bilir. Öncelikli olarak yapması gereken şey ihtiyacı olan verilere erişmektir. Hangi verilere ihtiyacı olduğunu tespit ettikten ve onlara ulaştıktan sonra bu verileri yorumlayarak istenilen cevabı verebilir.

Örneğin; Çinli WeCaht botları tıbbi randevuları ayarlayabiliyor, taksi çağırabiliyor, bir uçuş için check-in yapabiliyor ve bunun gibi basit daha pek çok  kolaylık sağlayabiliyor.

Fazla uzak olmayan bir gelecekte herkesin bir “sanal asistan”ı olacağı konuşuluyor. Bildiğimiz anlamda sanal asistanların hepsi birer chatbot ve bu teknolojinin bu kadar kişiselleştirilmesi chatbot teknolojisinin gelişimine bağlı. Önümüzdeki dönemlerde chatbot’ların hayatımıza nasıl daha çok entegre olacağını Sor’un ile birlikte daha derinden inceleyeceğiz. Takipte kalın!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Helal Gıdadan Sonra Yeni Trend: Helal Tatil

  • Tüketicilere sunulan helal ürün ve hizmetlerin sayısı her geçen gün artarken bu hizmetlerden biri de helal tatil olarak dikkat çekiyor.
  • HalalBooking isimli internet sitesi, kullanıcılarına tamamen helal bir tatil imkanı sunuyor. Ayrıca Otelz.com, Tatil Sepeti ve Jolly Tur gibi internet sitelerinde de İslami otelleri bulmak mümkün.
  • İlgili Yazı: Online Tatil Pazarı %190 Büyüdü

Özellikle bizim gibi nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde, çoğu insan yedikleri gıdaların helal olup olmadığına fazlasıyla dikkat ediyor. Ülkemizde GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği) isimli kuruluş, ürettikleri ürünler İslami koşullara uygun olan markalara “helal gıda sertifikası” veriyor. Bu durum, gıda sektörünün içerisinde bir alt sektör olarak “helal gıda sektörü”nün oluşmasına neden oldu. Hatta Sırma, Erpiliç ve Keskinoğlu gibi bazı bilindik markaların da GİMDES’ten aldıkları helal gıda sertifikaları bulunuyor. Ve görünen o ki, helal ürünler ve hizmetlerin kapsamı ilerleyen zamanlarda daha da genişleyecek. “Helal tatil” ya da diğer ismiyle “İslami Tatil” konsepti ise bunun bir göstergesi niteliğinde.

Trivago, TripAdsivor ve Booking gibi bir otel fiyatı karşılaştırma sitesi olan HalalBooking isimli internet sitesi, iddia ettiğine göre kullanıcılara tamamen helal bir tatil imkanı sunuyor. Peki, bunu nasıl sağlıyor? Öncelikle internet sitesinde kullanıcılara önerilen otellerde ya da tatil köylerinde genel olarak alkollü içecekler servis edilmiyor ve tabii ki, bu otellerde tamamen helal gıdalar servis ediliyor. Aynı zamanda bu otellerin bazılarında bayanlara özel havuzlar ve dışarıdan görülmeyecek şekilde tasarlanmış plajlar da bulunuyor. Ayrıca bu otellerde misafirlerin ibadetlerini yerine getirebilmeleri için mescit de yer alıyor.

HalalBooking internet sitesinde, helal tatilin ne olduğuna dair yer açıklamanın bir kısmında şunlar ifade ediliyor:

“İslami Tatil turizm endüstrisine artık yerleşmiş bir kavram. Dini kurallara ve İslam inancına uygun iş seyahati, aile tatili veya turistik ziyaret gerçekleştirmek isteyenler için hazırlanmış bir konsepttir. Muhafazakâr tatil köylerinde dışarıdan görülmeyecek şekilde tasarlanmış, sadece bayanlara özel plajlar bulunmakla beraber, birçok tesiste mütevazı kıyafetlerle aileler tarafından kullanılabilen karma aile plajları da mevcuttur. Bunun yanı sıra, tesislerin tamamında veya bazı bölümlerinde alkolsüz hizmet gösterilmektedir. Aile değerlerine uygun hizmet ve eğlencelerin yer aldığı otellerde tüm aktiviteler ve hizmetler İslam’ın iffet ve ahlaki değerleri göz önüne alınarak hazırlanmıştır.”

Helal tatil imkanının sunulduğu oteller genel olarak Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Fas gibi nüfusunun büyük bir kısmı Müslüman olan ülkelerde yer alsalar da; Birleşik Krallık, İtalya ve İspanya gibi bazı Avrupa ülkelerinde de daha az sayıda bile olsa bu tarz oteller bulunuyor. Bu arada HalalBooking sitesinin yanı sıra, Otelz.com, Tatil Sepeti ve Jolly Tur‘un internet sitelerinde de İslami otelleri bulmak mümkün.

Tabii, her sektörde olduğu gibi, bu sektörde de talebi tüketiciler belirliyor. Helal turizmin ilerleyen zamanlarda ne kadar hızla büyüyeceği, tamamen Müslümanlar’ın bu alana ne kadar ilgi göstereceğine bağlı bir durum. Diğer sektörlerde helal ürün ve hizmetlerin insanlara sunulup sunulmayacağını da bu sektörlerdeki talepler belirleyecektir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?