Bu Programda (İçselleştirilmiş) Ürün Yerleştirme Bulunmaktadır!

Ticaret uluslararası boyutlara taşındığında markalar, bulunduğunuz yerde  çanak çömlek satan yerel satıcıya  duyulan güvenin çok ötesine giderek  komşu ülkenin de ürettiği ürünleri günlük hayata yedirebilmek için ön koşul olarak  kabul edilen kimlikler haline geldi. Tüketiciler ödedikleri bedel karşılığında markanın onlara ne gibi değerler katabileceğinin muhasebesini yapmaya başladı. Marka sonsuz bir varlık demek ve bu varlığın  yaşamı  tamamen tüketicilerin elinde.

Markaya verilen isim ya da logo soyut bir kimlik taşımakta ve maddi bir karakter sergilemediği içinde bilançoda yer almamaktadır. Ancak bu soyut kimlik oldukça hassas ve göz ardı edilmemesi gereken ciddi bir bakım gerektirmekte. Marka maddiyat içermeyen bir varlıktır. Firmalar açısından, gelecek için nakit akışı sağlayan ve onları rekabet yoğun dünyada anlamlı kılan öz varlıktır. Gerilim hattı bu öz varlığın büyük bir özenle korunmasından geçmektedir.

Markanın hedef kitlesine her zaman hitap etmesi  ve kendini anlatması gerekmektedir. Bu ancak hedef kitleye  anlamlı çağrışımlar yapan mesajların iletilmesiyle mümkündür. Reklam, halkla ilişkiler, sosyal medya ve pazarlama mesajların iletilmesinde kullanılan yöntemlerdir. Bir diğer yöntem ise ürün yerleştirmedir. Ürün yerleştirme ile hedeflenen, tüketicilerin zihninde markaya dair olumlu izlenimler bırakmaktır. Reklamda   olduğu gibi firma,  ürün yerleştirme içinde bir bedel ödemektedir. Peki ama firmaları reklam vermeden ürün yerleştirmeye doğru iten paradigmal değişim nedir?

1965’li yıllara bakıldığında herhangi bir tüketici reklamların %34’lük kısmını hatırlayabilirken tüketici bugün sadece %2.21’lik bir bölümünü hatırlayabilmektedir. Dolayısıyla günümüzün küreselleşen dünyasında tüketicilerin uzun vadeli belleğinde kalmak oldukça zorlaşmıştır. Tabi bundaki en büyük neden reklamların klişeleşmesidir. Bu noktada ürün yerleştirme sevilen dizilerin, televizyon şov programlarının ve sinema filmlerinin odak noktasına yerleşmektedir. Tüm dünya genelinde şirketler ürünlerinin görünmesi ve gizli marka hayranlığını  oluşturmak  için milyar dolarlar ile tabir edilen rakamları ödemektedirler.

Ekranların popüler dizilerinden biri  olan Kuzey ve Güney adlı dizi geleceğin reklamcılığı sayılan ürün yerleştirmeyi bünyesinde barındırmakta. Dizide iki kardeş arasında adeta bir güç savaşı haline dönüşen  ‘’Makara’’ tatlısı oldukça başarılı bir ürün yerleştirme örneği. Türkiye’de makara olarak tanıdığımız bu tatlı Macaristan, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nde tarçın ya da farklı aromalı şekerler ile tatlandırılıp rulo halinde pişirilen dışı çıtır içi yumuşak bir çörek. Macaristan’da “Kürtoskalacs”, Çek Cumhuriyeti’nde “Trdelnik” adı ile bilinmekte. Güney ve Banu karakterinin yurt dışında tadıp beğendiği bu tatlının Türkiye’de de tutacağına inanmaları ile başlayan makara serüveni senaryo içerisine çok iyi bir şekilde entegre edilmiş.

İzleyiciler diziyi izlerken tatlıya Kuzey karakterinin ‘’makara ‘’ ismini vermesine ve tatlının stantlarda tanıtılmasına tanıklık ederken aslında Avrupa menşeli bir ürünün dizi içerisinde yerleştirilmesine herhangi bir iticilik unsuru söz konusu olmaksızın dahil edilmektedir. Pazarlama ürünlerden çok algıların savaşıdır. İşte bu noktada tüketiciler makara ürününe karşı şu soruyu  sormaya başlamıştır: “Makara gerçekten var mıdır? Tüketici merak etmiştir ve akabinde ürün ile tanışmıştır.

Makara örneği başarılı ürün yerleştirme örneklerinden biri olmasının yanı sıra işletmelerin kültür kodlarına uygun hareket etmesi gerekliliğine de güzel bir örnektir. Tatlının ismi “Makara”  değil de “Kürtoskalacs” ya da “Trdelnik” olarak  telaffuzu zor kelimler ile  adlandırılsaydı  ürün yerleştirme bu kadar başarılı bir sonuç elde edebilir miydi?

Öte yandan içselleştirmeden uzak yapılan ürün yerleştirmeleri hedef kitle üzerinde etkili olmamaktadır. Tekrar  Kuzey ve Güney dizisinden yola çıkacak olursak Turkcell  ana hikayeden uzak bir şekilde billboardlarda afiş kullanımına gitmektedir. Bu noktada Turkcell ne kadar hedef kitlenin aklında kalmakta? Turkcell ve benzeri şekilde bu dizide ürün yerleştirme yapan  firmaların gözden kaçırdığı nokta şudur: Kuzey’in Ferhat ile olan gerilim dolu savaşına dikkat kesilen ve akabinde nasıl bir sürtüşmenin olacağına odaklanan seyirci kitlesi Kuzey’in telefon konuşması yaparken Turkcell afişinin yanından geçmesini zihninde tutamamaktadır. Dolayısıyla firmalar ürün/marka yerleştirmesi yaparken samimiyet ve gerçeklikten uzaklaşmadan hedef kitle ile duygusal bir bağ kurmalıdır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı Pazarlama Bölümü yüksek lisans öğrencisi

Bir Cevap Yazın

Alibaba, Milyarlarca Doların Yattığı 60 Yaş Üstü Tüketici Pazarına Yöneliyor

Günümüzde birçok şirket, öncelikle Y kuşağını hedef kitlesi olarak belirlerken e-ticaret devi Alibaba’nın sahibi olduğu online perakende şirketi Taobao, odağını Çin’in hızla artan yaşlı nüfusuna kaydırdı. Business Insider’ın yaptığı habere göre şirket, geçtiğimiz günlerde mobil uygulamasının yaşlı dostu versiyonunu kullanıma sundu. Taobao, bu şekilde Çin’deki yaşlı insanların dikkatini çekebilmeyi umuyor.

Şu anda Çin’de, 60 yaşın üzerinde 222 milyon insan bulunuyor. Bu rakamın 2020 itibarıyla yaklaşık olarak 255 milyonu bulacağı tahmin ediliyor. Bununla birlikte 2020 yılında, 60 yaş üzeri insanların, ülkenin toplam nüfusunun beşte birini oluşturması bekleniyor.

Çinli şirket Taobao da doğal olarak büyüyen bu tüketici tabanına erişebilmek amacıyla yaşlı kullanıcıların kolay bir şekilde kullanabilecekleri özel bir uygulama yayımladı. Yaşlı kullanıcıların hesapları, doğrudan çocuklarının hesaplarına bağlanabiliyor ve “Benim İçin Öde” seçeneği sayesinde yaptıkları alışverişin ücreti çocuklarına yansıtılabiliyor.

Bunların yanı sıra bu özelleştirilmiş uygulama, her sayfada yaşlı kullanıcıların çocuklarının resmini görüntülüyor ve böylece yaşlı kullanıcılar ürünleri kolay bir şekilde çocuklarıyla paylaşabiliyor ya da arama veya mesaj aracılığıyla bir sohbet başlatabiliyorlar. Ayrıca daha büyük ve biraz daha sade bir arayüze sahip olan uygulamada, yönlendirme için daha fazla kısa yol bulunuyor.

Taobao’nun Kıdemli Ürün Yöneticisi Ding Jian, Business Insider’a e-posta aracılığıyla yaptığı açıklamada şirketin bu yeni staratejisiyle ilgili olarak şunları ifade etti:

“Taobao uygulaması için bu basit ve kullanıcı dostu seçeneği sunarak yaşlı vatandaşlarımız için online alışveriş yapmayı daha kolay hale getireceğiz ve onların daha genç jenerasyonla ve halkla bağlantılı kalmalarına yardımcı olacağız.”

Taobao’nun paylaştığı verilere göre, geçtiğimiz yıl Çin’de yaşayan 50 yaşın üzerindeki tüketiciler, online alışverişte ortalama olarak 44 ürün aldılar ve yaklaşık olarak 800 dolar harcadılar. 60 yaşın üzerindeki tüketiciler hesaba katıldığında, yılda yaklaşık olarak 200 milyar dolarlık bir harcama potansiyeli ortaya çıkıyor.

Şu anda Taobao’nun 60 ila 69 yaşları arasında 6 milyon kullanıcısı bulunuyor. Bununla birlikte şirket, yaşlı kullanıcılara özel uygulamasını geliştirmek amacıyla kullanıcılardan geri bildirim alma görevini üstlenmeleri için geçtiğimiz ay 60 yaş üzerindeki iki kişiyi işe aldı.

Bununla birlikte yaşlı tüketicileri odağına alan tek firma Taobao değil. Daha önce Nestle, Çin’de ve Japonya’da bulunan 50 yaşın üzerindeki tüketicilere özel bir süt piyasaya sürmüştü. Apple ve IBM ise yaşlı kullanıcılar için daha büyük metinlere, daha basit bir arayüze ve daha kolay bir şekilde aile bireyleriyle konuşulabilmesi amacıyla değiştirilmiş bir FaceTime uygulamasına sahip olan özel bir iPad geliştirmişlerdi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markaların İçimizi Isıtan Sevgililer Günü Reklamları

Markalar, sevgililer günü gibi özel günleri severler. Her yıl şubat ayıyla başlayan Sevgililer Günü telaşı, bu yıl da markaların eğlenceli, renkli kampanya ve indirimleriyle Sevgililer Günü arifesine hareketlilik katmaya devam ediyor.

Hepsi ayrı ayrı bir hikayeyi anlatan reklam filmleri ile markalar ister yalnız ol, ister sevgili, ister platonik, aşka dair hislerini kimseyi ayırt etmeden bu Sevgililer Günü’nde de bizimle paylaştılar. Bakalım ortaya nasıl tarzlar çıkmış. İşte o yüreğimizi ısıtan reklam filmleri;

1. Enza Home

2. Cardfinans

3. Defacto

4. GittiGidiyor

5. Media Markt

6. Kiğılı

7. ATÜ Duty Free

8. Vestel

9. Pandora

10. Patırtı.com

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link