Brand Week İstanbul’da Yaratıcılık Konuştu 0

Brand Week Istanbul, dün gerçekleşen Creativity Day kapsamında, pazarlama iletişimi dünyasının önemli isimleriyle, yaratıcılık ve doğru iletişim üzerine düzenlenen konferanslara ev sahipliği yaptı.

İçerisinde sponsorlara ait uygulamalar, sergiler ve workshoplar gibi birçok paralel etkinliğin yer aldığı ve Çırağan Sarayı’nda gerçekleşen ilk günün öne çıkan konferanslarından notlar ve kareler aşağıda yer alıyor;

IMG_1757

Vuslat Doğan Sabancı, Brand Week Creativity Day’in açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasında, ilerlemek için rutinden koşarak uzaklaşmanın gerekliliğine vurgu yapan Sabancı, bulunduğu pazardan ziyade küresel düşünerek cesaretle hareket eden markaların başarılı olduğunu ifade etti. Tüketicinin hizmet ve etkileşimden de fazlasını istediğini, katılım ve bağlılığın şart olduğuna dikkat çeken Sabancı, Hürriyet bünyesinde gerçekleştirilen yeni projelerden yaratıcılık örnekleriyle konuşmasını tamamladı.

IMG_1758

Vuslat Doğan Sabancı’nın ardından sahneye çıkan John Grant, “Made With…” konulu konuşmasında markaların sadece ürünler ve hizmetlerden değil, kişiliklerinden söz etmenin gerekliliğiyle söze başladı. Markaların hayatın birer parçası olduğunu vurgulayan Grant,, Japon markalarının Amerikan markalarından çok daha farklı dinamiklere sahip olmasını örnek göstererek devam etti ve markalardaki yaratıcılık unsurlarının detaylarını belirterek yeniyi keşfetme ve uyum sağlamanın önemine dikkat çekti.

IMG_1762

Dentsu Genel Danışmanı ve Global Yaratıcı Baş Danışmanı Akira Kagami, “Sen ve ben farklıyız ve bu harika bir şey” diyerek konuşmasına başladı. Asya’nın yaratıclığının harika olduğunu kaydeden Kagami, bu farklılık ve zenginliğin yaratıcılık için, bütünleştirmede kullanılmasının gerekliliğini ifade etti. Asya’nın; dünyanın toplumsal ve kültürel olarak en büyük farklılık ve zenginlikleri içeren bölgesi olduğunu vurgulayan Kagami,

“Kültürel eşitllik ve zenginlğin, günlük yaşantının detaylarında saklı olduuan inanıyorum… “

diyerek; Tayland ve Malezya’dan, insana dokunan, duygusallığın başrolde olduğu reklam örnekleri sundu.

IMG_1773

“Nasıl olunca, nasıl oluyor?” başlıklı konuşmasıyla sahneye çıkan, ses getiren kampanyaların mimarı M.A.R.K.A. ajansı kurucusu Hulusi Derici, reklam yaparken önemli olanın yaratıcılık uğruna tüketiciyi kaçırmamak, anlaşılır, anlamlandırılabilir ve ilişkilendirilebilir reklamlar yapmak olduğunu vurguladı. Çoğu ödüllü reklamın yaratıclık uğruna tüketiciye yabancılaştığını belirten Derici; satan fikirlerin 6 ilkesini; beklenmedik, somut, güvenilir, duygusal, basit olmaları ve hikaye anlatmaları şeklinde sıraladı.

IMG_1784

i-am Associates kurucu ortağı Jon Blakaney ve Direktörü Emre Kuzlu’nun birlikte sahneye çıktıkları konuşma ise, Emotional Design ile ilgiliydi. Aşk ve nefretin tüketicinin satın alma kararında ne kadar etkili olduğunu örneklerle anlatan ikili, firmaların tüketicide aşk yaratmak için yapması gerekenleri sıralayarak, markaya karşı oluşabilecek olumsuz tutumların tehlikesini, son yıllarda tükenme noktasına gelen bir zamanların dünya devi şirketlerinden örneklerle açıkladı. Müşteri yolculuğunun bileşenlerini sıralayan ikili; farkındalık, çevre, marka, ürün ve hizmetler, satış süreci ve insan faktöründen oluşan deneyim zincirini detaylandırarak konuşmasını tamamladı.

IMG_1794

Emotion Explorer LAB Genel Direktörü Maria Pocovi, nöromarketing konulu konuşmasında; tüketiciye dokunmanın altın anahtarının duygulara hitap etmek olduğuna dikkat çekerek tüketicinin ihtiyaç, beklenti ve tepkilerini anlamanın, duygularına hitap etmek için olmazsa olmaz olduğunun altını çizdi. Reklamın süresi ya da yayınlandığı mecradan ziyade, tüketiciyi yakalayacağı noktanın önemini anlatan Pocovi, pazarlamanın bilinçaltı unsurlarından örnekler verdi.

IMG_1816

Think Neuro CEO’su Yener Girişken de Nöromarketing’e değinen bir başka isim oldu. Çoğu reklam kampanyasının tüketicinin bilinç düzeyini hedeflediğini, ancak bu durumun reklamların etkisini oldukça düşürdüğünü belirten Girişken, bilinçaltını keşfetme yoluyla tüketicilerin esas beklenti ve ihtiyaçlarının belirlenebileceği ve doğru mesajlarla tüketicinin karşısına çıkılabileceğine dikkat çekti.

IMG_1820

Ses Uzmanı Julian Treasure’ın sunumu, en etkileyici olanlardan biriydi. Sesin pazarlama iletşimindeki önemini anlatan Treasure; gürültü faktörünün önemiyle konuşmasına başlayarak, gürültünün ofis verimliliğini azaltması örneğinden hareketle ses faktörünün marka iletişimindeki önemini vurguladı. Seslerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerinden söz eden Treasure, duymanın algılara en çok hitap eden unsurlardan biri olduğuna dikkat çekerek; pazarlama iletişimindeki önemli ses unsurlarını; müzik, marka sesi, ürün sesi ve Sonic Logo olarak sıraladı.

IMG_1830

Reklamcılık Vakfı Başkanı Haluk Sicimoğlu’nun final konuşması ise, Türk reklamcılık tarihinin en yaratıcı ve akılda kalan başarılı reklam örnekleri ve başarı sırlarını içeriyordu. Sicimoğlu; neredeyse hepimizin aklından çıkmayan örneklerle tüm salona nostalji dolu ve keyifli anlar yaşattı.

Törende, Media Cat tarafından verilen LoveMarks ödülleri de, Media Cat Genel Yayın yönetmeni Pelin Özkan’ın konuşmasının ardından sahiplerine teslim edildi.

Casio, Omo, Elidor Türkiye, Ipsos Türkiye, LC Waikiki, İstikbal, Wolkswagen, Taç, Garanti Bankası, Garanti Bonus, Atasay, Efes Pilsen, Migros, Burger King, Coca Cola, Arçelik, Casper, TTNet, Turkcell ve Nokia, kendi kategorilerinde zirveye oturarak LoveMarks ödüllerinin bu yılki sahipleri oldular.

Brand Week Istanbul’un konferanslarının başladığı ilk gün olan Creativity Day’den akılda kalanlar bu şekildeydi. Etkinlik; 14 Kasım Perşembe(Bugün) günü, Marketing Day ile devam edecek.

[colored_box color=”eg. blue, green, grey, red, yellow”]”Yazı Radikal Blog ve oguzmaden.com’da da yayınlanmıştır.[/colored_box]

Bir Cevap Yazın

Varan Turizm İcra İle Satışa Çıkarılıyor 0

Merhum iş adamı Nevzat Pekuysal’ın 1946 yılında temelini atığı Varan, sektörün önde gelen firmalarından biri konumundaydı. Varan’ın, Kadıköy-Pendik arasında başlayan taşımacılık serüveni, 6 yıl önce el değiştirmesi ile yeni bir aşamaya geçti. Yılların markası Varan’ı, sektörün bir diğer büyük oyuncusu Ulusoy Seyahat satın almıştı. Ancak, Türkiye Futbol Federasyonu eski Başkanı Haluk Ulusoy’un sahibi olduğu şirket içine girdiği mali darboğazı aşamadı.

Seferleri durduruldu
Şirketin yaşadığı mali krizi nedeni ile geçen yıl Varan’ın seferlerine son verildi. Ulusoy Seyahat Nakliyat A.Ş. için geçen Haziran ayında iflas kararı çıkarken, Varan markası da icradan satışa konuldu.

Satışı, alacaklı banka istedi
İstanbul 9. İcra Dairesinin düzenlediği ihalenin ilki 21 Kasım günü yapılacak. İlk ihalede alıcı çıkmaması durumunda ihale Aralık ayı başında bir kez daha yapılacak. Varan’ın 17 tescilli markası için icradan satışı, alacaklı konumdaki bir bankanın istediği anlaşıldı. Anılan markaların bankaya rehin sözleşmesi ile rehin verildiği tarih ise 6 Haziran 2014 olarak kayıtlara girdi. Alacaklı banka 17 Nisan 2015’te borçlu firmalara ihtarname gönderdi. Bankanın asıl alacağı ise 5 milyon 919 bin TL. Söz konusu alacak tutarı, işlenen faiz ile 10,3 milyon TL seviyesine çıktı.

Marka değeri 3 yıl içinde eridi
İcra dosyasında yer alan bilgilere göre, bilirkişi 17 marka için değer tespiti yaptı. Varan, Varan Kargo, Varan Turizm, Varan Konaklama, Ceylan Kız Şekil gibi 17 marka için 30 Mayıs 2014’te sunulan marka değerleme raporunda Varan’ın marka değeri 19 milyon 484 bin 729 TL olarak belirlendi. Ancak 15 Ağustos 2017 tarihli bilirkişi raporunda ise toplam marka değeri 5 milyon 887 bin TL olarak belirlendi. Böylece, 3 yıllık sürede efsane marka dörtte bir seviyesine geriledi.

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link