Black Mirror’ı izleyenler bilir, her bir bölüm gelecekte geçer ve bu bölümlerde farklı teknolojilerin hayatımıza nasıl entegre olduğu, bu entegrasyonun ne tür vahametlere yol açtığı anlatılır. Peki ya bu teknolojilerden bazılarının bilim kurgu olmadığını ve şu anda kullanıldığını söylesem? Şimdi mini bir yolculuğa çıkalım ve Black Mirror’da yer alan hangi teknolojileri halihazırda kullandığımıza bakalım.

Ölüler ile Konuşmak Artık Hayal Değil

Dizide ölen kocasının acısıyla baş edebilmek için sanal bir hesaba kocasıymış gibi mesajlar yazan ve sohbet eden bir kadın vardı. Yapay zeka sayesinde bot hesaplar oluşturan bilgisayar, eğer gerekli veriler girilirse ölen bir kişiymiş gibi davranabiliyor ve karşısındakine mantıklı cevaplar verebiliyordu.

Rus mühendis Eugenia Kuyda‘nın yaptığı yazılım sayesinde artık bu teknoloji gerçek. Ölen arkadaşı Roman Mazurenkopara için dizidekine benzer şeyler hisseden Kuyda, yarattığı Luka adlı uygulama sayesinde eski dostuyla internet üzerinden yazışabiliyor. İşin bir başka boyutu da, ilerleyen sohbet sayesinde yapay zeka sürekli yeni bir şeyler öğreniyor ve her geçen gün kendini daha da geliştiriyor. Luka aktif olarak kullanımda fakat şu an için sadece iOS kullanıcıları erişebiliyor.

İnsanları Oylamak mı? Evet, Artık Mümkün

Geçen hafta Çin’in 2020 yılı itibarı ile vatandaşlarına “sosyal skor”uygulaması getirmeye hazırlandığını yazmıştık. Hatta sonrasında “Haftanın Gündemi” video serimizde de konuşmuştuk. Olay kısaca şöyle: Dizinin üçüncü sezonunun ilk bölümünde Nosedive adlı sosyal ağa sahip dünyada her kişinin derecelendirme notu var. Bu derecelendirme notu, günümüzdeki sosyal ağların bir nevi matematiksel kimliğe büründürülerek kendi hayatımız ile entegre olmasını sağlayan bir not ve bu sayede insanlar, aldıkları puanlara göre sosyal hayatlarında sınıflandırılabiliyorlar.
Çin ise mobil cihazlara yüklenecek bir eklenti ile çalışacak sistemde vatandaşlarının hem sanal hem gerçek hayatlarında izlenerek değerlendirileceğini söylüyor. Ancak Çin’in yürürlüğe koymayı planladığı bu uygulamadan önce RateMe isimli bir uygulama da halihazırda kullanılıyor. Bu uygulama sayesinde yakın çevrenize puan verip onları listeleme şansına sahip olabiliyorsunuz. Detayları öğrenmek isteyenleri şöyle alalım. RateMe haricinde Peeple uygulamasına da bakmanızda fayda var.

Göremediklerimizi Görmek

Sezon 3, Bölüm 2: Playtest. Ne bölümdü ama :)

Arttırılmış ve sanal gerçeklik uygulamalarına değinen bölümde, aslında var olmayan ancak hayal gücünüz sayesinde görebileceğiniz birçok öge ile yüzleşiyorsunuz. Test aşamasındaki oyun, bir implant sayesinde sinir merkezinizden bilgiler alarak mükemmel bir korku oyunu ortaya çıkarıyor. Daha fazla spoiler vermeden konumuza dönelim.

Magic Leap, bu alanda kurulmuş bir girişim. Her ne kadar dizideki gibi mükemmel sonuç veremiyor olsa da mutlaka izlenmesi gereken bir sistemleri var. Detaylar için hemen aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Tabii ki Magic Leap, bu alanın tek oyuncusu değil. Microsoft ve Samsung gibi şirketler de augmented reality (artırılmış gerçeklik) alanında pay sahibi olmak istiyorlar. Geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkan Hololens ürünü de tıpkı Black Mirror’da olduğu gibi dijital dünya ile gerçek dünyayı entegre edebiliyor. Bu sayede algılama yapımızı da değiştireceğe benziyor.

Artırılmış ve sanal gerçeklik Apple, Microsoft ve Samsung gibi şirketlerin de desteği ile kısa bir süre içerisinde hayatımızda çok önemli yerler kaplayabilir. Belki de 10 yıldır yaptığımız “Bu yıl, mobilin yılı olacak.” klişesinin yerini bir kaç yıl içerisinde “Bu yıl, artırılmış gerçekliğin yılı olacak.” esprileri alır, ne dersiniz? Biz pazarlamacılara da konferanslarda konuşacak bol bol materyal çıkar hem :) Bu arada sizin de Black Mirror’da yer verilen ve gerçekleşmesini öngördüğünüz teknolojiler varsa yorum kısmına bekliyoruz.

Bir Cevap Yazın