Bir Türk Pazarlamacının Yunanistan İzlenimleri

Geçtiğimiz günlerde bir gezi sebebiyle Atina’daydım. Atina’yı enine boyuna gezme ve Yunan kültürünü tanıma fırsatına sahip oldum. Deneyimli rehberimiz sayesinde ekstra bilgiler edindim. Sonuç olarak şu kanıya vardım; Yunanlılar kendi kültürünü çok iyi pazarlıyor.

Öncelikle biraz Atina’dan ve Yunanlılardan bahsetmek gerekir sanırım. Atina içinde bolca İzmir’i, biraz Ankara’yı, bir miktar da İstanbul’u barındıran bir şehir. İnsanların sıcaklığı, Akdeniz kültürünün etkisi, deniz mahsülleri ağırlıklı yemekleri ve Pire limanı ile İzmir’e benzeyen Atina, kent merkezindeki gri ve sıkıcı binalarıyla biraz Ankara’yı anımsatıyor.

Yunanlılar fena halde bize benziyor. Tip olarak bir Yunanlıyı bir Türk’ten ayırt etmek çoğu zaman imkansız. Türkleri seviyorlar. Türk olduğumuzu anlayınca bizimle mutlaka bir iki kelime Türkçe konuştu birçoğu. Zaten dilimizdeki kelimeler iç içe geçmiş. Bizim baklava, onlarda baklavas. Cacık; cacıki. Liman; limani. Köfte; köftedaki. Lokum; lokumi vs. Rahatlarına çok düşkün insanlar. Öğlen 2’den sonra mesai bitiyor. Gündüz vakti saat 3’te kapalı eczane gördüm. Eczaneden bahsediyorum! Yemek yemeyi seviyorlar, porsiyonları oldukça büyük ve tabağında yemek bırakan insanlardan hoşlanmıyorlar, bunu bir nevi saygısızlık olarak görüyorlar. Su içerken bile keyif alan insanlardan bahsediyoruz.20140625_143643

Turizmi çıkarın Yunanistan’dan geriye hiçbir şey kalmaz. Onlar da bunun farkındalar ki en iyi yaptıkları işin ustası olmuşlar. Çok organizeler. Her yerde aynı logolar, aynı sloganlar (Ör: Whathens) yani ortak bir dil söz konusu. Tarih önemli bir kavram. Antik Yunan onlar için her şey demek. Akropolis günün her saati tıklım tıklım. Her milletten insan, 40 derece sıcağın altında kan ter içinde kalarak oraya çıkıp geziyor. Size bir kaya parçası gösterip “işte demokrasi burada doğdu” diyorlar. Bomboş çakıl taşlarıyla kaplı bir alan gösterip “işte felsefe burada doğdu” diyorlar. Birkaç mermer parçası gösterip “işte tarihteki ilk tiyatro” diyorlar. Demokrasi, felsefe, tiyatro… İşte size bunları satıyorlar.

20140625_144351Atina’ya gidip tavernaya gitmemek gerçekten ayıp. Bunu herkes kabullenmiş. Şehre gelen her turist mutlaka ama mutlaka bir tavernaya uğruyor. Zaten tavernaya bir kere uğrayan kişi Yunan kültürüne maruz kalıyor. Yunan şarkıları, sirtaki ve her türlü Yunan halk dansı… Etkileyici bir deneyim ve o deneyime mutlaka sizi de dahil ediyorlar. Masadan zorla kaldırıp sirtaki oynatıyorlar mesela.

20140626_162209Milli içkileri uzo. Bizim rakının kardeşi. Rakıdan daha hafif bir içimi var. Çok matah bir şey değil belki ama burada da bir pazarlama harikası çıkıyor karşımıza. Onlarca farklı uzo markası var. Şişelerin tasarımı bir harika. Antik Yunan heykeli tasarımlı uzo şişeleri var örneğin. İnsan ister istemez kıyaslıyor. Ortalama bir Türk vatandaşı Yeni Rakı ve Tekirdağ dışında hangi rakı markalarını bilir. Müdavimler Efe’yi, Topkapı’yı ve Kulüp Rakısını da bilir. Sonrası yok.

Biz ortak kültürümüz olan her şeyi (baklava, kahve, lokum, cacık, musakka vs.) bizden çaldıklarını iddia edip kendimizi tatmin ededuralım Yunanistan’ı bir kere ziyaret eden herhangi bir dünya vatandaşını tüm bunların menşeinin Türkiye olduğuna ikna etmek bence çok zor. Çünkü bizim hiç yapmadığımız şeyi onlar çok iyi yapıyor; kültürlerini pazarlıyorlar.  20140626_103246

Paylaş
Markam Danışmanlık'ta Marka Stratejisti. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü mezunu. Fikir sever, strateji yazar...

1 YORUM

CEVAPLA