Bir İyilik Hareketi Nasıl Virale Dönüşür?

Geçtiğimiz günlerde ABD’de Rosa’s Fresh Pizza isimli pizza dükkanını işleten 27 yaşındaki bir girişimcinin yaptığı iyilik hareketi tüm dünyada yankı uyandırdı. Pizza dükkanının sahibi Mason Wartman bir müşterisinin cömert davranışından esinlenerek bir iyilik hareketi başlattı. Basit bir fikirle başlayan bu iyilik hareketi çok kısa sürede viral etki yarattı.

Aslında her şey bir gün bir müşterisinin pizza alırken 1 dolar ekstra para ödeyip bir dilim pizzayı da aç birine vermek istemesi ile başlamış. Wartman bunun üzerine bir post-it alıyor ve gülen yüz koyup ihtiyacı olan birine vermek üzere post-it’i duvara yapıştırıyor. Sonra bunu tüm müşterilerine açıyor ve aç insanlara yardım etmek için 1 dolar karşılığında bir dilim pizza hareketini başlatıyor.

Şu anda pizza dükkanının her yeri rengarenk teşekkür notlarıyla dolu. Her post-it bir dilim pizzayı temsil ediyor. Kimsesiz, aç insanlar dükkana geliyor ve bir post-it’i temsilen bir dilim pizza alabiliyorlar. Kampanya kısa sürede o kadar yayılmış ki, Wartman’ın belirttiğine göre 10 ayda 9000 dilim pizza kimsesizlerle paylaşılmış.

Peki kampanya neden başarılı oldu?

Bu kampanyanın bu kadar viral etki yaratacağını işletmenin sahibi Wartman da tahmin etmemiş. Çünkü tamamen spontane gelişen ve sonradan bunun işletme geneline yayıldığı bir kampanya olmuş. Sonuç itibariyle kimsesizlere bir iyilik yaparken aynı zamanda kampanya şirketin gelirini ve müşteri sadakatini de arttırmış, insanlarda güven oluşturmuştur.

Rosa-s-Fresh-Pizza-owner-Mason-Wartman

Pazarlama psikolojisi tarafından bakıldığında, kampanyanın viral etki yaratmasına etki eden unsurları şu şekilde özetleyebiliriz:

Ortak bir amaç edinmek: Kampanya insanların yaşam mücadelelerinden yola çıkarak kişiler ve marka arasında bir duygusal bağ kurdu. İşletme, müşterileriyle birlikte insanlara yardım etmeyi ortak amaç edindi. İşletmenin misyonu ve bulunan bölgede yaşayan kimsesiz insanların yaşadığı zorluklar arasında bir bağlantı oluşturularak karşılıklı bir fayda oluştu. Müşterilerin bu amaç doğrultusunda katılımlarını sağlamak, onlarla aynı zamanda sağlam ilişkiler kurmasına ve daha sadık müşteri kitlesi oluşturmasına yardımcı olmuştur.

Duygusal bağ kurmak: Dükkanın duvarlarında yer alan post-it’lerin her biri bir dilim pizzayı temsil ediyor. İnsanlar burada teşekkürlerini ve mutluluklarını paylaşıyor. Dolayısıyla aslında 1 dolara pizza değil mutluluk veriliyor. Bu da işletme-müşteri ve ihtiyaç sahipleri arasında bir duygusal bağ kuruyor.

Hedef olmayan kitlenin ihtiyacına cevap verebilmek: Şirketiniz müşterilerinizin yardımıyla başkalarının ihtiyacına nasıl cevap verebilir? Bu pizzacı örneğinde olduğu gibi soğuk bir havada sokakta kalan bir kimsesizle sıcak bir pizza paylaşmak olabilir. Bunlar çok ufak görünse de başkalarının hayatında fark yaratan değişikliklerdir. Markanın sadece kendisini ve hedef kitlesini düşünmediğini, başkalarının ihtiyaçlarına cevap verdiğini gösterir. Bu da Rosa’s Fresh Pizza markası için güven ve sadakat oluşturmuştur.

Kolaylık sağlamak: Kampanyanın başarılı olmasının ardında yatan en önemli faktörlerden biri de işlemin kolaylığı. İnsanlar bu iyilik için ekstra bir efor sarfetmiyorlar. Hem zaman harcamıyorlar hem de 1 dolar gibi cüzi bir bütçeyle bu kampanyanın bir parçası olabiliyorlar. Eğer yüksek bir bütçeyle katılım gerektirseydi ve zaman alan bir işlem olsaydı böyle bir viral etki yaratması muhtemelen mümkün olmazdı.

Paylaş
YTÜ İstatistik ve İstanbul Bilgi Ünversitesi pazarlama iletişimi yüksek lisans bölümünden mezun olan Seda Genç, geçmişte IBM, Garanti, Tmob gibi şirketlerde marka-pazarlama yöneticisi olarak çalıştı. Sonrasında kendi şirketi Neuro-mar Danışmanlık’ı kurdu. Şu anda şirketlere/bireylere pazarlama psikolojisi ve nöropazarlama temelli pazarlama iletişimi danışmanlığı yapıp eğitimler, seminerler vermektedir. Aynı zamanda NLP master practitioner ünvanına sahiptir.

CEVAPLA