Bankaların Yarattığı Başarılı Reklam Karakterleri

Markalar, tüketicinin zihninde doğru yere konumlanabilmek ve bu konumu devamlı olarak muhafaza edebilmek için belli araçlar kullanırlar. Bu noktada en önemli araçları ise genellikle logo, slogan veya marka maskotları oluyor. Günümüz pazarlama dünyasına göz atmak gerekirse bu araçların içinden sıyrılan marka maskotu markaya kazandırdığı kimlik ve tüketicide yarattığı etki ile çok daha önemli bir konuma gelmiştir.

Başarılı bir marka maskotu yaratmanın anahtarı ise elbette ki markanın stratejileri ve hedefleri ile özdeşleşebilecek, tüketici tarafından kolayca ayırt edilebilecek sevilen bir maskot kimliği yaratmaktır. Tüketici, markanın kimliğini maskotun karakteri ile kolayca eşleştirilebilmelidir. Markanın değerleri, bulunduğu konum ve vermek istediği imaj ile çelişmemelidir. Doğru maskot çalışmasının getirdiği faydayı ilk maskot­lardan olan ve Planters Peanut firmasının 1917’de yarattığı Mr.Peanut (Bay Fıstık) maskotunu kullanması beş yıl içeri­sinde 1 milyon dolardan 7 milyon dolara çıkardığı cirosuyla yakından görebiliriz.

Türkiye’de ise incelediğimizde başarılı marka maskotları olarak; Turkcell’in Emocanlar’ını, Arçelik’in Çelik ve Çeliknaz’ını örnek verebiliriz. Globalde düşündüğümüzde ise Milka’nın Mor İneği’ni, Mc Donalds’ın Palyaço McDonald’sı, Michelin’in Bibendum’u örnek olarak gösterebiliriz.

Ve çocukluğumuzun maskotu “Vadaa”… Yapı Kredi World’ün marka maskotu olarak tam 16 yıldır hayatımızda. Bu da Vadaa’yı Türkiye’nin en iyi tanınan maskotu haline getirdi. Sanıyoruz ki Vadaa’nın başarısını gören diğer bankalar geç de olsa güzel bir başarı gerçekleştirmeyi hedefliyorlar.

Türkiye İş Bankası ve Cem Yılmaz

 

 

 

 

 

 

İş Bankası ve bir animasyon karakteri olarak Cem Yılmaz… Türkiye İş Bankası‘nın mobil bankacılık uygulaması İşCep için hazırlanan reklam filminde Cem Yılmaz izleyicinin karşısına alışılagelmedik bir tarzda çıkıyor.

Türkiye İş Bankası‘nın mobil bankacılık uygulaması İşCep için hazırlanan reklam film serisinde Cem Yılmaz izleyicinin karşısına alışılagelmedik bir tarzda, bir animasyon karakteri olarak çıkıyor. İş Bankası‘nın yeni reklam kampanyasında Cem Yılmaz’ı bir animasyon karakteri olarak akıllı telefonlar üzerine esprileriyle stand-up yaparken izliyoruz. Örneğin bir reklam filminde konu Siri’ye geliyor; Cem Yılmaz da sahnede Siri yardımı ile havale işlemini kolaylıkla gerçekleştiriyor. Seyirciler ile diyalogların da renk kattığı reklam filmlerinde karakteri Cem Yılmaz kendisi bizzat seslendiriyor.

Reklam filmleriyle fark ediyoruz ki Cem Yılmaz, bankanın mobil bankacılık uygulaması olan İşCep’i temsil ediyor. Sahnede İşCep’in hayatı kolaylaştıran taraflarını seyirciye güldüren kişiliğiyle anlatıyor. Hayatımızın dijitalleşmesi ile birlikte yaşadığımız komik olaylara da değinen Cem Yılmaz’ın bu animasyon hali İş bankası için başarılı bir marka maskotu kıvamında şimdilik bizlerde yerini almış gözüküyor.

Yapı Kredi Bankası ve Robot Gary ile Metin

Robot Gary, Silikon Vadisi’nden zekâ yüklemesi tamamlanmadan kaçan yapay zekâlı robot. Bir de Yapı Kredi teknolojisini hayatının her alanında kullanan Metin. İşte Ahmet Kural ve Murat Cemcir’in hayat verdiği bu karakterler, Yapı Kredi’nin “Hizmette Sınır Yoktur” anlayışını dijital çağa taşıyan yeni iletişim konseptinin yüzleri.

Güldüren diyalogları ile karşımıza çıkan ikili, ilk reklamında tanıttıkları Yapı Kredi’nin “Göz-ID” uygulaması ile hayatımızda yavaş yavaş yer edinmeye başladı diyebiliriz. Robot Gary’nin maceraları ile eğlenceli diyalogları, günlük olarak bizlerin de dijitalle yaşadığımız zorluklara bulduğu çözümler ile hayatımızın bir parçası haline geldi.

EnPara.com ve Kıllanan Adam

Finansbank tarafından Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen ve temel bankacılık hizmetlerini, fiziksel şubeleri kullanmaksızın sadece dijital kanallar üzerinden sunan dijital bankacılık hizmeti Enpara.com’un kuruluşunun ikinci yılıyla birlikte görmeye başladığımız “Kıllanan Adam” karakteri Enpara.com’da hesap işletim, EFT ve havale ücretlerinin alınmaması, Çözüm Merkezi’nde müşteri temsilcisine 30 saniye içinde bağlanılması, her miktar paraya her zaman yüksek faiz verilmesi eğlenceli bir dille anlatılıyor.

Garanti Bankası ve Ugi 

Garanti Bankası, yeni iletişim platformunu hayata geçirmesi ile birlikte hayatlarımızda yer edinmeye başlayan Garanti’nin DNA’sında olan teknolojiyi yansıtan Ugi, hayatın içine karışarak insanlara kulak kabartıyor, finansal konularda kendini yalnız hissedenlere Garanti’nin çözümlerini hatırlatıyor, önerileriyle hayatlarını kolaylaştırıyor.

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

12 Milyar Farklı İçerikte Şampuan Sunan 110 Milyon Dolarlık Girişim

Kozmetik dünyası, tüketicileri her geçen gün yeni ürünlerle tanıştırıyor. Markaların hepsi de en iyi ürünün kendilerininki olduğunu iddia ediyor ve müşterilerinin bugüne kadar yaşadıkları kişisel bakım sorunlarını kökünden çözdüğü konusunda kendisine güveniyor. Fakat adı üstünde, “kişisel” bir bakım söz konusuysa ve her insanın farklı ihtiyaçları olduğunu da kabul etmemiz gerektiğine göre, bireye özel bir çözüm bulunması gerekmiyor mu? Function of Beauty adlı girişim, işte bu noktayı yakalayarak yepyeni bir vaatle tüketicilerin karşısına çıkıyor ve “Kendi şampuanını kendin seç!” diyor.

Geçen yılın ekim ayında kurulan New York merkezli girişim, tüketicilerin saç özelliklerini ve sahip olmak istedikleri saç tipini göz önüne alarak onlara özel formüllü şampuanlar hazırlıyor. Örneğin pürüzsüz ve parlak bir saç istiyorsanız ayrı, önceliğiniz hacimli ve düz bir saç ise ayrı bir formülü size öneriyor.

Girişim hızlandırma platformu Y Combinator’dan çıkarak, bir yıldan da az bir sürede büyük ilerleme kaydeden girişimin son olarak 12 milyon dolarlık bir gelire ulaştığı biliniyor. Hatta şirkete yakın bir kaynak, Function of Beauty’nin piyasa değerinin 110 milyon doları bulduğunu öne sürüyor.

Function of Beauty şampuanları, tüketiciye özel pazarlamanın başarılı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Şirketin CEO’su Zahir Dossa, Function of Beauty’i kurma fikrinin, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT), e-ticaret ve değer zincirinin iyileştirilmesi konularında yaptığı tez çalışması sırasında oluştuğunu söylüyor. Kişisel bakım endüstrisinin çok fazla gündemde olan bir alan olmasına rağmen, değer zincirinin son yüz yıldır neredeyse hiç değişmediğini fark etmesiyle sürecin başladığını belirten Dossa, bu noktadan hareket edip saç bakımına odaklanan ve tüketiciye doğrudan ulaşan bir girişim başlatmaya karar vermiş. Sayısız farklı saç tipinin olduğu günümüz dünyasında tüketicilerin de farklı istekleri olduğunu bilen Dossa, kişiye özel şampuanların bu boşluğu dolduracağını düşünmüş.

Saç bakımı konusunda farklı isteklere cevap veren tam 12 milyar farklı içerikte şampuan sunan şirket aynı zamanda, 5 çeşit renk ve 4 tür koku özelliği de sunuyor. Tüketicilerin kendine özel şampuan sipariş etmeleri süreci ise oldukça basit. Function of Beauty’nin internet sitesini ziyaret eden tüketiciler, burada küçük çaplı bir testle karşılaşıyor. Testte yer alan sorulara cevap vererek saç tipleri, saç yapıları ve saç derisi nemi bilgilerini veren ziyaretçiler ardından hacimli saç, uzunluk vb. noktalardaki isteklerini belirtiyor. Son adımda ise şampuanın rengini ve kokusunu seçiyorlar. İnternet sitesi, bu yanıtları bir algoritma üzerinden değerlendirerek tüketiciye özel formüllü şampuanı belirliyor.

Müşteriler, ihtiyaçlarına özel şampuanı kolayca satın alıyor.

Function of Beauty, satış vaadi konusundaki başarısını müşteri memnuniyeti alanına da taşıyor. Sipariş veren müşteriler, şampuanı deneme olanağına da sahipler. Yani şampuanı deneyip memnun kalmadıklarında ürünü iade edip kendine daha uygun yeni bir formülü ücretsiz olarak alabiliyorlar. Şirketin ayrıca, bir abonelik sistemi de bulunuyor ve yeni ürünler çıktıkça abonelerine, sipariş vermeleri beklenmeden şampuanları gönderiliyor.

Dossa, satın aldıkları şampuanların nasıl yapıldığını görmek isteyen sâdık müşterileri için özel alanlar ayırarak çevrimiçi ortamdaki hızlı büyümeyi, fiziksel ortamda da küçük çaplı bile olsa sürdüreceklerini söylüyor.

Function of Beauty, belki de bireye en çok inmesi gereken ama bugüne dek bu noktada beklenen performansı gösterememiş bir alanda, yani kişisel bakım konusunda dikkat çekici ve günümüz tüketicisini yakalayan bir strateji çizmiş. Bu doğrultuda hazırladığı şampuanlarla da kişiye özel pazarlamada önemli bir başarı yakalamış. Bakalım şirket, gelecek dönemlerde hangi yeni ürünlerle karşımıza çıkacak. Peki sizce, hangi sektörler kişiye özel ürünler çıkarmada yüksek potansiyel taşıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İsveç’teki Bir Enerji Santrali, Yakıt Olarak H&M Kıyafetlerini Kullanıyor

İsveç’in başkenti Stockholm’un kuzeybatısında yer alan bir ısı ve enerji santrali, yakıt olarak petrol ve kömür kullanıyordu ve yakıldığında çevre kirliliğine yol açan bu fosil yakıtlardan kurtulmak istiyordu. Ve enerji santrali, bu amaçla bir süre önce yakıt olarak geri dönüştürülmüş ahşap ve çöp kullanmaya başladı. Bloomberg’in yaptığı habere göre ise bu geri dönüştürülmüş malzemelerin arasında H&M’in merkez deposundan sağlanan 15 ton kıyafet de yer alıyor.

2010 yılında The New York Times’ın yaptığı bir haberde, New York şehrinin en bilinen bölgesi olan Manhattan’da yer alan bir H&M mağazasının çöpleri arasında daha önce hiç kullanılmamış, yeni kıyafetlerin bulunduğunu iddia etmişti. Buna karşılık olaraksa H&M, Bloomberg’e yaptığı açıklamada kullanım açısından herhangi bir sorun teşkil etmeyen kıyafetleri hiçbir şekilde imha etmediğini ifade etmişti. Bununla birlikte H&M, yine de kıyafetlerin küf içerip içermediklerinden ya da şirketin katı kurallarına uyup uymadıklarından emin olmanın, kendilerinin yasal yükümlülüğü olduğunu belirtmişti.

2010 yılında yaşanan ortaya atılan bu iddiayla bir alakası var mıdır bilinmez, şirket bir şekilde satışı ve kullanımı mümkün olmayan kıyafetleri güzel bir şekilde değerlendirmeye karar vermiş gibi görünüyor. Dünyanın fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjilere geçiş yapmaya çalıştığı şu dönemde, kullanılmayan kıyafetlerin de bir enerji kaynağı olarak kullanılması ve H&M’in de bir şekilde bu girişime katkıda bulunması takdire şayan bir olay.

Edinilen bilgilere göre bu enerji santrali, 2017 yılı içerisinde bu zamana kadar yaklaşık olarak 400.000 ton çöp yaktı ve bu çöplerin bir kısmı, Birleşik Krallık’tan ithal edildi. Yakılan bu yüksek miktardaki çöpün karşılığında yaklaşık olarak 150.000 haneye enerji sağlandı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link