Audi’yi Audi Yapan Reklam: Not Really My Style 0

Lüks otomobil pazarında 3 değerli Alman otomobil markası yıllardır amansız bir rekabetin içende. Mercedes, BMW, Audi… Bu 3 marka pazardan daha fazla pay kapmak için algı savaşları yapıyor. Konumlandırmalarını kendi otomobillerinin özelliklerinin yanı sıra rakiplerine göre de düzenliyorlar.

Mercedes; patron otomobili diye kısaca tanımlayabileceğimiz en yüksek profil tüketiciye seslenen bir konumlandırmaya sahip. Tüketicisine prestij ve kalite sunuyor. Bir nevi maddi güç göstergesi olarak kullanılıyor.

mercedes

BMW sürüş keyfi alanına odaklanıyor. Keyfine düşkün, kendisini ödüllendirmek ve gerçekleştirmek isteyen kişileri hedef tahtasına alıyor. Bütün Ar-Ge çalışmaları sürüş keyfini artırmak üzerine odaklanıyor. Mercedes’e göre biraz daha orta sınıf tüketiciye sesleniyor.

mercedes2

(Dip Not: Ammirati & Puris ajansı 1980’lerin başında, ekonominin kötüye gittiği dönemlerde sürüş keyfine odaklanan markanın bu özelliğinin o zamanki ekonomik şartlar altında, tüketicilerde suçluluk duygusu yaratacak bir harcama algısı oluşturmasın diye BMW’nin New York Borsası’ndaki başarısını öne çıkararak “kârlı bir yatırım” olarak konumlandırdı. Böylece, BMW sahibi olan kişilerin eşlerine, çocuklarına ve arkadaşlarına suçluluk duymadan, arabalarının gereksiz bir lüks olmadığını; aksine iyi bir yatırım olduğunu söyleyebilmelerini sağladı. Kaynak: Gennaration, Konumlandırma, 14 aralık 2010.)

Audi ise diğer iki rakibine göre daha genç bir kimliğe sahip. Odak noktasına teknolojiyi alan Audi pastadan kendisine kalan payı hakkıyla sahiplenme çabası içinde. Rakiplerinin üzerlerine yapışan algıları zaman zaman tiye alarak kendi farklılıklarını ortaya koymaya çalışıyor.

audi

Bu yazıda Audi konumlandırması için kilometre taşlarından biri olan bir reklamı inceleyeceğiz.

1990’ların ortasında kendisini rakiplerden net şekilde ayırmak için yola çıkan Audi farklı bir yol seçmiş. Düz şekilde “Ben buyum” demek yerine işte ben bu değilim deme yolunu seçmiş. Bu yol stratejik açıdan çok başarılı bir yol olarak dikkat çekiyor. Herhangi bir rakip ismi vermeden algılar üzerinden çok temiz bir şekilde kendisini anlatma yolunu benimsemiş.

Reklamda genç sonradan görme, kendini beğenmiş bir borsa çalışanı karakter Audi A4 ile Londra sokaklarında bir test sürüşüne çıkıyor. Bu sırada da kendisinden ve kişiliğinden bahsediyor:

-Her zaman yarışmacı bir kişiliğim vardır.
-1. Olmak için mücadele etmenin bir yolunu bulmalısınız.
-Doğru otomobili seçmek benim için önemlidir.
-Otomobilim insanları etkiler.
-Gittiğiniz yerler, giydiğiniz kıyafetler ve sürerken göründüğünüz otomobil sizi yansıtır.

Bütün bu cümleleri kendini beğenmişlik ve kahramanlık edasıyla söylüyor. Bunları söylerken squash oynuyor. Kendisinin bir borsa çalışanı olduğunu görüyoruz. Test sürüşü sırasında rahatsız edici bir şekilde kornaya basıyor, bir otobüsü hatalı solluyor, gittiği davette kadının kalçası dikizliyor, öğle yemeğinde illegal borsa işleri çeviriyor. Reklamın sonunda test sürüşünü sonlandıran karaktere satış görevlisi aracı nasıl bulduğunu soruyor. O da:

“Hah, not really my style, know what I mean? diye cevap veriyor. İşte bu cevap reklamın kilit noktası. Audi hiçbir şey demeden nasıl çok şey denir bunu çok net ortaya koymuş. Hem de en önemli rakibi BMW’yi tokatlayarak yapmış bu işi. Mesajı dolaylı yoldan verirken dozunda bir mizah da barındırıyor.

Ben daha prestijliyim ya da daha iyi sürüş keyfi sunarım diye aheste bir çaba içerisine girmek yerine rakibin zaaflarını iyi değerlendirip onun oynayamayacağı alanları kuvvetli bir şekilde sahiplenmek doğru bir karar olarak değerlendirilebilir. Konumlandırma zaten temel de mevcut pazar içerisinde güçlü rakiplerinizin zaafları çerçevesinde farklı olan yönünüzü parlatmaktır. En yüksek 2. dağ değil, Avrupa’nın en yüksek dağı olarak tanımlayabilmek gibi kendisini bir nevi.

Reklamın yaratıcısı Bartle Bogle Hegarty adlı ajans. 1990 yılların ortasındaki konjektürü düşündüğümüzde ajans, o dönem ortaya çıkan borsa zenginlerini çok başarılı bir şekilde marka için stratejik bir silaha çevirmeyi bilmiş. Bu reklam Audi’nin kendisini rakiplerinde ayırmak için kullandığı temel özelliklerini anlattığı bir yapıtaşı. Bu yüzden reklam tarihinde dikkat çeken işlerden biri olarak kabul ediliyor. Dünyada birçok en iyi otomobil reklamları listesine girmeyi başarmış bir reklam.

Bu reklam fikri ülkemizde de daha farklı bir tonda uygulanmıştı. Hulusi Derici önderliğinde M.A.R.K.A ajans tarafından “Audi’de asla bulamayacağınız aksesuarlar” şeklinde bir çalışma yapıldı.

audi1

audiayakkabimu2 (1)

auditesbihpb1

Açıkçası bu reklamlar daha saldırgan bir ton içeriyor. Temel fikir olarak aynı olsa da tonda yapılan küçük değişiklikler işin rengini değiştirebiliyor bazen. Burada aşağılamaya kaçan bir üslup var ve reklamın yayınlandığı dönemde tartışmalar olduğunu hatırlıyorum. Gerçi bu durum bir Hulusi Derici klasiği olarak biliniyor. Kendisinin reklamcılık anlayışı az parayla gündem yaratacak işler yapmak ve o gündem sayesinde markanın adını duyurmak üzerine kurulu. 2 yıl önce Hitler’li Biomen reklamı da tepki toplamıştı. Neyse…

Bu arada beni bu reklamdan haberdar eden Finasbank Enpara.com yöneticisi Ömür Kula’ya teşekkürler.

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

Bir Cevap Yazın

Emojilerden Yemek Oluşturarak Çocukların Beslenmesi Destekleyen Yardım Kampanyası 0

Zorluklar içinde yaşayan bir canlıya yardım etmenin binlerce çeşidini bulabiliriz, yeter ki gerçekten isteyelim. No Kid Hungry isimli bir yardım kuruluşu da küçük çocukların beslenmesine yardım edebilmek için oldukça çekici bir yardım kampanyası hazırlamış:  Emoji-yemekler.

Instagram üzerinden sadece 10 saniyede bir çocuğun karnının doyması için bağışta bulunabilmenizi sağlayan bu kampanyaya katılabilmek için ilk olarak No Kid Hungry’nin Instagram hesabını ziyaret ediyorsunuz, hesabın hikayeler kısmında oluşturdukları 10 saniyelik videoyu izleyip yana kaydırıyorsunuz ve kendi emoji-yemeğinizi hazırlamaya başlıyorsunuz. Üstte duran boş tabağa alt kısımda yer alan yiyecek emojilerinden istediğinizi sürükleyerek kendinize has bir yemek oluşturabiliyorsunuz. Tabağa eklediğiniz her bir yiyecek emojisi sizin organizasyona bağışlayacağınız bağış miktarını belirliyor. Tabağa eklediğiniz emoji sayısı arttıkça bağış miktarınız da artıyor.

Terkedilmiş ya da yeterli beslenme desteğine sahip olamayan çocukların çektiği zorluklara dikkat çekmek amacıyla BBH New York işbirliği ile gençlere yönelik olan hazırlanan bu kampanya, No Kid Hungry’nin amaçları göz önüne alınarak gençlerin en fazla vakit geçirdiği bir sosyal mecrada bağışçı olmalarını eğlenceli bir yolla sağlamayı hedeflemiş.

Böylelikle gençler hem sayfayı ziyaret ederek konunun ciddiyeti hakkında bilgi sahibi olabiliyor hem on saniyelik eğlenceli bir video sonrasında sanal bir yemek tabağı hazırlarken eğleniyor ve işin sonunda çocukların beslenmesi için istedikleri kadar bağış yapabiliyorlar.

No Kid Hungry ‘ye yapılan bağışlardan vergi alınmıyor. Ve organizasyon yapılan bağışlarla zor durumda olan çocukların yeme ve eğitim masrafları için onların ailelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Organizasyona göre yapılan her 20 $’lık bağış bir çocuğa 200 yemek kadar destek olabiliyor. Doğru element ve doğru kanal tercihi ile yapılan bu kampanya sosyal medyanın gençler üzerindeki gücünü yardım gibi sosyal bir konuya çekme konusunda ne kadar başarılı olunabileceğini bizlere gösteriyor.

2017 İçin 32 Sosyal Medya Pazarlama İstatistiği 0

Red Agency, 2017 yılı için sosyal ağların istatistikleri özetleyen bir grafik oluşturdu. 2017 yılının sosyal ağlar konusunda büyük eğilimler ortaya çıkardığını belirterek o istatistikleri sizlerle paylaşıyoruz. Bu arada istatistiklerin tamamının yer aldığı infografiğe de buradan ulaşabileceğinizi de belirtelim.

Demografik İstatistikler 

  • İnternet kullanan erkeklerin %75’i kadınların ise %83’ü Facebook’a giriyor,
  • Gençlerin %32’si Instagram’ın en önemli sosyal ağ olduğunu düşünüyor,
  • Kadın internet kullanıcıları %38 – %26 oranında, Instagram’ı erkeklerden daha fazla kullanmaya yatkın,
  • Üniversite mezunlarının %29’u Twitter kullanıyor, %20’si lise mezunu veya daha az bir dereceye sahip,
  • Y Jenerasyonu günde en az 1 kez Twitter’ı kontrol ediyor,
  • Instagram kullanıcılarının çoğu 18 – 29 yaşları arasında ve 10 yetişkinden 6’sı Instagram’da çevrimiçi,
  • Dünya’nın toplam nüfusunun %22’si Facebook kullanıyor.

Kullanıcı İstatistikleri

 

  • Instagram, %32 kullanıcı ile gümüş madalyayı alıyor,
  • Pinterest, %31 ile üçüncü sıraya girdi.
  • 2016 yılında Facebook kullanıcılarının %76’sı siteye her gün 1,6 milyarı aşkın günlük ziyaret gerçekleştirdi; buna karşılık 2015’te günlük kullanıcı oranı %70’ti,
  • LinkedIn, 450 milyondan fazla kullanıcı profiline sahiptir,
  • Ortalama bir LinkedIn kullanıcısı ayda 17 dakikasını sitede geçiriyor,
  • Instagram kullanıcılarının %51’i günlük olarak platforma erişim sağlıyor, %35’i ise platforma yılda birkaç kez baktıklarını söylüyor,
  • Sosyal medya platformlarında harcanan zamanın hemen hemen %80’i mobil cihazda gerçekleşiyor,
  • Snapchat’te her gün 400 milyon Snap ve her saniye yaklaşık 9,000 fotoğraf paylaşılıyor,
  • Sadece 10 bin YouTube videosu 1 milyardan daha fazla görüntüleniyor,
  • YouTube’daki görüntülemelerin yarısından çoğu mobilde,
  • Pinterest kullanıcılarının %93’ü bu platformu bir şeyleri planlamak veya satın almak için kullanıyor,
  • LinkedIn kullanıcılarının %39’u aylık premium hesaplar için ödeme yapıyor,
  • Pinterest sürücüleri, tüm perakende web sitesi yönlendirme trafiğinin %25’ini oluşturuyor,

İçerik İstatistikleri

  • Resimli Tweet’ler resim içermeyen Tweet’lerden %18 daha fazla tıklama alıyor,
  • Pinterest’de 100 milyon yemek ve 146 milyon moda panosu var,
  • LinkedIn’de resimlerle paylaşılan postlar %98 daha fazla yorum alıyor ve bağlantıya sahip olan postların etkileşim oranı %200 daha yüksek,
  • Yaklaşık 81 milyon sahte Facebook hesabı var ve yaklaşık %5 Twitter hesabı sahte,
  • Günlük 100 milyon saatlik video içeriği Facebook’ta izleniyor,
  • 1 milyondan fazla LinkedIn kullanıcısı uzun metrajlı içerik yayınladı, haftalık olarak 160.000 içerik yayınlandı,
  • 100’den fazla çalışanı bulunan işletmelerin %88’i Twitter’ı pazarlama amaçlı kullanıyor,

  • En çok görüntülenme oranına sahip kullanıcı tarafından gönderilen YouTube videosu “Charlie bit my finger” 845 milyondan fazla görüntülemeye sahip,
  • Pizza, biftek ve suşinin hemen önüne geçerek, en yaygın paylaşılan Instagram yemeği oldu.
GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link