Apple Store’un Kapısında Yatmak mı?

Son birkaç gündür sosyal medyada Apple Store’un Türkiye’de ilk kez açılmasından çok oraya gelen kitle konuşuldu. İlk etapta Twitter’da okuduğum kadarıyla oraya 3-5 18 yaş altı gencin geldiğini düşündüm ve bu yüzden store açılışındaki video çekimlerini izlemedim bile. Ancak sonrasında konu ile ilgili eleştiriler hakarete varmaya başlayınca hemen aşağıdaki videoyu izlemek zorunda hissettim kendimi.

Dilerseniz bir kere  bakalım. Ardından gerçekte olup biteni birlikte yorumlayalım.

Bazı markalar vardır ki hayatınızda asla sadece bir marka olarak kalmazlar, aksine hayatınız olurlar. Giydiğiniz ceketten, taktığınız takıya kadar her şeyinizi etkilerler ki onlar yalnızca üzerinizde taşıdığınız bir isim değil, sizin yaşama biçiminizi oluştururlar. Konuştuğunuz konuların %80’i o marka üzerinedir. Günlük olağan işleriniz onunla birlikte kurgulanır. İşte bu markalar size yalnızca bir ürün satmazlar. Bazen ‘özgürlük’, bazen ‘mutluluk’ bazen de ‘değişimi‘ satarlar.

Apple da, izlemiş olduğu radikal pazarlama(1) stratejisiyle değişim konusunda ne denli güçlü bir marka olduğunu bizlere yaşattı. Store açılışına gelen insanların neden orada olduğunu bilmek istiyorsak, çok değil bundan 7 sene öncesine, 2007 yılına gitmemiz yeterli olacaktır. 

Steve Jobs 2007 yılında, üzerinde yıllardır çalıştıkları ilk iPhone’u tanıtırken, Apple’ın yıllar boyunca teknoloji dünyasını kökten değiştiren 3 yeniliğinden bahseder. Bunlar mouse, mandallı çark (Click Wheel) ve çoklu dokunmatiktir (Multi – touch) ve şöyle devam eder: ”bu 3 yenilik, devrimsel ürünlerin temel yapı taşlarını oluşturur.” Jobs’ın devrimsel ürün olarak nitelediği bu 3 ürün şüphesiz Mac, iPod ve iPhone’dur. Bu 3 ürün yalnızca dönemlerinin başarılı ürünleri olarak kalmamış, sürüldükleri sektörleri kökten değiştirmiştir. Mac’den önceki bilgisayar sektörünü, iPod’dan önceki müzik (iTunes) ve mp3 çalar sektörünü ve iPhone’dan önceki cep telefonu sektörünü düşünün. Bu 3 ürünle birlikte gelen kökten değişimi rahatlıkla görebilirsiniz.

Apple yıllar boyu insanlara değişimi vaad etti. Her çıkardığı ürünü birbirinden ilginç özelliklerle süsledi. “Think different” felsefesini aşıladı ki, bu felsefe ile açılan Zorlu Center Apple Store için neler yapıldığına baktığınızda bunu çok daha iyi anlayabilirsiniz.

Tutkularımız için yaşıyor, tutkularımız için ölüyoruz. Bu tutkular bazen klasik müzik dinlemeyi simgelerken  bazen de bir markaya olan bağlılığı  simgeleyebiliyor. O yüzden Apple’ın kapısında sabahlayan insanlara kızmamak gerekiyor.

(1): Radikal Pazarlama temelde ‘güven’e dayalı olan, müşterilerle yakın ilişkiler kurulmasını gerektiren, geleneksel pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirecek gücü olmayan markaların seçtiği, neredeyse tamamen deneyime dayalı bir pazarlama biçimi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Metallica Viski Pazarına Girdi


Ünlü ABD’li müzik grubu Metallica, viski pazarına girdi. Metalin rock kökeninden geldiğini varsayarsak, genel olarak bir rock kültürüne ait olan Metallica grubu neden böyle bir pazara adım attı?

Öncelikle bazı insanlar için müzikte Metallica neyse motorda Harley Davidson neyse içkide viski aynı konumu aldı. Bunu gözlemlemiş olacaklar ki Metallica, ABD’nin en ünlü viski üreticilerinden Dave Pickerell ile çalışarak Blackened adını verdiği viskiyi üretti. Metallica her partide 5000 şişe viski piyasaya sürecek ve her 5000 şişe tükendiğinde blackenedwhiskey.com adresinde bu viskiye özel yeni şarkı listeleri yayınlanacak. Bu siteden aynı zamanda Blackened logolu lisanslı ürünler almak da mümkün olacak. Yani görünen o ki satışa sunulan ürünler bir tek viskiyle sınırlı kalmayacak. Viski şu anda ön satışa sunulmuş durumda ve Türkiye için sipariş seçeneği de var, Türkiye’den viski almak isteyen tüketiciler en az 52 doları gözden çıkarmalı, çünkü viskinin şatış fiyatı 52 dolar ve kargo için en az 18 dolar ödemeleri gerekmekte.

Peki akıllara yeniden şöyle bir soru gelmiyor mu: Kapitalist pazar Rock kültürünü de mi hapsetti?

Rock kültürüne bakıldığında müzik diliyle kendini pek tanımlayamayan rock kültürü, olguyu; ruhsal durum, siyasallaşma, sosyal talepler, ifade özgürlüğü terimleriyle müzikte bir başkaldırıdır. Demek ki rock aynı zamanda bir güçtür. Eski kuşaklardan olanların otoritesini reddetmek ve sonraki kuşakların isteğini ifade etme gücü hatta bir enerjidir. Siyahilerin isyan ve ağıtlarından doğan bir başkaldırıdır. Kapitalist pazar zaten rock müziğinin 45’lik plaklarını, dergilerini, radyolarını, motosikletlerini, gitarlarını, deri ceketlerini kısaca bütün malzemelerini satın alma imkanını hedef kitleye sunmuştu, anlaşılan o ki şimdi de içki pazarında hızla yerini viskiyle alacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Coca-Cola Rotasını Kenevire Çevirebilir

  • Her sene farklı pazarlar için farklı üretim yapan Coca-Cola uzun zamandan sonra rotasını kenevire çevirebilir. 
  • Coca-Cola’nın, tıbbi kenevir üreticisi Aurora Cannabis Inc. ile görüşme halinde olduğu belirtiliyor.

  • İlgili yazı: Coca Cola’dan Renksiz, 0 Kalori Bir Yenilik: Coca Cola Clear

Çok yakın bir zamanda sizlerle Coca-Cola’nın eskiden kokain içerdiğini paylaşmıştık. Coca-Cola, 1800’lü yıllarda morfine ve onun bağımlılık yapıcı niteliklerine alternatif olarak ilk çıktığında, büyük ölçüde kokain içeriyordu ve 20. yüzyılın başlarına kadar kokain içeceğin bileşenlerinden biri olarak kalmıştı. 1903 yılında koka yaprağına veda eden Coca-Cola, uzun bir aradan sonra rotasını kenevire çevirebilir. 

BNN Bloomberg’in haberine göre, Coca-Cola ve Aurora Cannabis Inc. arasındaki “ciddi” görüşmeler, CBD içeren içecekleri kapsıyor. Yani, üretilmesi gündemde olan bu içecekler tüketici tarafından içildiğinde “kafa yapmayacak” zira kenevir bitkisinde doğal olarak bulunan CBD (kannabidiol); başta Kanada ve ABD’nin bazı eyaletleri olmak üzere az sayıdaki ülkede tıbbi amaçlarla, enflamasyon ve ağrıların tedavisinde kullanılıyor. CBD’nin, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkede tıbbi ya da diğer amaçlarla kullanılması ise suç teşkil ediyor.

Aurora, Kanada’nın en büyük üçüncü pot şirketidir ve pazar değeri 8,7 milyar C $ ‘dır. Edmonton, Alberta merkezli şirket Kanada’daki diğer pot stokları ile birlikte ülke çapında ilerledi ve ülke, 17 Ekim’de esrarı yasallaştırmak için ilk yedi ülke grubunu oluşturdu. BI Canada Esrar Rekabetçi Akranlar Endeksi, iki kattan fazla arttı. Geçtiğimiz 12 ay, 2018’de hisse senetlerinin aşırı değerlenme endişesiyle yüzde 24 düşüş yaşamıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?