Apple Müşteri Deneyimini Yeniden Kurguluyor 1

Müşteri deneyimi yönetimini şirketin bütünü için temel bir strateji haline getirmeyi başarmış ender şirketlerden biri olan Apple, 2001 yılında açtığı ilk Apple Store’la birlikte perakende sektörünün ezberlerini bozmuştu.

Apple perakende işine girmeye karar verdiğinde perakende devlerinden Target’ın yöneticilerinden Ron Johnson’ı bu işin başına getirmişti. Johnson ve Jobs Apple deneyimini yaşatacak ve zenginleştirecek bir mağaza deneyimi için aradıkları ilhamları beklenildiği gibi teknoloji marketlerinde ya da perakende sektöründe bulmadılar. En büyük ilham kaynakları Four Seasons ve Ritz Carlton olmuştu. Johnson, konaklama sektöründe hayranlık uyandıran müşteri deneyimleri yaratan bu iki otelin temel deneyim dinamiklerini analiz ederek ve mağazacılığa harika şekilde uyarlayarak Apple Store’ları tasarlamıştı.

johnson_jobsPerakendenin geleneklerine ters düşen tasarım ve iş yapış şekliyle Apple Store’lar için zamanının uzmanları kısa bir ömür biçmişlerdi. Ama zaman Jobs ve Johnson’ı haklı çıkardı ve Apple Store’lar perakende sektöründe m2 başına en yüksek ciroyu yaparak binlerce insanı kendine çekmeyi başardı. Birçoklarına göre bu başarının arkasında mağaza tasarımı ve Apple ürünleri yatıyor olsa da Johnson’a göre bu başarının temelinde yatan insanların mağazalara Apple deneyimini yaşamak için geliyor olmasıydı.

Apple deneyiminin merkezindeki çekirdek ideoloji “Hayatları Zenginleştirmek”tir. Mağaza deneyiminin merkezinde de yine aynı ideolojiyi görürüz. Ron Johnson’un ifadesiyle “Apple deneyiminin en önemli bileşeni, çalışanların bir şeyler satmaya değil, ilişkiler kurmaya ve insanların hayatlarını iyileştirmeye çalışmaya odaklanmasıdır.”

Apple Store’ların ortaya koyduğu bu “farklılaşma” ile yakaladığı başarısı kuşkusuz hem rakiplerine hem de perakendenin diğer oyuncularına ilham vermekte gecikmedi. Bazıları gizliden bazıları ise açıkça bu deneyimin temel ilkelerini kendi markalarına uyarlamak için uğraştılar. Örneğin Amerika’nın en büyük Telekomünikasyon şirketi olan AT&T bizzat Apple yönetiminden kendi mağazacılık deneyimini kurgulamak için destek almaktan çekinmedi.

Burberry’den Apple’a

Rakipleri arayı kapatmak için oldukça mesafe kat etse de Apple Store’lar hala perakendenin en başarılı mağazaları (m2 başına ciro ve ziyaretçi sayısı olarak) olmaya devem ediyor. Ron Johnson’un Jobs’la birlikte 2001’de temellerini attığı mağazacılık deneyimi küçük zenginleştirmelere rağmen bugüne kadar çok da büyük değişim yaşamamıştı. Ta ki Jobs’dan sonra CEO’luğa getirilen Tim Cook’un Burbery’ın 8 yıllık başarılı CEO’su Angela Ahrendts’ı geçen yıl Apple’a gelmeye ikna edinceye kadar.

appleburberryretailAngela Ahrendts kendi anlatımıyla teknoloji uzmanı değildi ve Apple gibi bir teknoloji devinde bu sorumluluğu alabileceğinden emin değildi. Üstelik CEO’luğu bırakıp Apple’ın Store ve Online Satışlarının başına geçmek birçoklarına göre kariyer basamakları açısından bir geri adım olarak algılanmıştı.

Oysa, mağazalarına alacağı personelde “..teknoloji bilgisi, mağazacılık deneyimi, yaş vb.” alışıldık kriterlerin hiçbirini şart koşmayan ve “..biz Apple vizyonunu paylaşan, bizimle aynı tutkuyu yaşayan insanları işe alıyoruz, geri kalanlarını biz öğretebiliriz..” diyen Apple için teknolojiye uzak bir insanı bu işin başına geçirmek çok da şaşırtıcı olmasa gerek.

Angela Ahrendts görev geldikten sonra uzun bir sessizlik dönemine girdi ve bazılarınca yılda milyonlarca $ kazanan (kendisinin maaşı Apple CEO’sundan yüksek) birinin dışa yansıyan tek yaptığı değişimin mağaza çalışanlarının giydiği tişörtün rengini değiştirmek olması alaycı ifadelerle karşılandı. Ama bu yılın başında anlaşıldı ki Angela Ahrendts arka planda Apple Store deneyimini tamamen değiştirecek adımlar üzerinde çalışıyormuş.

Rakipleri Apple Store deneyimine bir adım daha yaklaşırken Apple yepyeni bir anlayışla deneyimi zenginleştirerek mağazalarını ürün satılan bir yer olmaktan iyice çıkarıp Apple deneyiminin kalbi haline getirecek adımları atmaya başladı.

Angela Ahrendts, herşeyden önce meseleyi teknoloji odağından çıkarıp iletişim odağına yerleştiriyor. Teknolojiyi ise iletişim için bir sahne haline getiriyor.  Kendi deyimiyle “Toplumumuz teknolojik açıdan ilerledikçe, insan iletişiminin temel unsurlarına geri dönmeliyiz.” Ve yola çıkarken bilinen ama sıklıkla unutulan “müşteri deneyiminin temel sorularından” biri ile başlıyor: “Müşterilerimiz ne istiyor? Gerçekten neye ihtiyaçları var”

Mağazadan “Kasaba Meydanı” Olmaya

Ahrendts Store’ları yeniden konumlayarak onları mağaza olmaktan çıkarıp bulundukları bölgenin “town squere”leri olarak (kasaba meydanı) olarak konumluyor. “artık bize düşen daha çok Apple mağazası açmak değil ihtiyacımız olan bulundukları yerde şehir meydanı gibi algılanacak yerler oluşturmamızdır” diyor Ahrendts. Ve mağaza liderlerini de “belediye başkanları” gibi gördüğünü söylüyor.

Bu konumlandırmadan hareketle Angela Ahrendts’ın ilk radikal değişikliği “Store” isminden kurtulmak oluyor. Apple Mağazalarını artık ürün satılan bir yer olarak algılanmasını istemeyen Ahrendts sembolik ama önemli bir adım atıyor. Bu mekânları artık Apple’ın mağazası değil doğrudan Apple’ın kendisi haline getiriyor. “Apple Store Akasya” değil artık “Apple Akasya” olarak adlandırılıyor.

Bu yolda atılan bir diğer adım şirket içinde farklı yönetimlere sahip olan “Store” ve “Online Store” birimlerini birleştirmek oluyor. Bu değişimi Ahrendts’ın unvanında da görüyoruz. Geçen yılki unvanı “Senior Vice President, Retail and Online Stores” iken artık “Senior Vice President Retail” unvanını kullanıyor. Bu da sadece şekilsel bir değişim değil kuşkusuz.

angela_calisanlarlaAhrendts, müşteri deneyimi için bir diğer kritik bileşen olan çalışan deneyimi konusunda da ciddi aksiyonlar alıyor. Ortalıkta pek gözükmediği ilk yılında, yüzlerce mağazayı ziyaret ediyor, çalışanlarla uzun sohbetler ediyor, online tarafta müşterilere hizmet veriyor, tüm dünyadaki çalışanların görüşlerine ulaşabilmek için geliştirilen bir iç aplikasyon aracılığıyla kendisine ulaşan görüşleri dikkatlice inceliyor.

Apple’ın geleceğinin sadece muhteşem ürünlerden oluşmadığının farkına varan Ahrendts, toplam çalışanlarının %60’nı oluşturan perakende bölümü çalışanlarının müşteri deneyimi için vazgeçilmez bir bileşen olduğunun altını tekrar çiziyor. Örnek gösterilen bir çalışan deneyimi olmasına ve yapılan bir çok çalışan bağlılığı araştırmasında ilk 10’da yer almasına rağmen Apple çalışan deneyimiyle ilgili de ücret iyileştirmelerinden, kariyer planlamasına ve çalışma koşullarına kadar birçok zenginleştirmeleri yapıyor.

Eskinin mağazalarını yeninin “kasaba meydanı” haline getirmek isteyen Ahrendts, sadece kendi müşterilerinin değil bölgedeki tüm insanların uğrak yeri haline getirmek için bazı yenilikleri hayata geçiriyor. Ahrendts’in 5 Başlıkta topladığı bu yenilikler Apple’ın yeni müşteri deneyiminin temel kurgularını oluşturuyor.

The Avenue

Bu bölüm eski store yaklaşımının devam ettiği ve bir Apple mağazasında olduğunuzu hissettiren neredeyse tek alan. Apple ürün ve aksesuarlarını inceleyip satın alabileceğiniz bölüm burası. Şehir meydanındaki küçük bir alışveriş caddesi gibi dizayn edilmiş. Bu bölümdeki çalışanlara ise “Creative Pros” adını vermişler.

apple-store-avenue

Genius Grove

Meşhur Genius Barlar “Genius Grove” adını alarak yeniden tasarlanmış. Eski Genius Bar dizaynını, yerleşimini ve iş akış sürecini yenilemek için yapıyı komple değiştirerek müşteri etkileşimini daha üst seviyeye çıkarmışlar. Artık bar konsepti gitmiş yerine bahçe/koru konsepti gelmiş. Bar konseptinin fiziksel olarak müşteri ile “karşı karşıya” olma yapısını değiştirerek “yan yana” olmayı getirmiş. Çok ince ve yerinde bir dokunuş.

genius

The Forum

Forum alanı adeta yeni deneyimin kalbinin attığı yer. Dev 6K ekranın önünde oluşturulan forum alanı bir çok etkinliğe ev sahibi yapacak canlı buluşmaların yapılacağı kilit bir nokta. “Today at Apple” adı verilen programlar sadece teknoloji odaklı olmayıp, yetişkinler, çocuklar, sanatçılar, yazılım geliştiriciler ve öğretmenlere odaklanan her türden sanatsal ve eğitici etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Öğretmenler için düzenlediği özel etkinliklerle teknolojiyi eğitim süreçlerinde nasıl yaratıcı şekilde kullanabilecekleri konusunda öğretmenlere yol gösteriyor. Apple yeni düzenlemeyle fiziksel alanlarının en az %20’sini eğitici faaliyetler için ayırmaya karar vermiş.

apple-store-performance

The Boardroom

Bir nevi toplantı alanı diyebileceğimiz bu alan ile küçük işletmeler ve girişimcilerin bir araya gelebileceği bir ortam yaratmayı hedeflemiş. Apple’ın IBM, SAP ve CISCO ile geliştirdiği iş ortaklıklarının bir ürünü olarak görülen bu alanda küçük ve orta ölçekli işletmelere birinci elden tavsiye ve çözümler sunmayı hedefliyor.

the-boardroom

The Plaza

Binanın dış alanında yer alan bu bölüm sanki bir şehir meydanında otururcasına dilediğinizce vakit geçirebileceğiniz bir alan olarak düşünülmüş. 7/24 açık olan bu alanlarda ücretsiz Wi-fi hizmeti de sunuluyor. Bu alanda her hafta sonu birçok artistik performans ve konserler de ücretsiz olarak izlenebilecek. Kuşkusuz bu alan, fiziksel olarak müsait olan noktalarda ( AVM dışı cadde üstü mağazalar gibi) sunulabilecek bir alan.

the-plaza

Tüm bu yeniden kurgulamalarla eski store yaklaşımından iyice uzaklaşarak mağazalarını bir yaşam alanına çevirmek hedefinde. İnsanların neler olup bittiğini anlamak için kasaba meydanlarında buluşmalarından esinlenerek kendi topluluğunu ve giderek bölgesindeki tüm insanlar için bir buluşma noktası yaratmak istiyor. Topluluk oluşturma ve yönetme yolunda yeni bir anlayış sergiliyor. Bunu yaparken de “hayatları zenginleştirmek” çekirdek ideolojisinden ayrılmadan hatta tam da bu ideolojisini hayata geçirerek bunu yapıyor.

Perakende sektöründe birçok mağazada bırakın müşteriler için eğitici, geliştirici ve eğlendirici aktiviteleri; oturacak bir yer bile bulunmazken, mağazaların her yeri ürünlerle doluyken “müşteri odaklılık” konusunda ve müşteri deneyimi kurguları açısından Apple’ı daha dikkatli izlememiz gerekiyor.

ahrendts-employees

Apple, Ürünlerini satmaya odaklanmaktansa müşterilerinin hayatlarına odaklanıyor ve onların hayatlarındaki özlemlerle kendi ürün ve hizmetlerini çok akıllıca ilişkilendiriyor. Dünyadaki 500’e yakın store’larının birçoğunu bu anlayışla yenilemeye başlayan Apple; “bütünsel algısı ürün satmak olan ama içinde bazı deneyimlerin de yaşandığı mağazalardan” gittikçe uzaklaşarak “Bütünsel algısı hayatları zenginleştirmek olan ama isterseniz içinde ürünleri de satın alabileceğiniz” olan Apple deneyimleri yaratma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

 

*Makale ilk olarak 28.11.16 tarihinde yayınlanmıştır. 

İ.Ü. SBF İşletme Mezunu olan Ercan Kalit, Hizmet ve Bilişim sektörlerinde uzun yıllar Satış, Şube Müdürlüğü, Bölge Müdürlüğü ve Ülke Satış Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Yaşamına, Yazar, Danışman ve Eğitmen olarak devam eden Ercan Kalit, Yedi Adım ve ADS Consulting Group bünyesinde Müşteri Deneyimi Yönetimi, Değişim Yönetimi, Satış Yönetimi, Performans ve Motivasyon Yönetimi alanlarında eğitim ve danışmanlık vermektedir. İnsana dair merakının peşinde uzun yıllardır Felsefe, Psikoloji ve Kadim Bilgelik öğretileri alanında disiplinler arası araştırmalar yapan Ercan Kalit, ICF Onaylı Professional Solution Focused Coach ve Executive & Team Coach , IAC onaylı NLP Practitioner sertifikaları sahibidir.

1 Comment

  1. Apple’ı ve Apple’ın sunduğu müşteri deneyimini “Apple – Müşteriyi Tutkuyla Bağlama Sanatı” kitabından araştırıp – okuyup öğrendikten sonra, kendi kişisel çalışma sistemimi, çalışırken nelerden keyif aldığımı net bir şekilde öğrenmiş olup kendi iş yaşantımda da imkanlar sağlandıkça bu hizmet anlayışını müşterilerime sunmak için bir çaba harcamıştım ve işlerin çok daha iyi ilerlediğini görmüştüm. Bu yazınızı okumak bu yüzden bana çok keyif verdi ve kendimde bir zaman sıfırlaması yapmama olanak sağladı. Emeğiniz için çok teşekkür ederim.

    Saygılarımla,
    Kadir VURAN
    NYS of Languages School

Bir Cevap Yazın

Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App 0

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

2018’e Damgasını Vuracak Dijital Trendler Neler Olacak? 0

Dijital Dönüşüm Danışmanı ve Me Consultancy kurucusu Murat Erdör, 2018 yılında dijital alanda öne çıkacak trendleri açıkladı. Trendlerle ilgili bilgi veren Murat Erdör, tüm dünyada öğrenmeye programlanmış yazılımların ve mobil kullanımının hızla artmasının, yaklaşık 2.5 milyar insanın aktif olarak kullandığı sosyal medya ağlarının çoğalmasının, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi teknolojilerdeki büyük yükselişin, 2018 yılında dijital alandaki pazarlama uygulamalarının önemini daha da artıracağının altını çizdi.

2018 yılına damgasını vurması beklenen dijital trendler şu şekilde:

Fijital pazarlama
Dünya’da bu süreç yaklaşık beş sene önce başlamış olsa da Türkiye’de fijital kavramının geçmişi henüz çok yeni. Yaklaşık 3-4 senedir Türkiye’de konuşulan fijital kavramı, fiziksel ile dijital deneyimleri harmanlayarak tüketiciye en doğru yoldan ve ölçümlenebilir şekilde ulaşılmasını sağlayacak yöntemlerden biri olacak.

Yapay zeka
Artık birçok alanda hizmet vermeye başlayan makineler ve yazılımlar da, tıpkı canlılar gibi topladıkları verileri işleyerek yeni şeyler öğreniyorlar. Öğrenen makinelere en yakın örneği, hemen her gün girdiğiniz Facebook. Yazılım, okuma alışkanlıklarınızı, kimin profilinde daha fazla vakit geçirdiğinizi, hangi gruplara ya da sayfalara yorum yaptığınızı sürekli kontrol ederek öğrenme sürecini geliştiriyor. Gelecek yıllarda Facebook örneğinde olduğu üzere öğrenmeye programlanmış yazılımların sayısı giderek artacak. Bu yazılımlar pazarlama ve dijital sektörler başta olmak üzere, birçok sektörün hedef kitlelerini doğru tespitine bir adım daha yaklaşılmasına olanak sağlayacak.

Mesajlaşma aplikasyonları
MIRC ile başlayan mesajlaşma geleneği, son dönemde Whatsapp ile hızla yükselişini sürdürüyor. Dünya genelinde aynı anda milyarlarca ileti bir kullanıcıdan, kullanıcı ya da kullanıcılara iletiliyor. Baş döndürücü sayıların olduğu bu alanda mesajlaşma aplikasyonlarının sayısının ve içerisindeki reklam alanlarının artması bekleniyor.

Live streaming videolar
İçerik her zaman kraldı ancak şimdi videolu içerikler daha da bir kral. Tüm sosyal medya platformlarının “live streaming” destekli bir altyapıya dönmeleri ile birlikte “izle ve geç” kavramı bu alanda iyice oturmaya başlayacak. Facebook’un ardından Twitter’ın da video içeriklerine dair düzenlemeleri, kullanıcıların ve bu alana ilgi duyan markaların daha sık şekilde video paylaşmalarını sağlayacak.

AR pazarlama
Augmented Reality (Artırılmış Gerçeklik) son zamanların öne çıkan, pazarlama ve reklam sektörlerinin popüler konularından biri. Cihazların cisim tanıma özelliği kullanılarak, sanal nesnelerin gerçek görüntülerin üzerine bindirilmesi olarak tanımlayabileceğimiz Artırılmış Gerçeklik, müşterilerle bağlantı kurma ve katılımı artırma açısından yenilikçi ve yaratıcı bir yol olarak kabul ediliyor. Bu teknolojinin yaratacağı pazarın, 2022 yılına kadar 117.4 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Kısa süreli içerik
Periscope ile başlayan ve Snapchat, Scorp gibi uygulamalarla devam eden kısa süreli içerik kavramı, sosyal medyaya yön vermeye devam edecek. Paylaşılan içeriklerin belirli bir süre ile yayında kalması, markaların da stratejilerini bu hızlı tüketim çağına göre düzenlemesini gerektiriyor. Facebook’un canlı yayınları, Instagram Stories gibi uygulamalar “hızlı ve sonlu içerik” kavramını destekliyor.

VR pazarlama
Son dönemde teknolojisi ve popülerliği iyiden iyiye artan Virtual Reality (Sanal Gerçeklik) ve 360 derecelik videolar sayesinde pazarlama uzmanları, hedef kitleleri ile nasıl empati kuracaklarını ve onların davranış biçimlerini nasıl daha iyi anlayacakları öğrenmeye çalışıyorlar. Müşteriye sunulacak deneyimin önceden görülmesine ve hissedilmesine olanak sağlayacak sanal gerçeklik deneyimleri sayesinde birçok kurum, müşterisiyle daha sıkı bağlar kurma yoluna gidecek.

Chatbots
Yapay zeka formlarının hayatlarımıza girmesi şeklinde tanımlayabileceğimiz Chatbotslar, telefon ve bilgisayarlarımızı kullanma biçimimizi kesin olarak değiştirecek gibi gözüküyor. Chatbotslar, gelecekte kullanıcıların söylediklerini çok kısa sürede analiz edecek ve kullanıcıların isteklerini yerine getirmek için onları yönlendirecek uygulamalar olarak daha fazla hayatımıza girecek.

Sanal paralar
Baş döndürücü düzeydeki hızlı yükselişiyle sanal paranın web dünyasında popüler olmasına yol açan Bitcoin, hiçbir merkezi otoriteye bağlı olmamasıyla dikkat çekiyor. Adını sıkça duysak da Bitcoin tek dijital para birimi değil. Günümüzde Bitcoin dışında oldukça popüler hale gelen ve altocin olarak adlandırılan Ethereum, Litecoin, Namecoin, Primecoin, Zcash gibi birçok yeni sanal para birimi mevcut. Bitcoin ve altcoin gibi sanal paralar popülerliklerini artıracak ve dijital alanın yükselen trendleri olmayı sürdürecek.

Daha öncesinde de sizler için 2017’deki İnternet, Mobil ve Sosyal Medya Trendleri‘ni araştırmıştık.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link