Amazon’dan İlk Kasasız Market

Amazon kasasız ilk marketin açılışını bugün gerçekleştirecek; bu yeni alışveriş deneyimi perakende satış dünyasını derinden etkileyeceğe benziyor.

ABD’nin Seattle kentinde açılacak olan Amazon Go isimli market, kamera ve sensörler aracılığıyla müşterilerin raflardan ne aldığını takip edecek. Müşteriler, Amazon Go isimli akıllı telefon uygulamasını tarattıkları turnikeden geçerek alışverişe başlayacaklar. Raftan aldığı bir ürün müşterinin sanal sepetine eklenecek, geri koyduğundaysa sepetten kaldırılacak. Alışverişini tamamlayan müşteri kasada vakit kaybetmeden mağazadan çıkabilecek; ödeme Amazon uygulamasına tanımlı kredi kartından çekilip, fatura kesilecek.

Amazon Go, 2016 yılı Aralık ayında deneme amaçlı olarak açılmıştı; test aşamasında olan dükkandan yalnızca Amazon çalışanları alışveriş yapabiliyordu. Amazon Go Genel Müdür Yardımcısı Gianna Puerini yaptığı açıklamada, dört yıllık bir çalışmanın sonucunda gelen test aşamasından çok memnun kaldıklarını belirtti.

Amazon, bundan başka bir Amazon Go dükkanı açacağını henüz duyurmuş değil ve geçtiğimiz yıl 13.7 milyar dolara satın aldığı süpermarket zinciri Whole Foods marketlerinde de bu teknolojiyi kullanıma sokacağı düşünülmüyor. Ancak Amazon’un, ABD genelinde bu dükkânlardan yüzlercesini açmaya başlaması halinde diğer hipermarket zincirleri için “büyük tehdit” olacağı konuşuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Beyinler Arası İletişim Mümkün mü?

Telepati dediğimiz beyinden beyne, konuşmadan ve hareket etmeden iletişim mümkün mü? Belki binlerce yıldır üzerinde düşünülen ve çalışılan bu konu ile ilgili geçtiğimiz günlerde çok önemli bir adım gerçekleşti.

M.I.T’in parlak beyinleri bunun mümkün olabileceğini bize gösterdiler ve 3 beyin arasında bağlantı kurmayı başardılar. Henüz Inception filmindeki gibi bir rüya paylaşımı söz konusu olmasa da 3 kişi telepati yoluyla iletişimde bulunabildi.

Aslında bu teknoloji 2015 yılından da önce 2 beyin arasında denenmişti ve 2 kişi birbirleriyle fiziksel bir temas veya daha farklı bir iletişime bulunmadan birbirlerinin düşüncelerini öğrenebilmişti. Ancak bu kez 3 beyin arasında çalışıldı ve BrainNet denilen proje başarılı oldu. Hatta bu 3 kişi tetris benzeri bir oyunu beyinleriyle oynadılar ve birbirlerine yardımcı oldular. 

Stocco ve ortaklarına göre, sosyal ağ kullanarak kooperatif problem çözme olanağı sağlayan bu deney gelecekteki beyinler arası iletişim olasılığını artırıyor.

Peki bunu nasıl yaptılar?

Beyinde elektriksel aktiviteleri kaydedebilen elektroensefalogramları (EEG’ler) kullanarak daha sonradan bu EEG’leri deneydeki diğer katılımcıların beyinlerine sinyal olarak ilettiler. Elbette buna tamamıyla telepati diyemeyiz çünkü katılımcılar iletişim olarak sinyallere güvenmek zorunda kaldılar.

Bu proje henüz çok yeni ve emekleme aşamasında ancak gelecek vadeden bir profil sunuyor. “İleride gerçekten telepati yoluyla iletişim sağlanabilir mi?” sorusuna olumlu bir cevap vermemizi sağlıyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Bu gelişme sizi heyecanlandırdı mı yoksa korkuttu mu?

Kaynak: SocialNewsDaily

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Enerjisini Kahveden Alan Minik Dunkin’ Donuts Evi

  • Dunkin’ Donuts, kahvenin gücüne dikkat çekmek için Hill Holiday isimli ajans ile birlikte hazırladığı kampanya kapsamında, tüm enerjisini büyük kısmı kahveden oluşan bir biyoyakıttan elde eden bir ev tasarladı.
  • Blue Marble Biomaterials isimli şirket tarafından geliştirilen ve eve enerji sağlamak için kullanılan bu biyoyakıt, %80 oranında Dunkin’ kahve yağı ve  %20 oranında alkolden meydana geliyor.
  • İlgili Yazı: Kahve Dükkanı Zincilerinin Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne Göre Dağılımı

Belki bilenleriniz vardır, çöpe attığımız kahve telvelerinde çok fazla enerji bulunuyor. Kullanılmış kahve çekirdeklerindeki doğal yağ ustalıkla çıkarıldığında, oldukça güçlü bir biyoyakıtta ana bileşen olarak kullanılabiliyor. Bu biyoyakıt o kadar güçlü ki, içinde jakuzi yer alan şık ve modern tasarımlı küçük bir evin enerji ihtiyacını karşılayabiliyor. Adweek’in paylaştığı habere göre, Dunkin’ Donuts’ın Hill Holiday isimli ajans ile birlikte hayata geçirdiği “Dunkin’ ile Çalışan Ev” isimli kampanya kapsamında, tabir-i caizse gücünü kahveden alan küçük bir ev inşa edildi.

Dunkin’ Donuts’ın bu küçük evi için kullanılan yakıt, Blue Marble Biomaterials isimli şirket tarafından geliştirildi ve %80 oranında Dunkin’ kahve yağı ve  %20 oranında alkolden meydana geliyor. Bu biyoyakıt sadece verimli bir şekilde yanmakla kalmıyor; aynı zamanda tamamen işlevsel bir mutfak, bir banyo, bir AC ünitesi ve daha fazlasına güç sağlamak için yeterli enerji sağlıyor. Bu küçük ev, ABD’nin Boston şehrinin Nahant isimli bölgesinde yer alıyor ve sınırlı bir süre için Airbnb aracılığıyla gecelik 10 dolar gibi son derece uygun bir fiyata kiralanabiliyor.

Şık bir tasarıma sahip olan bu ufak evde, yukarıda yer alan son derece büyük bir yatak ile alandan mükemmel bir şekilde yararlanılıyor ve böylece konuklar, rahat mobilyalar ve portatif yemek alanı içeren alt seviyede rahat bir şekilde gezinebiliyorlar. Evin samimi dekorasyonu için şirket, House dizisinden tanıdığımız aktris Olivia Wilde ile iş birliği yaptı. Olivia Wilde bu projeyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Dunkin’ ile Çalışan Ev’in açılışının bir parçası olmam için bana fırsat veren Evdeki Dunkin’ Donuts Kahvesi ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyorum.” dedi.

Bütün bu güzel taraflarına rağmen, bu minik evin olumsuz bir tarafı da mevcut. Ev, tekerlekli sandalye erişimine uygun değil. Bu açıdan engelli insanların seslerini ve deneyimlerini koruma ve yeşil girişimlerle ilgili tartışmalara dahil etmeye daha fazla ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.Ancak yine de Dunkin’ Donuts’ın bu şık ve minik evi, kahvenin gerçek gücünü harika bir şekilde gözler önüne seriyor.

Dünya’nın En Büyük Kahve Zincirleri

Dunkin’ Donuts, Dunkin’ ile Çalışan Ev kampanyasını kısa bir süre önce başlatmıştı. Şirket bu kampanya kapsamında, bu ayın başında New York’ta bulunan kahve düşkünleri için bu tarzda bir evi ziyarete açmıştı. Bu evi merak edenler, buraya tıklayarak ilgili sayfaya ulaşabilir ve evi 360 derece olarak gezebilirler. Bu arada Dunkin’ Donuts’un bu evlerinde ziyaretçiler için kahve demliği ve sınırsız Dunkin’ Donuts kahvesi bulunduğunu da belirtelim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link