Amazon, Hepsiburada’yı Satın Alarak mı Türkiye’ye Girecek? [Yorum]

Amazon’un er ya da geç Türkiye’ye gireceği artık su götürmez bir gerçek. Tabi, bunu yaparken Türkiye’de varolan bir e-ticaret şirketini satın alarak mı yoksa sıfırdan yapılanarak mı gireceği önümüzdeki en büyük soru işareti. Bugün bu soru işareti üzerine biraz konuşmak, kafa yormak istiyorum.

Öncelikle hikayenin başlangıç noktasından başlayalım. Kısa bir süre önce (2016 Aralık) Amazon, yaptığı duyuru ile Avrupa’daki merkezleri için Türkiye’den de yazılım mühendisleri alacağını söylemişti. Bundan da öte, 2017’den itibaren Türk üst düzey yöneticilerin Amazon saflarına katıldığını ve Avrupa’da eğitimler aldığını da biliyoruz. Son dönemlerde yaptıkları amazon.de’nin Türkiye açılımının da şirketin, Türk pazarını gözlemlemek için yapıldığı aşikar. (Hatırlarsanız, Amazon.de’ye Türkçe dil seçeneği, Türkçe müşteri hizmeti ve ücretsiz kargo özellikleri eklenmişti.)

Yukarıdaki paragrafta belirttiğim aksiyonlar sonucunda aklımızda soru işareti kalmadıysa asıl bomba ile devam ediyorum. Geçtiğimiz Cuma günü Pazarlamasyon’da bir haber yayınladık. Bloomberg kaynaklı habere göre Hepsiburada’nın %75’ine sahip olan ve Doğan Ailesi’ne ait Doğan Online ile kalan kısmına sahip, Ortadoğu’nun en büyük girişim sermayesi şirketi Abraaj Group Ltd. yeni bir ortak almayı veya şirketin tamamını satmayı değerlendirdiği yazıyordu. Bunun için de ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs’ı yetkilendirdiği konuşuluyor. Yani hali ortada bir pazarlık var ancak bu Amazon ile mi yoksa başka bir şirket ile mi belli değil.

Hepsiburada’nın deposundan bir kesit

Tüm bu gelişmelerin haricinde, Amazon’un, Ortadoğu coğrafyasına olan ilgisini de, yapmış olduğu hamlelerden rahatlıkla görebiliyoruz. Örneğin 2011 yılında Çiçeksepeti’nin azınlık hissesinin alınması, geçtiğimiz Mart ayında Ortadoğu’nun en büyük e-ticaret sitesi Souq.com‘u, tahmini 650 milyon dolara  satın alması, -ki bu satın alım, dünyada Emaar Malls PJSC’in verdiği 800 milyon dolarlık tekliften sonraki en büyük satın alımdı-  gibi gelişmeler, Amazon’un Ortadoğu’ya göz kırptığının en açık göstergeleri.

Hepsiburada’nın 1 milyar dolar gibi bir değerinin olduğu konuşulsa da hali hazırdaki dinamiklere göre 650-700 milyon dolarlık bir değere sahip olduğunu düşünüyorum. Bu çapta bir şirketi ancak Amazon gibi bir dev tarafından satın alınabileceği olası. Amazon’un da hali hazırdaki hamlelerini değerlendirdiğimiz zaman pazarlık masasının diğer tarafında Amazon’un olduğu kanısına varabiliriz.

Siz ne dersiniz? Amazon Türkiye’ye Hepsiburada ile giriş yapar mı? 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

6 Comments

  1. Ben amazon olsam o fiyatlara hepsiburadayı almam. Sebebine gelirsek. Parayı verdim aldım bitti olmayacak var olan düzeni değiştirmek isteyecekler yeni bir düzen kurmaktan çok daha zor olacak. Hepsiburada türkiyenin köklü e ticaret sitelerinden olsa da operasyonel ve lojistik olarak her geçen gün sıkıntıları artıyor. Bunları gördükleri için satış söz konusu olabilir. Diğer yandan amazon kendi hizmetlerini ve teknolojisini geliştiren bir şirket önümüzdeki yıllarda drone ile teslimat yapmayı planlıyor. Ayrıca amazon web tasarım ve yazılım konusunda daha iyi bunu her geçen gün bir üst seviyeye kendisi çıkarıyor. Geçen yıllarda hepsiburada arayüz değişikliğine gitti ve bence yaptıkları arayüz hala tam anlamıyla verimli çalışmıyor. Olaya farklı bir boyuttan daha bakmak isterim. Geçen yıllarda patlayan bu pazar yeri muhabbeti ile bir çok işletme hepsiburada üzerinden satışlarına başladı. Satıcılar hepsiburada dan ne kadar memnun onu sormak ve araştırmak lazım. Diyeceğim şu aynı fiyatlara türkiye de kendine 1-2 merkezde lojistik depo kurup satıcılara hepsiburada dan farklı olarak 1-2 avantaj sağlarsa piyasayı satıcı bazında eline geçirip 1-3 yıl içinde hepsiburada nın değerini yarıdan fazla düşürebilir. Zaten amazon açıldığında dilden dile yayılacak. Bunun dışında amazon kendi markası ile türkiyeye girmiş olup elinde olan butun hizmetleri pazarlamaya rahatlıkla başlayabilir.

  2. Amazon Türkiye’de bir oluşum içerisine girerse ne gibi olumlu yanları da olur. Ona da bir değinmekte fayda görüyorum.

    1. Yatırım miktarı kadar para ekonomiye kazandırılmış olur. Bunun dışında tahminim 500 civarı ara eleman istihdamı sağlar. Üst seviye elemanları kültürü oturtmak için yurtdışından getirir diye düşünüyorum. Yurtdışı yatırımcılarına cazibeli görünebiliriz.

  3. Daha iyi ya işte sonuçta rakip olarak görünen daha etkili bir alım olmuş olur, uluslararası bir rakip.

Bir Cevap Yazın

İlk Bakışta Hoşlanmadığımız Onca Ürünü Neden IKEA’dan Alıyoruz?

  • Hepimizin kendisinden bir şeyler bulabileceği kocaman mağazaları ile IKEA hepimize mutlaka küçük bile olsa birkaç parça satmayı başarmıştır.
  • Peki, ilk bakışta gözümüze güzel gelmese de mutlaka IKEA’dan bir şeyler almayı nasıl başarıyoruz?
  • Benzeri yazılar içinYaratıcılıkta Çığır Açan 8 IKEA Reklamı

Mutlaka kendisiyle duygusal bir bağ kurduğumuz, bu nedenle atmaya kıyamadığımız birkaç parça vardır değil mi evimizde? Bu sorunun cevabı da tam olarak bu duygusal bağda gizli aslında. IKEA’nın hepimizle kendi dilinde bu duygusal bağı ince ince işliyor olmasında.

Binlerce ürünün arasında hem evimize renk katacağını, hem sade bir stil yaratacağımızı düşündüğümüz hem de aslında o kadar özgün olmayan ve her yerden de alabileceğimiz eşyalar bulunuyor.

IKEA’nın ödüllü ajansı Åkestam Holst ise görece IKEA’nın popüler ürünlerine göre daha az satış yakalamış ürünleri için bu alanda çalışmalar yapıyor; müşterilere bu ürünlerle bağ kurması sağlayacak projeler yaratmak.

Bu örneklerden birisi de kadınların sıklıkla okuduğu bir dergiye kendilerine has bir hamilelik testi yerleştirmek oldu. Bunu deneyen ve sonucun pozitif olduğunu gören kadınlara IKEA aile indirimi ile bebek ürünlerinde daha uygun fiyatlar sunmaları oldu.

Bu konu hakkında Åkestam Holst kreatif direktörü Magnus Jakobsson stratejisini şöyle paylaşıyor;

IKEA ayakkabı değil, parfüm değil, bu eşyalar sizi bir günlüğüne bile olsa kral ya da kraliçe gibi hissettirmeyecek- aşağı yukarı bir çatal, 20 dolara bir sandalye ya da bir ampul olabilir. Ama IKEA ürünlerine olan sevgi yukarı doğru çıkmalı, bu nedenle bizim kreatif stratejimizde tüm bu ürünlere duygusal bir değer eklemek, insanların sevebileceği bir şeyler eklemek, bu beğenilmeyenleri alıp insanların beğendiği bir hale getirmek.”

Aynı zamanda Jakobsson bahsettiği bu ürünleri allayıp pullamadıklarını ya da fiyatları ile oynamadıklarını, sadece bu ürünleri nasıl bizlerin sevebileceği bir hale getirmeye kafa patlattıklarını da ekliyor.

Aslında sokağa çıksak köşe başındaki markette de bulabileceğimiz sıradan ürünleri bizim sevip, onları IKEA’dan almamızı sağlamak için uğraşmak oldukça zor olmalı ama yine de IKEA gibi uluslararası bir dev markaya böylesine bağlanmamızı sağlayacak ayrıntıları keşfetmeye çalışmak biraz da eğlenceli olsa gerek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kahveli Coca Cola, Türkiye’de Satışa Çıktı

Coca-Cola Türkiye, 2017 yılı içinde ürün dizisinde farklı uygulamalar yapmaya devam ediyor. Coca Cola Light ve Zero çeşitlerini Coca Cola Şekersiz ürününde birleştiren marka, yaz dönemine gireceğimiz süreçte yeni bir ürünü daha test pazarlaması için piyasaya çıkardı: Kahveli Coca-Cola.

Test pazarlaması, ürünün hedef pazar bölgesinin tümünde pazarlamasına geçilmeden önce nasıl karşılanacağını görmek, satış ve karlılık durumunu öngörebilmek amacıyla pazarın belirli bölgelerinde test amaçlı sunulmasıdır. Test pazarlamaları genellikle belirli süreler için uygulanır. Birkaç ay veya bir mevsim periyotları seçilebilmektedir. Kahveli Coca-Cola ülkemizde en az bir yaz boyunca raflarda olacak.

İçecek sektöründe ürün dizisini (aynı ürünün farklı çeşitleri) artırma yöntemi son dönemde tüketicilerden talep görmeye devam ediyor. Yurtdışında vişneli ve vanilyalı Coca-Cola çeşitleri ile bilinen marka, bu yıl ülkemizde kahveli Coca-Cola ürününe yönelik talebi test pazarlaması ile görmeye çalışacak. Dünyadaki değişen talebe bağlı olarak şekersiz Coca-Cola geçtiğimiz aylarda piyasada yer almaya başladı. Bu gelişmeye rağmen ülkemizde şekersiz gazlı içeceklerin pazar payı henüz %10’nun altında bulunuyor. Şekersiz gazlı içecek talebine yönelik bir hamle de geçtiğimiz aylarda Pepsi’den gelmişti. Pepsi, limonlu kola ürünü Pepsi-Twist’in kalorisiz çeşidini ambalaj tasarımında değişikliğe giderek piyasaya sürmüştü.

Test pazarlaması ilkelerine uygun olarak Coca-Cola, kahveli Coca-Cola’yı İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin güney kıyı kesiminde ve diğer önemli görülen bölgelerde tüketicilerin beğenisine sundu.

İçerdiği kafeinden ötürü kahve ve kola tüketimine mesafeli yaklaşan ve ürün tüketimine psikolojik sınırlar koyan Türk tüketicisi, ürünün bileşimine ve tadına nasıl bir tepki verecek? Test pazarlamasından sonra kahveli Coca-Cola, kalıcı bir ürün olarak Coca-Cola Türkiye’nin ürün serisi içinde yer alacak mı? Şüphesiz bunu ürünün yaz ayı satış performansı belirleyecek.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link