Amazon, Facebook, Youtube… CEO’lardan Verimli Çalışma Sırları

Time dergisinin yaptığı bir araştırmaya göre ortalama bir CEO günde 10-11 saat hafta sonu ise ekstradan bir 6 saat daha çalışıyor. Daha fazla çalışmak daha fazla işi yoluna koymak olarak görülebilir, peki CEO’lar uzun saatler boyunca verimli çalışmak için neler yapıyor dersiniz?

Gelin onları başarıya götüren bu küçük sırlara biraz daha yakından bakalım:

İş Sürecinde 4 prensip: Jeff Bezos, Amazon

Belki de tüm dünyanın gözünün üstünde olduğu bir şirket olan Amazon’un CEO’su ve Washington Post’un sahibi Jeff Bezos haliyle gün içinde birçok kritik karar vermek zorunda kalıyor. Bu nedenle iş süreçlerini hızlandırmak amacıyla 4 aşamalı bir sistem geliştirmiş.

  • İlk olarak karar alma süreçlerinde hiçbir zaman genelleme yapmıyor, her kararın geri çevrilebileceğine, bir açık kapı bırakılabileceğine inanıyor.
  • İkincil olarak bir karar verirken konunun en az %70’ini bilmeyi istiyor. “Eğer işin %90’ını öğrenmeye çalışırsak birçok vakada yavaş kalırız” diyor.
  • “Liderlik etmek iş değil sorumluluktur” bilinciyle hareket eden Bezos, Amazon’un da temel prensibi olan “fikre karşı çık ve uygula”  prensibinden hareketle, liderlerin ne kadar yorucu olsa da eğer karşı çıkması gerekiyorsa fikre karşı çıkabileceğini, sosyal bir uyum yakalamak için fikre onay vermemesi gerektiğini, ancak karar verildiğinde de tamamen fikre uyması gerektiğini öğütlüyor.
  • Son olarak; karışıklık çıkarması muhtemel konuları önceden bu ve konuları hemen gündeme almanın önemli olduğunu vurguluyor, çünkü bir konu hakkında takımların farklı amaç ve görüşleri olabilir ve fikir karmaşasında yorulmamak, daha beter bir karmaşaya sebebiyet vermemek için konuyu hemen çözmek gerekir anlayışı ile hareket ediyor.

Ritminizi Bulun: Jack Dorsey, Twitter

Twitter ve Foursquare CEO’su Jack Dorsey günde 16 saat çalışıyor. Pratik ve disiplinin bu süreçte can alıcı noktalar olduğunu belirten Dorsey, iş yoğunluğu ile başa çıkabilmek için her gün için bir iş teması oluşturuyor.

Pazartesi günleri her iki şirket içinde yönetim işlerine odaklanan Dorsey, Salı günlerini ürünlere, Çarşamba’yı pazarlama, iletişim ve büyümeye Perşembe’yi yazılımcılar ve partnerlerine Cuma gününü işe işe alım, strateji ve kültüre ayırıyor. Cumartesi gününü kendine ayıran Dorsay Pazar gününü ise yeni haftaya hazırlanmakla geçiriyor.

İşe Herkesten Önce Gel: Sallie Krawcheck, Ellevest

Bir dijital finans şirketi olan Ellevest’in CEO’su Sallie Krawcheck bir iş için en değerli ticari varlığın zaman olduğunu belirtiyor. Diğer partnerleri ile beraber geçirdiği vakit ile düşünüp, yazıp model oluşturmaya ayırdığı vakit arasında denge sağladığı zamanların ise en verimli olduğu zamanları olduğunu belirtiyor.

Sürekli gelen maillerin dikkatini dağıttığını belirten Krawcheck artık herkes uyduğu zamanlar çalışmayı tercih ediyor. Böylelikle aklının daha berrak kalabildiğini de ekliyor.

Zamanını Koru: Keller Williams Realty, Garry Keller

Tüm gününü önemli işler yapmak için ayırmak yerine işin ilk 4 saatini her yıl belirlediği o “en önemli şeyi” yapmaya ayırıyor.  Zamanın anahtar olduğunu belirten Keller ” başarı zamanla gelir, her seferinde parça parça..” diyor.

İş ve Özel Hayatı Ayırmak: Susan Wojcicki, Youtube

Wojcicki belki de bu konuda hepimizin yapması gerektiğini en iyi bildiği şeyi paylaşıyor. Onun önceliği ise haftanın birçok gecesi evde olup 5 çocuğuna yemek hazırlamak. Makul vakitlerde ofisten ayrılmak işini daha organize ve hızlı bir şekilde yapmasına sağlıyor ve evdeyken de iş nedeniyle dikkati dağılmıyor.

“Akşam 6 ile 9 arası e-maillerine bakmamayı kural haline getirmeye çalışıyoruz. Çünkü eğer telefondaysanız ondan ayrılmak zorlaşıyor.” Diyen Youtube’un CEO’su Wojcicki kendini tüm elektronik cihazlar ve işten soyutladığında sadece ailesiyle kaliteli vakit geçirmekle kalmıyor, aynı zamanda daha da fazla yaratıcı olduğunu belirtiyor.

Gelen Kutusunda 0 Mail: Elliot Weissbluth, High Tower

High Tower finansal hizmetleri şirketinin CEO’su Elliot Weissbluth oldukça fazla zaman harcamasına neden olan e-maillerden kurtulmak için tüm bültenlerden aboneliğini iptal ediyor, önemli olduğu konusunda şüpheye düştüğü mailleri önemliyse nasıl olsa biri sizin yerinize takip eder mantığı ile siliyor. CEO değilseniz yapmamanızı öneririm J

Kolay İşleri Önce Yapın: Mark Zuckerberg, Facebook

Zor işleri önce yapmak gününüzü rahatlatır felsefesinin tam aksinin düşünen Zuckerberg eğer önce kolay işleri yaparsanız daha büyük bir ilerleme kaydedersiniz fikrine sadık hareket ediyor.

Çünkü kolay işleri önce bitirmek kartopu etkisi yaratarak size ivme kazandıracak, daha zorlarını yapmak için kendinizi enerjik hissetmeye başlayacaksınız.

Telefonunuzu Sessize Alın: Ivan Mazour, Ometria

Pazarlama platformu Ometria’nın CEO’su Mazour için verimliliği yakalamanın ilk sırrı zamanını doğru bir şekilde kullanmayı bilmekten geçiyor.

“Aramalar, mesajlar, bildirimler ise kontrolü sizden alıyor” diyen Mazour kaçan aramalar, gelen mesajlara sizin onları yanıtlamak için ayırdığınız vakitte bakmak kontrolü elinizde tutar anlayışı ile hareket ediyor.

Peki sizin en büyük verimlilik sırrınız ne?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

PepsiCo, En Çok Tesla Semi Sipariş Eden Şirket Oldu. Peki ama Neden?

Bildiğiniz gibi Tesla, kasım ayının sonunda düzenlediği bir lansmanla yeni elektrikli tırı Tesla Semi’yi tanıtmıştı. Tesla’nın diğer elektrikli araçlarına olduğu gibi, Tesla Semi‘ye de şirketlerin yoğun bir ilgisi var gibi görünüyor. Zira lansmandan birkaç gün sonra Anheuser-Busch isimli ABD merkezli şirket, en büyük Tesla Semi ön siparişini gerçekleştirdi. Ancak bunun üzerinden çok fazla zaman geçmeden, PepsiCo daha büyük bir sipariş geçerek şimdiye kadarki en büyük Tesla Semi ön siparişini gerçekleştirmiş oldu.

Londra merkezli haber ajansı Reuters’ın yaptığı habere göre PepsiCo, emisyonu ve yakıt masraflarını azaltmak amacıyla 100 adet Tesla Semi tır siparişi verdi. Bir adet Tesla Semi tır siparişi için 20.000 dolar depozito verilmesi gerekiyor ve bu da sadece bu siparişten Tesla’nın kasasına 2 milyon dolar girdiği anlamına geliyor. Tabii, eğer ki PepsiCo, Tesla depozito miktarını 5.000 dolardan 20.000 dolara çıkardıktan sonra bu ön siparişi gerçekleştirdiyse bu durum geçerli oluyor. Aksi halde, bu siparişten Tesla’nın kasasına sadece 500.000 dolar girdiğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte bir Tesla Semi elektrikli tırın şu anki fiyatının 150.000 dolar olduğunu da belirtelim.

PepsiCo‘nun sadece ABD’de yaklaşık olarak 10.000 araçlık bir filosu bulunuyor. Yani bu 100 adet Tesla Semi tır, şirketin filosunun çok küçük bir kısmını temsil edecek. Bununla birlikte PepsiCo’nun bir yöneticisi Reuters’a yaptığı açıklamada, Tesla Semi tırların kısa mesafe teslimatlarını gerçekleştirmek için kullanılacağını belirtti.

PepsiCo’nun bu 100 adetlik Tesla Semi tır siparişinin Tesla açısından bir başka olumlu yanı ise hisse değerlerinin yükselmesi oldu. Business Insider’ın yaptığı habere göre PepsiCo’nun bu ön siparişinde n sonra, Tesla hisselerinin değeri %2,28 oranında arttı. Görünüşe göre her bir büyük firmanın Tesla Semi tır siparişiyle birlikte şirketin hisse değerleri biraz daha artacak. Bu da 2020 yılına kadar kar edemeyeceği tahmin edilen Tesla için çok olumlu bir gelişme.

Tesla geçtiğimiz ayın sonunda yeni elektrikli tırını tanıttıktan sonra, birçok büyük şirketten çok sayıda Tesla Semi tır siparişi aldı. Lansmanın ertesi günü Walmart, 15 adet Tesla Semi tır sipariş ettiğini açıkladı. Bununla birlikte JB Hunt Transport Services isimli taşımacılık şirketi de birden fazla tır sipariş ettiğini belirtti. İlerleyen süreçte ise Alman lojistik firması DHL, Kanadalı süpermarket zinciri Loblaw ve ABD’li lojistik ve taşımacılık çözümleri şirketi Ryder; Tesla Semi elektrikli tır siparişi veren şirketler arasına katıldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Ali Sami Aydın’la Ev Tekstili Üzerine Konuştuk

Bildiğiniz gibi Marketing Meetup “Intelligence” yani “Zeka” konseptiyle 30 Kasım’da 600 pazarlama profesyonelinin katılımıyla İTÜ SDKM’de gerçekleşti. Klişeleşmiş konular yerine iş zekâsına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanan bu buluşmada konuşmacı olarak yer alan Ali Sami Aydın ile ev tekstili üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bu röportajımıza yukarıdan ulaşabilirsiniz.

Katılımcıların öğle yemeği eşliğinde networking yapabildiği bir saatlik aranın ardından Arzum Yönetim Kurulu Başkanı  ve Genel Müdürü Murat Kolbaşı, Aydın Tekstil ve TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sami Aydın ve Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Danışmanı ve Sağlık Bölümü Danışmanı Oğuzhan Süral, Marka Danışmanı ve BrandMap Genel Yayın Yönetmeni Bülent Fidan Türk Markalarına Zeka Katmak konulu panelde bir araya geldiler. Sohbet havasında geçen panelde Bülent Fidan’ın soruları eşliğinde farklı sektörlerden gelen, ürünlerinin belli aşamalarında dijital uygulamalar gerçekleştiren ya da dijital zekâ ekleyen ihracatın bu üç farklı ismi markalarına dijital zekâyı nasıl kattıklarını irdelediler.

“İnovasyonsuz, zekâyı işin içine katmadan başarılı olmanız mümkün değil.” diyen Aydın, günümüzde satışın yeterli olmadığını, her ürünü deneyimleyerek geliştirme zorunluluğunun bulunduğunu söyledi. Bir tekstil firması olarak turizm, sağlık sektörü ve savunma sanayi gibi alanlarda kendilerini deneyerek yeni ürünler geliştirmenin yollarını arayarak; bu yolda karşılaştıkları başarısızlık deneyimlerini ve sonrasında gelen ilham verici hikayelerini paylaştı.

Denemeden ileriye doğru bir adım atılamayacağını belirten Aydın, bu zorlu denemeler sonrası elde ettikleri başarının şirketlerine katma değer sağladığını ifade etti. Türkiye’de doğalgaz ve petrol gibi hammaddeler olmadığı için zekâ katılmış ürünlere odaklanılması gerektiğini belirtirken, Türkiye’deki “Lider doğulur, lider olunmaz.” anlayışının şirketler için anlamsız olduğunu, hiçbir şirketin lider olarak başlangıç yapmadığını, bunun tek mümkün yolunun iyi bir zekâ katılımı ile lider konumuna gelmek olduğunu belirtti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link