Alkole Tanıtım Yasağının Pozitif Etkileri Olabilir mi?

Yaz aylarının başında gündemi oldukça meşgul eden alkol ile ilgili düzenlemelerde, pazarlama adına önemli kısıtlamalar getirildi. 11 Haziran 2013’te Resmi Gazete’de yayınlanan 6487 sayılı kanuna göre alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamayacak. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamayacak. Ancak alkollü içkilerin uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik ihtisas fuarları düzenlenebilecek.

 Televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzik kliplerinde alkollü içkinin özendirici görüntülerine yer verilemeyecek.  Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne suretle olursa olsun, hiçbir etkinliğe ürünlerinin marka, amblem ya da işaretlerini kullanarak destek olamayacak.

Özellikle etkinlikler ile ilgili bölüm Türkiye’nin kültür sanat anlamında ön plana çıkan pek çok etkinliğinin tehdit altına girmesi anlamına geliyor. Özellikle Efes Pilsen’in başını çektiği bu stratejide ve marka Blues Festival, One Love Festival önemli organizasyonlara verdiği destekler ile, bu etkinliklerin düzenlenmesine öncülük ediyordu. Yurt dışında da müzik festivallerinin en önemli destekçileri büyük çoğunlukla alkol firmalarıdır, hedef kitleye ulaşılması açısından önemli fırsatlar yaratan festivaller aynı zamanda ülkelere hem turist hem de kültürel derinlik kazandırırlar.

[toggle title=”Avrupa’da Bu Yaz Gerçekleştirilen Bazı Festivaller”]Tuborg sponsorluğunda Roskilde Festivali (Danimarka),
Jupiler sponsorluğunda Rock Werchter (Belçika),
Tennents Lager sponsorluğunda T in The Park (İngiltere),
Carling sponsorluğunda Isle of Wight, Leeds ve Reading festivalleri (İngiltere),
Heineken sponsorluğunda Benicassim (İspanya), Primavera Sound (İspanya), Montreux Caz Festivali (İsviçre),
Beck’s sponsorluğunda Hurricane Festival (Almanya),
Dreher sponsorluğunda Sziget (Macaristan),
Koff sponsorluğunda Rock The Beach (Finlandiya),
Jupiler sponsorluğunda Park Pop (Hollanda)[/toggle]

Tabii ki sadece festivaller ile sınırlı değil bu önemli destekler. Efes Pilsen’in tiyatroya verdiği önemli bir destek mevcut. Ayrıca basketbol takımı ile zaten Türkiye’de spor anlamında da marka halindeler. Efes Pilsen gibi Türkiye’de pek çok alkol markası spor ve kültür etkinliklerini destekliyordu. Getirilen bu sınırlama mutlaka bu tarz etkinliklerin Türkiye’de düzenlenmesini etkileyecektir. Zaten kültüre ve sanata desteklerin sınırlı olduğu ülkemizde, bu düzenleme ile daha da sınırlı hale gelebilir.

Her Krizin Görünmeyen Bir Yüzü Daha Vardır

Bahsettiğimiz düzenleme, Türkiye piyasasındaki alkol markaları için önemli bir kriz. Mutlaka bu düzenlemeye karşı stratejiler geliştirilecek ve markalar tüketicileri ile yine iletişim kurmanın yollarını bulacaklardır. Ancak bu kriz beraberinde markalara bir fırsat getiriyor gibi de görünüyor. Özellikle ben de bu fikrin oluşmasını sağlayan en önemli olay ise “Yeni Rakı”nın dünyaca ünlü Sziget Festivali’ne sponsor olması oldu. Sahalarda ilk kez gördüğümüz bu hamle, aklıma “Türkiye’deki yasaklar, bu bütçelerin yurt dışında kullanılmasını mı sağlayacak ?” sorusunu getirdi.

Bunun net cevabını ilerleyen günlerde alacağız ancak markaların bu yönde bir strateji izlemesi oldukça önemli olabilir. Gerçi, Yeni Rakı markası hali hazırda Diageo‘nun sahip olduğu bir marka olsa da, yine de topraklarımızdan çıkmış bir marka olarak dünyaya açılma konusunda bu krizi fırsata çevirebilir. Ben özellikle Efes Pilsen’in burada önemli hamlelerinin olabileceğini düşünüyorum. Yakında dünya Türk birasının tadına bakabilir. Bekleyelim görelim…

Paylaş
İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

CEVAPLA