Akıllı Telefon Pazarı Kızışıyor

iPhone 5, Galaxy S4, Sony Xperia Z, HTC One X, Blackberry Z10 derken akıllı telefon pazarı hiç olmadığı kadar üst düzey cihaza sahip oldu. Her ne kadar Sony Xperia Z, HTC One X ve Blackberry Z10 Samsung Galaxy S4’ün gölgesinde kalmış gibi görünse de, durum aslında pek öyle değil.

blackberry_z10_601248827

Blackberry ile başlayalım. Özellikle iPhone’un çıkışından sonra insanların büyük bir hızla akıllı telefonlara yönelmesine karşın RIM’in ( Research in Motion ) bu değişime tıpkı Nokia gibi ayak uydurmaması, RIM’i neredeyse iflasın eşiğine getiren sürecin başlangıcı oldu. Neredeyse 6-7 dönemdir sürekli zarar açıklayan ve hem yönetimsel hem mali açıdan sıkıntılı günler yaşayan RIM, yeni bir yapılanma döneminin ardından öncelikle ismini RIM’den ürününün ismi olan Blackberry’e çevirdi, ardından ise uzun süredir üzerinde çalıştığı Z10 modelini piyasaya sürdü. 2012’nin ilk çeyreğinde 1 milyon Z10 satışı gerçekleştiren firma, uzun bir aradan sonra kara geçmeyi başardı.

Samsung Electronics unveils the new Galaxy S4 phone

Gelelim Samsung’a. Bir kaç hafta önce amiral gemisi Galaxy serisini güncelleyen ve S4 modelini piyasaya süren Samsung, her zamanki gibi gelişmiş teknolojik özellikleriyle adından sıkça söz ettirdi. Sahip olduğu 8 çekirdekli işlemci ve 2 GB ram ile Galaxy S4, kendinden birkaç hafta önce duyurulan HTC One X ve Sony Xperia Z’yi henüz piyasaya çıkmamışken bir anlamda yarış dışı bıraktı. Her ne kadar durum Samsung açısından toz pembe görünse de teknolojik özelliklerinin haricinde kullanıcılara hiç bir artı özellik sunamaması, tercih edilme noktasında sıkıntılar yaratabilir. Donanımsal farklılıkların deneyim noktasında önemli bir artısının olmadığı piyasa koşullarında yalnızca bu alana yatırım yapmak, kısa vadede olmasa da uzun vadede Samsung’un başını ağrıtacak gibi görünüyor. Neredeyse her segmente yönelik bir ürünü bulunan Samsung, bu oyunu daha ne kadar bu hamlelerle götürecek merak konusu.

Nokia-Lumia-920-Resimleri

Blackberry’le bir anlamda aynı kaderi paylaşan bir diğer firma Nokia. Merkezlerinin yer aldığı binayı satmaya kadar uzanan yoğun bir mali sıkıntının içine giren ve bir anlamda Microsoft ile yaptığı anlaşmayla belini geleceği belli olmayan Windows Phone işletim sitemine bağlayan Nokia, oynamış olduğu kumarı kazanmışa benziyor. Windows Phone her ne kadar iOS ve Android kadar gelişmiş bir uygulama pazarına sahip olmasa da yenilikçi arayüzünün yanında sunmuş olduğu Windows özellikleriyle ön plana çıkıyor. Bunun yanısıra Nokia’nın büyük bir çoğunluk tarafından onayını almış bir tasarıma sahip olması da Nokia’yı üst sıralara taşıyan ve geleceğe daha umutlu bakmasını sağlayan temel etkenlerden biri.

sony-xperia-z-htc-one-teaser

Gelelim son olarak HTC ve Sony tarafına. Özellikle Sony’nin neredeyse Blackberry ve Nokia ile aynı kaderi paylaştıklarını söyleyebiliriz. Sony’nin akıllı telefon trendini tam anlamıyla yakalayamamasının yanında firma olarak geçirmiş olduğu büyük bir mali buhranın ardından, küçülmeye gitmesi de Sony açısından işlerin bu noktaya gelmesine yol açtı. Xperia serisinin Arc modelleriyle istediğini pek alamayan Sony, üzerinde yoğun olarak çalıştığı belli olan Xperia Z modelini geçtiğimiz aylarda piyasaya sürdü. Hem tasarım hem de başta su geçirmezlik olmak üzere teknolojileriyle ön plana çıkan Xperia Z, Sony’nin diğer büyük üreticilerle rekabet noktasında amiral gemisi olacağa benziyor.

HTC ise tanıttığı yeni One modeliyle oldukça iddialı. Her ne kadar bir takım tedarik sıkıntılarından dolayı piyasaya çıkışı bir süre ertelense de, HTC CEO’su Peter Chou‘nun ” Eğer HTC One başarız olursa istifa ederim “ açıklamasıyla firma tarafından ne kadar iddialı olduklarının bir göstergesi.

Genel tabloya bakacak olursak, piyasanın neredeyse tüm oyuncularının üst düzey modellere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Akıllı telefon tarihinde şimdiye kadar görülmemiş bir rekabete sahne olmasını beklediğim önümüzdeki dönem, özellikle Apple’ın yeni iPhone’u piyasaya sürmesiyle iyice kızışacak. Tüm bu rekabetin tüketiciler açısından yararlı olduğunu göz önüne alırsak, önümüzdeki günlerin birçok sürprize ve gelişmeye gebe olduğunu söyleyebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sahtekarlar Prensi P.T Barnum ile Tanışmış Mıydınız?

Tarih, dünyanın en büyük show insanını nasıl anmalı?  1810 yılında ABD Connecticut’da doğan Phineas Taylor Barnum, “the Greatest Showman” olarak anılıyor. Hatta başrolünü Hugh Jackman’ın oynadığı Barnum’un hayat hikayesini anlatan bir film şu anda vizyonda. 1800’lü yıllarda devreye soktuğu, tanıtımın gücünü kullanan halkla ilişkiler modelinin günümüzde hala sıklıkla başvurulan bir model olması da Barnum’un gücünü kanıtlayan en önemli detaylardan.

“Her dakika bir enayi doğuyor” sözüyle sıkça anılsa da aslında bu sözü kendisinin söylediği ile ilgili herhangi bir kanıt bulunamayan P.T Barnum “gösteri dünyasını” bir iş kolu haline getiren ilk insan olabilir.

50 yılı aşkın kariyerinde kendisini “sahtekarlar prensi” olarak nitelendiren 19. Yüzyılın en büyük Show insanının hayatına yakından gelin biraz bakalım.

12 yaşında atıştırmalık ve vişne likörü satarak kariyerine başlayan Barnum 21 yaşına geldiğinde kendi marketi ve “Herald of Freedom” ismini verdiği kendi gazetesine sahipti.

Bir “ucube gösterisi” haline dönüştürerek halkın ilginçliklere olan merakını kendi iş kolu haline getireceği bir kısmında “The Bailey and Barnum- Greatest Show on Earth” ismini verdiği sirk işinde yer verdiği, bir kısmını da bu sirk ile üne kavuşmadan yaptığı, temeli tek taraflı bir iletişim modeli kurgulayarak insanları abartılı reklam ve ilanlarla kandırmaya dayanan işlerinden bazıları şunlardı;

George Washington’ın 161 Yaşındaki Dadısı

Profesyonel kariyerinin ilk adımını kör bir köle olan Joice Heth’i satın alarak atan P.T Barnum, bu köleyi George Washington’ın 161 yaşındaki dadısı olarak tanıtmış, New York ve New England bölgesinde giriş ücreti 50 cent’ten halkın görmesi için tura çıkarmıştı. Ancak zaman geçip dadıya olan ilgi azalınca Barnum, dadının aslında insan olmadığı kemik ve plastikten oluşan bir robot olduğuna inandırmaya çalıştı. Tabii Heth’in ölümü sonrası otopsisinde 80 yaşında olduğu ortaya çıkana kadar Barnum başka planlara yelken açmıştı bile..

Fijili Deniz Kızı

Barnum’un bir başka işi ise Fiji adalarında yakalandığını öne sürdüğü bir deniz kızı için gazetelere onun “ çok güzel bir deniz kızı” olduğunu anlatan ilanlardan sonra New York Müzesi’nde sergilenmesini sağlaması. Sonradan sahte deniz kızının aslında bir maymun kafası ve balık vücudunun birbirine dikilmiş hali olduğu ortaya çıkınca Barnum onu ülkede bir turneye çıkarmıştır.

General Tom Thumb

5 yaşında bir cüce olan Charles Stratton’ı 5 yaşındayken 11 yaşında gibi göstererek sahneye çıkaran Barnum, ona ünlü generallerin taklidi ile ünlendiği için General Tom Thumb adını vermiş, turneye çıkarmıştır. Abraham Lincoln ve Kraliçe Victoria tarafından da kabul olan parmak Tom, 1863’de Lavinia Warren ile evlenmiş, çocukları olmamasına rağmen Barnum onları bir çocuk ile fotoğraflayarak tanıtım faaliyetlerinde kullanmıştır. Sirkinde gösteriler yaptırdığı Tom satılan 82 milyon biletin sadece 20 milyonunun satılmasının temel nedeniydi.

Swedish Nightingale -İsveç Bülbülü

Barnum’un en iyi işlerinden birisi İsveç Bülbülü olarak anılan 19. Yüzyılın en başarılı opera sanatçısı Jenny Lind’di. Amerika’da operanın yaygınlaşmasına katkıda bulunan bu işbirliği, 1850 – 1852 yılları arası Amerika’da 93 konser veren Lind, Barnum’a $500,000 ve kendisine (sonradan büyük bir kısmını bağışlayacağı) $250,000 kazandırmıştı.

The Bearded Lady – Sakallı KadınThe Infant Esau olarak da bilinen Annie Jones, 1865 yılında Virginia’da dünyaya gelmiş. Ancak yüzündeki fazla tüylenme problemi kendisini bir anda Barnum’un Müzesinde bulmasına neden olmuş. Müzede hatırı sayılır bir yer ve üne kavuşan Jones,  1902’de ölmeden önce “ucube” kelimesinin kullanımını durdurmak için sürdürdüğü çabası ile biliniyordu.

 

Onu asıl üne kavuşturan, “Greatest Show on Earth” olarak lanse ettiği sirk işine aslında 60 yaşından önce girmemiş olan Barnum, 1841, 1865 yılları arası çalıştırdığı, P.T Barnum’s American Museum’da sergilediği bu ve buna benzer işleri ve 1871’de James Anthony Bailey ile beraber açtığı gezici sirki Ringling Bros. and Barnum & Bailey Sirki’nde de gerçekleştirmiştir.

Bu sirkte palyoçolar, cüceler, ateş yutanlar, filler ve “gariplikler” satarak halkın dikkatini sirke çekerek zengin olmuş, hatta o dönemde karakter analizi yaptığını iddia ederek ‘herkes ya da her durum için geçerli olan bir yargının sadece belirli bir kişi ya da durum için kullanılması’ olarak açıklanan Forer etkisini kullanarak bu teoremin Barnum etkisi olarak anılmasına yol açmıştır.

Bununla beraber tren vagonları hareket eden reklam araçları olarak kullanmış, dünyanın ilk billboardunu yaparak, kendi reklamı için kullanmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link