Gelecek Hizmet Olarak Pazarlamada mı?

İhtiyacımız kadarını kullanmamızı sağlayan; Hizmet Olarak Yazılım (Software as a Service-SaaS) hayatlarımıza yerleşmeye başlarken, şimdilerde işletmelerin de ihtiyaçlarına göre pazarlama faaliyetlerinden yararlanmalarını sağlayan; Hizmet Olarak Pazarlama (Marketing as a Service-MaaS) gündemde.

Bundan 15-20 yıl önce, dünyanın herhangi bir yerinde yabancı insanların evlerinde konaklama konusunda fikirleri sorulsaydı, büyük bir ihtimal ile oldukça garip karşılanırdı. 2007 yılında San Francisco’da gerçekleşecek olan tasarım konferansı için tüm otellerin aylar öncesinden tutulması sonucunda; Rhode Island Tasarım Okulu’ndan arkadaş olan Joe Gabbia ve Brian Chesky, kendi evlerini ve çevrelerindeki komşularını biraz daha fazla para kazanma konusunda ikna etmek için AirBed & Breakfast adlı iş fikrini geliştirdiler. Bin dolarlık kâr ile başlayan bu macerayı, küresel çapta insanların seyahat ve konaklama alışkanlıklarında devrim yaratacak kadar büyük, daha sonra adı Airbnb olarak değişecek olan bir start-up haline getirmenin ilk adımını attılar.

Günümüzde satın almaya gerek olmaksızın son moda tasarımcılara ait aksesuarları takabilir, ihtiyacınız olan otomatik aletleri istediğiniz zaman kullanabilir, çiftçilik yapmadan taze meyve-sebze tüketebilir ya da hayalinizdeki arabaya ihtiyacınız olduğu zaman binebilirsiniz. Dahası satın almaya gerek olmadan en sevdiğiniz sanatçının albümünü Spotify üzerinden dinleyebilir ya da keyifle takip ettiğiniz dizinin yeni sezonunu, Netflix üzerinden aylık aboneliklerle izleyebilirsiniz.

Ekonomide gelişen sahip olma yerine ihtiyaç halinde kullanma mantığı yalnızca tüketicilerde değil, işletmelerin de iş yapma biçimlerinde yıkıcı etkiler yarattı. Tüketiciler olarak; Hizmet olarak yazılım (Software as a Service-SaaS) sayesinde talep ettiğimiz kadar hizmeti satın almaya aşina hale geldik. Şüphesiz ki, son on yılda yaşanan bu değişimlerden en çok etkilenen departman pazarlama oldu. Peki, tüketicilerin ön koltukta oturmaya başlamasıyla gitgide işleri zorlaşan markaların daha büyük deneyimler yaratarak aradan sıyrılabilmesi için, pazarlama faaliyetlerini hizmet olarak mı kullanmaları gerekiyor?

Daha öncesinde havayolu hizmeti satın alan bir müşteri ile işletme arasındaki ilişki, yolcunun uçaktan inmesiyle son buluyordu. Oysa günümüzde, havaalanından ayrılmak için ayarlanan Uber’e geç kalmamak için hatırlatıcı yollanmasından, terminale varır varmaz sunulan yemek hizmetine kadar müşteriye hizmet öncesi ve sonrasında tam bir deneyim yaşatmaları gerekiyor. Üstelik hiçbir müşteri, bu hizmet sağlayıcılarının işletmeye ait olup olmamasını önemsemiyor. İşte tam olarak bu nedenle Delta, Lyft ile işbirliği gerçekleştirildi.

Bunun bir başka örneği de Alexa, Echo ve HomePod ve Siri gibi modern araçlar. Cihazlarımız, bizim için şeyler yapabilen ve satın alabilen pazarlama servislerine dönüşüyor. Örneğin; evinizde kağıt havlu biterse, Alexa’ya Amazon’dan kağıt havlu almasını söyleyebilirsiniz veya Siri’den sizin için bir Uber çağırmasını isteyebilirsiniz. Airbnb örneğine dönecek olursak, İstanbul’da konaklama rezervasyonu yaptırırken, Tarihi Yarımada turu satın almanızı sağlayan bir hizmeti de anında deneyiminize ekleyebilirsiniz.

Tüm deneyimlerin isteğe ve anlık ihtiyaçlara bağlı olduğu günümüzde, hizmet olarak pazarlama kavramı; işletmelerin yeni pazarlama trendlerini hızlı ve etkili bir şekilde işletmelerine adapte etmelerine yardımcı oluyor. Pazarlamanın hizmet olarak satın alınması, özellikle küçük işletmelerin oyuna dahil olmasında oldukça etkili bir çözüm yaratabilir. CB Insights tarafından araştırmaya göre; startupların %90’ı başarısızlığa uğruyor ve bu başarısızlıkların en önemli 10 nedeninden 6 tanesi pazarlama stratejilerine dayanıyor.

 Hizmet Olarak Pazarlama Faaliyetlerinin Avantajları

İşletmenin kendi pazarlama ekibi, markanın tüm özelliklerini bilebilir ancak niş alanlarda yaratılan alternatif pazarlama hizmetleri için dışarıdaki ekipten yararlanmak, faaliyetleri daha etkili hale getirecektir.

Uzmanlık: Pazarlama desteği hizmet olarak sağlandığı zaman, işletmenin kendi ekibi de bu uzmanlıktan yaralanacaktır. Hizmet olarak pazarlamayı sunan işletme, gerçek bir niş pazarlama deneyimi yaratabilir.

Perspektif: Hizmet olarak pazarlama faaliyetleri sayesinde, ölçümler ve analitikler kolayca ele alınabildiği için daha etkin ve maliyet avantajlı bir süreç oluşturulabilir.

Esneklik: Daha öncesinde bilgi teknolojilerinde, insan kaynaklarında ve muhasebede kullanılan bulut bilişim, pazarlama faaliyetlerinde de kullanılabilir. Böylelikle gerçek zamanlı pazarlama faaliyetlerinden çok daha kolay şekilde yararlanılabilir.

Verimlilik ve zaman yönetimi: Yalnızca kendi temel görevlerine odaklanan iç pazarlama ekibi sayesinde çok daha verimli ve çevik sonuçlar yaratılabilir.

Sonuç olarak markalar, rakipleri üzerinde avantaj elde etmeye çalışırken, tüketicilerin ilgisini çekmenin gitgide zorlaştığının farkındalar. Bu anlamda onları asıl işlerine yoğunlaştıracak ve farklı deneyimler sunacak kadar donanımlı hale getirecek alternatif pazarlama hizmetlerine ihtiyaçları var. Çünkü; artık sadece tüketicilerin ihtiyaç duyduğu anı tespit etmek yeterli değil, aynı zamanda tüketicilerin ihtiyaç anını da onlar için kullanmak gerekiyor.

Tüm bunları yaparken de markaların hatırlaması gereken en önemli şey; tüketicilerin kaybedecek tek bir dakikası bile yok!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Gratis İndirimi Bize Neler Anlatıyor?

Ülke olarak zorlu bir ekonomik sınavdan geçiyoruz. Dövizdeki dalgalanmalar, enflasyon oranlarındaki sert değişim, Toptan eşya fiyat endeksi -Tüketici fiyat endeksi arasındaki makasın açılması gibi olumsuz etkiler önce ürünlerin toptan fiyatına, buna bağlı olarak perakende ürün fiyatlarına yansımaya başladı. Oluşan durum nedeniyle hükümet, “Enflasyonla Topyekün Mücadele Kampanyası” çağrısı yaptı ve farklı sektörlerdeki çoğu marka en az %10 olacak şekilde perakende ürün fiyatlarında indirime gitti.

Gratis, ağırlıklı olarak kadın tüketicilere hitap eden bir mağaza olarak, geçtiğimiz haftasonu %50’ye varan indirimlerle ürünlerini satışa çıkardı. Gratis’in pazarlamasını ve mağaza atmosferini incelediğimizde; pazarlamada “influencer” kullanımını tercih eden, satışa sunulan popüler markaların ve bu markaların ürün çeşitlerine olabildiğince yer veren, mağazanın sınırlı fiziksel alanını olabildiğince etkili kullanmaya çalışan, logosunda mor ve sarı rengi kullanarak duyarlı, asil, heyecanlı ve coşkulu bir marka izlenimi veren bir marka olduğunu görebiliyoruz.

Gratis indirimi, indirimin cazip olmasının yanı sıra tüketicilerin “tüketim çılgınlığı” olarak literatüre giren bir tüketici davranışı göstermesine de neden oluyor. İhtiyaçların sonsuz ve kaynakların kıt olması, tüketimle oluşan tatminsizlik düzeyinin sıklıkla artması, anlık bir fırsat olarak görülen indirimlerin “kaçırılmayacak” bir durum olarak görülmesi gibi birçok faktör haftasonu oluşan durumu az da olsa anlamamızı sağlıyor.

Yapılan alışverişlerin sosyal medyaya birçok yansıması oldu. Birçok kullanıcı, tüketicilerin bu davranışlarını anlamlandırmaya çalıştı, Youtube videolarında tüketiciler aldıkları ürünlerin videolarını paylaştılar. Pazarlama uzmanları ise Gratis’in son dönemdeki başarılarına dikkat çektiler.

Her büyük “indirim kampanyasının” başarısında mağaza operasyonlarını yerine getiren çalışanlara bu noktada değinmek gerekir. İndirim kararından sonra ürünlerin etiketlerini değiştiren, ürünlerin doğru ve eksiksiz bir biçimde hazırlanmasını sağlayan, vitrin düzenlemelerini yapan mağaza personeli, hem işletmenin hem de tüketicilerin beklentilerini karşılamaya çalıştı.

Özellikle yılın son çeyreğinde hızlı tüketim ürünlerine gelen indirimler, işletmeler için önemli bir çalışmaya dönüşüyor. Son kullanım tarihi yaklaşan ürünlerin stoktan çıkarılması, stoktaki ürünlerin azaltılarak yeni ürünlere yer açılması, sıcak para girişinin sağlanması gibi birçok önemli işlem bu zamanlarda yapılıyor. Bunun en son ve başarılı örneklerinden birini Gratis mağazaları gerçekleştirmiş oldu.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Burger King’in İnsanların Kabus Görmesine Neden Olan Hamburgeri

  • Burger King, Cadılar Bayramı’na özel olarak “Kabus Kralı” isimli yeni bir hamburger tanıttı.
  • Belirtilene göre, bir hamburgerin insanların kabus görmesine neden olup olamayacağını tespit etmeyi amaçlayan ve 100 denek ile 10 gün boyunca gerçekleştirilen bir araştırmanın parçası olarak meydana getirilen bu hamburgeri yiyen insanların kabus görme ihtimalleri 3,5 kat artıyor.
  • İlgili Yazı: Burger King’in Sinemaya Yemek Sokma Yasağını Delmek İçin Yaptığı Şahane Taktik

Cadılar Bayramı‘na iki haftadan az bir süre kaldı ve doğal olarak da pek çok marka Cadılar Bayramı’na özel olarak reklamlar yayımlamaya ve kampanyalar yapmaya başladı bile. Tabii ki, Burger King de boş durmadı ve her yıl olduğu gibi bu yıl da Cadılar Bayramı’na özel bir kampanya başlattı.

Design Taxi’nin paylaştığı habere göre, fast food restoran zinciri, Cadılar Bayramı’nın hemen öncesinde yeni bir hamburger tanıttı. “Kabus Kralı” isimli bu yeni hamburger; alevde pişirilmiş sığır eti, çıtır tavuk fileto, domuz pastırması ve mayonez ve soğanla kaplanmış erimiş Amerikan peyniri içeriyor. Hamburger’in en sıra dışı malzemesi ise yeşil renkteki hamburger ekmeği.

Burger King’in belirttiğine göre, bu hamburger, şirketin Paramount Deneyleri ve Florida Uyku ve Nöro Diagnostik Servisleri ile birlikte yürüttüğü araştırmanın bir parçası. Bu araştırma, hamburgerin insanların kabuslar görmesine neden olup olamayacağını tespit etmeyi amaçlıyordu. Bu deney kapsamında Kabus Kralı ile beslenen 100 denek, 10 gece boyunca gözlem altında tutuldu.

Araştırma ekibi, deneklerin kalp atış hızlar, nefes alma düzenleri ve beyin aktiviteleri de dahil olmak üzere uyku düzenlerini takip etti. Deneklerden biri, uykusu sırasında yılan şekline dönüştüğü şeklinde bir kabus gördüğünü ifade ederken bir başka denek ise gördüğü kabusta, bulunduğu geminin uzaylıların saldırısına maruz kaldığını belirtti.

Araştırmayı yürüten ekibin başında bulunan Dr. Jose Gabriel Medina’nın belirttiğine göre, nüfusun sadece %4’ü tipik bir gecede kabus görür. İstatistikler, Burger King’in Kabus Kralı isimli hamburgeri yiyen insanların kabus görme ihtimallerinin 3,5 kat arttığına işaret ediyor. Dr. Medina, hamburgerin içerisinde bulunan belirli malzemelerin kombinasyonunun, deneklerin REM (Hızlı Göz Hareketleri) döngüsünü (insanların rüyaları gördüğü uyku evresi) kesintiye uğrattığını ifade etti.

Bu arada Kabus Kralı isimli bu hamburger, 22 Ekim tarihinden itibaren sadece sınırlı bir süre için bazı Burger King restoranlarında satışa sunulacak.

Fast food restoran zinciri Burger King, geçtiğimiz yıl da Cadılar Bayramı’na özel olarak sıkı rakibi olan McDonald’s’ın palyaçosuyla dalga geçtiği dikkat çekici bir reklam filmi yayımlamıştı. Cadılar Bayramı’na  özel olarak Amerika’nın bazı şehirlerinde dağıtılacak olan ücretsiz Whopper hamburgerleri için çekilen reklam filminde, bir genç, McDonald’s’ın palyaçosuna benzeyen çok sayıda palyaçodan kaçıp bir Burger King restoranına sığınıyordu. Bu reklam filmini izlemek için ilgili haberimize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?