4 Dönemde Pazarlamanın Evrimi 1

Her geçen gün dünyanın akıl almaz bir hızla değiştiğini görüyoruz. Özellikle bizler değiştikçe, bizleri ikna etmekle ilgili olan pazarlama da inanılmaz bir hızla değişiyor. Bu değişimi hemen hemen her gün gözlemlemek mümkün, ancak temel olarak bu değişimi anlayabilmek için pazarlamayı 4 ana zaman diliminde incelemek gerekiyor. Bu yazımda bu 4 dilimin kısa bir özetini anlatmaya çalışacağım.

Pazarlama 1.0

henry ford.001

Ürünün merkezde olduğu ve üretilen ürün ya da hizmetin kolaylıkla satılabildiği bir dünya hayal edin. Bu dönemde fabrikaların en önemli görevi mümkün olan en uygun fiyata ürünü mal etmek ve basit, kitlesel pazarlama faaliyetleri ile mümkün olan herkese sunabilmekti.

Tüketicinin bireysel olarak hiçbir değeri yoktu. Hatta otomobil üreticisi Ford Motor Company’nin kurucusu olan Henry Ford, ürettiği otomobili satın alma kararı verecek olan insanlar için “Siyah olmak kaydıyla istediğiniz rengi seçebilirsiniz.” sözünü bu dönemde söylemişti.

1920’lerde Ford fabrikalarında üretilen bütün otomobillerin beyaz, sarı ya da kırmızı olmamasının temel nedeni ise, siyahın en ucuz boya olması değil en hızlı kuruyan renk olmasıydı. Çünkü 1920’li yıllarda rekabet gücü diğer değişkenlerden çok firmanın üretim hızına endeksliydi. 

Pazarlama 2.0

Twitter görsel copy.001

On yıllarca süren Pazarlama 1.0’dan sonra hızla artan fabrikalar ve piyasa koşullarının daha rekabetçi hale gelmesi sonucunda merkezin üründen tüketiciye kaydığı, müşterinin değerli hale geldiği bir döneme girildi. Bu dönemin 20. yüzyılın son 30-40 yılını içine aldığını söyleyebiliriz. Artık insanlar bilgiye daha kolay ulaşıyordu. Artık tercihler yapabiliyor, bu tercihlerle de ürünün fiyatını belirleyebiliyorlardı. Kısacası artık pazarlama o kadar da kolay değildi!

Basılı mecra, TV, radyo bu dönemin reklam mecraları arasındaydı. Hatta bilgisayarın ilk zamanlarını da bu dönemin içinde düşünebiliriz.

*Bilgisayar demişken…

Kendileri çok kısa bir zamanda tüm dünyayı değiştirecek, pazarlamayı da 2.0’dan 3.0’a taşıyacaktı.

Pazarlama 3.0 

Çoğu kişi içinde bulunduğumuz dönemi Pazarlama 3.0 dönemi olarak gösteriyor.

Tüketici kraldır, içerik kraldır gibi sadece yazılan ancak genellikle uygulanmayan fikirlerin çıktığı bir dönem olarak tanımlıyorum ben Pazarlama 3.0’ı. Pazarlama uygulamalarının tüketicilerin davranış ve tutumlarındaki değişikliklerden çok fazla etkilenmiş, bunun sonucu olarak  doğmuştur bu dönem. 

Pazarlama 3.0’a göre merkez artık tüketici değil, insandır. Karlılık yerini kurumsal sosyal sorumluluğa bırakırken, markalar tüketicilerin direkt ihtiyaç ve isteklerine değil, diğer isteklerine de konsantre olurlar ve duygu, akıl, ruh gibi anahtar kelimeler ön plana çıkar.

Pazarlama 3.0’da markaların hedefi dünyayı daha iyi bir yere getirmektir, ancak 4P karması (Place, Price, Promotion, Product) gibi çağdışı kalmış, yeni dünyanın dinamiklerini tam olarak anlatamayan bir sistem hala şirketlerin gündemindedir.

Pazarlama 4.0

Günlük yaşantımızda ortalama 3000 reklamla karşılaştığımızı düşünün.  Her bir marka bize mesajlar vermeye çalışıyor. Peki bu mesajların kaçını bilinçaltımızda tutuyor olabiliriz sizce? Yani gördüğümüz TV reklamlarının yüzde kaçını hatırlayabiliyoruz?

%16 desem?

Evet, reklamları seyreden insanların %84′ü bir süre sonra reklamın hangi marka tarafından yapıldığını hatırlayamıyor. Bu istatistik bize yeni dünyada klasik pazarlama yöntemlerinin artık değerini kaybetmeye başladığını gösteriyor. Bizlere okullarda öğretilen 4P’nin artık herhangi bir önemi yok maalesef. Çünkü ne ürününüzü satabilmek için bir mağazaya ne de insanlara kendinizi tanıtabilmek için televizyona ihtiyacınız var. İhtiyacınız olan şey tüketicinin hayal kurmasını sağlamak ve ona bir hikaye anlatmak.

Artık tüketiciye ulaşmak için yüzlerce kaynak; tüketiciyle bu kaynakları kullanarak sürdürülebilir iletişim kurmak için de çok bilinmeyenli binlerce denklemi çözmek gerekiyor. Artık tüketici hiç olmadığı kadar “kral!”

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

1 Comment

  1. “Bizlere okullarda öğretilen 4P’nin artık herhangi bir önemi yok maalesef.”

    Bu düşünceye kesinlikle katılmıyorum. Kimse emeklemeden yürüyemez. Evet belki geçmişten gelen pazarlama yöntemleri değişiyor -ki bu çok normal- ancak 4P olmadan hiçbir yöntem başarıyla uygulanmaz. Çünkü yöntem ne olursa olsun bir ürüne, bu ürüne bir değer belirlemeye, ürünü herhangi bir şekilde tüketiciye sunmaya ve yöntem ne olursa olsun tutundurma yapmak zorundadır.

Bir Cevap Yazın

Pazartesi Sendromunuzu Yok Edecek Kahve Kokulu 15 Basın İlanı 0

Pazartesi, bir başlangıçtır. Yıllar süren iş hayatı süresince zordur, hatta çoğu zaman lanet edilir ama yine de bir başlangıçtır. Tüm dertlerinizi, sıkıntılarınızı geride bırakıp, ileriye doğru adım atmak için güzel bir sabahtır. O ağır geçen pazar gününün mahmurluğunu insanin üzerinden atandır. İşte tam burada afyonu bir türlü patlamayanlar ve kahve içmeden ayılamıyorum ben diyenler için sizi daha da kahve müptelası yapacak 15 harika kahve ilanını sizler için derledik.

‘Elle Rusya’ Dergisi’nin Instagram Gönderisi Tadında Yeni Kapağı 0

Kurulduğu günden bugüne on binlerce kampanyaya ev sahipliği yapan, birçok markayı şahlandıran, birçok kişinin bloglarla başlayan serüvenlerine ‘kişisel markalarını’ geliştirerek katkıda bulunan bir mecra Instagram.

Fotoğraf paylaşımlarından sonra  ‘hikaye’ paylaşımlarıyla da popülaritesini kaybetmeyen bu mecra, ünlü moda dergisi Elle tarafından alışkın olmadığımız bir şekilde kullanıldı:  Instagram gönderisi şeklinde bir kapak tasarımı ile!

Modaya dair son haberleri almak, trendlerden haberdar olmak için dergi karıştırdığımız günleri hatırlamak için öyle çok da geçmişe gitmemiz gerekmiyor. Ama artık tüm bunlara tek tıkla ulaşacağımız belki de en iyi mecra Instagram oldu. Tasarımcılar, mankenler ve moda editörlerinin en popüler duraklardan birisi olan bu mecrada hem markalar hem de trendler büyüme ve yayılma eğilimi gösteriyor. Durum böyleyken bizlerde belki Paris ya da New York moda haftalarına katılma şansı bulamıyoruz ama bunları Instagram’dan takip edebiliyoruz.

Tam da bu nedenlerle Instagram basılı dergiler için oldukça zorlu bir rakip. Peki bu rakibi dergi satışlarını yükseltmek için bir nevi kaldıraç olarak kullanmanın yolu ne olur derseniz cevabı Elle Rusya dergisinden alıyoruz.

Elle Rusya Ekim 2017 kapağını Instagram gönderisine benzer bir şekilde hazırladı ve gönderiyi marka tag ve hashtaglari ile tamamladı. Halihazırda her derginin o aya ait kapaklarını Instagram’da yayınladıkları düşünürsek neden tam tersini yapmayalım ki bakış açısı olaya ilginçlik katmıyor değil.

Güney Afrikalı model Candice Swanepoel’ün kapak kızı olarak boy gösterdiği derginin Ekim ayı ana başlıkları teknoloji ve gelecek olarak belirlenmiş.

Aslında sosyal medyadan alınan ilhamla tasarlanan ilk kapak örneği Elle Rusya Ekim sayısı değil. 2009’da da Vogue İtalya Twitter temalı bir kapakla görücüye çıkmıştı.

Siz bu kapak tasarımını nasıl buldunuz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link