2017’nin En Çok Satanları (Hangi Otomobil Markası Kaç Adet Sattı?)

Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) verilerine göre Türkiye Otomotiv pazarında 2017 yılı ilk 9 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre Otomobil ve Hafif Ticari Araç toplam pazarı yüzde 1,44 azaldı.

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2017 yılı dokuz aylık dönemde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,44 azalarak 627.343 adet olarak gerçekleşti. 2016 yılı dokuz aylık dönemde 636.499 adet toplam pazar gerçekleşmişti.

Otomobil satışları, 2017 yılı dokuz aylık dönemde geçen yıla göre yüzde 2,6 oranında azalarak 476.621 adet oldu. Geçen yıl aynı dönemde 489.365 adet satış yaşanmıştı.

Hafif ticari araç pazarı, 2017 yılı Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,44 artarak 150.722 adet oldu. 2016 yılı aynı dönemde 147.134 adet satış gerçekleşmişti.

İşte 2017 yılında en çok satan otomobil markaları ve satış rakamları…

LAMBORGHINI – 4 adet satıldı

FERRARI – 9 adet satıldı

BENTLEY – 11 adet satıldı

ASTON MARTIN – 15 adet satıldı

MASERATI – 44 adet satıldı

LEXUS – 73 adet satıldı

INFINITI – 78 adet satıldı

DS – 89 adet satıldı

SMART – 102 adet satıldı

ALFA ROMEO – 246

JAGUAR – 254 adet satıldı

PORSCHE – 482

SSANGYONG – 506

MINI – 887

MAZDA – 967

KARSAN – 1023

SUBARU – 1029

LAND ROVER – 1254

JEEP – 1538

ISUZU – 1.563

IVECO – 1.717

MITSUBISHI – 2585

SUZUKI – 2.643

VOLVO – 2681

KIA – 10.051

SEAT – 11.514

BMW – 11.592

AUDI – 12.350

SKODA – 15629

CITROEN – 18092

HONDA – 18274

NISSAN – 20695

MERCEDES-BENZ – 23669

PEUGEOT – 25438

TOYOTA – 28634

OPEL – 29685

DACIA – 32134

HYUNDAI – 35704

FORD – 71918

VOLKSWAGEN – 77757

FIAT – 78785

RENAULT TOPLAM 85 BİN 622 ARAÇLA BİRİNCİ SIRADA

Listenin ilk sırasında yer alan Renault, toplamda 85 bin 622 araç satış rakamına ulaştı.

İLK ÜÇ MARKAYA BAKIŞ

MARKA SATIŞ (BİNEK + TİCARİ)

RENAULT:  85.622 (75.320 + 10.302)

FIAT:  78.785 (42.184 + 36.601)

VOLKSWAGEN: 
 77.757 (58.501 + 19.256)

2017 yılı Eylül ayı Otomobil Satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,06 artarak 53.423 adet oldu. Geçen sene Eylül ayında 51.340 adet satış gerçekleşmişti.

Hafif Ticari Araç pazarı 2017 yılı Eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,31 oranında artarak 17.929 adet seviyesinde gerçekleşti. Geçen sene Eylül ayında 16.253 adet satış gerçekleşmişti.

EN ÇOK TERCİH EDİLEN MOTOR 1600cc

2017 yılı Eylül sonu otomobil pazarı motor hacmine göre incelendiğinde, en yüksek paya yüzde 96,0 oranıyla yine 1600cc altındaki otomobiller 457.711 adet ile sahip oldu. Ardından yüzde 3,1 pay ile 1600-2000cc aralığındaki otomobiller ve yüzd e0,3 pay ile 2000cc üstü otomobiller yer aldı.

2016 yılı aynı döneme göre, 1600cc altındaki otomobil satışlarında yüzde 2,8, 1600-2000cc aralığında motor hacmine sahip otomobil satışlarında yüzde 3,1 ve 2000cc üstü otomobillerde ise yüzde 50,7 azalış görüldü. 2017 yılı dokuz aylık dönemde 85kW altı 25 adet 121 Kw üstü 20 adet olmak üzere toplam 45 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleşti.

2017 yılı Eylül ayı sonunda, 1600cc altı 258 adet, 1601cc<=1800cc (>50 kW) aralığında 2.303 adet, 1801cc-2000cc aralığında 39 adet, 2001cc-2500cc (>100KW) aralığında 139 adet, 2500cc üstü ise 7 adet hibrit otomobil satışı gerçekleşti. 2017 yılı Ocak-Eylül döneminde toplam 2.746 adet hibrit otomobil satışı gerçekleşti.

DİZEL SATIŞLARI YÜZDE 11,85 AZALDI

2017 yılı Eylül sonu dizel otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 oranında azaldı. 2017 yılı Eylül sonu otomobil satış adetleri, 2016 yılı aynı dönemi ile kıyaslandığında, dizel payı yüzde 61,9’dan %61,4’e (292.537 adet) geriledi.

OTOMATİK VİTES AZALDI

2017 yılı Eylül sonu otomatik şanzımanlı otomobil satış adetleri 2016 yılı aynı döneme göre yüzde 0,2 oranında arttı. 2017 yılı Eylül sonu otomobil satış adetleri geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında, otomatik şanzımanlı otomobil satışlarının payı yüzde 57,2’den %58,8’e (280.429 adet) yükseldi.

EN ÇOK C SEGMENTİ SATTI

2017 yılı Eylül sonu otomobil pazarı segmentinin yüzde 83,6’sını vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerinde yer alan araçlar oluşturdu. Segmentlere göre değerlendirildiğinde, en yüksek satış adetine yüzde 51,8 pay alan C (246.729 adet) segmenti ve ardından yüzde 31,5 pay ile B (150.113 adet) segmenti ulaştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yeditepe Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım Yüksek Lisans Öğrencisi – Pazarlamasyon.com İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

2017 Yılının En İyi 10 Yabancı Pazarlama Kitabı

library

“Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?” sorusu artık kalıplaşmış bir tartışma konusu olsa da hâlâ açıklığa kavuşturulmuş değildir. Benzer şekilde, “Kuram mı daha önemli yoksa uygulama mı?” ikilemi de içinden çıkılamaz başka bir konudur. Hatta belki de bu sorular, sonsuza dek tam olarak cevaplanamaması için soruluyordur, kim bilir? Bence kuram olmadan uygulama, uygulama olmadan kuram anlamsız kalır. Çok okuyan ve gezenden ziyade ise okuyup gezen bu işi daha iyi başarır. “En iyi pazarlama kitabı hangisidir?” diye sorarken de durumun benzer olduğunu söyleyebiliriz. Hem kuramı hem de uygulamayı gösteren kitaplar en iyileridir.

Öyleyse gelin, bu yıl göze çarpan pazarlama kitaplarından oluşturduğumuz listemize birlikte bakalım.

1-John Jantsch ve Phil Singleton – SEO for Growth

Dijital pazarlama ve içerik pazarlaması söz konusu olduğunda akla ilk gelen kavramlardan biri de Arama Motoru Optimizasyonu, yani SEO oluyor. Özellikle de Google üzerinden oluşan internet trafiği, şirketlerin internetteki görünürlüğünü doğrudan etkiliyor. Google algoritması sürekli güncellendiği için de bu işin profesyonelce ve zaman kaybetmeksizin yapılması gerekiyor.

John Jantsch ve Phil Singleton ikilisi de uzun yıllara dayanan düşünsel birkimlerini ve yaptıkları derin araştırmaları SEO for Growth adlı kitapta topladı. İnternet sitenize daha çok ziyaretçi çekmek ve hızla uygulayabileceğiniz üst düzey SEO taktiklerinden haberdar olmak istiyorsanız, bu kitap sizin için harika bir kaynak olabilir.

SEO for growth

2-Get Scrappy – Nick Westergaard

Pazarlama stratejinizle ilgili aklınızda pek çok şey var ama bütçeniz sınırlı mı? Nick Westergaard’ın kaleme aldığı Get Scrappy, son derece yalın bir dille, pazarlama ekiplerine küçük ama önemli ipuçları veriyor. Kitap, küçük bir bütçeyle de büyük işler başarılabileceğine dair iyi bir rehber.

Get Scrappy

3-Hacking Marketing – Scott Brinker
2017 yılının dikkat çeken pazarlama kitaplarından biri de Scott Brinker’ın yazdığı Hacking Marketing oldu. Hızla değişen bir ortamda işleyen pazarlama süreçlerini hız, uyumluluk, yakınlık, ölçü ve dakiklik olarak beş ana sütunun üstüne oturtan Brinker, giderek dijital tarafa kayan pazarlama dünyasında ekip yönetimi, yazılım kullanımı, proje süreçleri gibi birçok konuda teknik dilden uzak, amaca odaklı bir anlatım sunuyor.

Hacking Marketing

4-What Customers Crave – Nicholas Webb

Kitabında, müşteri hizmetlerini farklı bir bakış açısıyla ele alan ve hedefleme mekanizmalarına yeniden bakan Webb, yaş, konum ve ülke gibi kıstasların ötesine geçip doğrudan müşterilerin nelerden hoşlanıp nelerden nefret ettiğine odaklanıyor. Markaların ancak müşterilerin neyi sevip neyi sevmediğini bildikten sonra onlara bir şeyler sunabileceğini savunan yazar, müşteri hizmetlerini teknik değil, inovasyona dayalı bir tasarım süreci olarak kabul ediyor. Farklı müşteri tipolojilerini çıkaran kitap, farklı kişilere heyecan verici deneyimler sunmanın yollarını anlatıyor.

What Customers Crave

5-Hug Your Haters – Jay Baer

Yakınan müşteri bir sorundan ziyade, markanızın en iyi varlıklarından biri olabilir mi?

Kulağa oldukça tuhaf gelebilir ama Jay Baer bu konuya böyle bakıyor. Hug Your Haters adlı kitabında, edindiği deneyimden tatmin olmamış bir müşteri, markanızın büyümesi ve doğru eyleme geçmesi açısından bir fırsat olarak görülüyor. Kitapta iki tip nefret eden müşteri tipi olduğuna dikkat çekiliyor ve bunların, müşterilerin ne istedikleri ile istediklerinin onlara nasıl aktarılacağına dair bazı işaretler verdiği savunuluyor. Özetle, Hug Your Haters’ın temeli, markanızdan nefret eden kişileri birer marka elçisine çevirebileceğiniz iddiasına dayanıyor.

6-Invisible Influence – Jonah Berger

Contagious: Why Things Catch On kitabıyla pazarlama alanındaki hemen herkesin dikkatini çeken, Wharton School Pazarlama Bölümü Prafesörü Jonah Berger’in yazdığı yeni pazarlama kitabı Invisible Influence, sosyal etkinin gücüne yakından bakıyor. Davranışımızı kurnazca şekillendiren güçleri ortaya çıkaran ve bunun nasıl olduğunu bize gösteren Berger, bu durumun genel görüşün aksine olumlu olarak yorumlanabileceğini öne sürüyor. Yazar, biriyle birlikte yapılan eylemin daha iyi bir şekilde uygulanabileceğini söylerken bu durumu “sosyal basitleştirme” olarak tanımlıyor. Grup olarak karar alma gibi, sosyal etkinin doğru karar vermeye engel oluşturduğu söylenen birçok durum için de pratik ipuçları veriyor. Yazara göre hepimiz, davranışlarımızdaki görünmez etkilerin öznesi olabiliriz ve ancak bunun farkına varırsak ipleri ellerimizde tutmaya devam edebiliriz.

jonah berger

7-Marcus Sheridan – They Ask You Answer

Dijital pazarlama alanının en tanınan isimlerinden olan Marcus Sheridan, iflasın eşiğine gelmiş şirketini , içerik pazarlaması sayesinde ülkesindeki en büyük şirketlerden biri hâline getirmişti. Sheridan’ın bu şaşırtıcı başarısı ise iki temele dayanıyordu: Müşterileri eğitilmeyi bekleyen akıllı okuyucular olarak kabul etmek ve bu hedefe varmak için internet gibi bedava kaynakların en iyilerini kullanmak.

They Ask You Answer ise tam da bu noktadan hareket ederek müşterilerin aradığı kaynak olmanın ve onların güvenini kazanmanın sırlarını veriyor. Kitap, müşterilerinizin kim olduğunu, tam olarak ne istediklerini, onları nelerin şaşırtacağını veya korkutacağını ya da onlarda neyin arzu uyandıracağını bilmeniz gerektiğini hatırlatıyor. Markaların, sunacakları içeriklerle bu soruları cevaplayabileceğinin ve böylece, marka elçilerinden oluşan yepyeni bir ekibin reklamınızı kendiliğinden yapabileceğinin üzerinde duruyor.

marcus sheridan

8-Robert Cialdini – Pre-Suasion

Robert Cialdini, Pre Suasion adlı kitabında, birini ikna etmek için düşüncesini değiştirmekle yetinemeyeceğimizi söylüyor ve aynı zamanda karşımızdakinin ruhsal durumunu da değiştirmemiz gerektiğinin altını çiziyor.

Yazar, iletilecek mesajın öncesindeki zamana dikkatimizi çekiyor ve bunu “değişim için gereken özel an” olarak tanımlıyor. Pazarlama alanında 2017 yılında öne çıkan bir pazarlama kitabı olan bu kitap, pazarlama ekiplerine, mesajlarını insanlara iletirken farklı bağlamlarda kullanabileceği çeşitli ipuçları veriyor ve teknikleri gösteriyor.

9-Travis Wright ve Chris Snook – Digital Sense
Travis Wright ve Chris Snook, bugünkü pazarlama kavramını müşteri hizmetleriyle eş anlamlı görüyor. Tıpkı Hag Your Haters’ın yazarı Jay Baer gibi onlar da bu noktada gördüklerini birer fırsat olarak değerlendiriyor. Hatta pazarlama sisteminin tamamını iki ana çerçevede ele alıyorlar: Pazarlama Deneyimi Çerçevesi ve Sosyal İş Stratejisi Çerçevesi. Bu iki çerçeve, satın alma yolculuğunda müşteri beklentilerini anlamanızı ve bunları her düzeyde aşmanızı sağlıyor. Kitaptaki “Öğren, planla, yap” işleyişi ise rutin operasyonları düzenlemede keşfedici, tasarlayıcı ve uygulayıcı bir inovasyona alan açıyor, müşterilere ulaşmada etkili bir rol oynuyor. Digital Sense, bilgiyi özelleştiren veriler ve alıştırmalarla dolu olmasının yanı sıra, müşterilerin yaklaşımını anlamada ve buna uygun çözümler geliştirmede son derece ilgi çekici bir yaklaşım ortaya koyan, başarılı bir pazarlama kitabı olmuş.

digital sense

10-Non-Obvious 2017 – Rohit Bhargava

Georgetown Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapan, Influential Pazarlama Grubu’nun kurucusu Rohit Bhargaya, kendisini “belirsiz trend küratörü” olarak tarif ediyor. 2011 yılından bu yana tüketici davranışı, pazarlama, sosyal medya, medya ve eğitim, teknoloji, tasarım, ekonomi ve girişimcilik alanlarındaki değişen eğilimleri inceleyen yazar, kısa sürede tüm dijital pazarlamacıların takip etmesi gereken biri hâline gelmişti.
Yazar, takip ettiği eğilimleri her yıl bir kitapta topluyor, bu yılki gözlemlerini de Non-Obvious 2017’de bir araya getirdi. Öfkeli kadın kimliği, edilgen sadakat ve “roket girişimcilik” de dâhil olmak üzere 5 marka eğilimine kimlik kazandıran Bhargava, bugüne dek 60’ın üzerinde eğilim (trend) raporu yayınladı ve bunların her biri uzun süreli tahminleri de içeriyordu.

Bunun yanında yazar, kendisinin yaptığı çalışmaları yapmak isteyen okurlarına da gereken becerileri kitabında öğretiyor. Bunu yaparken gereksiz bilgileri dışarıda bırakıp eğilimler ile gözden kaçan şablonları birleştiriyor. Kısacası, pazarlama çalışmalarınızı herkese duyurmak ve daha da yaygınlaştırmak için bir pazarlama kitabı arıyorsanız, bu eserin tam size göre olduğunu söylemeliyiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Drone’la Mangal Yapan Millet, Influencer Marketing’i Yemez

Evet, biliyorum geleneksel reklam verme yöntemleri giderek etkisini kaybediyor. Evet, biliyorum markalar kendilerini ifade etmekte ve günde ortalama 3000 pazarlama mesajını alan tüketicinin beyninde yer edinmekte zorlanıyorlar. Biliyorum, biliyorum… Ama burası Türkiye. Burada durum biraz daha farklı işliyor. Gelin biraz pazarın dinamiklerine biraz da rakamlara bakalım.

Tüm dünyada Instagram influencer pazarı 1 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu rakamın 2019’da 2 katına çıkması bekleniyor. Bu işin Instagram kısmı tabii ki. Twitter’ı, Facebook’u, LinkedIn’i derken 10 milyar doların üzerine çıkan bir pazardan söz ediyoruz aslında. Türkiye’de ise durum farklı. 2020 itibariyle influencer marketing’in Türkiye’de 100 milyon TL’lik bir pazar olacağı tahmin ediliyor.

Şimdi biraz da araştırmalara gözatalım. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü ve Pazarlama 3.0 editörü Turan Farajova, yürüttükleri “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırma sonuçlarına göre fenomenlerin tavsiyelerinden etkilenme oranı düşük olmakla birlikte katılımcıların yüzde 77.9’u, kendisi dışındaki bireylerin fenomenlerden etkilendiğini düşünüyor.

Benzer bir durum bizim sosyal medya anketimizde de gerçekleşti. Sonuçları hemen aşağıda.

İşin ilginci, yurtdışında yapılan araştırmalar, influencer’ların satın alım kararlarında çok daha etkili olduğunu söylüyor. Ancak Türk insanı için çok da geçerli değil bu. Çünkü biz samimiyiz, açıkgözlüyüz, hangi hamlenin ne için yapıldığını biliyor; işin içine markanın girdiğini ve reklam yapmaya çalıştığını hemen anlıyoruz. O yüzden de ortalama bir paylaşımda binlerce etkileşim alan influencer’lar, marka paylaşımlarında neredeyse hiç etkileşim alamıyorlar.

Markaların bu toplumu gözardı etmemesi gerekiyor. Bu toplum, aşağıya düşen eşyasını almak için elektrikli süpürgeyi aşağıya sarkıtan, mangal közünü alevlendirmek için drone kullanan bir toplum. Bu toplum samimi olan şey ile samimi olmayan bir şeyi ayırt etmesini çok biliyor.

Zamanında “Fanta’ya “Sarı Kola” Diyen İnsana Storytelling Yapmak mı?” diye sormuş ve şöyle demiştim; “Bir pazarlamacının en büyük görevidir içinde bulunduğu toplumu anlayabilmek ve buna göre stratejiler üretebilmek. Çoğu zaman gerçek dünyayı kendi yaşadığımız dünya ile karıştırıyoruz; ondandır bu cümlelerim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link