2017 Yılının En İyi 10 Yabancı Pazarlama Kitabı

library

“Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?” sorusu artık kalıplaşmış bir tartışma konusu olsa da hâlâ açıklığa kavuşturulmuş değildir. Benzer şekilde, “Kuram mı daha önemli yoksa uygulama mı?” ikilemi de içinden çıkılamaz başka bir konudur. Hatta belki de bu sorular, sonsuza dek tam olarak cevaplanamaması için soruluyordur, kim bilir? Bence kuram olmadan uygulama, uygulama olmadan kuram anlamsız kalır. Çok okuyan ve gezenden ziyade ise okuyup gezen bu işi daha iyi başarır. “En iyi pazarlama kitabı hangisidir?” diye sorarken de durumun benzer olduğunu söyleyebiliriz. Hem kuramı hem de uygulamayı gösteren kitaplar en iyileridir.

Öyleyse gelin, bu yıl göze çarpan pazarlama kitaplarından oluşturduğumuz listemize birlikte bakalım.

1-John Jantsch ve Phil Singleton – SEO for Growth

Dijital pazarlama ve içerik pazarlaması söz konusu olduğunda akla ilk gelen kavramlardan biri de Arama Motoru Optimizasyonu, yani SEO oluyor. Özellikle de Google üzerinden oluşan internet trafiği, şirketlerin internetteki görünürlüğünü doğrudan etkiliyor. Google algoritması sürekli güncellendiği için de bu işin profesyonelce ve zaman kaybetmeksizin yapılması gerekiyor.

John Jantsch ve Phil Singleton ikilisi de uzun yıllara dayanan düşünsel birkimlerini ve yaptıkları derin araştırmaları SEO for Growth adlı kitapta topladı. İnternet sitenize daha çok ziyaretçi çekmek ve hızla uygulayabileceğiniz üst düzey SEO taktiklerinden haberdar olmak istiyorsanız, bu kitap sizin için harika bir kaynak olabilir.

SEO for growth

2-Get Scrappy – Nick Westergaard

Pazarlama stratejinizle ilgili aklınızda pek çok şey var ama bütçeniz sınırlı mı? Nick Westergaard’ın kaleme aldığı Get Scrappy, son derece yalın bir dille, pazarlama ekiplerine küçük ama önemli ipuçları veriyor. Kitap, küçük bir bütçeyle de büyük işler başarılabileceğine dair iyi bir rehber.

Get Scrappy

3-Hacking Marketing – Scott Brinker
2017 yılının dikkat çeken pazarlama kitaplarından biri de Scott Brinker’ın yazdığı Hacking Marketing oldu. Hızla değişen bir ortamda işleyen pazarlama süreçlerini hız, uyumluluk, yakınlık, ölçü ve dakiklik olarak beş ana sütunun üstüne oturtan Brinker, giderek dijital tarafa kayan pazarlama dünyasında ekip yönetimi, yazılım kullanımı, proje süreçleri gibi birçok konuda teknik dilden uzak, amaca odaklı bir anlatım sunuyor.

Hacking Marketing

4-What Customers Crave – Nicholas Webb

Kitabında, müşteri hizmetlerini farklı bir bakış açısıyla ele alan ve hedefleme mekanizmalarına yeniden bakan Webb, yaş, konum ve ülke gibi kıstasların ötesine geçip doğrudan müşterilerin nelerden hoşlanıp nelerden nefret ettiğine odaklanıyor. Markaların ancak müşterilerin neyi sevip neyi sevmediğini bildikten sonra onlara bir şeyler sunabileceğini savunan yazar, müşteri hizmetlerini teknik değil, inovasyona dayalı bir tasarım süreci olarak kabul ediyor. Farklı müşteri tipolojilerini çıkaran kitap, farklı kişilere heyecan verici deneyimler sunmanın yollarını anlatıyor.

What Customers Crave

5-Hug Your Haters – Jay Baer

Yakınan müşteri bir sorundan ziyade, markanızın en iyi varlıklarından biri olabilir mi?

Kulağa oldukça tuhaf gelebilir ama Jay Baer bu konuya böyle bakıyor. Hug Your Haters adlı kitabında, edindiği deneyimden tatmin olmamış bir müşteri, markanızın büyümesi ve doğru eyleme geçmesi açısından bir fırsat olarak görülüyor. Kitapta iki tip nefret eden müşteri tipi olduğuna dikkat çekiliyor ve bunların, müşterilerin ne istedikleri ile istediklerinin onlara nasıl aktarılacağına dair bazı işaretler verdiği savunuluyor. Özetle, Hug Your Haters’ın temeli, markanızdan nefret eden kişileri birer marka elçisine çevirebileceğiniz iddiasına dayanıyor.

6-Invisible Influence – Jonah Berger

Contagious: Why Things Catch On kitabıyla pazarlama alanındaki hemen herkesin dikkatini çeken, Wharton School Pazarlama Bölümü Prafesörü Jonah Berger’in yazdığı yeni pazarlama kitabı Invisible Influence, sosyal etkinin gücüne yakından bakıyor. Davranışımızı kurnazca şekillendiren güçleri ortaya çıkaran ve bunun nasıl olduğunu bize gösteren Berger, bu durumun genel görüşün aksine olumlu olarak yorumlanabileceğini öne sürüyor. Yazar, biriyle birlikte yapılan eylemin daha iyi bir şekilde uygulanabileceğini söylerken bu durumu “sosyal basitleştirme” olarak tanımlıyor. Grup olarak karar alma gibi, sosyal etkinin doğru karar vermeye engel oluşturduğu söylenen birçok durum için de pratik ipuçları veriyor. Yazara göre hepimiz, davranışlarımızdaki görünmez etkilerin öznesi olabiliriz ve ancak bunun farkına varırsak ipleri ellerimizde tutmaya devam edebiliriz.

jonah berger

7-Marcus Sheridan – They Ask You Answer

Dijital pazarlama alanının en tanınan isimlerinden olan Marcus Sheridan, iflasın eşiğine gelmiş şirketini , içerik pazarlaması sayesinde ülkesindeki en büyük şirketlerden biri hâline getirmişti. Sheridan’ın bu şaşırtıcı başarısı ise iki temele dayanıyordu: Müşterileri eğitilmeyi bekleyen akıllı okuyucular olarak kabul etmek ve bu hedefe varmak için internet gibi bedava kaynakların en iyilerini kullanmak.

They Ask You Answer ise tam da bu noktadan hareket ederek müşterilerin aradığı kaynak olmanın ve onların güvenini kazanmanın sırlarını veriyor. Kitap, müşterilerinizin kim olduğunu, tam olarak ne istediklerini, onları nelerin şaşırtacağını veya korkutacağını ya da onlarda neyin arzu uyandıracağını bilmeniz gerektiğini hatırlatıyor. Markaların, sunacakları içeriklerle bu soruları cevaplayabileceğinin ve böylece, marka elçilerinden oluşan yepyeni bir ekibin reklamınızı kendiliğinden yapabileceğinin üzerinde duruyor.

marcus sheridan

8-Robert Cialdini – Pre-Suasion

Robert Cialdini, Pre Suasion adlı kitabında, birini ikna etmek için düşüncesini değiştirmekle yetinemeyeceğimizi söylüyor ve aynı zamanda karşımızdakinin ruhsal durumunu da değiştirmemiz gerektiğinin altını çiziyor.

Yazar, iletilecek mesajın öncesindeki zamana dikkatimizi çekiyor ve bunu “değişim için gereken özel an” olarak tanımlıyor. Pazarlama alanında 2017 yılında öne çıkan bir pazarlama kitabı olan bu kitap, pazarlama ekiplerine, mesajlarını insanlara iletirken farklı bağlamlarda kullanabileceği çeşitli ipuçları veriyor ve teknikleri gösteriyor.

9-Travis Wright ve Chris Snook – Digital Sense
Travis Wright ve Chris Snook, bugünkü pazarlama kavramını müşteri hizmetleriyle eş anlamlı görüyor. Tıpkı Hag Your Haters’ın yazarı Jay Baer gibi onlar da bu noktada gördüklerini birer fırsat olarak değerlendiriyor. Hatta pazarlama sisteminin tamamını iki ana çerçevede ele alıyorlar: Pazarlama Deneyimi Çerçevesi ve Sosyal İş Stratejisi Çerçevesi. Bu iki çerçeve, satın alma yolculuğunda müşteri beklentilerini anlamanızı ve bunları her düzeyde aşmanızı sağlıyor. Kitaptaki “Öğren, planla, yap” işleyişi ise rutin operasyonları düzenlemede keşfedici, tasarlayıcı ve uygulayıcı bir inovasyona alan açıyor, müşterilere ulaşmada etkili bir rol oynuyor. Digital Sense, bilgiyi özelleştiren veriler ve alıştırmalarla dolu olmasının yanı sıra, müşterilerin yaklaşımını anlamada ve buna uygun çözümler geliştirmede son derece ilgi çekici bir yaklaşım ortaya koyan, başarılı bir pazarlama kitabı olmuş.

digital sense

10-Non-Obvious 2017 – Rohit Bhargava

Georgetown Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapan, Influential Pazarlama Grubu’nun kurucusu Rohit Bhargaya, kendisini “belirsiz trend küratörü” olarak tarif ediyor. 2011 yılından bu yana tüketici davranışı, pazarlama, sosyal medya, medya ve eğitim, teknoloji, tasarım, ekonomi ve girişimcilik alanlarındaki değişen eğilimleri inceleyen yazar, kısa sürede tüm dijital pazarlamacıların takip etmesi gereken biri hâline gelmişti.
Yazar, takip ettiği eğilimleri her yıl bir kitapta topluyor, bu yılki gözlemlerini de Non-Obvious 2017’de bir araya getirdi. Öfkeli kadın kimliği, edilgen sadakat ve “roket girişimcilik” de dâhil olmak üzere 5 marka eğilimine kimlik kazandıran Bhargava, bugüne dek 60’ın üzerinde eğilim (trend) raporu yayınladı ve bunların her biri uzun süreli tahminleri de içeriyordu.

Bunun yanında yazar, kendisinin yaptığı çalışmaları yapmak isteyen okurlarına da gereken becerileri kitabında öğretiyor. Bunu yaparken gereksiz bilgileri dışarıda bırakıp eğilimler ile gözden kaçan şablonları birleştiriyor. Kısacası, pazarlama çalışmalarınızı herkese duyurmak ve daha da yaygınlaştırmak için bir pazarlama kitabı arıyorsanız, bu eserin tam size göre olduğunu söylemeliyiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

2 Comments

  1. İçerik için teşekkürler :) Türk yazarlardan veya Türkiye pazarı odaklı önerileriniz var mıdır?

Bir Cevap Yazın

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Airbnb, Trump’ın Pislik Yuvası Olarak Tanımladığı Ülkelerin Reklamını Yaptı

Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanlık koltuğuna oturduğundan beri, yaptığı birçok hamle hem kendi ülkesindeki hem de dünya çapındaki çok büyük bir kesim tarafından eleştirilen Donald Trump, zaman zaman da belli kesimlere yönelik olarak yaptığı aşağılayıcı yorumlarla dikkatleri üzerine çekiyor. Kendisinin bu kapsamda son olarak yaptığı açıklama da oldukça tepki topladı.

Donald Trump, iddia edildiğine göre geçtiğimiz hafta Beyaz Saray’da gerçekleştirilen bir toplantı sırasında Haiti, El Salvador ve bazı Afrika ülkelerini hafifletilmiş tabirle “pislik yuvası” olarak tanımladı. Doğal olarak bu açıklama, son günlerde medyada kendine fazlaca yer buldu ve birçok kişi, Donald Trump’ın bu açıklamasına tepki göstererek söz konusu ülkeleri savundu. İnsanların konaklama yeri bulmasına yardımcı olan bir online platform olan Airbnb de kritik bir hamleyle Amerika Birleşik Devletleri başkanının bu açıklamasını bir reklam kampanyasına dönüştürdü.

Fortune’un yaptığı habere göre Airbnb, Donald Trump’ın kötülediği bu ülkelerin reklamını yapmak için en az 100.000 dolar katkıda bulunacağına söz verdi. Airbnb’nin kurucu ortağı ve CEO’su olan Brian Chesky, resmi Twitter hesabından attığı tweet’lerle bu ülkelerin kendileri için olan önemine dikkat çekti ve dolaylı bir şekilde de olsa Trump’ın açıklamasını eleştirdi. Brian Chesky; Haiti, El Salvador ve Afrika’nın belli bölgelerinde yaklaşık olarak 75.000 ev sahibi bulunduğunu ve toplamda 2,7 milyon Airbnb kullanıcısının Haiti, El Salvador ve Afrika ülkelerinin “ziyaret etmeye yetecek kadar güzel” olduklarına karar verdiklerini vurguladı.

Airbnbn CEO’su, attığı tweet’lerden birinde bu ülkelerde bulunan 75.000 ev sahibinin toplamda 170 milyon dolar gelir elde ettiğini de belirtti.

Bununla birlikte Brian Chesky, söz konusu ülkelerin güzelliklerini ön plana çıkartmak için bu ülkelerden bazı manzaraların yer aldığı fotoğraflar paylaşmayı da ihmal etmedi.

Ayrıca Airbnb’nin resmi Instagram hesabı da aynı şekilde benzer şekilde bahsi geçen ülkelerin bazılarının fotoğraflarını paylaştı.

Bu, bir markanın, Donald Trump’ın açıklamasından faydalandığı ilk olay değil. Daha önce de fast food restoran zinciri KFC, Trump’ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a yönelik olarak attığı bir tweet’i kullanarak McDonald’s’a göndermede bulunmuştu.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link