2017 Trend Tahminleri Raporu Açıklandı 0

7-11 Kasım tarihlerinde gerçekleşen Brandweek’te oturumlardan biri “İnovasyonun adımları hiç bir zaman bu kadar hızlı olmamıştı” mottosu ile J. Walter Thompson Worldwide, Trend Tahminleri Direktörü Shepherd Laughlin’in konuşmasıyla gerçekleşti.

J.Walter Thampson Worldwide içerisinde görevi, tüketicinin kültür yapısını mercek altına alarak gelecek dönemlerdeki trendlerin neler olduğunu ve nasıl dönüşeceğine dair vurucu tahminler yaparak reklam ve pazarlama alanında kullanılabilir bilgilere dönüştürmek olan Laughlin, yayınladıkları The Future 100 isimli raporuyla 2017 trend tahminlerini belli kategoriler altında ele aldıklarından bahsetti.

Sağlık, Turizm, Perakende, Teknoloji, Yeme&İçme, Yaşam-Aktüelite, Kültür  alanlarında tahminlerin bulunduğu raporla ilgili detaylara linkten ulaşabilmek mümkün.

Bu rapora göre öne çıkan bir kaç  başlık şöyle sıralanabilir;

1- Kültür kategorisinde Kadına ilişkin tabuların yıkılması; özellikle sosyal medyada kadınların bedenlerine ilişkin kişisel bakım markalarının dayatmalarına tüketicinin baş kaldırdığı gerçeği ile karşı karşıyayız.  Kadınların bu başkaldırışına üretimlerin de ayak uydurduğu gözlemlenmekte. Kadınlar hakkında cinsellikle ilgili  toplum tarafından ayıp sayılan konuların açıkça konuşulduğundan ve kişisel bakım markalarının da bu konulara ilişkin üretiminden bahsediliyor.

2- VR teknolojisinde kullanılan görseller ve bu görsellerin oyun teknolojine yansımaya başlaması pazarı değiştiren konulardan biri olarak karşımızda. 2015 yılı itibariyle ortaya çıkan VR teknolojilerinin tüketicinin hayatına hızla giriş yapacağını söyleniyor.

3- Teknoloji alanında silikon vadisinin bir adım ötesine gidilerek Wi-Fi hizmetinin kişilere ücretsiz olarak verilmesi konusunaresim1 değiniliyor ve NewYork’ta telefon kulübelerinin yerini wi-fi kulübelerinin aldığından bahsediliyor.

4- Moda ve teknolojinin birleşmesine şahit olacağız. Giyilebilir teknolojilerin yanı sıra, moda alanında kişilerin duygularını yansıtabilen kıyafet tasarımlarına dikkat çekiyor. Kişinin kan akışının hızlanması ile birlikte rengi değişen kıyafetlerin modacılar tarafından tasarlandığını ve bu tasarımları daha sık göreceğimiz anlatılmakta.

 

5- Turizm sektöründe öne çıkan bir başka yenilik de; paket seyahat programlarının kişiselleştirilmesi. Artık bir ücret ödenerek herkes için tasarlanan deniz yolcuğu paketleri yerine kişilerin bu paketleri kendi talepleri doğrultusunda kişiselleştirebilecekleri ürünlerin olacağı gözükmekte. Gittikleri yerlerin kültürlerini daha fazla özümseyecekleri, o kültürle birlikte yaşayarak deneyimler elde edebilecekleri tur programlarının gelecek dönemde trend olacağından bahsediliyor.

6- Sağlık alanında sesle tedavi yöntemlerine, yeni meditasyon tiplerine yönelim görülüyor. Percussion aletleri, ses çıkaran çanaklar, meditasyonda kullanılan rahatlatıcı etkiye sahip ses çıkaran aletler gibi araçların da popüleritesinin artacağı öngörülmekte.

7- Health ve Hedonism web_4can_4fruit-1kavramlarının birleşerek Healthonism gibi yeni bir kavramın ortaya çıkması ile sağlıklı ama lezzetli ürünlerin oldukça trend olacağından bahsediliyor. Sağlıklı atıştırmalıklar, katkı maddesiz, şekersiz, kalorisi yok ama lezzetli içecekler vb.

 

8- Millenials’ın markaların toplumsal faydaya yönelmeleri beklentisi dikkat çeken konular arasında. Topluma “daha az zarar” değil “daha fazla fayda” yaratan markaların yeni kuşaklar tarafından tercih edildiği gerçeği ile karşı karşıyayız. Bazı markalar bu konularla ilgili çoktan kollarını sıvamış durumdalar. Lego 150 milyon dolarlık sürdürülebilir materyallerle ilgili bir yatırım yapması örnek olarak verilebilir. Toplumsal faydaya odaklanmak markalar için vazgeçilmez bir unsur olacağından bahsedilmekte.

9- Yine healthonism kavramından hareketle öncelerde atık olarak karşımıza çıkan yiyeceklerin tüketilebilir ve faydalı gıdalar olarak karşımıza çıktığını görüyoruz. Peynir altı suyunun, meyve kabuklarının ya da çekirdeklerinin yiyeceklere dönüştürülmesi örneği gibi.

10- Modüler yaşam alanlarındaki artış daha da ön plana çıkacak. Nüfusun artması ile birlikte modüler, küçük ama konforlu, daha az eşyanın olduğu yaşanabilir alanlar ön plana çıkarken bu yaşamlara uygun araçlar ve eşyaların tasarlanması ve bu ürünlerin ön plana çıktığı gözlemlenmekte.

11- Yapay Zekayı ön plana çıkaracak, çocuklarla birlikte büyüyen onlarla birlikte yaşayan oyuncakların hayatlarımıza girdiğine şahitlik edeceğiz. Çocukla sadece dialog kurmakla kalmayan onunla birlikte gelişerek birbirlerine yenilikler öğreten oyuncak teknolojilerine bir örnek olarak  cognitoys’u örnek verebiliriz.

 

SONUÇ: Bu raporda gösteriyor ki; artık tüketicimiz bilinçli.. Sadece tüketime odaklanan hiç bir ürün için para ödemeyi kabul etmiyor. Anahtar kelimemiz ise FAYDA! Fayda odaklı olmayan markalara önümüzdeki yıllarda veda ediyoruz.

1983 Eskişehir doğumlu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu ve Anadolu Üniversitesi Pazarlama Anabilim Dalı Yüksek Lisans öğrencisi. Televizyon Haberciliği, Prodüksiyon, Reklam ve Perakende Mağazacılık sektörlerindeki 10 yılı aşkın yöneticilik deneyimlerinden sonra girişimcilik serüvenine girenler arasında. Girişimiyle kurduğu ve Gıda üzerine faaliyet gösteren şirketinde ortaklığı devam etse de reklamcılık sektörüne bağlılığı sebebiyle şu an bir Reklam Ajansında Genel Koordinatör olarak çalışmakta ve iş hayatına Marka ve Kurumsal İletişim Yöneticisi olarak devam etmektedir. JCI, ESGGK, ESGİAD ve Eskişehir Ticaret Odası'nda devam eden üyelikleriyle edindiği deneyimlerini iş hayatına yansıtma çabasında. "Kendinden başkasını görmeyenin değil, gördüğünü paylaşanın peşine düş" fikrinden hareketle kendini yazarlar değil, yazanlar kategorisinde nitelendiriyor. https://medium.com/@ezgioktas

Bir Cevap Yazın

İyi İçerik Her Zaman Kazandırır mı? 0

Birçok alanda, insanların dikkatini herhangi bir yöne çekmek oldukça güçtür. Toplum açısından algı; her geçen gün daha iyi, daha güzel veya daha kaliteli gibi tanımlamaları eskisinden daha bilinçli bir yönelimle gerçekleştirme yolunda ilerliyor.

Hal böyle olunca sektörde her geçen gün içeriğe ve farklılığa erişebilme kavramı, öncesinden daha önemli bir konuma erişti. Gerek marka açısından, gerekse yazılı mecra bazında ‘iyi içerik’ kavramı ön plana çıktı.

İnsanlar artık sabit fikirlere dayalı yazıları okumaktan hoşnut değil. Gereksiz marjinallik de değil aradıkları. İçeriğin kalitesinin, birçok alanda okuyucuyu ya da marka bazında kullanıcıyı sarmak zorunda olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Peki ya ‘iyi fikir’ ya da ‘iyi içerik’ her zaman kesin bir dönüş getirir mi?

Bu sorunun cevabı aslında ne ‘evet’ ne de ‘hayır’

222190_10150170344199457_197177969456_6706827_324648_n

Eminim hepimizin geçmişten hatırladığı, an itibariyle sektördeki yerinde yeller esen, dönemin şahane ünlü markaları mevcuttur. Gelişimi bu kadar hızlı fakat olgunluk evresi bu kadar ters yönde etkilenen bir marka için, yukarıdaki soruya hangi cevabı verirdiniz?

Peki iyi içerik ne kadar süre bize dönüş getirir?

Sosyal medyada da işler aslında bu şekilde işliyor. Markanızın, çalışmanızın ya da herhangi bir yazınızın bir anda parlayıp getireceği başarının garantisi nedir? Elbette stratejilerle paralel, fakat belki de iyi içeriği yanlış zamanda sunmuşsunuzdur.

Araştırmalara göre atılan tweetlerin %80’i 30 gün içinde asla tekrardan atılmıyor. Peki ya sizin içeriğinizin de bu yüzdenin bir parçasını oluşturabileceğini hiç düşündünüz mü? Elbette bu oranın bu kadar yüksek olmasındaki en büyük etken, hem tembellikten kaynaklı geriye dönük içerik taraması yapmamamız, hem de Twitter spami görüntüsünden bir hayli ürküyor olmamızdır.

Fakat tüm bu etkenlerin yanında, çoklu paylaşımların ya da aynı içeriği birden fazla kez paylaşıma sunmanın ilk yapılan paylaşım kadar etki getirebileceğini biliyor muydunuz?

multiple-social-sharing-600x105

Elbette bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalara değinmek koşuluyla:

Otomasyon ve Takvimler

Aslında bu işin en büyük engeli rutin iş yükü arasında geriye dönememek. Diğer bir deyişle içerik karmaşası ve aradığını bulamama. Çünkü iyi içeriğin yalnızca kendisi belirlidir, zamanı değil… Ve eğer siz belirleme kısmında hatalı iseniz, zamanı asla yakalayamayacaksınız demektir. Bu nedenle içerik takviminizi oldukça iyi takip ediyor olmalısınız.

Markalarda da durum aynı şekilde gerçekleşir. Bugün Retro marketing kavramı da aslında tam olarak iyi içeriğin ya da iyi ürünün tekrar zamanını değiştirmek koşuluyla gerçekleştirmekten başlar. Birçoğumuzun bildiği eski model ya da unutulmuş ürünlerin, bugüne uyarlanmasından bahsediyorum aslında.

migros

 

Kısmen Değiştirin

İçeriğinizin tamamı mı işe yaramaz, yoksa bir bölümü mü? Mesela başlığı ilgi çekmemiş olabilir mi, ya da markanız için slogan veya logo. İlk izlenim tüketici veya okuyucuda 7 saniyede gerçekleşiyor. Yani 7 saniyelik bir başarısızlık toplam görüşü yerle bir etmeye yeterli. Ufak bir değişiklik ise, çoğu zaman tüm içeriği kurtarabilir. Hal böyle olunca, bu işin değer yargısını sizler de tahmin edersiniz…

Paylaşım Sıklığına Dikkat!

Hepimiz sosyal medyada art arda paylaşılan, artık hepimizi sıkılma noktasında isyana taşıyan birçok içerikle karşılaşmışızdır. Bu işin en kritik noktası da aslında zaten bu. İyi içerik çıkarmaya çalışırken, bir anda insanlar sizin başka içerik çıkarmadığınız kanısına varabilir. Bu nedenle paylaşım sıklığınız kitlenin nabzını tutarken, aynı oranda kendinizin de nabzını tutmalı.

Bir reklam arasında dört kez üst üste ya da kısa bir arayla tekrar verilen reklamlara olan sevginiz nedir? İşte bu noktada bir süre sonra, tüketici için ne içerik kalıyor ne de yaratıcılık . Bu da hem markalar, hem de içerik için en büyük tehditlerin başını çekiyor.

Gerek kendi ürettiklerimiz adına, gerekse var olan veya yaratılabilecekler açısından; ‘iyi’ olanı görmenin çok da kolay olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Bu açıdan herhalde herkes gibi benim de temennim, bu gibi tavsiyeler veya çalışmalar ışığında, ‘iyi’ olanı bulmanın biraz daha ‘kolay’ olduğu dönemler yaşamak olabilir.

2016-2017 Sezonunda Türkiye Süper Lig’in Gelir Oranları 0

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli yatırım bankası Aktif Bank, Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomisi Raporu EkoLig’in ikinci sayısını yayınladı.

Türk futbolunun finansal verilerini Avrupa’nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapora göre, Süper Lig; maç günü gelirleri, naklen yayın gelirleri ve ticari gelirler açısından son iki sezonda yüzde 15 büyüdü. 2015-2016 futbol sezonunda yaklaşık 2 milyar TL olan Süper Lig’in gelirleri, 2016-2017 futbol sezonu sonunda 2,3 milyar TL’ye ulaştı.

Ceyhun Kazancı: “Futbol ekonomisi son bir yılda yüzde 15 büyüdü”

Raporun öne çıkan sonuçlarını basın mensupları ile paylaşan Passolig Genel Müdürü Ceyhun Kazancı ise, “Türk futboluna ilişkin elimizde bulunan önemli bilgi birikimini sektör ve kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl gördük ki, EkoLig futbol ekonomisi için çok önemli bir ihtiyacı karşıladı. Bu yıl daha da derinleştirdiğimiz bu rapor, futbol kulüplerinin de mali yapıları ve gelir kalemleri açısından doğru strateji izlemeleri için bir kaynak rapor niteliğinde olacaktır.

Kazancı, bu yılki raporda yer alan veriler çerçevesinde, Türk futbolunun gelir yapısı hakkında şu bilgileri verdi: “Rapora göre, Türk futbol ekonomisi büyümeye devam ediyor. Süper Lig’in toplam geliri 2,3 milyar TL’ye ulaştı. Dört büyükler geçtiğimiz sezon 1,4 milyar TL, son 3 futbol sezonunda ise toplam 3,8 milyar TL gelir elde etti.

Süper Lig, 3 büyük gelir kaleminden biri olan naklen yayın gelirlerinden 2016-2017 futbol sezonunda 1 milyar TL’lik gelir elde ederek Avrupa’nın en fazla yayın geliri kazanan 6. büyük ligi oldu. Yenilenen naklen yayın ihalesi rakamlarını dikkate aldığımızda, bu sezon sonunda da Süper Lig’in naklen yayın gelirlerindeki artışın devam edeceğini öngörmekteyiz. ”

Toplam gelirlerde Beşiktaş öne geçti

Rapora göre; Beşiktaş, üst üste elde ettiği 2 şampiyonlukla birlikte bütün gelir kalemlerinde ciddi bir yükseliş elde etti. 2016-2017 futbol sezonunu hem sahada hem de finansal tablolarda lider tamamladı. 2015-2016 futbol sezonuna göre toplam gelirlerini yüzde 61 oranında artıran siyah beyazlılar, gelirlerini 521 milyon 100 bin TL’ye ulaştırdı.

Trabzonspor yeni stat ile gelirlerini katladı

Trabzonspor, Şenol Güneş Spor Kompleksi Medical Park Stadyumu’nun açılmasıyla birlikte maç günü gelirlerinde ciddi bir artış elde etti. 2015-2016 futbol sezonunda 3,1 milyon TL kazanan bordo mavili ekip, 2016-2017 futbol sezonunda maç günü gelirlerini 18,7 milyon TL’ye ulaştırdı.

Sezon sonunda toplam gelirlerde yüzde 81’lik oranda bir artışla 147 milyon 700 bin TL kazanan

Trabzonspor, sadece dört büyükler arasında değil ligin tamamında gelirlerini en fazla artıran kulüp oldu.

Medipol Başakşehir FK başarı öyküsüne imza attı

Süper Lig’i 2016 – 2017 sezonunda ikinci sırada bitiren Medipol Başakşehir naklen yayın ve maç günü gelirlerinde yüzde 41,6’lık bir artış elde etti. Naklen yayın gelirlerinde üç büyüklerden sonra en fazla

kazanan takım oldu. Seyirci ortalamasını 2 bin 285’den 3 bin 271’e çıkararak, yüzde 43 oranında seyirci artışı elde etti ve Lig’in başarı öyküsüne imza attı.

Rakamlarla EkoLig

  • Son iki sezonda toplam 5,2 milyon kişi Süper Lig maçlarını stadyumlarda seyretti.
  • Süper Lig’in 2015-2016 futbol sezonunda 8.395 olan seyirci ortalaması, 2016-2017 futbol sezonunda yüzde 6 oranında artarak 8.940 oldu.
  • 2015-2016 futbol sezonu sonunda 2 milyon olan Passolig Kart adedi, 2016-2017 futbol sezonu sonunda 2,8 milyona ulaştı.
  • 2016-2017 futbol sezonunda Süper Lig pastasının büyüklüğü 2,3 milyar TL’ye ulaştı.
  • Dört büyükler 2016-2017 futbol sezonunda 1,4 milyar TL gelir elde ettiler.
  • Beşiktaş 30.446 seyirci ortalaması ile ligin en fazla seyirci ortalamasına sahip takımı oldu.
  • Süper Lig’in en fazla gelir elde eden takımı: Beşiktaş’ın toplam geliri: 521 milyon 158 bin TL
  • Süper Lig’in maç günü gelirleri en fazla olan takımı Beşiktaş oldu (69,9 milyon TL).
  • Süper Lig’in ticari gelirleri en fazla olan takımı Fenerbahçe oldu (208 milyon TL).
  • 2015-2016 sezonunda olduğu gibi, 2016-2017 futbol sezonunda da ligin en fazla naklen yayın gelirleri elde eden takımı (Ziraat Türkiye Kupası dahil) Fenerbahçe oldu (114,3 milyon TL).
  • 2015-2016 futbol sezonuna göre naklen yayın gelirlerini yüzde 42 oranında artıran Medipol Başakşehir FK, Süper Lig’in yayın gelirlerini en fazla artıran takımı oldu.
  • Süper Lig’in en fazla seyirciye ev sahipliği yapan stadyumu: VODAFONE PARK – 825.968 kişi.
  • 4 büyüklerin bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 99,5 TL.
  • 4 büyükler dışındaki takımların bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 35,2 TL.
  • Son 3 futbol sezonunda 4 büyük takım 3,8 milyar TL gelir elde etti.
GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link