2014’te Dijital Pazarlamanın Bütçe İçindeki Yeri Nasıl Olacak?

2014 yılına girmemizle birlikte, bütçeler de çıkarılmaya başladı. Bu bütçelerin arasında pazarlama bütçeleri de yer aldı. Bildiğiniz gibi pazarlama artık temel olarak online ve offline olarak 2’ye ayrılıyor. Bu yüzden bazı yöneticiler artık bütçe çıkarırken pazarlama bütçesini bu temel 2 alanda ayırmaya başladılar.

Webmarketing123 şirketi 500’den fazla pazarlama uzmanı ile anket düzenleyerek amaçlar ve bütçeler ile ilgili temel bir infografik yayımladı. Bu infografiğe göre:

  • B2B yani business-to-business (şirketten şirkete) modelinde dijital pazarlama amacı %41 oranında üye toplamaya yönelik, %27 oranında ise satışa yönelik çalışıyor.
  • B2C business-to-customer (şirketten son kullanıcıya) modelinde ise dijital pazarlama amacı %40 oranında satış yapmaya, %27 farkındalığı artırmaya yönelik oluyor.
  • Pazarlama bütçelerinin yalnızca %25’i dijital pazarlamaya ayrılacak.
  • Mobile, 2013’e göre %75 daha fazla bütçe ayrılıyor.
  • Pazarlamacılar ROI(Yatırım Geri Dönüş Oranı) konusunda hala sıkıntı yaşıyorlar.
  • Pazarlamacıların %26’sı hala hangi kanalın daha iyi üye topladığını bilmiyor.
  • Yine pazarlamacıların %33’ü hangi kanalın daha fazla gelir getirdiğini bilmiyor.

İnfografiğin tamamı:

2014 Dijital Pazarlama Durumu

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

Takım Yönetmek İçin Sahip Olmanız Gereken 8 Beceri

1- Çalışanlarınızı İş Yerinde Güvende Hissettirmelisiniz.

Büyük liderler kendi çıkarlarını her zaman çalışanlarının çıkarlarının arkasına koyar ve iş yerinde çalışanlarının kendilerini güvende hissetmelerini isterler. Çalışanlar haklarının asla yenilmeyeceğinden emin olmalıdır. Uğradıkları başarısızlıklardan ders çıkarıp ilerleme amaçlı kullanmaları için kendilerini güvende hissetmeli ve yöneticilerinin onlara güvendiğini bilmelidirler. Bu da her zaman daha yüksek düzeyde bir güvenle sonuçlanır.

Bir lider, çalışanlarını korumak ve iyileştirmek için kendini riske atar ve feda ederse, çalışanları da marka ve onun için hareket ettirmeye razı olurlar.

2-  Gerektiğinde Fikrinizi Değiştirebilmelisiniz

En zeki insanlar bile hata yapabilir ancak iyi bir lider yanlışını kabul edebildiğinde belli olur. Ne yazık ki pek çok lider tam bu noktada zayıf görünmemek için yanlış olduğunu anlasa bile kararını ya da fikrini değiştiremiyor. Fakat bir şeyin yanlış olduğunu itiraf etmek ve takımızını ve şirketi bu şekilde kurtarmak daha büyük bir güç gerektiriyor.

3- Takım Bağının Önemini Anlamanız Gerek

Bazen takım ile yapılacak aktiviteler zorlamaymış veya akraba buluşmasıymış gibi gelebilir. Önce gitmek istemezsiniz sonra da eve dönmek…

Takımla aranızda gerçek bir bağ kurabilmek için kişisel hikayelerini öğrenmeniz gerek. Hikayeleri paylaşmak ve olumlu sosyal deneyimlere sahip olmak, bir liderin takımlarıyla güven geliştirmesinin en iyi yoludur. Her iki şey de, insanlarla empati kurmamıza yardımcı olan hormon oksitosinin serbest bırakılmasını tetikler ve bize ailelerimiz için yaptığımız gibi başkalarına yardım etmemizi, onlarla ilişki kurmamızı ve onlarla ilgilenmemizi sağlar. Başka bir deyişle, bağlanmamızı sağlar ve bu iyi bir yoldur. 

Sizin ve takımınızın tutkulu olduğu, yaşam tarzınız ve kariyer motivasyonlarınız hakkında gerçek sohbetler yapmak, engelleri aşacak ve ekibinizin birbirleriyle ve liderinizle olan güvenini oluşturacaktır.

4- Empati Kurmalısınız

Beyninizin empatiyi tetikleyen kısmı ayna sistemidir. Bir insanın bir şey yaptığını gördüğünüzde ve aynı şeyi yaptığınızda ortaya çıkan düşünceleri ve niyetleri harekete geçirir. Bu, o kişinin eylemlerini neyin motive ettiğini anlamanıza yardımcı olur. Ancak, diğerlerinin üzerine güce sahip olduğunuzda, çoğu liderlik rolünde olduğu gibi, ayna sistemi çok fazla uyarılmıyor ve bu durum kendinizi diğer insanların kalıbına girmeye zorlamamanıza neden olur. 

İş yerinde birisi sizin sinirinizi bozacak bir şey söylediğinde bir adım geri çekilin ve o kişinin pozisyonuna bakın. Nasıl hissediyorsunuz? Bu bakış açısıyla bir şeyler mutlaka değişecektir. Bu şekilde çözüme çok daha rahat varabilirsiniz.

5- Takıma Meydan Okutmalısınız

1988-89 NHL Hokey sezonunda Brett Holl, 41 gol attı. Sezon bittikten sonra, baş antrenörü Brian Sutter ile birlikte çıkışta bir toplantı düzenledi. Toplantıda övgüden başka bir şey beklemiyordu fakat Koç Sutter ona övgü dolu sözler etmedi, Hull’a maçlarda daha iyi olmasını söyledi. Hull en iyi bir şekilde St. Louis’e geldi ve ikinci sezonun başlamasıyla neredeyse 72 gol atarak birinci dönem attığı gol sayısını ikiye katladı. Başarısı gittikçe arttı ve üçüncü sezonda ise 86 gol atarak kendi başarısını Koç Sutter sayesinde yükseltti.

6-  Duygularınızın Karar Verme Sürecinizi Etkilemesine İzin Vermemelisiniz

Büyük liderler çok fazla duygusal acıya sebep olsalar bile doğru olanı yaparlar. Eğer birinin gitmesine izin vermeleri gerekiyorsa, kendileri gibi olsalar bile gitmelerine izin verirler. Birisine yapıcı eleştiriler vermeleri gerektiğinde, duygularını incitmek istemeseler bile, onlara neyin gelişmesi gerektiğini söylerler.

7. Şeffaf Olmalısınız

İyi liderler çalışanlarına güvenir. Çalışanların da liderlerine güvenmesi için yöneticilerin açık olması gerekir. Şeffaf ve açık olunmadan işler saklanıp gizlendiğinde bu çalışanları korkutur ve bir belirsizliğe sürükler.

Büyük liderler genellikle bilgi ile insanlığa güvenir. Takımlarının organizasyonlarında ki sorununlarının anlaşa bilerek çözüleceğini biliyorlar.

8- En İyi Performansları Taktir Etmelisiniz

Lider olarak takımınızı nasıl değerli hissettireceğinizi bilmelisiniz. En önemli duygusal ihtiyaçlardan birisini yapmazsanız ekibiniz işten memnun kalmaz. “Çalışan memnuniyetsizliği” en yaygın nedenlerden biridir. Çalışanı takıma önemli hissettirmek, kendisini geliştirmeye devam etmesini dile getirmek ve çalışanları ödüllendirmek diğer çalışanlarınızın da motivasyonunu arttırmada faydalıdır.

Kaynak: HubSpot

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tüketiciler, Kaliteyi Fiyattan Daha Önde Tutuyorlar

  • First Insight’ın yaptığı tüketici araştırmasına göre, tüketiciler açısından ürün kalitesi, fiyattan daha önemli bir unsur.
  • First Insight şirketinin kurucusu ve CEO’su olan Greg Petro’un ifade ettiğine göre, ibre indirimden uzaklaştıkça perakende şirketleri giyimden mobilyaya ve cihazlara kadar her kategoride kaliteli ürünler sayesinde daha fazla satış yapma şansına sahipler.
  • Ankete katılanların %53’ü, kaliteyi “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak görüyor. Katılımcıların %38’i ise fiyatı “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak gördüğünü söyledi.
  • Tüketicilerin büyük bir kısmı, mağaza indirimlerinin, indirim beklentileri konusunda herhangi bir etkisi olmadığını düşünüyor.
  • İlgili Yazı: Giyim Alışverişlerinin %27’si Online Olarak Gerçekleşiyor

Birçok tüketici için satın alacağı ürünün ya da hizmetin fiyatı büyük önem taşır. Ancak tüketiciler için ürün ya da hizmet seçimi konusunda en önemli unsur fiyat değil gibi görünüyor. First Insight Inc. isimli şirket tarafından yapılan yeni bir tüketici araştırmasına göre, tüketiciler açısından ürün kalitesi, fiyattan daha önemli bir unsur. Teknoloji firmasının belirttiğine göre, araştırma sonuçları, satın alma kararındaki indirimlerin bir etkisi olarak fiyat unsurunun düşüşe geçtiğini gösteriyor.

WWD isimli internet sitesinin paylaştığı habere göre, 1.000 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirilen bu tüketici araştırması genel olarak araçlara, ev eşyalarına, mobilyalara ve elektronik ürünlere odaklanıyor. First Insight şirketinin kurucusu ve CEO’su olan Greg Petro, bu konuyla ilgili olarak tüketicilerin, fırsatlar bulmaya odaklanmak için mağazalar ve kitle tüccarları tarafından yıllar boyunca eğitildiklerini ve pek çok perakende şirketinin bu duruma aşırı indirimlerle karşılık verdiğini ifade etti.

Ancak Petro, tüketicilere istedikleri kaliteye, farklılaştırılmış ürünlere ve bekledikleri fiyata ulaşma imkanı sağlamaya odaklanan perakende şirketleri, fazlasıyla ilgi gördükleri ve tüketici zihniyetini değiştirdikleri için bu çalışmanın sonuçlarının, bir devrilme noktasına ulaşmış olabileceğimizi gösterdiğini belirtti. Bunun birlikte Greg Petro’un ifade ettiğine göre, ibre indirimden uzaklaştıkça perakende şirketleri giyimden mobilyaya ve cihazlara kadar her kategoride kaliteli ürünler sayesinde daha fazla satış yapma şansına sahipler.

Araştırmacılar, ankete katılanların %53’ünün kaliteyi “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak değerlendirdiğini belirtti. Buna karşılık katılımcıların %38’i ise fiyatı “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak gördüğünü söyledi. Raporu hazırlayan yazarların belirttiğine göre, bu araştırmaya katılan tüketicilerin büyük bir kısmı, mağaza indirimlerinin; araçlar, akıllı telefonlar, mobilyalar, ev aletleri ve ev elektroniği ürünleri de dahil olmak üzere diğer kategorilerdeki indirim beklentileri konusunda herhangi bir etkisi olmadığını düşünüyor ve her geçen gün indirimlere yönelik olarak tüketici beklentileri düşüyor.

First Insight şirketi, yaptığı bu tüketici araştırması sonucunda, mobilya ve taşıt kategorilerinin beklentilerdeki en keskin yüzde değişimini yaşadığını keşfetti. Buna karşılık olarak ankete katılanların %98’i mobilya, %74’ü ise taşıt kategorisindeki indirimlerin, satın alma konusunda herhangi bir etkisi olmadığını ifade etti. İndirimlerin satın alma kararlarını etkilemediğini bildiren baby boomers kuşağı (1946 ila 1964 yılları arasında doğanlar) mensuplarının ve erkeklerin yüzdesi, mobilya kategorisinde iki kattan fazla arttı. Baby boomers kuşağı için %128 artış yaşanırken erkeklerde ise %111 oranında bir artış gerçekleşti. Bununla birlikte indirimlerin satın alma kararlarını etkilemediğini belirten Y kuşağı üyelerinin yüzdesi ise bir önceki ankete göre %94 artış gösterdi.

First Insight, nesiller ve cinsiyetler arasında kalite ve fiyat tercihlerine ilişkin olarak, ankete katılan erkeklerin %54’ünün ve kadınların ise %51’inin kaliteyi “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak belirlediğini ifade etti. Ayrıca şirketin belirttiğine göre, benzer şekilde baby boomers, Y kuşağı ve X kuşağı da genel olarak kaliteyi fiyata tercih ediyor. X kuşağının %41’i fiyatın kendileri için en önemli faktör olduğunu belirtirken baby boomers ve Y kuşağı için ise bu oran %36.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link