2013 yılı ilk 6 ayında istihdamın merkezi “İstanbul”, en çok istihdam yaratan sektör ise “tekstil” oldu

Kariyer.net, 2013 yılının ilk 6 ayına ilişkin bölgesel istihdam rakamlarını yayınlandı. Kariyer.net istihdam endeksi verilerine göre yılın ilk yarısında Türkiye genelinde toplam 88.189 yeni iş ilanı yayınlandı. Tekstil, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 30 artış yaparak, 13 bin 902 ilan ile sektörler arasında en çok istihdam yaratan sektör oldu. Bunu 13 bin 240 ilan sayısı ile yapı sektörü, 10 bin 917 ilan sayısı ile sağlık sektörü ve 10 bin 483 ilan sayısı ile bilişim sektörü takip etti.

Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, 2013 yılı ilk yarısına ilişkin ilan sayılarında 2012’nin aynı dönemine göre yüzde 4 artış olduğuna dikkat çekti. Azoz, İstihdam Endeksi’nde ilk 6 ayda bölgelerin istihdamda şampiyon illeri ve sektörlerini araştırdıklarını belirterek, en hareketli bölgenin, internet kullanımının yaygınlaşmasına da bağlı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi olduğuna dikkat çekti.

Güneydoğu’nun en çok istihdam yaratan ili Gaziantep, sektörü tekstil

İstihdam endeksi verilerine göre Ocak-Haziran 2013 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla istihdamın en hareketli olduğu bölgelerin Güneydoğu Anadolu Bölgesi geliyor. Yılın ilk yarısında bölgeden gelen yeni iş ilanları sayısında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10 artış görüldü. Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde yılın ilk yarısında toplam 2 bin 556 yeni iş ilanı yayınlandı. Gaziantep, toplam bin 281 yeni iş ilanı ile bölgede en çok iş fırsatı yaratan il oldu. Gaziantep’i 450 yeni iş ilanı ile Diyarbakır ve 340 yeni iş ilanı ile Şanlıurfa takip etti.

Tekstil sektörü, bölge genelinde toplam 450 yeni iş ilanı ile çok iş imkânı yaratılan sektör olurken; bunu toplam 291 yeni iş ilanı ile sağlık takip etti. Bölgede, aynı dönemde toplam 630 yeni iş ilanıyla en çok satış temsilcisi pozisyonuna ihtiyaç duyuldu. Mühendislik pozisyonu ise 285 yeni iş ilanı ile ikinci sırada yer aldı.

Doğu’da Malatya ilk sıralarda yerini aldı

Kariyer.net istihdam endeksi verilerine göre yılın ilk altı ayında Doğu Anadolu Bölgesi’nde toplam bin 338 yeni iş ilanı yayınlandı. Malatya, toplam 326 yeni iş ilanı ile en çok iş fırsatı yaratılan iller sıralamasında ilk sırada yer adı. Malatya’yı toplam 288 yeni iş ilanı ile Erzurum; toplam 156 yeni iş ilanı ile Elazığ takip etti. Yapı sektörü toplam 259 yeni iş ilanı ile bölgede en çok iş imkânı yaratan sektör oldu. Sağlık 190, hizmet sektörü ise 119 yeni iş ilanı en çok iş fırsatı doğan diğer sektörler arasında yer aldı. Aynı dönemde satış temsilcisi 260 yeni iş ilanı ile en çok talep görülen pozisyon olarak öne çıktı.

Marmara’nın istihdam şampiyonu ili İstanbul

İstihdam endeksi verilerine göre yılın ilk yarısında Marmara Bölgesi’nde toplam 74 bin 853 yeni iş ilanı yayınlandı. İstanbul, toplam 62 bin 040 yeni iş ilanı ile en çok istihdam yaratılan kent olurken; Bursa 5 bin 4 yeni iş ilanı ikinci, Kocaeli ise 4 bin 078 yeni iş ilanı ile üçüncü sırada yer aldı. Bilecik ise, yeni iş ilanı sayılarında yüzde 40’a varan artış oranı ile dikkat çekti. Tekstil sektörü toplam 10 bin 265 yeni iş ilanı ile en çok istihdam yaratılan sektör oldu. Bu sektörü 7 bin 861 yeni iş ilanı ile yapı ve 7 bin 800 yeni iş ilanı ile bilişim sektörleri takip etti. Marmara Bölgesi’nde en çok ihtiyaç duyulan pozisyon 10 bin 112 yeni iş ilanı ile satış temsilcisi oldu.

Ege’nin istihdamda incisi İzmir, lokomotifi turizm

Kariyer.net istihdam endeksi verilerine göre Ege Bölgesi’nde Ocak-Haziran 2013 döneminde toplam 9 bin 531 yeni iş ilanı yayınlandı.  İzmir, toplam 5 bin 451 yeni iş ilanı ile en çok istihdam yaratılan kent olurken; turizm sektörü toplam bin 96 yeni iş ilanı ile en çok iş ilanı yayınlanan sektör oldu. Yine üretim ve endüstriyel ürünler sektörü toplam bin 6 yeni iş ilanı en çok iş fırsatı doğan sektörlerden biri oldu. Bölgede en çok ihtiyaç bin 841 ilanın yayınlandığı satış temsilcisi pozisyonu oldu.

Karadeniz’de Samsun istihdamda birinci

Endeks verilerine göre Karadeniz Bölgesi’nde Ocak-Haziran 2013 döneminde toplam 2 bin 851 yeni iş ilanı yayınlandı. Samsun, toplam 794 yeni iş ilanı en çok ilanın yayınlandığı şehir oldu. Samsun’u toplam 384 yeni iş ilanı ile Trabzon takip etti. Aynı dönemde tekstil sektörü toplam 452 yeni iş ilanı ile Karadeniz Bölgesi’nde en çok istihdam yaratılan sektör oldu. Bunu 324 yeni iş ilanı ile sağlık, 261 yeni iş ilanı ile yapı ve 214 yeni iş ilanı ile hizmet sektörleri takip etti. Ocak-Haziran 2013 döneminde bölgede toplamda 883 yeni iş ilanı ile satış temsilcisi pozisyonuna ihtiyaç duyuldu.

Anadolu’da Ankara istihdamda lider, yapı sektörü lokomotif

Ocak-Haziran 2013 döneminde İç Anadolu Bölgesi’nde toplam 13 bin 943 yeni iş ilanı yayınlandı. Ankara, toplam 9 bin 663 yeni iş ilanı ile en çok iş fırsatı doğan il oldu. Ankara’yı toplam bin 304 yeni iş ilanı ile Konya ve toplam bin 69 yeni iş ilanı ile Kayseri takip etti. Eskişehir toplam 964 yeni iş ilanı ile öne çıkan bir başka kent oldu. İç Anadolu Bölgesi’nde yılın ilk yarısında en çok yapı sektöründen yeni iş ilanı geldi. Yapı sektöründen toplam 2 bin 945 yeni iş ilanının geldiği bölgede, endüstriyel ürünler sektöründe bin 572 ve bilişim sektöründen bin 484 yeni iş ilanı geldi. İç Anadolu Bölgesi genelinde yılın ilk yarısında Türkiye genelinde olduğu gibi en çok satış temsilcisi pozisyonuna ihtiyaç duyuldu.

Antalya Akdeniz’de lider

Yılın ilk yarısında Akdeniz Bölgesi’nde toplam 6 bin 103 yeni iş ilanı yayınlandı. Antalya, turizm sektörünün etkisi ile toplamda 3 bin 545 yeni iş ilanı ile bölgede en çok iş fırsatının doğduğu il oldu. Antalya’yı bin 704 yeni iş ilanı ile Adana ve 965 yeni iş ilanı ile Mersin takip etti. Yılın ilk altı ayında bölgede en çok iş fırsatı turizm sektöründe doğdu. Ocak-Haziran döneminde turizm sektöründe istihdam edilmek üzere toplam bin 473 yeni iş ilanı yaratıldı. Tekstil 859, yapı 733 ve sağlık 732 yeni iş ilanı ile öne çıkan diğer sektörler oldu. Yıl boyunca yayınlanan toplam bin 627 yeni iş ilanı ile satış temsilcisi bölgede en çok ihtiyaç duyulan pozisyon oldu.

Haziran ayında en çok artış yüzde 6 ile gıda sektöründe oldu

Kariyer.net istihdam endeksi verilerine göre Haziran ayında toplam 13 bin 270 yeni iş ilanı yayınlandı. Haziran ayında en çok iş ilanı artışı yüzde 6 ile gıda sektöründe görüldü. Gıda sektörünü yüzde 1’lik artış ile finans-ekonomi takip etti.

İstihdam endeksi verilerine göre Haziran ayında sektörlerden gelen iş ilanları ilan sayılarına göre şöyle sıralandı: Yapı (1.725), tekstil (1626), bilişim (1.179), sağlık (1.155), üretim (1.025), gıda (746), otomotiv (681), turizm (602), finans-ekonomi (460) ve perakende (395).

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

E-Ticaretin Geleceğine Damga Vuracak 7 Teknoloji ve Strateji

  • E-ticaretin geleceğinde, offline perakende deneyimlerini mümkün olduğu ölçüde online’a getirmek büyük önem taşıyacak gibi görünüyor.
  • Accenture’ın yaptığı bir tüketici araştırmasına katılanların %39’u, çok fazla seçenek yüzünden bunaldıkları için herhangi bir şirketin internet sitesini terketmiş ve başka bir yerden satın alım gerçekleştirmiş.
  • Öneri ve reklamcılık algoritmalarında oldukça fazla tahminde bulunulur. Tahmini analiz ve makine öğrenimi ise tamamen iyileştirilmiş ve yüksek oranda kişiselleştirilmiş deneyimler oluşturarak ürün önerilerini bir sonraki seviyeye taşıyabilir.
  • Deloitte’in yaptığı bir araştırmaya göre, %47’lik bir kesim, bir ürünü sosyal medyada gördükten sonra satın aldıklarını ifade etti. Ancak bu kişilerin sadece %20’si sosyal medya platformu aracılığıyla bu satın almayı gerçekleştirdi.
  • İlgili Yazı: Perakende Sektörü, “Yeni Nesil” Tüketiciye Nasıl Hazırlanmalı?

Günümüzde teknoloji, şirketlerin adapte olabildiğinden çok daha hızlı bir şekilde gelişiyor. Durum böyle olunca da bu teknolojik değişime daha fazla adapte olan şirketler, rakiplerinden daha fazla öne çıkıyorlar. Böyle bir ortamda müşterilere daha iyi ürünler, özelleştirilebilir seçenekler ve daha fazla kanal ya da temas noktası sağlamak, farklılaşmak ve rakiplerden üstün olmak için yeterli olmuyor. Ancak şirketlerin rekabette öne çıkmak için kullanabilecekleri çok önemli bir yol mevcut: Offline perakende deneyimlerini online’a taşımak.

Online alışverişin son derece pratik olduğu konusunda kimsenin itirazı yoktur sanıyorum. Buna rağmen global reklam ajansı McCann‘in yaptığı “Alışveriş Hakkındaki Gerçek” isimli araştırmaya katılanların %52’sinin de belirttiği gibi, online alışveriş, doğal olarak hala kişisel olmayan bir kanal. Genel olarak tüketiciler, yeni teknolojilere adapte olmaktan mutluluk duyarlar; çünkü yeni teknolojiler, işlerin onlar açısından çok daha kolay ve hızlı bir şekilde halledilmesine imkan tanırlar.

Aynı zamanda tüketiciler, aynı trendler hakkındaki endişelerini de dile getiriyorlar. Çünkü onlar, alışverişi sadece bir işlem olarak görmüyorlar; onu bir deneyim olarak görerek ona değer veriyorlar. Ve alışveriş, sadece hız ve kolaylıkla ilgili olan bir eylem değil. Önümüzdeki dönemde işletmelerin online alışverişi daha kişisel hale getirmeleri ve yerel, offline bir mağaza hissi yaratmaları büyük önem kazanacak. Yalnızca online alışverişi kolay hale getirmeyen, aynı zamanda tüm bu bilim ve algoritmalara bağımlılık arasında insani ve kişisel dokunuşlar ekleyen teknolojileri belirleyip bunlara yatırım yapabilen şirketler, unutulmaz bir izlenim bırakma şansına sahip olacaklar.

Guidedselling.org isimli internet sitesi de bu konuyla ilgili olarak paylaştığı bir yazıda, offline perakende deneyimlerini online’a getirebilmek için takip edilmesi gereken 7 teknolojiyi ve stratejiyi sıraladı.

Dijital Danışmanlar

Bir mağazaya gittiğinizde ve neyi seçeceğinizi bilmediğinizde, sizinle iletişim kuracak bilgili ve güler yüzlü bir satış elemanının size yardımcı olmasını beklersiniz. Satış danışmanı size ihtiyaçlarınızı sorar ve buna göre satın alma süreci boyunca size yol gösterir. İşte online olarak alışveriş yapan kişiler de böyle bir desteğe ihtiyaç duyuyorlar.

Online olarak alışveriş yapan kişiler, karar verme süreci boyunca yardım ve tavsiye istiyorlar. Küresel bir yönetim danışmanlığı ve profesyonel hizmetler şirketi olan Accenture’ın yaptığı bir tüketici araştırmasına göre, katılımcıların %39’u, çok fazla seçenek nedeniyle bunaldıkları için herhangi bir işletmenin internet sitesini terketmiş ve başka bir yerden satın alım gerçekleştirmiş.

Online alışveriş yaparken genellikle son derece geniş yelpazede bir ürün seçeneğiyle ve yetersiz filtreleme özelliğiyle baş başa kalırsınız ve bu süreçte size yardımcı olan hiçbir şey yoktur. Dijital danışmanlar ise online alışveriş yapan kişilerin satın alma yolculuğundaki kişisel tavsiye eksikliğini telafi etmeyi amaçlamaktadır. Bu çözümler, müşterilerin ihtiyaçlarını analiz ettikten sonra, gerçek zamanlı olarak en uygun ürünleri tanımlamak ve önermek için çıkarım algoritmaları ve makine öğrenimi uygularlar. Bununla birlikte tüketicilerin, ihtiyaçları için en iyi ürünü bulmalarına yardımcı olmak amacıyla yardım ve ipuçları da sağlarlar.

Yapay Zeka, Chatbot’lar ve Etkileşimli Ticaret

En dolaylı ve kişisel olmayan biçiminde bile ticaret, devam eden bir konuşmalar dizisidir. Teknoloji, etkileşimlerin birçoğunu otomatik hale getirse de, konuşmalar hala alışverişin temel ögeleri konumunda. Uzun bir süredir e-ticaret liderleri; doğrudan, doğal ve kişisel sohbetleri online alışverişin içerisine dahil etmenin yollarını arıyorlar. Bu, online alışveriş deneyiminde eksik olan önemli bir unsurdur.

Simon İsimli Perakende Şirketinin Facebook Messenger Chatbot’u

İşte tam da bu konuda ciddi bir arayış varken chatbot’lar ve ses destekli asistanlar ortaya çıktılar. Botlar kaybolan yakınlığı tekrar yakalamaya ve offline alışveriş etkileşimlerinde kullandığımız konuşmaları yeniden canlandırmaya hazırlanıyorlar. Tabii, henüz bu değişimin başlangıç aşamasındayız. Şu anda insan benzeri doğal dil işlemeden uzak olduğumuz için bunun nasıl bir sonuç vereceği konusunda kesin bir şey söylemek pek mümkün değil. Yine de kısa bir süre içerisinde bu alana yoğun olarak yatırım yapılması, bunun dikkate değer bir teknoloji olduğuna işaret ediyor.

Gerçek Zamanlı Özelleştirme

Bu “al gülüm ver gülüm” ilişkisi, online dünyada sadakatin sürdürülmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Satış görevlilerinin adınızı ve neyi beğendiğinizi bildikleri ve size buna göre ürün önerdikleri bir mağazaya gittiğinizi hayal edin. Bu, çoğu durumda, size kendinizi özel ve değerli hissettirecektir. Bu yüzden online alışverişin, daha fazla offline bir etkileşim gibi hissettiren bir deneyim meydana getirmek için bireylere ve onların ihtiyaçlarına daha fazla odaklanması gerekiyor.

“Gerçek zamanlı özelleştirme”, her ziyarette her müşteriye farklı ve özelleştirilmiş bir deneyim sunmanın bir yoludur. Gerçek zamanlı özelleştirme, mesajları anında kişiselleştirmek için satın alma alışkanlıkları, tercihler, demografi ve coğrafi konum gibi farklı parametreler kullanır. Onu doğru bir şekilde yapmak, tercihleri anlamak ve benzer müşterilerin tercihlerine göre doğru çıkarımlar yapmak için veri madenciliği ve makine öğrenimi gerektiriyor. Perakende tercihlerini özelleştirmek, daha olumlu alışveriş deneyimleri meydana getirmek ve satışları maksimuma çıkarmak için bir fırsat olarak bu yaklaşımı başarılı bir şekilde kullanan şirketlere dair bazı ilginç örnekler mevcuttur.

Tahmini Analiz ve İyileştirme

Offline olarak alışveriş yapmanın bir avantajı, an itibarıyla alakalı olan ürünleri önermek için müşteriyi ve durumunu hemen anlamanıza imkan tanımasıdır. Buna kıyasla online alışveriş deneyimi, genel olarak geçmişte sıkışıp kalmış gibidir ve çağ dışı görünür. Öneriler ve reklamlar, müşterinin dikiz aynasındaki dar bir görünümünü temel alır.

İlişkili olabilecek ve tavsiyelerin optimize edilmesine yardımcı olabilecek farklı kaynaklardan alınan farklı veri noktaları bağlantılı değildir. Örneğin giyim mağazanız beğendiğiniz kazakları ve desenleri biliyor olabilir, ancak hangi şarkıları indirdiğiniz konusunda herhangi bir fikri yoktur. Bir online seyahat rezervasyon sitesi, yaklaşan tatil planlarınız hakkında bilgi sahibi olsa da, şehir dışındaki bir konser için bilet satın aldığınızdan haberi yoktur.

Bu izole edilmiş müşteri görünümü, müşterinin geçmiş ihtiyaçlarını, aramalarını ya da satın almalarını yansıtan piyango gibi reklamlar ve öneriler sunulmasına neden olur. Doğrusu öneri ve reklamcılık algoritmalarında oldukça fazla tahminde bulunulmaktadır. Tahmine dayalı analiz ve makine öğrenimi ise tamamen iyileştirilmiş ve yüksek oranda kişiselleştirilmiş deneyimler meydana getirerek ürün önerilerini bir sonraki seviyeye taşıyabilir. Müşterilerin ne yaptıklarına dair tek bir görünüm meydana getirmek için çeşitli veri noktalarını harmanlamak, perakendecilerin gerçek niyet ve gerçek, güncel ilgiyi yakalamalarına olanak tanır. Bu, perakende şirketlerine, herhangi bir müşterinin gelecekteki eylemlerini ve ihtiyaçlarını tahmin etmelerine yardımcı olacak daha derin bir bağlamsal görünüm sağlayacaktır.

Perakendecilerin, henüz var olmayan verilerden anlam çıkarmalarına yardımcı olacak sofistike modeller, bu alan çığır açacak bir yenilik olacak; ancak bunun gerçekleşmesi için 2026 yılına kadar beklememiz gerektiği ifade ediliyor. Zira bu, hala insan müdahalesi ve denetimine ihtiyaç duyan “uzman bir araç”. Tabii bu yöntem, bunun gizliliğine müdahale ettiğini düşünen ve alışveriş listesini bir algoritmaya aktarmayı istemeyen tüketicilere hitap etmeyecektir. Ancak bu durum, nelerin toplanacağına karar verme konusunda tüketicilere kontrol imkanı vermediği ve bir satın alma kararına ulaşmaya çalışan kişilere açık bir fayda sağlamadığı sürece geçerli olacaktır.

Sosyal Ticaret

Sosyal olarak alışveriş yapan kişiler, sosyal bir deneyim olarak alışverişin tadını çıkarırlar ve alışverişi arkadaşlarıyla ve aileleriyle bağ kurma şansı olarak görürler. Onlar için alışveriş, sadece satın almaktan ibaret değildir. Sosyalleşme, her zaman alışverişin önemli bir işlevi olmuştur.

İnsanlar, arkadaşlarıyla alışveriş yaparken daha fazla zaman ve para harcarlar. Bununla ilgili olarak yapılan araştırmalar da arkadaşlarıyla alışveriş yapan tutumlu insanların bile, yalnız alışveriş yaptıkları zamanlara göre daha fazla harcama yaptıklarını ortaya koydu. Bu nedenle şirketlerin, online tarafta da bu deneyimin aynısını meydana getirmek için uğraşmaları gayet anlaşılabilir bir durum. İşte buradan hareketle “sosyal alışveriş” olarak bilinen kavram ortaya çıktı.

Amazon ve eBay, platformlarına çeşitli sosyal özellikler entegre ettiler. Bununla birlikte Polyvore, Fab, Wanelo, OpenSky, Fancy ve ModCloth gibi sosyal alışveriş siteleri ise kullanıcıların tavsiye almalarına ve kendileriyle benzer beğenilere sahip olan kullanıcılarla ürün koleksiyonlarını paylaşmalarına imkan tanıyor.

Sosyal ticaret, sosyal medya ve e-ticareti birleştirir. Pinterest, Instagram, Twitter, Snapchat ve Facebook, hizmetlerinden para kazanmanın yeni yollarını bulmayı amaçlayan çeşitli e-ticaret özelliklerini platformlarına eklediler. Ancak bu sosyal medya platformlarının çoğu, potansiyellerine ulaşamadıkları için bu çabalarını sonlandırdı.

Sosyal medya platformlarının yaşadıkları bu durumun iki temel nedeni var. Öncelikle kullanıcılar, bir şeyler satın almak için değil, sosyal olmak için sosyal ağları kullanırlar. İkinci olarak ise kullanıcılar, güvenlik endişeleri nedeniyle sosyal medyada bir şeyler satın alma konusunda isteksizler. Uluslararası denetim, vergi, danışmanlık, kurumsal risk ve kurumsal finansman hizmetleri şirketi Deloitte’in yaptığı bir araştırmaya göre, %47’lik bir kesim, bir ürünü sosyal medya akışlarında gördükten sonra satın aldıklarını ifade etti. Ancak araştırmaya göre, bu kişilerin sadece %20’si bir sosyal medya platformu aracılığıyla bu satın almayı gerçekleştirdi.

Bütün bunlara rağmen, sosyal ağlar, sosyal ticaretten vazgeçmiş değiller. Sosyal medya büyük bir potansiyel barındırıyor ve farkındalık yaratmak ve trafik çekmek için ideal bir kanal olduğunu zaman içerisinde fazlasıyla kanıtladı. Bir inbound pazarlama ve satış platformu olan HubSpot’un yaptığı bir araştırmaya göre, katılımcıların % 81’i, arkadaşlarının yaptıkları paylaşımların satın alma kararlarını doğrudan etkilediğini ifade etti.

Artırılmış Gerçeklik, Sanal Gerçeklik ve 3 Boyutlu Deneyimler

Online alışveriş daha hızlı ve daha pratik hale gelirken eksik algısal deneyim, tüketicileri online olarak bir şeyler satın almaktan alıkoyan en önemli beş sorundan biri olarak dikkat çekiyor. Bir ürünün kalitesini, boyutunu, ergonomisini ve uygunluğunu ölçmek bizzat daha kolay yapılır. İki boyutlu ürün resimleri, online müşteriler bir satın alma gerçekleştirmeden önce bir ürün hakkında daha fazla bilgi edinmek istediklerinden yeterli değildir. Bu nedenle, bu noktada üç boyut teknolojisi devreye giriyor. Çünkü bu teknoloji, perakendecilerin, her açıdan incelenen ürünlerin fiziksel etkileşimini kopyalamalarına imkan tanıyor.

IKEA’nın Uzun Bir Süredir Üzerinde Çalıştığı Artırılmış Gerçeklik Projesinden Bir Görünüm

Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik henüz ana akım değil, çünkü hiçkimse artırılmış gerçeklik ya da sanal gerçeklik gözlüklerini kullanarak ürün satın almıyor. Buna rağmen bu iki teknoloji, dünya genelinde yavaş ama emin adımlarla alışveriş deneyimlerine entegre ediliyor. Perakende şirketleri ve markalar için iki boyutlu ürünlerin görsellerini üç boyutlu hale dönüştürmek kolaylaştığında, bu teknolojiler de online alışverişte ana akım haline gelecekler. Böylece ürün görselleştirmeyle ilgili ikilem çözülmüş olacak ve online alışveriş yapan kişilerin, sanal ürünleri gerçek ortamlarında görmeleri mümkün olacak.

Aynı Günde Teslimat veya Drone ile Teslimat

E-ticaretin ilk günlerinde, insanlar, siparişlerinin gelmesi için haftalarca beklemeye razılardı. Ancak e-ticaretin gelişmesiyle birlikte bu anlayış değişti ve e-ticarette hızlı teslimat büyük önem kazandı. Ve son olarak gelinen noktada ise “bir günde teslimat” hizmetleri konuşulmaya başlandı.

Lojistik Firması UPS’in Drone ile Teslimat Testinden Bir Kare

Teslimat hızı, bir müşterinin bir ürünü online olarak satın alıp almama kararını etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğundan, aynı gün teslimat ve drone ile teslimat, her geçen gün daha cazip hale gelmektedir. Yapılan bir tüketici araştırmasına göre, tüketicilerin %33’ü, online siparişlerinin drone ile teslim edilmesine ilgi göstermektedir. Bununla birlikte sipariş teslimatını otomatize etmek, perakende şirketlerinin ilerleyen dönemde farklılaşmak için kullanabilecekleri en iyi seçeneklerden biri olabilir.

Tabii perakende şirketleri ve tüketiciler, drone’ların potansiyeli konusunda büyük heyecan duyarken birçok ülkedeki düzenleyici organlar ise bu konuda daha az heyecanlı. Zira drone’ların işleyişi konusunda, hala halledilmesi gereken çok sayıda sorun var. Güvenlikle ilgili sorunlar, hırsızlık ve hasar ve de ulaşılması zor bölgelerdeki teslimatlar, hala drone’lar konusunda yanıtlanmamış sorulardan bazıları olarak dikkat çekiyor. Tabii, insanların sürekli olarak tepelerinde uçan drone’lara nasıl tepki vereceği de bir başka önemli soru.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Küba’da Telefonlara İnternet Bağlantısı Geliyor

  • Bildiğiniz üzere Küba vatandaşlarına mobil internet hizmeti vermiyordu ve vatandaşlar bu durumdan rahatsız oluyorlardı.
  • Küba mobil internet hizmetini kullanıma sunuyor.
  • İlgili yazı: İki Alışverişten Birini Mobilden Yapıyoruz

Küba geçmişten günümüze internet erişiminin kısıtlanmasıyla biliniyor. Reuters’a göre 2013’e kadar ülkeden internete girmenin tek yolu, uluslararası misafirleri için internet bağlantısı sunan otellere gitmekti. Oldukça yavaş olan bu internet hizmeti için vatandaşların saatlik 2 dolar ödemesi gerekiyordu. 11.5 milyonluk komünist Karayip ülkesi 2018’in sonuna kadar bu hizmetin ülke çapında sunulmasını hedefliyor. Böylece ülkede 5 milyon kişinin yıl sonunda mobil internete erişebileceği hedefleniyor.

Birkaç devlet haber sitesine rapor veren 39 yaşındaki Yuris Norido, “Bu radikal bir değişim oldu,” dedi. “Artık haberlerin yer aldığı yer de dahil olmak üzere haberleri her yerden güncelleyebilirim.”

Yavaş ve Daha Pahalı

Küba’da internet erişimi olarak 3G kullanılıyor. Yeniz hizmete erişimi olan kullanıcılar ise 4G/LTE’ye erişemeyecek. Şirketler internet erişim paketlerinin ayda sadece 4GB internet kullanabilmek için 45 dolar ödemesi gerektiğini belirtiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link