2013 yılı ilk 6 ayında istihdamın merkezi “İstanbul”, en çok istihdam yaratan sektör ise “tekstil” oldu

Kariyer.net, 2013 yılının ilk 6 ayına ilişkin bölgesel istihdam rakamlarını yayınlandı. Kariyer.net istihdam endeksi verilerine göre yılın ilk yarısında Türkiye genelinde toplam 88.189 yeni iş ilanı yayınlandı. Tekstil, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 30 artış yaparak, 13 bin 902 ilan ile sektörler arasında en çok istihdam yaratan sektör oldu. Bunu 13 bin 240 ilan sayısı ile yapı sektörü, 10 bin 917 ilan sayısı ile sağlık sektörü ve 10 bin 483 ilan sayısı ile bilişim sektörü takip etti.

Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, 2013 yılı ilk yarısına ilişkin ilan sayılarında 2012’nin aynı dönemine göre yüzde 4 artış olduğuna dikkat çekti. Azoz, İstihdam Endeksi’nde ilk 6 ayda bölgelerin istihdamda şampiyon illeri ve sektörlerini araştırdıklarını belirterek, en hareketli bölgenin, internet kullanımının yaygınlaşmasına da bağlı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi olduğuna dikkat çekti.

Güneydoğu’nun en çok istihdam yaratan ili Gaziantep, sektörü tekstil

İstihdam endeksi verilerine göre Ocak-Haziran 2013 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla istihdamın en hareketli olduğu bölgelerin Güneydoğu Anadolu Bölgesi geliyor. Yılın ilk yarısında bölgeden gelen yeni iş ilanları sayısında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10 artış görüldü. Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde yılın ilk yarısında toplam 2 bin 556 yeni iş ilanı yayınlandı. Gaziantep, toplam bin 281 yeni iş ilanı ile bölgede en çok iş fırsatı yaratan il oldu. Gaziantep’i 450 yeni iş ilanı ile Diyarbakır ve 340 yeni iş ilanı ile Şanlıurfa takip etti.

Tekstil sektörü, bölge genelinde toplam 450 yeni iş ilanı ile çok iş imkânı yaratılan sektör olurken; bunu toplam 291 yeni iş ilanı ile sağlık takip etti. Bölgede, aynı dönemde toplam 630 yeni iş ilanıyla en çok satış temsilcisi pozisyonuna ihtiyaç duyuldu. Mühendislik pozisyonu ise 285 yeni iş ilanı ile ikinci sırada yer aldı.

Doğu’da Malatya ilk sıralarda yerini aldı

Kariyer.net istihdam endeksi verilerine göre yılın ilk altı ayında Doğu Anadolu Bölgesi’nde toplam bin 338 yeni iş ilanı yayınlandı. Malatya, toplam 326 yeni iş ilanı ile en çok iş fırsatı yaratılan iller sıralamasında ilk sırada yer adı. Malatya’yı toplam 288 yeni iş ilanı ile Erzurum; toplam 156 yeni iş ilanı ile Elazığ takip etti. Yapı sektörü toplam 259 yeni iş ilanı ile bölgede en çok iş imkânı yaratan sektör oldu. Sağlık 190, hizmet sektörü ise 119 yeni iş ilanı en çok iş fırsatı doğan diğer sektörler arasında yer aldı. Aynı dönemde satış temsilcisi 260 yeni iş ilanı ile en çok talep görülen pozisyon olarak öne çıktı.

Marmara’nın istihdam şampiyonu ili İstanbul

İstihdam endeksi verilerine göre yılın ilk yarısında Marmara Bölgesi’nde toplam 74 bin 853 yeni iş ilanı yayınlandı. İstanbul, toplam 62 bin 040 yeni iş ilanı ile en çok istihdam yaratılan kent olurken; Bursa 5 bin 4 yeni iş ilanı ikinci, Kocaeli ise 4 bin 078 yeni iş ilanı ile üçüncü sırada yer aldı. Bilecik ise, yeni iş ilanı sayılarında yüzde 40’a varan artış oranı ile dikkat çekti. Tekstil sektörü toplam 10 bin 265 yeni iş ilanı ile en çok istihdam yaratılan sektör oldu. Bu sektörü 7 bin 861 yeni iş ilanı ile yapı ve 7 bin 800 yeni iş ilanı ile bilişim sektörleri takip etti. Marmara Bölgesi’nde en çok ihtiyaç duyulan pozisyon 10 bin 112 yeni iş ilanı ile satış temsilcisi oldu.

Ege’nin istihdamda incisi İzmir, lokomotifi turizm

Kariyer.net istihdam endeksi verilerine göre Ege Bölgesi’nde Ocak-Haziran 2013 döneminde toplam 9 bin 531 yeni iş ilanı yayınlandı.  İzmir, toplam 5 bin 451 yeni iş ilanı ile en çok istihdam yaratılan kent olurken; turizm sektörü toplam bin 96 yeni iş ilanı ile en çok iş ilanı yayınlanan sektör oldu. Yine üretim ve endüstriyel ürünler sektörü toplam bin 6 yeni iş ilanı en çok iş fırsatı doğan sektörlerden biri oldu. Bölgede en çok ihtiyaç bin 841 ilanın yayınlandığı satış temsilcisi pozisyonu oldu.

Karadeniz’de Samsun istihdamda birinci

Endeks verilerine göre Karadeniz Bölgesi’nde Ocak-Haziran 2013 döneminde toplam 2 bin 851 yeni iş ilanı yayınlandı. Samsun, toplam 794 yeni iş ilanı en çok ilanın yayınlandığı şehir oldu. Samsun’u toplam 384 yeni iş ilanı ile Trabzon takip etti. Aynı dönemde tekstil sektörü toplam 452 yeni iş ilanı ile Karadeniz Bölgesi’nde en çok istihdam yaratılan sektör oldu. Bunu 324 yeni iş ilanı ile sağlık, 261 yeni iş ilanı ile yapı ve 214 yeni iş ilanı ile hizmet sektörleri takip etti. Ocak-Haziran 2013 döneminde bölgede toplamda 883 yeni iş ilanı ile satış temsilcisi pozisyonuna ihtiyaç duyuldu.

Anadolu’da Ankara istihdamda lider, yapı sektörü lokomotif

Ocak-Haziran 2013 döneminde İç Anadolu Bölgesi’nde toplam 13 bin 943 yeni iş ilanı yayınlandı. Ankara, toplam 9 bin 663 yeni iş ilanı ile en çok iş fırsatı doğan il oldu. Ankara’yı toplam bin 304 yeni iş ilanı ile Konya ve toplam bin 69 yeni iş ilanı ile Kayseri takip etti. Eskişehir toplam 964 yeni iş ilanı ile öne çıkan bir başka kent oldu. İç Anadolu Bölgesi’nde yılın ilk yarısında en çok yapı sektöründen yeni iş ilanı geldi. Yapı sektöründen toplam 2 bin 945 yeni iş ilanının geldiği bölgede, endüstriyel ürünler sektöründe bin 572 ve bilişim sektöründen bin 484 yeni iş ilanı geldi. İç Anadolu Bölgesi genelinde yılın ilk yarısında Türkiye genelinde olduğu gibi en çok satış temsilcisi pozisyonuna ihtiyaç duyuldu.

Antalya Akdeniz’de lider

Yılın ilk yarısında Akdeniz Bölgesi’nde toplam 6 bin 103 yeni iş ilanı yayınlandı. Antalya, turizm sektörünün etkisi ile toplamda 3 bin 545 yeni iş ilanı ile bölgede en çok iş fırsatının doğduğu il oldu. Antalya’yı bin 704 yeni iş ilanı ile Adana ve 965 yeni iş ilanı ile Mersin takip etti. Yılın ilk altı ayında bölgede en çok iş fırsatı turizm sektöründe doğdu. Ocak-Haziran döneminde turizm sektöründe istihdam edilmek üzere toplam bin 473 yeni iş ilanı yaratıldı. Tekstil 859, yapı 733 ve sağlık 732 yeni iş ilanı ile öne çıkan diğer sektörler oldu. Yıl boyunca yayınlanan toplam bin 627 yeni iş ilanı ile satış temsilcisi bölgede en çok ihtiyaç duyulan pozisyon oldu.

Haziran ayında en çok artış yüzde 6 ile gıda sektöründe oldu

Kariyer.net istihdam endeksi verilerine göre Haziran ayında toplam 13 bin 270 yeni iş ilanı yayınlandı. Haziran ayında en çok iş ilanı artışı yüzde 6 ile gıda sektöründe görüldü. Gıda sektörünü yüzde 1’lik artış ile finans-ekonomi takip etti.

İstihdam endeksi verilerine göre Haziran ayında sektörlerden gelen iş ilanları ilan sayılarına göre şöyle sıralandı: Yapı (1.725), tekstil (1626), bilişim (1.179), sağlık (1.155), üretim (1.025), gıda (746), otomotiv (681), turizm (602), finans-ekonomi (460) ve perakende (395).

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye’nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon‘un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Steve Jobs’ın Kendi Çocuklarına Kullandırmadığı iPad, Bizim Çocuklarımıza Ne Yapıyor?

Akıllı telefonlar günümüzün vazgeçilmez-taviz verilmez kurtarılmış bölgeleri. Hepimiz orada yaşamaya öylesine alıştık ki, Vodafone’nun yapmış olduğu araştırmaya göre, günde ortalama 250 kez akıllı telefonlara bakma ihtiyacı hissediyoruz. Bu bir alışkanlıktan öte bir bağımlılık hali aslında. Ruhların üzerinde çökmüş bir karabasan misali. Yatağınızdasınız, dış dünyayı hissedebiliyorsunuz, korna çalan arabaların sesleri, bir seyyar satıcı geçiyor apartmanın önünde, duyabiliyorsunuz bunların hepsini, hatta duymanın da ötesinde, bedeniniz sanki yeni bir süper güç kazanmış gibi, duvarların arkasını dahi görebiliyorsunuz ancak hareket edemiyorsunuz. Yatağınızda sıkışıp kalmış bir durumdasınız ve elinizi dahi kaldıramıyorsunuz. Bu bir rüya hali değil eminsiniz, duyduklarınız, gördükleriniz, hissettikleriniz olduğundan daha gerçek ancak ruhunuz bedeninizi ayağa kaldırmaya yetmiyor. Ne kadar çok isteseniz de kolunuzu bile kaldıramıyorsunuz.

Bu durum hepimizin çocukluğunda mutlaka yaşadığı, halk arasında karabasan olarak bilinen, bilimsel açıdan ise uyku felci olarak adlandırılan, gayet doğal bir durum aslında. Abartılacak ya da korkulacak bir durum yok. Bugünün dünyasında, insanların yoğun olarak içine düşmüş olduğu durumun ise abartılacak, endişelenecek hatta korkulacak bir yanı var. Bu, bir alışkanlığın ya da bağımlılığın ötesinde bir durum.

 

 

İnsanoğlu hep daha az efor ile daha fazlasını elde etme eğiliminde oldu. Bugünün teknolojisinin altında yatan ve teknolojinin buralara gelmesini tetikleyen iç güdü de bu aslında bakıldığında. Ancak teknoloji artık öyle bir noktaya geldi ki, insanların yaşamını tehdit etme potansiyelinin de ötesine geçti. Amerika’da yapılan bir araştırma konunun ne kadar vahim boyutlara ulaştığını çok net gösterir nitelikte. Project Wild Thing’in yaptığı araştırmaya göre, sokakta harcanan zaman bir nesilde tam yüzde 50 oranında azaldı! Binlerce yıldır süre gelen alışkanlıkları terk etmiş, dünyayı yeniden yaratma eğiliminde olan bir nesil yetişiyor. Abarttığımı düşünebilirsiniz ancak kafanızı akıllı telefonunuzdan kaldırıp etrafınıza dikkatlice baktığınızda, bu durumu anlamanız çok sürmeyecek.

Tüm bu yazdıklarımdan teknolojinin gelişmesini zararlı ya da şeytani bulan biri olduğum anlaşılmasın. 6 yaşımda tanıştım bu sihirli dünyayla ve internete bağlı olduğunda ev telefonun meşgul olduğu dönemden beri de internetle iç içeyim. Benim anlatmak istediğim durum, tüm bu yeni teknolojilere karşı olmak ya da desteklememek değil, bu teknolojilerin insan yaşamını, binlerce yılda oluşmuş ortak kültürü, gelenekleri, hayatta kalma güdüsünü çok kısa bir sürede yok etme potansiyeline sahip olması. Çocuğunuzla balık tutmak için sandalla denize açıldığınızı ve çocuğunuzun bir kaza sonucu denize düştüğünü düşünün. Çocuğunuzun bu durum karşısında nasıl davranmasını beklersiniz? Tabi ki, hayatta kalma iç güdüsüyle çırpınmasını ve su üstünde kalmak için efor sarf etmesini. Peki ya çocuğunuz çırpınıp su üstünde kalmaya çalışmaktan ziyade hiçbir çaba göstermeyip boğulmayı en baştan kabullendiyse? İşte o zaman telaşlanır, çocuğunuzu kurtarmak için suya atlarsınız. Bu durum uç bir örnek olarak gözükebilir ancak içinde bulunduğumuz durum tam da bu aslında. Çocuğunuz suya düştü ve hayatta kalmak için hiçbir çaba göstermiyor ancak siz o kadar meşgulsünüz ki bunun farkında değilsiniz!

Gelişen teknoloji bilgiye ulaşım alışkanlıklarını da kökten değiştirmiş durumda. Yıllardır süre gelen bir söylem var: Tüm dünya bir tık ötenizde. İstediğiniz her bilgiye yalnızca saniyeler içinde ulaşmanız mümkün. Bir problem mi yaşıyorsunuz Google’a yazmanız yeterli ya da tamir edilmesi gereken bir alet var ancak nasıl yapılacağını bilmiyor musunuz? Youtube’da araştırmanız yeterli. Peki bunları yapıyor muyuz? İnsanlığın binlerce yılda oluşturduğu o bilgi hazinesine erişiyor muyuz? Yoksa tüm bunların yerine sosyal medya hesaplarımızda popüler kültüre ait yüzeysel ve tek lokmalık değersiz içerikleri tüketmeyi mi tercih ediyoruz?

Tüm bu söylediklerim sisteme yönelik bir saldırı değil aslında. Keza binlerce yıldır karşısına çıkan tüm sorunlara deneme-yanılma yöntemiyle de olsa çözümler bulmaya başarabilmiş insanoğlu, karşısına çıkan bu soruna da çözümler bulmayı elbette başaracaktır. Ancak önemli olan nokta, bu deneme-yanılma süreci içerisinde, insanoğlunun kazanmak uğruna kaybetmeyi göze aldığı değerler, yapacağı bu değiş tokuş, geleceğin hiç de umulduğu gibi bir yer olmayacağı sonucunu doğurmakta.

Toparlamak gerekirse, çocukların tablette geçebildikleri bölüm kadar zeki olarak nitelendirildiği bir dünyada yaşıyoruz artık. Düşünmeyen, sorgulamayan, fikir üretmeyen, üretmek yerine tüketmeye alışmış yeni bir nesil yetişiyor ve bu nesil, insanlığın bugüne taşıdığı tüm değerleri yıkmak için çok istekli. Peki ne yapılabilir? Yetişen bu yeni nesil nasıl üretmeye teşvik edilebilir. Aslına bakılırsa bu göründüğü kadar kolay bir iş değil ve yeni neslin kullandığı iletişim araçlarına dahi hakim olamayan, eski neslin üyeleriyle gerçekleştirilebilecek bir olgu değil. Yeni nesli üretmeye teşvik edecek insanları, ideolojileri, fikirleri yine yeni yetişen neslin içinden çıkan bireyler oluşturacak. E-ticaret dersi verip de, internetten alışveriş yapmamış profesörlerle bu işler olmaz ne yazık ki. Önemli olan yeni nesle, içinden bu tarz kişileri çıkarabilmesi için imkanlar yaratmak, onları okumaya, araştırmaya yeni fikirler üretmeye teşvik edecek altyapıları hazırlamak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bugüne Dek Yapılmış En İlginç 5 İş Mülakatı

Genel olarak iş mülakatlarının hepsi birbirine benzer ve iş mülakatı, iş başvurusu yapan adaylar için sıkıcı ve stresli bir süreçtir. İş için başvurulan şirket ne kadar büyük ve pozisyon ne kadar yüksek olursa mülakat süreci o kadar sıkıntılı ve stresli bir hal alır. Ancak bazı şirketler, bu alışılmış kalıpların dışına çıkarak çok daha yenilikçi ve yaratıcı bir mülakat süreci meydana getirebiliyorlar. Böylelikle sıradan, sıkıcı ve stresli iş mülakatlarından sıyrılarak hem şirket hem de çalışan adayları açısından çok daha verimli bir işe alım süreci gerçekleştirilebiliyor. Şimdi bu yenilikçi ve sıra dışı iş mülakatlarından beş tanesine birlikte göz atalım.

Mercedes-Benz

Alman otomotiv markası Mercedes-Benz, geçtiğimiz kasım ayında Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenen Web Zirvesi isimli etkinlik boyunca 100’den fazla web geliştiricisiyle görüşme yaptı ve bu görüşmelerin tamamı, Mercedes-Benz’in C63 AMG model aracında gerçekleştirildi. Mercedes-Benz Portekiz’in gerçekleştirdiği viral bir kampanya kapsamında yapılan bu iş görüşmeleri, iş başvurusu yapan adayların mülakat sırasında yaşadığı stresi bambaşka bir noktaya taşıyor. Profesyonel bir sürücünün zorlu bir parkurda tam gaz sürdüğü Mercedes marka aracın ön koltuğunda bulunan adaylar, zorlu şartlar altında Mercedes-Benz CEO’sunun sorulara cevap vermeye çalışıyorlar.

Heineken

Hollanda merkezli bira üreticisi Heineken, 2013 yılında bir etkinlik ve sponsorluk stajyeri işe almak için 1734 adayın yer aldığı sıra dışı işe alım kampanyası gerçekleştirdi. İş görüşmesi için şirkete gelen stajyer adayları, görüşme sırasında birtakım stres dolu olaylara maruz bırakıldı ve adayların tepki gizli kameralar aracılığıyla kaydedildi. Bu olaylardan biri iş görüşmesini gerçekleştiren şirket çalışanının kalp krizi geçirir gibi yere yığılmasıydı. Bir diğer kurgusal olayda ise adaylar, kendilerini bir binanın çatısından atlamayı planlayan bir adam için yapılan kurtarma çalışmasının ortasında buluyorlardı. Bu sıra dışı mülakat sırasında soğukkanlığını koruyarak yardımcı olmak için elinden geleni yapanlardan biri olan Guy Luchting isimli aday işe alındı.

Popeyes

Aslında bu iş görüşmesi, bu listedeki kurgusal olmayan ve tamamen gerçek bir olaya dayanan tek iş görüşmesi ve sıra dışı olduğu için listede yer verdik. 2016 yılında fast food restoran zinciri Popeyes’ın, ABD’nin New Orleans şehrinde bulunan bir şubesinde gerçekleştirilen iş görüşmesi sırasında Pablo Ciscart isimli bir şahıs restorana girerek kasada bulunan 300-400 dolar tutarında bir parayı zorla aldı. Mağazanın müdür yardımcısı Dominique Griffin, Ciscart’ı kaçmadan yakalamaya çalıştı, ancak başarılı olamadı ve bunun üzerine mağaza müdürü Danyanna Metoyer, restoranın kapısını kapadı. Bu sırada iş görüşmesi için mağazada bulunan 18 yaşındaki Devin Washington isimli genç, hırsızı arkadan yakaladı ve polis gelene kadar bırakmadı. Yaptığı bu cesur hareket onun işe alınmasına yardımcı oldu. Mağaza müdürü Danyanna Metoyer, yaptığı açıklamada soygundan önce Washington’ı işe almaya karar verdiğini, ancak kendisinin soygunu önlenmesinin işi bitirdiğini ifade etti.

Google

2009 yılından beri ABD merkezli kitlesel medya şirketi AOL’in CEO’su olan Tim Armstrong, Business Insider ile gerçekleştirdiği bir podcast sohbeti sırasında, zamanında Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin ile yaptığı sıra dışı iş görüşmesinden bahsetti. Armstrong’un bahsettiğine göre bu iş görüşmesi sırasında Page ve Brin, daha görüşmenin başında “Sana ne soracağımızdan emin değiliz. Soruları kendi kendine sor. Eğer biz olsaydın, kendine hangi soruları sorardın?” demişler. Armstrong daha sonradan bu durumun, ikilinin hazırlıksız bir şekilde görüşmeye gelmesinden kaynaklanmadığını öğrenmiş. Bu, Page ve Brin’in, bir adayın karakterini anlamaya yardımcı olması için sıklıkla kullandıkları bir taktikmiş.

Grant’s

Bir İskoç viskisi üreticisi olan Grant’s, 2018 yılı için bir marka elçisi arıyor ve doğru kişiyi işe almak için oldukça sıra dışı ve adayların seve seve katılacağı bir mülakat süreci belirlemiş. Şirket, marka elçisi adaylarını tüm masrafları karşılanmış 10 günlük bir dünya turuna gönderiyor. Şirketin marka elçisi olmak için başvuruda bulunan adayların sayısı, birtakım elemeler sonrasında üçe indirilecek ve sona kalan üç aday, Grant’s marka viski ile dolu bir valiz ile birlikte Kolombiya’dan Polonya’ya ve Hindistan’dan Güney Afrika’ya kadar uzanan çeşitli ülkelerden üç tanesine seyahat edecek. Bu süreç sonucunda da Grant’s viskilerini dünyaya tanıtmak için görevlendirilecek kişi belirlenecek.

Bonus: İsmail Abi’nin Işık Hızında İş Görüşmesi 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link