[Türk Telekom Birleşmesine Yorumlar] Uğur Batı: Verilen Mesaj Doğru 0

Ocak ayının son günlerindeki dönüşüm operasyonuyla, Türkiye çapında Türk Telekom mağazaları, genel müdürlük binaları, ofisler, tabelalar, araçlar, personel kıyafetleri Avea, TTNET ve Türk Telekom tek logoda birleşmesiyle yeniden giydirildi.

Biz de bu haftayı bu birleşmenin yansımalarına ayırdık ve birbirinden değerli marka danışmanlarına bu birleşmeyi nasıl değerlendirdiklerini kısaca anlatmalarını istedik. İlk konuğumuz Markam Kurucusu Güven Borça idi. Türk Telekom, TTNET ve Avea marka birleşmesini uzaktan bakan biri olarak doğru bulduğunu söyledi. İkinci konuğumuz ise Marka Fikirleri Kurucusu Bilal Temizer oldu. Fiberlemek kampanyasının biraz havada kaldığını belirtti. Üçüncü konuğumuz ise MarkaPala‘nın kurucusu, Marka İletişim Danışmanı Necdet Kara oldu. “Değişiklik” bence olumlu olmuş, hatta bu boyutta radikal bir karar alınmışken “Türk Telekom” ismi de değiştirilseydi, çok daha iyi olurdu dedi. Dördüncü konuğumuz Borsa İstanbul’un Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Batı.

Geçtiğimiz iki haftada marka dünyasının en önemli gündemi Türk Telekom oldu, bu kuşkusuz. Artık Avea ve TTNet yok. Tek marka: Türk Telekom. Türk Telekom, Avea ve TTNET’in güçlerini birleştirerek, yenilenen “Türk Telekom” marka kimliğiyle tanıtılması ve bu kapsamda gerçekleştirilen kampanya olması gerektiği gibi ilgili ilgisiz herkesin dikkatini celp etti.

Bu konuda ve aslında benzeri her konuda yorum yaparken, marka amaçlarına, bunun için seçilen yolun bütününe, yani devam kampanyaları, bütünleşik pazarlama iletişimi unsurlarına bakmak lazım diye düşünüyorum. Şu ana kadar ki sonuçlar da elimizde olsa daha net yorum yapma şansımız olur, lakin bir marka uzmanı olarak baktığım yerden sürecin marka adına olumlu olduğunu düşünüyorum. Türk Telekom’un geliştirdiği bakış açısının, yaratıcı stratejinin de isabetli olduğu kanaatindeyim. Neticede çok büyük bir operasyon, buradan başlayalım. Marka bileşmesi, işgücünde bir kesintiye gitmeden, hizmetlerde aksama olmadan kısa denilebilecek bir sürede gerçekleştiriliyor. Kaç bin noktada branding değişimi yapıldı bilmiyorum ama bu konuda daha önce çalışmış bir marka uzmanı olarak bunun zorluğunu bilirim belirteyim. Bu iyi bir şey.

UgurBatiOperasyonu bir kenara koyduğumuzda verilen mesajın bir vaat içermesi nedeniyle doğru olduğunu düşünüyorum. Marka sadece “birleşiyoruz” fetişizmine kapılmamış, tüketicisinin hayatına dokunacak bir yol bulmuş gibi görünüyor. “Fiberlemek” değerinden söz ediyorum. Kampanyanın devamında eminim açılacaktır meselesi ama TT’nin derdinin artık hareket halinde müşteriye daha fazla dokunmak olduğu kesin. Bu markanın yeni nesil mobil teknolojilerinde iddiasını gösteriyor, bir taraftan da Vodafone ve Turkcell gibi iki büyük rakibini bütünleşik bir güçle tehdit ediyor. Benim bir tüketici olarak aldığım mesaj; mobil, internet, ev telefonu ve TV hizmetlerinin tek noktadan sunulacağı vizyonu. Bunun ileride fiyat avantajı ve teknoloji avantajı getireceği beklentisi de oluştu bende. Başka niçin yapılsın ki di mi? Mutlaka bunu da hesaba katmak gerekir. Markanın fiberi sahiplenmesinin de güçlü bir yaklaşım olduğunu belirtmek lazım. Fiber altyapısının TV, Mobil, ADSL gibi alanlar üzerinde de ne kadar önemli bir teknoloji olduğunu düşünürsek, Türk Telekom’un bu mesajı peşin peşin sahiplendiğini görüyoruz. Bunun da preaktif bir yaklaşım olduğunu belirtmek lazım.

Sonuçlara görebileceğim bir yerden, sosyal medyadan bakayım istedim, oradaki yaklaşım bize ışık verebilir diye düşünüyorum. Kampanyanın açılışı takip eden son 3 günde konuyla ilgili 60 binden fazla sosyal medya iletisi paylaşılmış. Bu, böylesi bir konu için çok başarılı bir sonuç, söylemek lazım. Yaklaşım analizine baktım, birleşmeyle ilgili görüş bildiren iletilerin yüzde 22’si olumlu, yüzde 17’si olumsuz ve yüzde 61’i nötr olmuş. Paylaşılan iletilere göre yeni logo, yüzde 31 oranında beğenilirken, yüzde 19 oranında eleştirildi. İletilerin yüzde 50’si ise yeni logoya nötr yaklaşmış. En çok kullanılan etiket ise #fiberlemek olmuş. Gürültü kalabalığının ortasında bu kadar bahsedilmek de olumlu diye düşünüyorum.

Tartışmamın reklam filmi kısmı ise beklenildiği gibi “tartışmalı”. Ama düşünüyorum ki, tartışmalı olmasa sorun var zaten. Hiç dikkat çekememişsiniz demek. İlk aşama tamam diyelim o zaman. Ben bu konuda önemli olanın yaratıcı strateji ve o stratejinin ifadesi olan vaat olduğunu düşünürüm hep. O konudaki görüşlerimi de açıkladım. Reklam yaratıcılığı sadece geçici bir araçtır, ikisini birbiriyle karıştırmamak lazım. Marka dinamik bir film çekmiş. Müzik etkisini baz almış ve araya ünlülerle soslandırılmış bir hareket filmi yaratmış. Uzunluk kısalık tartışmalarına hiç girmeyeceğim, markanın bir GRP hedefi vardır, o tuttu mu tutmadı mı ona bakmak lazım. Reklam filminin uzunluk tercihi bence artık teknik bir konu. Belli ki çok parçalı bir yapı tercih edilmiş, kısa versiyonları derdinizi anlatıyorsa ki bana anlatacak gibi görünüyor, sorun yok diyorum.

Logo konusuna ise her daim olduğu gibi girmemeyi tercih ediyorum. Bin tane logo varsa bin tane görüş vardır. Sonuçta uzman bir grafik tasarım ekibi dinamik, estetik semantik bağlantısı olan bir logo amaçlamış. Değerlendirmesi öznel, yansımasını ise marka başarısında göreceğiz.

İstasyon Sanat Akademisi'nde güzel sanatlar eğitiminin yanı sıra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler & Fotoğrafçılık ve Kameramanlık mezunu. Eğitim serüvenine Dijital Pazarlama Uzmanlığıyla devam etmekte.10 yıldır bir yazılım firmasında Proje Yöneticisi olarak çalışmakta.

Bir Cevap Yazın

İngiliz Sporcu İçeceği iPro Sport Türkiye Pazarına Girmeye Hazırlanıyor 0

Şu an Türkiye’de faaliyet gösteren sporcu içecekleri markalarına yeni bir oyuncu ekleniyor. İngiltere menşeili iPro Sport yakın bir zamanda Türkiye pazarında faaliyete başlayacak. Birleşik Krallık ülkeleri dışında 5 farklı ülkede faaliyette bulunan markanın 6. noktası Türkiye olacak.

İzotonik sporcu içecekleri kategorisinde bulunan marka, vücudun kaybettiği tuz ve mineralleri vücuda geri kazandıran, spor esnasında kas gücünün devamına destek veren özelliklere sahip ürünler üretiyor. Markanın 3 farklı ürün çeşidi bulunuyor. Ürünlerde Stevia bitkisi tatlandırma amaçlı kullanılıyor. Sağlıklı beslenme konusunda kalite güvencesi programı olan informed-sport.com üzerinden alınan akreditasyonların yanı sıra ürünlerde Helal Gıda Sertifikası bulunuyor.

Britanya ülkeleri başta olmak üzere diğer ülkelerde çeşitli spor dalları ve liglere destek veren markanın promosyon çalışmaları Amerikan futbolu, basketbol, plaj sporları, kriket, bisiklet, dans, futbol, motor sporları, rugby, vücut geliştirme ve jimnastik gibi çeşitli branşlarda yürütülüyor. Promosyon çalışmalarının birbirinden farklı dallarda olması ve ana akım spor dalları dışındaki branşlara yönelik çalışmalar yapmaları, markaya Türkiye’de de birtakım avantajlar sağlayabilir. Ülkemizde aynı kategoride yer alan markaların futbol ve basketbol ağırlıklı çalışmaları ön plana çıkıyor.

Bir süre önce spor ve sağlıklı yaşama yönelik geliştirilecek içeceklerin Türkiye’de yeni bir pazar yaratabileceğini öne sürmüştüm. iPro Sport, geliştireceği pazarlama çalışmalarıyla hem sporculara hem de oluşacağını düşündüğüm bu sektöre hitap edebilir. Ülkemizde şu an sporcu içecekleri sektöründe yer alan küresel markalar arasında Gatorade ve Powerade sayılabilir. Protein içerikli ürünleriyle yeni bir uygulama sahasına giren Ülker ve Pınar markaları, pazardan alacakları geri bildirimle birlikte ürün gamını artırabilir ve sektörü genişleterek yeni oyuncuların buraya yönelmelerine neden olabilir. 2018 yılı bu çalışmaların gözlemlenebileceği taze bir yıl olarak önümüzde duruyor.

Starbucks Bardakları Yeni Yıl ve Kış Temasıyla Renkleniyor 0

Starbucks’ın neredeyse 600 yıldır tüketilen bir içeceği, hele Türkiye gibi özel bir pişirme tekniği bulacak kadar ona düşkün ve kahve kültürü oldukça gelişmiş ülkelerde bile kendi ürünleriyle nasıl kolayca pazarlayabildiğini merak ederiz. Bu önemli ve dünyanın farklı kıtalarındaki kültürel kodları da aşarak başarılı olmuş pazarlama taktiği, aslında sadece kahvenin kendisinden ve çeşitliliğinden değil, sunumundan da kaynaklanıyor. Markanın kış döneminde çıkardığı rengarenk Starbucks yılbaşı bardakları da bunun önemli bir parçası.

Markanın bu kış için tasarladığı bardaklarda, sanatsal bir yaklaşım hissediliyor. Hepimizin bildiği büyük ve düz renk Starbucks bardağındaki beyaza, yaklaşan yılbaşı nedeniyle kırmızı da katılmış ve çam ağacının unutulmadığı tasarımda, Starbucks simgesi olan siyah kontur çizgileriyle resmedilmiş yeşil fonlu deniz kızını bu sefer kırmızı kurdeleler sarıyor. Bardaklar ayrıca, müşterileri adlarını üzerine yazmaya yönlendirmek için kanvas doku görünümlü bir tasarımla üretildi. Hediyeler, çam ağacı ve diğer tatil görselleriyle donatıldı.

Starbucks Kıdemli Yaratıcı Direktörü Leanne Fremar, 2017 bardaklarının, markanın ilk dönemsel kırmızı bardaklarını “geçmiş yılların şerefine” sunmasının 20. yılına denk geldiğine dikkat çekiyor. Fremar, 2017 bardaklarında kullanılan görsellerin, insanların önemli günleri kutlama şekillerini temsil ettiğini belirtiyor. Tatilleri kutlamanın birçok yolu olduğunun söyleyen Fremar, bu yolların hepsini Starbucks’ta uyguladıklarının altını çiziyor.

2015 bardaklarında, aşağıya doğru yoğunlaşan, gölgeli kırmızı tasarımı seçen Starbucks, internetteki tasarım anlayışından da etkilenerek Noel tarzını yansıtmayan bir yol tercih etmişti.

Mevsimsel ve yeni yıl temaları taşıyan, müşterileri tarafından tasarlanan 13 farklı bardak kullanan marka bu kış, Starbucks Yaratıcı Stüdyo illüstratörü Jordan Kay’in çizgileriyle huzurumuza çıkıyor. 2017 Starbucks bardakları hakkında biraz daha fikir edinmek için aşağıdaki videoyu izleyelim.

Renkli bir konsepti tercih eden Starbucks’ın, kendi çizimlerini bardaklar üzerine yansıtan çalışanlarından ve müşterilerinden önemli ipuçları yakaladığı görülüyor. Kampanya teması olan ve bardak tutma şeridinde kendine yer bulan “Give Good” ise Starbucks çalışanlarının ve müşterilerinin olumlu ve üretken karakterine atıf yapar, markanın enerjisini gösterir nitelikte olmuş. Tam da bu noktada, markanın insanlara ilham vermek ve onların bardaklarını renklendirmesi amacıyla, yaratıcı gereçleri sezon boyunca şubelerinde bulunduracağını da ekleyelim.

Bu ayın başında geri dönen bardakların; Chestnut Praline Latte, Caramel Brulée Latte, Eggnog Latte, Holiday Spice Flat White, Gingerbread Latte ve Peppermint Mocha gibi kestaneden karamele, zencefilden naneye kadar uzanan mevsimsel içecekleri de beraberinde getirdiğini de söyleyelim. Starbucks’ın yılbaşı hediye kartlarını ve diğer sürprizleri ise 9 Kasım’da müşterilerin beğenisine sunması bekleniyor.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link